Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11275
2023/9112
3 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/803 E., 2022/2327 K.
KARAR: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Karabük İş Mahkemesi
SAYISI: 2013/236 E., 2019/356 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'nin 07.04.2009 tarihinde davalılara ait sahada orman kesim işinde çalışmaya başladığını, 19.04.2009 tarihinde orman kesim sahasında ağaçların temizliği ve kesim işinde çalışırken diğer işçi ...'in iş sahasında kesmiş olduğu ağacın yolun içine düşmesi gerekirken kaş diye tabir edilen yamaca vurması ile yön değiştirerek kesim yerinden uzakta olan ve orada çalışmakta olan murisin kafasına çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, kazanın davalı Kurum ve çalışanlarının ağır kusuru sonucu meydana geldiğini, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada da davalı kurum çalışanlarının kusurlu bulunduğunu ve cezalandırılmalarına karar verildiğini, müvekkillerinin murisin ölümü ile maddi desteğinden mahrum kaldıklarını ve telafisi mümkün olmayan maddi ve manevi zararlara maruz kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik, müvekkillerinin tüm maddi zararların tespiti ile eş ... için 5.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, kızı ... için 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, oğlu ... için 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, oğlu ... için 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, oğlu ... için 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın iş kazası niteliğinde olduğunun tespitine ilişkin davanın yanısıra müteveffa ...'nin murisleri adına maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, gerekçe olarak olayla ilgili inceleme raporunun dayanak aldığını, ancak Karabük İş Mahkemesinin 2006/129 Esas sayılı iş kazası tespiti davasına ilişkin kararın bozulduğunu, davacıların henüz tespiti bile yapılamayan bir durumla ilgili tazminat talebinde bulunmasının davanın seyri ve gelinen aşamada yersiz olduğunu, idarece iş ile ilgili koruyucu malzeme verilmediği, gerekli eğitimin çalışan kişilere verilmediği ve iş sahasında gerekli tedbirin alınmadığı yönündeki beyanlar ve idarenin ağır kusurlu olduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, idarelerinde çalışanlara her zaman çalıştığı iş koluyla alakalı tüm teçhizatların sağlandığını, ayrıca yıllarca çalışma hayatı olan ...'nin böyle bir tedbirsizlikle çalışmaya başlamasının tamamen kendi kusuru olduğunu, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin idarenin çalışanlarını kusurlu bularak cezalandırılmalarına dair kararın bu davaya delil olamayacağını, yine davacıların murisin ölümü sebebiyle maddi manevi desteklerinden yoksun kaldıkları ve telafisi mümkün olmayan zararları olduğuna ilişkin iddiaları karşısında durumun davacıların iddia ettiği gibi olduğu düşünülse bile oldukça fahiş ve abartılı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli ve 2013/236E. 2019/356K. sayılı kararıyla;
1 Davacıların maddi tazminat talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 241.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
2 Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için takdiren 40.000,00 TL, davacı ... için takdiren 20.000,00 TL, davacı ... için takdiren 20.000,00 TL, davacı ... için takdiren 20.000,00 TL ve davacı ... için takdiren 20.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/4430 E 2020/760 K
sayılı kararıyla; Karabük İş Mahkemesinin 2016/403 Esas 2017/175 Karar sayılı dosyasında; davacının murisi ...'nin davalı Orman Genel Müdürlüğü Karabük Orman İşletme Müdürlüğüne ait işyerinde 07.04.2009 19.04.2009 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak 12 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine ve davalı Orman Genel Müdürlüğü Karabük Orman İşletme Müdürlüğüne ait işyerinde 19.04.2009 tarihinde meydana gelen ve davacının murisi ...'nin ölümü ile sonuçlanan kazanın iş kazası olduğunun tespitine dair verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, ÇSGB İş müfettişi tarafından hazırlanan inceleme raporu ile uyumlu olan 30.10.2018 günlü bilirkişi raporuna itibarla Orman Genel Müdürlüğü Karabük Orman İşletme Müdürlüğünün %80, müteveffanın %20 oranında kusurlu olduğu kabulünün oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, ancak hüküm fıkrasının 3 ve 4 nolu bentlerinde; davalıdan harç tahsiline ve davacı tarafça yatırılan harcın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş olup davalı Orman Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınması ve davacı tarafından yatırılan harcın yargılama gideri olarak davalıya yükletilmesinin doğru olmadığı, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayıp manevi zararın tatmini için yeterli olması ve fakat borçlusunu da zor duruma düşürmemesi gerektiği, manevi tazminatın adalete uygun olması, zarara uğrayanda manevi huzur doğurması, ceza olmaması, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemesi, tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği ve özel hal ve şartların da gözetilmesi gerektiği, davalının kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların murise olan yakınlık dereceleri, 26.