Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/11448
2023/8743
26 Eylül 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2887 E., 2020/2249 K.
KARAR: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI: 2012/802 E., 2018/218 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesi ile kazalı sigortalının 24.02.2012 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili yargılama sırasında 15.01.2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 244.718,75 TL.'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, davanın kısmi olarak açılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;
Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,
1 156.358,77 TL maddi tazminatın 24.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2 48.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ücreti yönünden sundukları delillerin dikkate alınmadığını, günlük ücretin eksik hesaplandığını, günlük ücretinin 85,00 TL (aylık 2.550,00 TL) olduğunu, mahkemece 1.358,17 TL alındığını, davacının gözünü kaybetmesi karşısında manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir.
2.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekilinin ıslah harcını süresi geçtikten sonra yatırdığını, ıslahın süresinde olmadığını, ıslaha karşı zamanaşımı definin dikkate alınmadığını, ıslah edilen kısım için faiz başlangıcının ıslah tarihi olması gerektiğini, manevi tazminat davasında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulamayacağını, manevi tazminatın bölünemeyeceğini, usulden reddi gerektiğini, davacının asgari ücret aldığını, davacının SGK müfettişine aylık net 700,00 TL aldığını beyan ettiğini, diğer ifadelerinde de farklı ücret aldığını belirtmediğini, maluliyet oranının yüksek olduğunu, olayın davacının kusuruyla meydana geldiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kusura itiraz ettiklerini, muhtemel çalışma yaşının 60 olamayacağını, yaptığı iş dikkate alınarak çalışma yaşının tespitinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı nezdinde soğuk demir ustası olarak çalıştığı, 24.02.2012 tarihinde merdiven üzerinde iskele kurarken merdivenin kayması sonucu yere düştüğü, yerdeki demir filizlerine yüzünün çarpması sonucu gözünden yaralandığı, olay nedeniyle ... SGM, YSK ve ATK 3. İhtisas Kurulu raporlarına göre %44 oranında malul kaldığı, birbirini doğrulayan maluliyet raporları karşısında davalının maluliyete itirazının yerinde olmadığı, dosyada alınan ve müfettiş raporuyla uyumlu olan kusur raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olduğu, davalının kusur oranına itirazının yerinde olmadığı, mahkemece 28.11.2017 tarihli celsede davacı vekiline ıslah için gelecek celseye kadar süre verildiği, davacının 15.01.2018 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu ve harcını yatırdığı, mahkemece kesin süre verilmediğinden ıslahın süresinde olduğu, mülga Borçlar Kanunu'nun 60/2 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1 inci maddelerine göre eylem aynı zamanda suç oluşturuyorsa artık o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı, somut olayda zararlandırıcı sigorta olayının davalı işveren yönünden olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 89/1, 2 e maddesinde belirtilen "taksirle yaralama" suçunu oluşturduğu, aynı Kanun'un 66/1 e ve 67/4 üncü maddelerinde belirtilen uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu uzamış zamanaşımı süresinin ise kesilmelerle birlikte 8+4=12 yıl olduğu, buna göre ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, birleşen dava dosyası yönünden ise zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davacının ücreti konusunda uyuşmazlık olduğu, davacının aylık net 2.550,00 TL aldığını iddia ettiği, kayıtlarda asgari ücret olduğu, tanıkların günlük 70,00 85,00 TL arası olduğunu beyan ettikleri, mahkemece TÜİK verilerinin esas alındığı, davacının SGK müfettişine verdiği ifadede aylık net 700,00 TL aldığını beyan ettiği, bu beyanın davacı yönünden bağlayıcı olduğu, hesap raporunda bu ücret esas alınarak yapılan hesaba itibar edilmesi gerektiği, bu durumda davacının maddi zararının 101.096,44 TL olduğu, davalının istinaf başvurusunun yerinde olduğu, olay tarihi, davacının maluliyet oranı, olayın özelliği, kusur durumu, tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında manevi tazminat miktarının az takdir edildiği, davacının istinaf başvurusunun yerinde olduğu, 60.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle;
A)Davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının ...nun 353/1 b.2 maddesi gereğince kabulüne, yeniden esas hakkında karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,
1)Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 101.096,44 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2)Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin maddi tazminat hesaplanmasında gerçek ücretini, müvekkilin olumsuz koşullarda beyan ettiği rakamı gerçek ücret olarak değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Yargıtayın oturmuş içtihatlarından anlaşılacağı gibi gerek ücret bordrosundaki imzalarla kabul edilen, gerek SGK ya bildirilen, gerekse işçinin sözlü beyanı (beyan ile bordro da ki imza beyanı arasında fark yoktur) ile kabul edilen ücretin gerçek ücret olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin, müvekkilinin gerçek ücretinin tespitinde sadece, SGK ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Hukuk birimince hazırlanan 18.10.2012/138 sayılı Araştırma