Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5436

Karar No

2023/8595

Karar Tarihi

21 Eylül 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/163 E., 2023/24 K.

KARAR: Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;davacının 2006 yılı Haziran ayı ile 2009 yılı Haziran ayı arasında davalı şirkete ait işyerinde Kars ... ve Kars ... arasında karşılıklı yapılan otobüs seferlerinde şoför olarak çalıştığını, davalı tarafından 2009 yılı Haziran ayında hiçbir gerekçe gösterilmeden ve yasal işçilik alacakları ödenmeden işten çıkarıldığını, müvekkilinin işten çıkarıldıktan sonra çalışmalarının davalı Kuruma bildirilmediğini öğrendiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya ait işyerinde Haziran 2006 Haziran 2009 ayları arasında geçen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili hiçbir surette şirkette çalışmadığını, bu yüzden de işine son verilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının hasta olan bir şoför yerine bu şoförün talimatı ile birkaç kez sefere gidip geldiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davalı şirkete ait işyerinden davacının çalıştığına dair işe giriş bildirgesinin veya aylık prim ve hizmet belgesinin verilmediğini tespit ettiklerini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ncı maddelerinde belirtilen fiili çalışma olgusunun varlığının gerekli olduğunu, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile resen araştırma ilkesine tabi olduğunu, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılıktan söz edilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2018, E.2016/856 Esas ve K.2018/449 sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 E. 2018/6855 K.2019/5821 K. sayılı ilamında, "... Somut olayda; takograf kayıtlarının davalı taraftan verildiğini kabule olanak sağlayacak bir kayıt içermediği gerekçesiyle dikkate alınmaması, takograf kayıtlarındaki ve trafik cezalarındaki araçların tescil kaydı araştırılmadan, takograf kayıtlarında kaşesi bulunan otogarlardan davacı adına giriş çıkış kaydı olup olmadığı belirlenmeden sonuca gidilmesi; ayrıca davalı işyerine ait otobüs işletmesi işyeri yerine, davalı şirketin akaryakıt işine ilişkin tescilli işyeri bordro tanıklarının dinlenmesi hatalıdır.

Mahkemece yapılacak iş; uyuşmazlık dönemine ilişkin davalı şirketin otobüs işletmesi işyeri bordrolarını getirterek resen seçilen bordro tanıklarını dinlemek, takograf kayıtlarındaki ve trafik cezalarındaki araçların tescil kaydını araştırmak davalı şirket ile bağlantısı olup olmadığını tespit etmek, takograf kayıtlarında kaşesi bulunan (... ... Kars... gibi ) otogarlardan giriş çıkış kayıtlarını getirterek davacı adına giriş çıkış kaydı olup olmadığını sormak var ise kim adına tescilli araçlar ile giriş çıkış yaptığını tespit etmek, tüm bu araştırmalar sonucu takograf kayıtlarını da dikkate alarak uzun yol şoförünün istirahat etmeden sürekli araç kullanmasının fiziken olanaksız olduğu da değerlendirilerek sonuca gitmekten ibarettirAyrıca davacının hizmet cetvelinde 01.06.2007 10.07.2007 tarihleri arası dava dışı işyerinden bildirim olduğundan dava açılış tarihine göre 10.07.2007 tarihi öncesi çalışmaların hak düşürücü süreye uğradığı da dikkate alınmalıdır..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Tüm dosya kapsamına göre davacı taraf her ne kadar Haziran 2006 Haziran 2009 kesintisiz çalıştığı iddiasında bulunmuş ise de davacının 2006 2009 tarihleri arasında davalı şirkette hizmetinin bulunmadığı, davalı şirket tarafından Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği uyarınca kuruma verilen herhangi bir belgenin de bulunmadığı, davacının yalnızca 01.06.2007 10.07.2007 tarihleri arasında dava dışı ... adına tescilli ... SGK İl Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ... sicil numaralı iş yerinden toplan 40 günlük çalışmasının bildirildiği, bu haliyle 10.07.2007 tarihi öncesi çalışmaların hak düşürücü süreye uğradığı, bu tarihte sonraki dönem için ise her ne kadar davacı tanıkları davacının şoför olarak ve sefer başı ücret almak sureti ile kesintisiz çalıştığını beyan etmişler ise de bordro ve davalı tanıkları beyanlarının kesintisiz çalışma olgusunu desteklemediği, otogar giriş çıkış bilgileri ile davacının takograf kayıtlarının Temmuz 2007 ayı öncesine ait olduğu, Temmuz 2007 sonrasında ise davacının dava dışı şirketlere ait araçlar ile otogardan çıkış yaptığı, davacının ara ara davalı işyerine ait araçları kullandığı, ağırlıklı olarak ise dava dışı firmalara ait araçları kullandığı anlaşıldığından,..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, çalışmanın blok çalışma niteliğinde olduğu yani yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, davacının davalı şirket aracıyla ... Otogarına yaptığı giriş ve çıkışlarını belirterek davacının 01.06.2007 ile 10.07.2007 tarihlerinde, öncesinde ve sonrasında davalı şirkette kesintisiz şekilde çalıştığının göstergesi olduğunu belirterek davanın kabulü gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.

C.Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

  1. 506 sayılı Kanun'un 3 üncü, 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 108 inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 86/9 uncu madde hükümleridir.

Dava, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddenin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddenin 9 uncu fıkrası uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

  1. Değerlendirme

1.Yukarıda anılan düzenleme değerlendirmelere göre eldeki davada, davacının şöför olarak çalıştığı davalı şirkete ait araçlara ilişkin takografya kayıtlarında görünen 13.07.2007 15.07.2007, 23.04.2009 25.04.2009, 21.05.2009 23.05.2009 tarihleri arasında çalıştığının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2.Kabule göre de 2 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.

6552 sayılı Kanun ile ilgili olarak öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan hükümet teklifinde, söz konusu düzenleme 54 üncü madde olarak yer almış, izleyen 55 inci maddede “5521 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.” denildikten sonra “7 nci maddeye bu Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda da uygulanır.” hükmü Geçici 3 üncü madde olarak öngörülmüş, ancak yasalaşma aşamasında anılan Geçici madde çıkarılıp 6552 sayılı Kanunda bu türden düzenlemeye yer verilmemiştir.

Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66 ncı maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 447/2 nci maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448 inci maddesinde, bu Kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı açıklanmıştır.

Şu durumda, hizmet tespiti davalarında kurumun feri müdahilliğine ilişkin hükmün geçmişe yürütüleceği yönündeki düzenlemenin kanun koyucu tarafından benimsenmemiş olması, ayrıca ve özellikle yukarıda değinilen 448 inci madde kapsamında, kurum bakımından taraf oluşumu gerçekleştiğinden tamamlanmamış işlemden söz edilemeyeceğinin de belirgin bulunması karşısında 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkranın 11.09.2014 tarihinden önce açılan davalarda uygulanamayacağı açıktır.

6100 sayılı HMK'nın “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326 ncı maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği,” “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332 nci maddesinde ise “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.

Buna göre Mahkemece verilen hükümde davalı SGK’nın, “davalı” olması gerekirken karar başlığına “fer'i müdahil” olarak yazılması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetsizdir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapretyargılamatemyizkararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim