Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/6900

Karar No

2023/8957

Karar Tarihi

28 Eylül 2023

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali, sigortalılığın tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Özlem Aşkar Tufan tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının 02.03.2018 tarihli tahsis dilekçesini verdikten sonra, davalı kurumun, emeklilik şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, tahsis talebini işleme koymadığını, tahsis dilekçesinin işleme konulmama sebebi olarak ise 01.02.2012 05.09.2016 tarihleri arası kurumca verilen Tarım Bağ Kurlu dönem nedeniyle 13.03.2009 2018 tarihleri arası EK 5 sigortalığın iptal edildiğine dair cevap verildiğini ancak davacının Tarım Bağ Kurluluğu'nun 13.03.2009 11.01.2012 tarihleri arası olduğunu, bu tarihten sonra tarımsal faaliyeti olmadığını, bu tarihten sonra bir müddet SSK statüsünde çalıştığını daha sonra EK 5 sigortası olduğunu ve emekli olacağı 58 yaşına kadar prim ödemelerini devam ettiğini, davacının 58 yaşında emekli olması için doğum borçlanması yaptığını, emekliliği hak ettiğinden 58 yaşında 02.03.2018 tarihinde tahsis dilekçesini kuruma verdiğini, davalı kurumun Tarım Bağ Kurlulu'ğu 01.02.2012 tarihinden itibaren devam etmesi nedeni ile EK 5 sigortalılığı iptal edilmiş ise de, davacının 01.02.2012 05.09.2016 tarihleri arası tarım gelirinin yasada öngörülen gelirin altında olduğundan davalı kurumun tarım günlerini iptal etmesinin kanuna aykırı olduğunu, bu durum karşısında iş bu davayı açma zorunluluğunun olduğunu beyanla 01.02.2012 05.09.2016 tarihinden sonra verilen Tarım Bağ Kur sigortalılığın iptaline, 02.03.2018 tarihini takip eden aydan itibaren yaşlılık aylığının bağlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacının 02.03.2018 tarihli tahsis talebine istinaden yapılan hizmet birleştirme yazışmaları aşamasında Tarım Bağ Kur sigortalılığına ait hizmet kayıtlarının güncellendiğini, buna göre 13.03.2009 da başlayan Maçka Ziraat Odası kaydına istinaden tescil edilen Tarım Bağ Kur sigortalılığının 12.01.2012 tarihinde SSK kapsamında çalışmaya başlaması nedeniyle 4/1 b 4 kapsamındaki sigortalılığının 11.01.2012 tarihinde sona erdirildiğini, SSK kapsamındaki çalışmasının 31.01.2012 tarihinde son bulmasını takiben 01.02.2012 tarihi itibariyle oda kaydı devam ettiğinden Tarım Bağ Kur kapsamında sigortalılığı yeniden başladığı halde 28.03.2012 tarihli giriş bildirgesinde aynı tarih itibariyle Ek 5 kapsamında sigortalılığının da başlatıldığını ve talebine istinaden 30.04.2016 tarihinde durdurulduğu, Tarım Bağ Kur kapsamındaki sigortalılığının da Ziraat Odası kaydının son bulduğu 06.09.2016 tarihinde sonlandırıldığını, böylelikle 5510 sayılı Kanun'un 4/1 b 4 kapsamındaki sigortalılığı ile 5510 sayılı Kanun'un ek 5 madde kapsamındaki sürelerin çakıştığının tesbit edildiğini, davacının 28.03.2012 30.04.2016 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanun Ek 5 inci madde kapsamındaki sigortalılığının iptal edildiğini ve bu sigortalılık için yaptığı toplam 13.304,45 TL tutarındaki ödemenin Tarım Bağ Kur sigortalılığı nedeniyle ortaya çıkan prim borcuna aktarıldığını, kurum işlemlerinin yerinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Davacının 20.04.1982 de 0358290663 bağ numarası ile 4/1 b kapsamında sigortalı tescilinin bulunduğu, 09.10.1989 28.09.1990 arası 350 günlük doğum borçlanması yapmış olduğu, 01.12.1994 28.08.1995, 12.01.2012 31.01.2012 arası 213 gün 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun 4/1 a statü) hizmetinin bulunduğu, doğum borçlanmasının da 4/1 a statüde kabul edilerek toplam 4/1 a hizmetinin 563 gün olarak belirlendiği,