Raporunda yer alan müvekkilin 05.09.2012 tarihindeki ... SGK İl Müdürlüğü Hukuk Servisindeki ilgili müfettişe 700 TL net ücret aldığı şeklindeki beyanının esas almasının hatalı ve eksik olduğunu, müvekkilinin önceden işverence iradesinin, (iş verenin işçilerine; ‘Benimle çalışırken resmi mercilerce sorulması halinde ücretinizi asgari ücret olarak beyan edeceksiniz. Aksini duyar ve tespit edersem işinize derhal son veririm.") uyarısıyla başından beri sakatlanmış olduğunu, müvekkiinin, bu sakatlanmış iradesiyle ve ifadeyi verdiği tarihte hem fiziksel hem ruhsal tedavi görüyor olması, ruhsal çöküntüsünün üst sınırında bir bunalım yaşarken, ailesinin geçimini sadece kendisinin sağlaması, onu gelecek açısından ciddi endişelere sevk ettiği için işverenin ona bir daha iş vermeyeceği endişesi altında müfettişe gerçeği tam ifade edemediğini, müfettişe verdiği ifadede aynı zamanda günlük yevmiye ücretinin 85,00 TL olduğu yönündeki ifadesinin de her nasılsa tutanakta yer almadığını, müvekkilinin içinde bulunduğu psikolojik durum ve bir gözünün tamamen kapalı olması, diğer gözünün puslu görüyor olması nedeniyle yazılanları tam okuyamamış ve anlayamamış olduğunu, işte bu nedenlerle tutanakta yazılı 700,00 TL’lik ücreti kabul etmediklerini, yargılamanın hiçbir aşamasında da kabul edilmediğini, bu rakamın, müvekkilinin gerçek ücretini yansıtmadığını, müvekkilinin soğuk demir ustası olduğunu, asgari ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu, müvekkilinin gerçek ücretinin, tanıkların anlatımı ve meslek odalarından gelen müzekkereler doğrultusunda yevmiye ücretinin 85 TL olup aylık net ücretinin 2.550,00 TL olduğunu, en kötü olasılıkla yine tanık anlatımlarından anlaşılacağı gibi soğuk demir ustasının günlük yevmiyesinin 75,00 TL'den aşağıya olamayacağının çok aşikar olduğunu beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğraması sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci, 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.
- Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
3.Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir.
4.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının, davalı nezdinde soğuk demir ustası olarak çalıştığı, 24.02.2012 tarihinde merdiven üzerinde iskele kurarken merdivenin kayması sonucu yere düştüğü, yerdeki demir filizlerine yüzünün çarpması sonucu gözünden yaralandığı, meydana gelen işbu kaza neticesinde davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %44 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalı işverenin ise %80 oranında kusurlu oldukları, davacının kaza tarihi itibariyle 47 yaşında olduğu anlaşılmaktadır.
5.İlk derece mahkemesince kazalının ücretini belirlemek noktasında tanık beyanlarının alındığı, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücretin araştırıldığı, bu amaçla; ......Esnaf ve Sanatkarlar Odasından gelen yazıda soğuk demirci ustasının 2012 yılı itibarı ile 1.500,00 TL ücret alabileceğinin belirtildiği, sendika yazılarında günlük yevmiyenin 80,00 TL olduğu, dinlenilen davacı ve davalı tanıklarının günlük 70 85 TL civarında ücret aldığını beyan ettikleri, TÜİK verilerine göre 2012 yılında soğuk demirci ustasının emsal brüt ücretinin 1.508,00 TL (1.358,17 TL net ) olduğunun belirtildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın soğuk demir ustasının alabileceği ücretin aylık net 1.042,03 TL olduğunu bildirdiği, SGK kayıtlarında ücretinin asgari ücret olduğu, ilk derece mahkemesince alınan 13.06.2017 tarihli bilirkişi hesap raporunda seçenekli olarak asgari ücretin 3,33 katına (davacı iddiası ile belirlenen ), asgari ücretin 1,90 katına (TÜİK sistemindeki ile belirlenen) denk gelen ücret ile asgari ücret üzerinden çalıştığı varsayımından hareketle hesaplama yapıldığı, davacı tarafın asgari ücretin 3,33 katına göre yapılan hesap üzerinden maddi tazminat istemini ıslah ettiği, ilk derece mahkemesince asgari ücretin 1,90 katı olarak belirlenen ücret üzerinden yapılan hesaplama ihtimaline üstünlük tanınmak suretiyle hüküm kurulduğu, davalı tarafın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kazalı davacının asgari ücret ile çalıştığı gerekçesiyle bu seçenek üzerinden yapılan hesaplamayı esas alarak hatalı sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
- Somut olayda, davacı işçinin soğuk demir ustası işçisi olduğu, yaşı, yaptığı işin niteliği, inşaat sektöründeki tecrübesi, emsal ücret araştırmaları, davacı ve özellikle davalı tanıklarının da beyanları nedeniyle, bu nitelikte bir işçinin asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği, giderek Sigorta Müfettişinin asgari ücret üzerinden yapmış olduğu saptamanın gerçeği yansıtmadığı açık seçiktir.
7.Başka bir deyişle, zararlandırıcı sigorta olayına uğrayan işçinin ücreti, ibraz edilen bordroda işçinin imzası bulunmadığına göre, onu destekleyen puantaj cetveli ve müfettiş raporu ile belirlenemez. Bu durumlarda mahkemece ücret araştırması yapılıp elde edilen miktarın tazminat hesabına esas alınarak hüküm kurulması gerekmektedir.
8.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş, 13.06.2017 tarihli bilirkişi hesap raporunda TÜİK tarafından bildirilen ücret ile çalıştığı seçenek üzerinden yapılan hesaplamayı esas alarak karar vermekten ibarettir.
9.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir.
- O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR: **
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
-
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02