Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/141
2023/880
7 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1932 E., 2022/2079 K.
vekili Avukat ...
FERİ MÜDAHİL: ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 04.11.2019
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Uşak 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/474 E., 2020/70 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.06.2015 18.11.2015 tarihleri arasında, davalıya ait işyerinde 5510 sayılı Kanunun 4/a maddesi kapsamında en az asgari ücretle olmak üzere sigortalı olarak çalıştığının ve sigorta hizmetinin bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1 Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle reddi gerektiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili işyerinde çalışmadığını tam aksine o dönemde ... adında bir kişiye ait olan başka bir işyerinde staj yaptığını, davacının daha önceki dosyaya sunulan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere bir benzinlikte pompacı olarak çalıştığını, müvekkili şirkette çalışmadığını, benzin istasyonunda pompacı olarak çalışırken tatil günlerinde çeşitli organizasyonlara ekstra olarak tabir edilen yedek garson ayakçı olarak gitmiş ise bunun davalı şirketi ilgilendirmeyeceğini, davacının çeşitli mevlüt, sünnet, düğün gibi organizasyonlara gündelikçi garson, yedek garson, ayakçı diye tabir edilen işçi olarak gitmiş olmasının müvekkili şirkette çalıştığını göstermeyeceğini, bu yedek garsonların organizasyon sahibinin anlaştığı ve organizasyon sahibi tarafından ücretinin ödenen organizasyon sahibini misafirleri daha rahat etsin diye ekstra olarak yevmiye ile çalıştırdığı kişiler olup müvekkilinin yemek şirketinin bu kişilerle bir iş akdinin anlaşmasının söz konusu olmadığını beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.
2 Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kurumun hizmet tespiti davalarında feri müdahil olup aleyhine yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmemesi gerektiğini, davalı işyerinin kurumda işlem gören işyerinde 01.07.2019 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun kapsamına alınan "Düğün Salonu" işi işyeri dosyasının davalı şirket adına faaliyet göstermekte olup işyeri dosyasında Durum Tespit Tutanağı ya da Müfettiş Raporu bulunmadığını, kurum kayıtlarında davacının hizmet akdine tabi olarak çalışmalarının 15.04.2016 tarihinde dava dışı farklı bir işyerinde başlamış olup davacının 15.04.2016 tarihi öncesinde davacı tarafın iddia ettiği gibi 2015 yılında herhangi bir çalışmasının söz konusu olmadığını, 5510 sayılı Yasanın 4 a kapsamında sigortalı olunabilmesi için çalışmanın fiili olması ve hizmet akdine tabi olarak geçmesi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği dönemde davacının öğrenci olup olmadığı hususu, staj veya çıraklık eğitimi alıp almadığı hususlarının araştırılması gerektiğini beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işçilik alacaklarına ilişkin açılan dava dosya içeriği gözetilerek, davacının davalı işyerinde 18/06/2015 18/11/2015 tarihleri arasında çalıştığı ve çalışmasının SGK’na bildirilmediği kanaatine varılmakla davanın kabulüne
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1 Davalı vekili istinaf dilekçesinde; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının iş yerinde çalışmadığını, davalıdan aldığı borcu ödememek için böyle bir yola başvurduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2 Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından eksik inceleme neticesinde, herhangi bir tanık dinlenmeksizin ayrıca bordro ve komşu işyeri tanığı dinlenmeksizin, işçilik alacakları dosyasının karara esas alınmasının hatalı olduğunu belirterek verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu dönem ile ilgili davacı ve davalı şirket arasında görülen işçilik alacakları dosya içeriği gözetildiğinde, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, 18.06.2015 18.11.2015 tarihleri arasında çalıştığını tespit ederek davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurularının esastan reddine, karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, işçilik alacakları dosya içeriği ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22