Davacının 13.03.2009 başlangıç tarihli ziraat odası kaydı ile 2926 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun 4/1 b bendi 4 numaralı alt bend) kapsamında sigortalı tescil edildiği, ilk etapta bu hizmetinin 13.03.2009 11.01.2012 arasında kabul edildiği, bu kapsamda doğrudan bu dosyaya yapılan ödemenin 23.05.2012 tarihli 76,98 TL olduğu,

Dosyaya celbedilen hizmet cetvelinde yer alan 23.05.2012 tarihli 220,21 TL ve sonraki ödemelerin Ek madde 5 sigortalılığı iptal edilince bu dosyaya yapılan ödemelerin aktarması olduğu,

Davacının 28.03.2012 30.04.2016 arasında Ek madde 5 kapsamında 1474 gün prim ödediği,

02.03.2018 tarihinde kurumdan tahsis talebi bulunması sonrası; Kurumun, İl müdürlüğüne gönderdiği 17.05.2018 günlü yazıda 2013/11 sayılı genelge ilgi tutularak her ne kadar davacının ziraat odası kaydı nedeniyle devam ettirilen 4/b hizmeti Geçici 63 üncü madde gereği durdurulmuş olsa bile bu hizmetin sonradan ihya edilebileceği, bu nedenle çakışma olduğu ve Ek madde 5 sigortalılığının geçersiz olduğu, Ek madde 5 kapsamında ödenen primlerin Bağ Kur dosyasına alındıktan sonra Geçici 63 üncü madde değerlendirmesinin tekrar yapılması gerektiğini belirttiği, bunun üzerine kurumun Ek madde 5 sigortalılığını iptal ederek davacının prim aktarma talebi olmamasına rağmen primlerin 4/1 b tarım dosyasına aktırıldığı, buna göre halen daha davacının borcu olup, şartları da oluşmadığından tahsis talebinin red edildiği,

Davacının ziraat odası kaydının 13.03.2009 06.09.2006 arasında gerçekleştiği, ziraat odası yazısına göre davacının 13.03.2009 11.01.2012 arasında tarımsal faaliyetinin olmadığı destekleme almadığının belirtildiği,

Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 22.09.2021 günlü yazısında davacının Ek madde 5 kapsamında ödediği primler aktarılmaksızın sigortalılık sürelerinin 13.03.2009 30.11.2011 ve 01.05.2015 01.05.2015 (esasında 31.11.2011 de tam anlamıyla askıya alınma) şeklinde olacağı, buna göre 01.12.2011 05.09.2016 arası sürenin Geçici 64 üncü madde gereği askıya alınmış olacağının belirtildiği,

Maçka Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün tarihsiz yazısında davacıya 01.02.2012 05.09.2016 arasında hibe, tarım destekleme ödemesi vs adlar altında herhangi bir ödeme yapılmadığının belirtildiği,

Maçka Tapu Sicil Müdürlüğünün yazısında davacı adına kayıtlı taşınmazların gönderildiği, yazı ekinde yer alan taşınmazların intikal nedeniyle 2019 yılında hisseli olarak edinilmiş olduğu,

Emniyetin 22.09.2021 günlü tutanağında davacının belirtilen tarihlerde Mataracı mahallesinde tarım işlerinde işçi olarak çalıştığı, ancak sabit bir tarım arazisinde çalışmadığı, farklı tarım arazilerinde çalıştığının tespit edildiğinin belirtildiği,

Mataracı Mahallesi Muhtarlığının 12.10.2021 günlü yazısında davacının belirtilen tarih aralığında adına tarım arazisi olmadığı, ancak yevmiye karşılığı tarım işçiliği yaptığı geçimini bu şekilde sağladığının tespit edildiğinin belirtildiği,

Ziraat Odası Başkanlığının yazısına göre davacının 13.03.2009 06.09.2016 ve 01.02.2012 05.09.2016 arasında odaya üye olduğunun belirtildiği,

Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin 31.01.2022 günlü yazısında gönderilen belgelere göre davacının kazançlarının 2012 2016 yıllarında muafiyet kapsamı altında olduğunun bildirildiği,

13.01.2022 günlü celsede Mahkememizce dinlenen tanıklar beyanlarından özetle; davacının kendi arazisinde tarım işi yapmakla başkalarının yanında da yevmiyeli olarak çalıştığını, başkalarının fındık bahçesin, tarlarında gündelikçi olarak çalıştığını, köyde ekseriyetle bir çok kişinin bu şekilde çalıştığını, 2014 21016 yıllarında gündelik yevmiyenin ortalama 150,00 180,00 TL arasında olduğunu beyan ettikleri anlaşılmıştır.

Davacının 2012 2016 arasında kendi nam ve hesabına en yüksek tutarda ortalama aylık gelir elde ettiği 2015 yılına dahil aylık geliri 66,71 TL civarında iken sadece gündelikçi olarak günlük 150,00 TL civarında bir gelir elde ettiği gözetildiğinde, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının geçinmesine yetmediği, asıl gelir ve geçimini Ek madde 5 kapsamında başkalarının yanında süreksiz tarım işinde çalışarak sağladığı, tanık beyanı ve emniyet tutanağı ile bu şekilde Ek madde 5 kapsamında sigortalılık için aranan fiili şartın mevcut olduğu tespit edilmiştir.

Ek madde 5 kapsamında fiili şartın varlığı, davacının 5510 sayılı Kanun 6/ı muafiyet kapsamında olması ve giderek prim ödemesi olmadığı için aksinin kabulü halinde dahi sigortalılığının 30.11.2011 itibariyle 5510 sayılı Kanun Geçici 63 gereği askıya alınmış olacağı gözetildiğinde, 01.02.2012 05.09.2016 arası 5510 sayılı Kanun'un 4/1 b maddesi 4 numaralı alt bendi kapsamında sigortalılığının iptal edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Dosyaya celbedilen 19.07.2022 tarihli yazı cevabı ve dosyadaki tüm belgeler değerlendirildiğinde; davacının 1479 sayılı Kanun'a göre 20.04.1982 02.11.1983 arasında 1 yıl 6 ay 12 gün yani 552 gün daha hizmeti olduğu görülmekle, 20.04.1982 tarihinde ilk defa 1479 sayılı Kanun kapsamında tescil edildiği 552 gün hizmeti olduğu, akabinde 01.12.1994 de ilk defa 506 sayılı Kanun kapsamında tescil edildiği, 213 gün zorunlu, 350 gün doğum borçlanması toplam 563 gün hizmetin bulunduğu, 13.03.2009 11.01.2012 arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1 b maddesi 4 numaralı alt bendi kapsamında sigortalılığının 2 yıl 9 ay 28 gün yani 1018 gün olduğu, 28.03.2012 30.04.2016 arasında Ek madde 5 kapsamında 1474 gün prim ödemesinin olduğu görülmüştür.

Davacının tahsis tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2 nci maddesi gereği tahsise esas kurumun tespiti 2829 sayılı Kanun gereği mümkün olup, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği son fiili yedi yılda yarıdan fazla (1260 gün ve üzeri) hizmet Ek madde 5 kapsamında olmakla, 5510 sayılı Kanun'un Ek madde 5, 4 fıkrasında yer alan "Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar" hükmüne göre tahsis koşullarının 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesine göre belirlenmesi gerekir.

506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesine göre 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 prim ödeme gün sayısı ve 50 yaş ikmali üçü birlikte yerine geldiği tarihe göre davacının tahsis koşulları belirlenecektir. (geçici 81 inci madde C bendi ve alt bendleri)