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki esaslar ve tazminatın genel ilkeleri dikkate alındığında çocuklar yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu 25.000'er TL manevi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle;
A)Davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin reddine, davalının harca ilişkin istinaf talebi ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Karabük İş Mahkemesinin 2013/236 E 2019/356 K. sayılı kararının HMK’nın 353/(1) b) 2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına
Davanın kabulüne,
1 241.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
2 Davacı ... için takdiren 40.000,00 TL, davacı ... için takdiren 25.000,00 TL, davacı ... için takdiren 25.000,00 TL, davacı ... için takdiren 25.000,00 TL ve davacı ... için takdiren 25.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
-
Dairemizin 02.11.2021 tarih ve 2020/8562 E 2021/13285 K sayılı ilamıyla; dosya kapsamından, davacılar murisi müteveffa sigortalı ...’nin olay tarihinde davalı Orman Genel Müdürlüğü Karabük Orman İşletme Müdürlüğünde ağaç kesim işçisi olarak çalıştığı, olay günü kesilmiş ağaçların kabuk soyma işini yaptığı esnada, dava dışı ...'in kesmiş olduğu ağacın üzerine düşmesi neticesinde vefat ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu raporunda meydana gelen olayın iş kazası olduğunun bildirildiği, mahkemece aldırılan 21.07.2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde kazalının %20 oranında, dava dışı ...’in %50 oranında, davalı Karabük Orman İşletme Müdürlüğünde Orman İşletme Şefi olarak görev yapan UğurYılmaz'ın %10, Orman Muhafaza Memuru olarak görev yapan ...'ın %10, Orman Muhafaza Memuru olarak görev yapan ...’ın %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, tarafların itirazı üzerine mahkemece alınan 30.10.2018 tarihli kusur raporunda ise; davalı Orman Genel Müdürlüğü Karabük Orman İşletme Müdürlüğünün meydana gelen olayda %80 oranında, müteveffa kazazedenin ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı olaya ilişkin Yargıtay 12.CD.‘nin onaması ile kesinleşen Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/212 Esas sayılı dosyasında davalı Orman Genel Müdürlüğü Karabük Orman İşletme Müdürlüğü işletme şefi ve işletme çalışanlarının beraatine, ... Tarımsal Kalkınma Kooperatif başkanı ... ile ...'in mahkumiyetlerine karar verildiği, eldeki dosyada alınan kusur raporlarında; yukarıda anılan ceza dosyasının irdelenmediği, dava dışı ...’in işvereninin tespit edilmediği, olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, mahkemenin de bu raporlar ile yetinerek karar verdiği, ceza dosyası ile eldeki dosya arasındaki çelişkilerin giderilmediği, mahkemece yapılacak işin; yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanarak, hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıdaki raporları düzenleyen heyetlerden farklı olarak, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, dava dışı ...’in işvereninin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirtmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek (özellikle davacı tarafın temyiz yoluna başvurmadığının) bir karar vermekten ibaret olduğu ve somut olayda, davacılar için ayrı ayrı maddi tazminat talep edildiğinden, her bir davacı yönünden maddi tazminat miktarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, infaza elverişli olmayacak ve tereddüte neden olacak şekilde davacılar yararına tek maddi tazminata hükmedilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 nci ve 26 ncı maddelerine aykırılık teşkil ettiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; Karabük Ağır Ceza Mahkemesi ceza dosyası ve rücu dosyasındaki kusur raporları ile dosyada aldırılan kusur raporlarının hep birlikte değerlendirilerek aralarındaki çelişkilerin de giderilmesi ve tarafların mevcut kusur raporlarına karşı itirazları da gözetilmek suretiyle bozma ilamındaki hususlar karşılanarak rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, A sınıfı iş güvenliği uzmanı makine mühendisi ve orman yüksek mühendislerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kusur raporunda; davalı Orman Genel Müdürlüğünün kazalının yapacağı işe uygun kişisel koruyucu donanım