Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5070
2023/8361
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/219 E., 2023/39 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen, davacı şirket hakkında 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indirimlerinden 1 yıl süreyle faydalandırılması gerektiğinin tespiti ve fazla ödenen primlerin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurum nezdinde... ve ... sicil numarası ile kayıtlı işveren olduğunu, 463110101104433706 83 sicil numaralı işyeri için 2010 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ayı malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta borcunun bulunmaması ve tüm şartlan sağlamasına rağmen davalı kurumca 5510 sayılı Kanun'un 81 incimaddesi gereğince %5 prim teşvikinden yararlandırılmadığını, 4821101011166220623 80 sicil numaralı işyeri için ise 2009 yılı Ekim, Kasım, Aralık 2010 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan Mayıs, Haziran Ağustos ayı malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası prim borcu olmamasına ve 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi gereğince %5 teşvik indiriminden yararlandırılmadığını, %5 teşvik inidiriminden faydalanma hakkının bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin fazladan ödediği 107.376,84 TL'nin temerrüt tarihi olan 14.6.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesi talebi ile ... 33. İş Mahkemesinin 2018/161E sayılı dosyasında dava açtıklarını, mahkeme tarafından ise 2018/16 E 2018/400 K. sayılı kararı ile 1.4.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı yasaya eklenen ek madde 17 uyarınca davanın konusu kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini, davalı kuruma 12.11.2018 tarihinde tekrar başvuru yapıldığını, davalı kurum tarafından açık yasa hükmüne rağmen taleplerinin reddedildiğini, beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 107.376,84 TL nin temerrtü tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Sgk vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesi verdiği kararıyla "... HMK nın 114/I i ve 115/II. fıkraları uyarınca; davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine..." dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemiz, kararın temyiz edilmesi üzerine; "....bazı hallerde dava devam ederken, dava açılmasından sonra meydana gelen bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir. Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Başka bir deyişle, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamış demektir. Bu halde, mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, kural olarak davanın konusuz kalması, davaya konu müddeabih ile sınırlı biçimde taraflar bakımından maddi anlamda kesin hüküm oluşturacağı izahten vareste ise de; somut olayda, dava konusunun yerine getirilmiş olması kapsamında bir konusuz kalmadan bahsedilemeyeceği, diğer bir ifade ile 5510 sayılı Kanun'un ek 17/4 üncü maddesi kapsamındaki düzenleme nedeniyle kanun gereği konusuz kalma söz konusu olması nedeniyle burada kesin hükmün varlığından söz edilemeyecektir..." gerekçeleri ile karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacı şirkete ait 1166922.06 sicil numaralı iş yeri nedeniyle davalı Kurum tarafından 2009/10 12 ve 2010/1 8. ayları yönünden 18.12.2019 tarihinde 82.688,57 TL ödeme yapıldığı ancak iş yerinin 2009/10 12 ve 2010/1 8. aylarına ait prim teşviki alacağının 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda toplam 83.126,52 TL olarak hesap edildiği, şirketin bu dönem ve bu iş yeri yönünden bakiye 437,95 TL alacağının kaldığı, davacıya ödenen 82.688,57 TL yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu miktar yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; davalı Kurum tarafından bu ödenen bedele faiz işletilmeyerek ödendiği anlaşıldığından faiz başlangıcının 14.06.2013 tarihi baz alınmak suretiyle kurum tarafından davacıya ödemenin yapıldığı ayın başı olan 01.12.2019 tarihine kadar işlemiş 48.138,34 TL yasal faizin davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiği kanısına varılmış ve bakiye 437,95 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacıya ait 1044337.67 sicil numaralı işyeri yönünden ise 01.01.2010 31.08.2010 tarihleri arasında bu iş yerinin 5510 sayılı Kanun'un 81/1 ı bendi kapsamında 5 puanlık indirimden faydalandırılması gerektiği işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden 24.250,03 TL'nin davalı Kurumca yersiz tahsil edildiği anlaşıldığından bu tutarın 14.06.2013 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar işleyecek işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki karar verilmiştir.
Davacının 1166922.06 sicil numaralı işyerine ilişkin olarak davalı Kurumca yersiz tahsil edilen toplam 83.126,52 TL'nin yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ödenen kısım nedeniyle davalı Kurumca davacıya 48.138,34 TL işlemiş faizin ödenmesi gerektiğinin tespitine, bakiye 437,95 TL'nin 14.06.2013 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar işleyecek işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının 1044337.67 sicil numaralı işyerine ilişkin olarak davalı kurumca yersiz tahsil edilen 24.250,03 TL'nin 14.06.2013 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar işleyecek işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; kurumca davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde olduğunu ve esasen davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirket hakkında 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indirimlerinden 1 yıl süreyle faydalandırılma hakkının varlığı hususundadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81 inci madde hükümleridir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06