Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8708
2023/8409
20 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/189 E., 2023/244 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, davalıların işlettiği işyerinde 01.02.2000 tarihinden 14.03.2017 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığını bu çalışmalarından sadece 03.06.2010 tarihinden 16.07.2012 tarihine kadarki çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğini, davacının diğer çalışmalarının bildirilmediğini bu nedenlerle davacının davalı ... yanında 01.02.2000 19.03.2013, davalı ... yanında 20.03.2013 25.03.2016 ve ... yanında 26.03.2016 17.03.2017 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04.06.2017 tarihli dilekçesi ile davadan ... yönünden davacının çalışmış olduğu 01.02.2000 19.03.2013 dönemini kapsar şekilde feragat ettiklerini; diğer davalılar ... yanında 20.03.2013 25.03.2016 ve ... yanında 26.03.2016 17.03.2017 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz şekilde bulaşıkçı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
04.10.2018 tarihli duruşmada; davacı vekilinin davalarını davalı ... yönünden geri aldıklarını beyan ettiği ... vekilinin de 20.12.2018 tarihli dilekçesi ile davacı vekilinin ... yönünden davayı geri almasına ilişkin bir itirazlarının olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu iş yerinde günün her saatinde işin mahiyeti itibariyle işçi çalışmadığını, davacının yevmiye usulü olarak çalıştığını, tespiti istenilen dönemde süreklilik arz edecek bir çalışmasının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının anılan dönemlerdeki çalışmasının asılsız olduğunu, davalıların iş yerini idare edebildiklerini, fazladan işçiye ihtiyaç duymayarak çalışmalarına devam ettiklerini, ihtiyaç duyduklarında davacıdan yevmiye usulü ile yardım aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalılara ilişkin SGK kayıtlarında herhangi bir şikayetinin bulunmadığını, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının süreklilik arz edecek şekilde çalışmasının bulunmadığını, davanın resen araştırma ilkesine tabi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2017/135 Esas, 2018/429 Karar sayılı kararıyla;
Davalı ... hakkında açılan davanın geri alınması nedeniyle HMK.nın 123 üncü maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ...ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile ... TC kimlik no.lu ...'ın, ...TC kimlik no.lu...vergi no.lu davalı ...'na ait işyerinde 20.03.2013 25.03.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile kesintisiz 1087 gün çalışmasının bulunduğu ve bu çalışmasının SGK'ya bildirilmediğinin, davacı ...'ın ... TC kimlik, ... vergi numaralı davalı ...'na ait işyerinde 26.03.2016 14.03.2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile kesintisiz 349 gün çalışmasının bulunduğu ve bu çalışmasının SGK'ya bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
Verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili ile fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, Dikili Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 2017/135 Esas ve 2018/429 Karar sayılı karara yönelik davalılar ... ve ... vekili ile fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 356/2 nci maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2022/11191 Esas, 2022/3243 Karar sayılı kararıyla;
Mahkemece, davacının talebi açıklattırıldıktan sonra, davacının bulaşıkçı olarak çalıştığını iddia ettiği ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden lokanta iş yeri olduğu anlaşılan davalılara ait iş yerinde çalışan aşçı, garson, komi vs. tespit edilerek tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı; ilgililerin tespit edilememesi halinde ise, dava konusu dönem itibariyle lokanta iş yerine komşu iş yeri tanıkları tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı; hiç bir tespit yapılamaması durumunda gerekirse Mahkemece beyanlarına başvurulan tanıkların yeniden ayrıntılı beyanları alınarak; davacının çalışma olgusu, ne iş yaptığı, fiili çalışmanın varlığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı işçinin davalı işverenler yanında çalışmasına karşın çalışmaların Kuruma bildirilmediğinin iddia edildiği, bozma ilamı doğrultusunda davacının isticvap edildiği, kabulünde olduğu üzere davacının yaptığı asıl işin bulaşıkçılık olduğu, dinlenen tanık anlatımlarının da bu yönde olduğu, keza istinaf yargılaması sırasında Mahkememize yazılan talimat ile bordro tanıklarının dinlendiği, bordro tanıkları da davacının bulaşıkçı olarak çalıştığını beyan etmekle, davacının ilk önce "...", sonrasında "... adı altında işletilen lokantada bulaşıkçılık yaptığı, yapılan işin niteliği, kapsam ve kapasitesi itibariyle davacının sürekli çalışmasını gerektirecek mahiyette bulunduğu, işyerinin yılın tüm aylarında faaliyette bulunduğu ve davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmakla;
Davalı ... hakkında açılan davanın geri alınması nedeniyle HMK.nın 123 maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına,
Davalılar ...ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile ... TC kimlik no.lu ...'ın, ...TC kimlik no.lu...vergi no.lu davalı ...'na ait işyerinde 20.03.2013 25.03.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı
olarak asgari ücret ile kesintisiz 1087 gün çalışmasının bulunduğu ve bu çalışmasının SGK'ya bildirilmediğinin, davacı ...'ın ... TC kimlik ... vergi numaralı davalı ...'na ait işyerinde 26.03.2016 14.03.2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile kesintisiz 349 gün çalışmasının bulunduğu ve bu çalışmasının SGK'ya bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili: davanın geri alınması işleminin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı ... yanında 01.02.2000 19.03.2013, davalı ... yanında 20.03.2013 25.03.2016 ve ... yanında 26.03.2016 17.03.2017 tarihleri arasında kadar aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunun 79 'uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayıl Kanunun 86 'ıncı maddesinin 9 'uncu fıkrası
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:33:22