Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3603
2023/8716
26 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/443 E., 2021/345 K.
KARAR: Kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen yersiz sosyal destek ödemesi nedeniyle oluşturulan borcun iptali ile kesintilerin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ...'nin eşi Turan Akarcalı'nın vefat etmesi üzerine davalı kurum tarafından müvekkiline 28.10.1989 tarihinde ölüm aylığı bağlandığını, ayrıca müvekkilinin davalı kurumdan kendi sigortalılığı nedeniyle 4/b statüsünden yaşlılık aylığı aldığını, müvekkiline davalı kurumun hem yaşlılık hem de ölüm aylığından Sosyal Destek Ödemesi (SDÖ) yapmakta iken davalı kurumca 2003 yılının ağustos ayında eşinden dolayı ödenen ölüm aylığından Sosyal Destek Ödemesini iptal ederek, geriye dönük olarak almış olduğu Sosyal Destek Ödemesinin kuruma ödemesini istediğini, 04.03.2014 tarihi itibariyle toplam 9.270,70 TL borcu olduğunu, bakiye borç tutarının 8.546,30 TL bildirdiğini, davalı SGK'nın bu borcu müvekkilinin her iki maaşından da 1/4 oranında her ay keserek tahsil edildiğini, müvekkilinin kendine ait bir evi ve başka geliri bulunmadığını, hem SDÖ'ne yapılan kesinti hem de geriye dönük borç çıkartılarak maaşlarından yapılan tahsilatların müvekkilini zor durumda bıraktığını, ayrıca 2003 Ağustos ayına kadar yapılan ödemelerin zamanaşımı nedeniyle istenemeyeceğini belirterek, müvekkiline 2003 Ağustos ayına kadar yapılan ödemelerin zamanaşımı nedeniyle geri istenemeyeceğinin tespitine, davalı SGK tarafından 01.01.2014 tarihi itibariyle müvekkilinin maaşlarından yapılan kesintinin faiziyle birlikte müvekkiline iadesine, yapılan kesintinin tedbiren dava tarihinden itibaren durdurulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 19.02.2015 tarihli ve 2014/201 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararı ile "...Davanın kabulü ile, davacının yersiz sosyal destek ödemesi nedeniyle davalı kuruma 9.270,70 TL borçlu olmadığının tespitine ve davacının yaşlılık ve ölüm aylıklarından 01.01.2014 tarihinden dava tarihine kadar yapılmış olan sosyal destek ödemesi kesintilerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine,,..." dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/201 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
- Dairemizin, 21.11.2017 tarihli ve 2015/12508 Esas, 2017/8175 Karar. sayılı kararında; "...01.02.1988 tarihi itbari ile 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı alan davacıya 06.06.1988 tarihinden itibaren de kocasının sigortalılığından aynı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, her iki tahsis dosyasından sosyal yardım zammı ve sosyal destek ödemesi yapılamayacağının belirlenmesi üzerine, yersiz ödenen ödemelerin borç kaydedilerek aylıklarından kesinti yapılması sonucu, eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun'un Ek 7 nci maddesi ile 4784 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ve bu maddeye dayalı çıkarılan Bakanlar Kurulunun 2003/5145 sayılı kararının 3 maddesidir.
1479 sayılı Kanunun Ek 7 nci maddesinde sigortalılara ödenecek sosyal yardım zammı düzenlenerek, üçüncü fıkra hükmü ile sosyal güvenlik kanunlarına göre bağlanan iki ayrı aylığı birlikte alanlara, 1479 sayılı Kanun'a göre ayrı ayrı bağlanan iki aylığı birlikte alanlara veya iki sigortalıdan da ayrı ayrı ölüm aylığı alan hak sahiplerine yalnız bir aylık üzerinden sosyal yardım zammı ödeneceği belirtilmiştir.
4784 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine dayalı olarak çıkarılan 15.01.2003 tarihli ve 2003/5145 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında da, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alanlara ödenecek sosyal destek ödemesi düzenlendikten sonra, aynı kararın 3 üncü maddesinde 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre iki aylığı birlikte alanlara bu aylıklardan birisi için sosyal destek ödemesi yapılacağı belirtilmiştir.
Yukarıda geçen yasal düzenlemeler çerçevesinde eldeki davaya konu uyuşmazlık irdelendiğinde, 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık ve ölüm aylığı alan davacının, her iki aylık üzerinden sosyal yardım zammı ve sosyal destek ödemesi alması mümkün olmadığından Kurumun borç tahakkuku işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren (Değişik ibare:13.02.2011 6111 S.K./44.mad) yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, (Değişik ibare:13.02.2011 6111 S.K./44.mad) yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir. 5510 sayılı Kanun'un geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.
Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, davacının iki ayrı tahsis dosyası üzerinden sosyal yardım zammı ve sosyal destek ödemesi alması konusunda Kurumu yanıltıcı bir eyleminin bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacıya yapılan yersiz ödemelerin Kurumun hatalı işlemine dayandığı ve bu halde 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin davacı hakkında uygulanması gerektiği gözetilerek, davacıya bu çerçevede yersiz ödenen ve istirdadı gereken sosyal yardım zammı ve sosyal destek ödemesi tutarı belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Yargıtay bozma ilamından sonra ... SGK İl Müdürlüğü'ne yeniden müzekkere yazılarak; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "yersiz ödemelerin geri alınması" başlıklı 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının b bendi uyarınca yapılacak hesaplamaya esas teşkil edeceği cihetle, davacıya yapılan yersiz ödeme miktarının (ödeme dönemlerini belirtir şekilde), davacının borcuna mahsuben yatırdığı 1.448,80 TL'nin yatırıldığı tarihin, davacıya ait tahsis dosyaları (yaşlılık ve ölüm tahsis dosyaları) üzerinden yapılan kesinti miktarının (kesinti dönemini ve halen kesintinin devam edip etmediğini belirtir şekilde) ilgili bilgi ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Dava dosyası dosya kapsamında rapor düzenlenmesi için bilirkişi Av. Mahmut Beylem'e tevdi edilmiş, bilirkişi 20.07.2020 tarihli ön raporunu ve 15.03.2021 tarihli raporunu mahkememize sunmuştur.
Yargılama devam ederken davacı ...'nin 14.11.2018 tarihinde vefat etmesi üzerine, davacı vekili 09.09.2019 tarihli dilekçesi ile ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/429 E. 2019/519 K. sayılı mirasçılık belgesini dosyaya sunmuş ve davacının mirasçıları Arzu George JR, ... ve ...'yı davaya dahil edilmesini talep etmiş, ...nin vekaletnamesini sunmuş, diğer mirasçılara da Mahkememizce usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı kurumun 27.01.2021 tarihli yazılarında davacıya kocasından dolayı bağlanan ölüm aylıklarında Sosyal Yardım Zammı ve Sosyal Destek Ödemesi yapılmadığı belirtilmişse de, gelen belgelere göre davacıya 26.01.2006 tarihinden itibaren %5 Sosyal Destek Ödemelerinin yapıldığı, davacıya 26.12.2008 25.12.2013 döneminde yapılan yersiz Sosyal Destek Ödemeleri tutarının 1.100,44 TL olduğu, her iki tahsis dosyasından Sosyal Destek Ödemesinin yasaya aykırılığı nedeniyle yersiz ödeme borç tahakkuk ettirilmişse de, borç tahakkukundan sonra da aynı ödemelerin devam ettiği, Kurumun 23.07.2020 tarihli yazıları ekinde sunulan çizelgelerden, davacıya ödenmesi gereken aylıklardan 26.01.2014 25.01.2016 tarihleri arasında toplam 3.683,17 TL kesinti yapılmış olduğu tespit edilmekle; davacıdan fazladan yapılan (3.683,17 TL 1.100,44 TL=2.583,27 TL) 2.583,27 TL kesintinin davalı Kurumdan tahsili ile davacı ...'nin mirasçılarına ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1 Davanın kabulüne,
2 Davacının aylıklarından 26.01.2014 25.01.2016 tarihleri arasında fazladan kesilen 2.583,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacı ...'nin mirasçıları olan dahili davacılara ödenmesine," dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan işlemin yerinde olup olmadığı ile davacıdan yapılan kesintilerin iadesinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleridir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; özellikle temyiz edenin sıfatına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02