kullanıp kullanmadığını ve çalışanlarını ve kesim işinde çalışanları iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyup uymadığı konusunda etkin şekilde denetlememekle %35 oranında kusurlu olduğu, S.S ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin çalışanların tecrübeli olduklarını düşünerek koruyucu donanım verip kullanılmasını sağlamamakla, denetlememekle %25 oranında kusurlu olduğu, bu kusurun %5 oranındaki kısmının Kooperatif başkanı Lütfü Pehlivan'a ait olduğu, kazanın meydana gelmesine neden olan ...'in dikkatli ve özenli çalışmamakla %20 kusurlu olduğu, kaza sonucu hayatını kaybeden ...'nin kendi sağlığı ve güvenliği için dikkatli ve tedbirli davranmamakla %20 oranında kusurlu olduğu tespiti yapıldığı, yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamı, bozma ilamı ve çelişkilerin giderilmesi suretiyle aldırılan bilirkişi heyet raporu uyarınca 19.04.2009 tarihinde sigortalı ...'nin ölümü ile sonuçlanan kazanın gerçekleşmesinde, son olarak Dairece aldırılan kusur raporu esas alınıp davalı idarenin kusur izafe edilen dava dışı kişilerle birlikte müteselsil sorumluluğu da gözetilerek 17.09.2019 tarihli hesap raporuna itibar edilir, davacı tarafın sunduğu 17.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ve usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak maddi tazminat talepleri her bir davacı yönünden ayrıştırılıp manevi tazminatlarında kabulü yönünde yeniden hüküm kurulduğu gerekçesiyle;
A 1 Davacıların maddi tazminata yönelik davalarının kısmen kabulüne,
a 175.000 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’ye verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
b 16.602,30 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c 26.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’ye verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
d 5.000 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’ye verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
e 2.832,66 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2 Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne:
Davacı ... için taktiren 40.000 TL, ... için taktiren 25.000 TL, ... için taktiren 25.000 TL, ... için taktiren 25.000 TL, ... için taktiren 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahisili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranı konusunda alınan rapora karşı itirazlarının her hangi bir şekilde dikkate alınmadığını, yürürlükteki mevzuat hükümleri gereği, müteveffanın, müvekkili OGM işçisi olmasının mümkünolmadığını, müvekkili OGM nin olayda her hangi bir sorumluluğu bulunmadığını, aynı işi, aynı şartlarla birlikte yaptıkları ...'in ... Tarımsal Kalkınma kooperatif üyesi ve işçisi olduğunun tespit ve kabul edildiği halde, müteveffa ...'nin müvekkil OGM işçisi olarak kabulünün hukuk güvenliğini zedeleyen bir durum olduğunu,buna rağmen tespit edilmiş olan kusur durumunu kabul etmemekle birlikte, bilirkişi raporlarıyla müvekkiline izafe edilen kusurun önceki mahkeme kararında %80 oranında iken, mevcut kararda %35 oranına indirilmiş olduğu halde, manevi tazminat miktarlarının Yargıtay tarafından bozma konusu yapılan kararda olduğu gibi bırakıldığını, müvekkilinin kusuru oranında tazminatlarda indirim yapılması gerektiğini, maddi tazminat miktarının ise toplam 241.000,00 TL den 225,434,96 TL ye indirildiğini, müvekkilinin kusur durumunun %45 oranında indirilmiş olduğu halde, maddi tazminatın %6,4585 oranında indirildiğini, hükmedilen tazminatın kusur durumu ile orantılı olmadığını, diğer kusurlu şahıslara karşı dava açılmadığı için tüm tazminatın müvekkil Kurum üzerinde bırakılmaya çalışılmasının doğru olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 51,52,54,55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 13, 16,19 ve 21 nci Maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri .
-
Değerlendirme
-
Davalı vekilinin çocuklar lehine hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1 a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK'nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK'nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtaya gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.070,00 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.
Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2 Davalı vekilinin davacı eş lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2.1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın
gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR: **
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalı vekilinin çocuklar lehine hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
-
Davalı vekilinin davacı eş lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:26:26