01.03.1960 doğumlu olan davacının 50 yaş ikmali 01.03.2010 da, 20.04.1982 sigortalılık başlangıcına göre 15 yıl sigortalılık süresi şartı 20.04.1997 de dolmaktadır. 3600 gün kuralı ise son defa Ek madde 5 kapsamında gerçekleşen hizmet ile 2016 da yerine gelmiştir. Bu durumda her üç şarta (50 yaş, 15 yıl ve 3600 gün) 24.05.2011'den sonra yerine gelmekle davacı yönünden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi C/b bd hükmü uyarınca tahsis koşulu 58 yaş ikmali, 15 yıl sigortalılığın ikmali ve 3600 prim ödeme gün sayısıdır. 15 yıl sigortalılık 1997 de yerine gelmiştir. 01.03.1960 doğum tarihine göre 58 yaş 01.03.2018 de tamamlanmıştır. Son belirlenen 1479 sayılı Kanun zorunlu hizmeti ile birlikte prim ödeme gün sayısı 552 gün (1479 SY / 41/b) + 563 gün (506 SY doğum borçlanma dahil) + 1018 gün (4/1 b tarım) + 1474 gün (ek madde 5) = 3607 gün olup, prim ödeme gün şartı da yerine gelmekle davacıya talebini takip eden 01.04.2018 den geçerli yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği Mahkememizce tespit edilmekle",

Davanın kabulü ile;

1 ) Davacının 01.02.2012 05.09.2016 arası Tarım Bağ Kur sigortalılığının iptaline,

2 ) Davacının 28.03.2012 30.04.2016 arası iptal edilen EK 5 sigortalılığının ihyasına,

3 ) Davacıya tahsis talep dilekçe tarihi olan 02.03.2018 tarihini takip eden aydan itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına,

4 )Aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili; davacının 01.02.2012 tarihinde 5510 sayılı Kanun m. 4/1 (b) 4 (Tarım Bağ Kur) kapsamındaki sigortalılığı yeniden başlamış olduğundan, 5510 sayılı Kanun ek m. 5 (tarım sigortası) kapsamına alınması mümkün olmadığı halde, yersiz şekilde 28.03.2012 tarihinde başlatılan 5510 sayılı Kanun ek m. 5 (tarım sigortası) kapsamındaki sigortalılığının iptal edildiğini, bu sigortalılığı için yaptığı ödemelerin 5510 sayılı Kanun m. 4/1 (b) 4 (Tarım Bağ Kur) kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle ortaya çıkan prim borcuna aktarıldığını, sigortalılık iptali nedeniyle tahsis koşullarını sağlamadığından (gün sayısı yetersiz olduğu ve ayrıca 5510 sayılı Kanun m. 4/1 (b) 4 Tarım Bağ Kur kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle borcu bulunduğundan ) tahsis talebi hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlığını taşıyan 6 ncı maddesinin (ı) bendinin “Kamu idarelerinde ve Kanun'un ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu (Değişik ibare:13.02.2011 6111 S.K./25.mad) belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar, … 4 üncü ve 5 inci maddelere göre sigortalı sayılmaz.” hükmü gözetilerek, davacının tarımsal faaliyetten elde ettiği gelir belirlenerek, 5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca Türkiye Ziraat Odalar Birliğinden ihtilaflı dönemde sahip olduğu taşınmaz miktarı ve niteliğine göre bu taşınmazlarda bulunulan tarımsal faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan gelirin aylık ortalamasının, günlük prime esas kazanç alt sınırının 30 katından az olup olmadığı sorularak, davacının dava konusu dönem yönünden 5510 sayılı Kanun'un 6/1 ı bendi kapsamına girdiği belirlenmiştir. Mahkemece davacının 4 b kapsamında tarım bağkur sigortalısı sayıldığı günler iptal edilerek, ek 5 sigortalılığının ihyasına karar verilmiş olması yerindedir.

Davacının yaşı, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı nazara alındığında 506 sayılı Kanun geçici 81/g. maddesinin C bd bendi uyarınca tahsis tarihi itibariyle (hizmet birleştirmesi yapılmak suretiyle son 7 yıl içinde çalışmasının çoğunluğu 4 a kapsamında gerçekleştiğinden) 4 a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanma şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş olmasında hata görülmediği" gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 01.02.2012 05.09.2016 tarihinden sonra verilen Tarım Bağ Kur sigortalılığının iptali, 5510 sayılı Kanun ek 5 inci madde kapsamındaki sigortalılığının tespiti, 02.03.2018 tarihini takip eden aydan itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Kanun'un 6/1 ı, ek 5 inci, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim