Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5349

Karar No

2023/8739

Karar Tarihi

26 Eylül 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 05.04.2016 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 13.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat talebini toplam 517.513,87 TL' ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat davası için kısmi veya belirsiz dava açmanın mümkün olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının işe başlamadan önce ağır işlerde çalışabileceğine dair rapor alındığını, davacının her yıl rutin olarak 2011 yılına Kayseri Verem Savaş Dispanserinde muayenesinin yapıldığını, 2012 yılından sonra Ortak Salık Grubu Koza Norm Tarafından rutin periyodik muayenelerinin yapıldığını, davacının periyodik muayene sonucu Göğüs Hastalıkları Hastanesine sevkinin sağlandığını, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doktoru Murat Demirbaş tarafından 26.08.2015 tarihinde akciğer muayenesinde normal çalışmasında sakınca yoktur raporu verildiğini, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği ekipmanlarının rutin olarak müvekkili tarafından işçilere verildiğini, işletmede toz ve gürültü ölçümünün sürekli ölçüldüğünü, müvekkilinin sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacının hastalığının kendi sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklandığını, bu yüzden davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

Davacının davasının kısmen kabulüne,

1 Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile hesaplanan 517.513,87 TL maddi zararının; dava tarihi olan 16.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2 Davacının; meslek hastalığı nedeniyle oluşan %47,2 oranındaki maluliyeti kazadaki kusur durumu (davacının %10 oranında kusurlu olması), manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması ile ekonomik koşullar dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 45.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 16.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı işçinin maluliyet oranına ilişkin çelişki giderilmeksizin tazminat hesaplaması yapılması ve bu hesaplamaya istinaden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, silikosizm oldukça teknik bilgi birikim gerektiren, alanında uzman hekimlerin dahi tam olarak bilgi sahibi olmadığı komplike bir hastalık olup heyetin içerisinde Göğüs Hastalıkları Uzmanı olmaksızın yapılan araştırma ve tespitlerin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde defaatle belirtilmesine rağmen Yerel Mahkemece alanında uzman bilirkişicilerce inceleme yapılmadan karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu tahlil edilirken, kendisi ile aynı departmanda aynı işi yapan işçilerin emsal alınması, mezkur kazanın kaçınılmazlık ilkesi neticesinde değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu, işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilin tedbir alma yükümlülüğünün tamamını yerine getirdiğini, müvekkilin eğitim verme ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacı Kurum sigortalısı işçinin kullanması gereken tüm ekipman ve araçlar kendisine tevdii edildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini belirterek istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin, kaldırma/gönderme kararı sonrasında Adli Tıp Üst Kurulundan, davacının meslek hastalığı sebebiyle sürekli iş göremezliği hususunda rapor aldığı, davacının SİG oranının % 47,2 olduğu, böylece çelişkinin giderildiği, mahkemece, bir makine mühendisi, bir kimyager ve bir uzman tabipten alınan ek rapor alındığı, kaçınılmazlık hususunda,işveren ya da işçinin alınması gerekli bir tedbiri kaçınılmazlık ilkesinin unsurları içerisinde almamış ise; olayın kaçınılmazlığından sözedilemeyeceği, bu doğrultuda davalı işverenin davacının meslek hastalığına maruz kalması hususunda dava konusu işyerinde yapılması gereken önlem ve tedbirleri almadığı ve davacıdan istenilmesi ve ona verilmesi gereken ekipmanları vermediği hususunun ilk rapor ile irdelendiği, kaçınılmazlık hususunun buna göre uygulanmamasının yerinde görüldüğü, davacının ve davalının kusurlu hareketlerinin belirlendiği, ancak Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişilik Daire Başkanlığının 07.09.2020 tarihli kararını 27 nci maddesi hükmüne göre davacının ve davalının kusur yüzdelerinin belirlenemediği, ancak kusurlu oldukları hususların ayrıntılı yazıldığı, mahkemenin davalı işverenin %90, davacının ise % 10 kusurunu hükme esas almasının yerinde görüldüğü gerekçesiyle;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; halihazırda işyerinde davacıyla aynı konumda çalışıp da asgari ücretin 1.70 katı ücret alan kimse olmadığını, yapılan tazminat hesabının fahiş olduğunu, davacının maluliyetinin hukuka aykırı ve fahiş şekilde %47.2 olarak belirlendiğini, hastalıkta kaçınılmazlık ilkesinin değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili işverenin iş güvenliği ve sağlığı konusunda gerekli tüm önlemleri aldığını, buna rağmen mezkûr bilirkişi raporunda haksız yere %90 kusur atfedildiğini beyanla kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 49, 50, 51, 52, ve 56 ve 417 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19 ve 21 nci maddeleridir.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim