Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/7961

Karar No

2023/8216

Karar Tarihi

14 Eylül 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali ve icar inkar tazminatı davasında davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; yeniden davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, kocasından boşanan davalı müvekkiline Kurum tarafından gelir aylığı bağlandığını, ancak Kurum denetim memurları tarafından yapılan araştırma sonucunda davalının Kurumdan aylık almak amacıyla kocasından boşandığının ve gerçekte fiilen bir arada yaşadıklarının tespit edildiğini, bu nedenle davalının almakta olduğu aylığın 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca 23.05.2011 tarihinden itibaren iptal edildiğini, 01.10.2009 22.05.2011 tarihleri arasında davalıya yersiz ödenen toplam 11.786,72 TL'nin tahsili için ... 17. İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca yapılan bu itirazın yasal dayanağının bulunmadığını, davalının eşiyle birlikte yaşadığının denetim raporlan, ikametgah kaydı ve elektrik, telefon ve su abonelikleri ile sabit olduğunun, davalı tarafa ödenen miktarın banka ve Kurum kayıtlarında belli olduğunu ve bu nedenle de alacağın likit olduğunu, dolayısıyla da IIK uyarınca %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, beyanla, ... 17. İcra Müdürlüğünün 2011/432 E. sayılı takibine yapılan itirazın iptaline, esas alacak likit olduğundan alacağın %40'ı tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, 11.786,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kurum vekili, 23.05.2011 tarihinde dul ve yetim aylığını almak için Esenler PTT'ye gittiğini, aylığının yatmamış olduğunu söylediklerini, bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Güneşli Şubesi'ne gittiğini ve konuyu anlattığını, verilen bilgiye göre bir şikayetin olduğunu, ayrıldığı eski eşiyle birlikte oturduğunun söylendiğini, fakat böyle bir şeyin mümkün olmadığım, eski eşinin 08.12.2008 tarihinde evden ayrıldığım, o tarihten sonra sadece mahkemenin verdiği karar doğrultusunda çocukları görmek ve onlara maddi yardımda bulunmak için eşinin eve geldiğini, bunları Kurumun Güneşli Şubesine bu şekilde anlattığını fakat daha fazla bilgi veremeyeceklerini söylediklerini, bunun üzerine 23.05.2011 tarihinde durumu posta ve faksla Sosyal Sigortalar Müdürlüğü ...'ya bildirdiğini, ayrıca eşinden boşandıktan sonra ikametinin de değiştiğini, beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2013 tarih, E.2011/555, K.2013/1051 sayılı kararıyla; "Dosyaya celp edilen nüfus idaresi ve sunulu kurum kayıdarından, davalı ... Şen'in 14.09.2009 tarihinde eşinden boşandığı, 07.10.2009 tarihinde kuruma başvurarak müteveffa 56590032380 tahsis nolu babası Müşir Şen'in hak sahibi olduğunu beyanla kendisine ölüm maaşı bağlanması yönünde talepte bulunduğu, kurumca 3411384886 tahsis numarası ile kendisine aylık bağlandığı, 22.04.2010 tarihinde birikmiş 4.347,40 TL olmak üzere 22.04.2011 tarihine kadar 11.786,72 TL ödeme yapıldığı;

Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Emeklilik 2. Karar Servisinin 22.10.2009 tarihli ölüm aylığı talebinde bulunan davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığı yönünde yapılan araştırma sonucunda düzenlenen 09.03.2011 rapor ile, ikametgahı bölgesinde yapılan harici araştırmada davalının eşi ile birlikte yaşadığı bilgisine ulaşıldığı, davalının kapısı çalındığında kapıyı açan erkeğin, davalının boşandığı eşinin kardeşi olduğunu beyan ettiği, kim olduğunun tespitini mümkün kılacak resmi kimlik sunamadığı, kendi eşi ve çocuklarına ilişkin verdiği bilgilerin tutarsız olduğu, SSK emeklisi olduğunu ancak en son çalıştığı işyerinin unvanını bilmediğini, eşinin 4 yıl önce vefat ettiğini, bekar olduğunu, eşinin kızlık soyadını hatırlamadığını, bir çocuğunun olduğunu, oğlu ile birlikte yaşadığını, davalının boşandığı eşinin oğlu ile birlikte yaşadığını beyan ettiği; davalının ise oğlu ile kendisinin yaşadığını beyan ettiği, bu beyanların birbiri ile çelişki arz ettiği gibi resmi nüfus kayıtları ile de uyuşmadığı yönündeki tespiderden yola çıkılarak kimlik sunamayan ve adının Selahattin olduğunu beyan eden şahsın, davalının boşandığı ... olduğu kanaati ile 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi uyarınca, yersiz ödemelerin tahsili yoluna gidildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce davalı ... Şen ve 2009 yılında boşandığı eşi ...'a ait aile nüfus kayıt tabloları getirtilerek incelendiğinde, tarafların 14.09.2009 tarihinde boşandıkları, Ümran Şen'in o tarihten beri adresinde değişiklik olmadığı ve adresinin Namık Kemal Mah. 9. Sok. No:15 İç Kapı No:4 Esenler ... olduğu, ...'ın adreslerinde ise 14.09.2009 tarihinden itibaren 4 kez değişiklik olduğu, son adresinin Kumburgaz Mah. Ferah 2 Sok. No:3/2 Büyükçekmece ... olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce İgdaş'a yazılan müzekkereye verilen cevapta Ümran Şen ve ... adına doğalgaz abonelik kaydı bulunmadığı bildirilmiştir. Avea İletişim Hizmetlerine yazılan müzekkereye verilen cevapta ...'ın adresinin Merkez Mah. Deniz Sok. Sorel Sitesi A1 Blok No:1 Büyükçekmece ... olduğu, Ümran Şen adına kayıt bulunmadığı, Türkcell'e yazılan müzekkereye verilen cevapta, ...'ın adresinin Dizdariye Mah. Atatürk Cad. No:17 D:2 Büyükçekmece ... olduğu bildirilmiştir. İski'ye yazılan müzekkereye verilen cevapta Ümran Şen'in adresinin nüfus kaydındaki adres olduğu, ...'ın adresinin ise Büyükçekmece ... olduğu, Bedaş'a yazılan müzekkereye verilen cevapta ...'ın adresinin Kumburgaz Büyükçekmece ... olarak bildirildiği anlaşılmıştır.

Esenler İlçe Emniyet Müd.'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta, çevreden yapılan araştırma sonucunda Ümran Şen ile ...'ın aynı adreste ikamet etmedikleri, ayrı yaşadıklarının bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce dinlenen davalı tanıkları beyanlarında; Ümran Şen ile boşandığı eşi ...'ın ayrı adreste oturduklarını, boşandıktan sonra birlikte ikamet etmediklerini, ancak ...'ın çocuklarını görmek için evin yakınındaki parka gelip gittiğini duyduklarını beyan etmiş olmakla, davacı tarafça dosyaya sosyal güvenlik kontrol memurlarının hazırlayıp sunduğu rapor dışında Ümran Şen ile boşandığı eşi ...'ın birlikte yaşadıklarına dair somut bir delil sunulmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 19.09.2014 tarih ve E.2014/10156, K.2014/17921 sayılı kararında; Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu aşamada, özellikle Anayasa'nın 20 inci 5510 sayılı Kanun'un 59, 100 üncü 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 28, 45 inci 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 3, 45 ve 53 üncü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 nci, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6, 24, 33, 189, 190, 191 inci 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6, 19, 20 inci maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; uyuşmazlık konusu dönem (01.10.2009 22.05.2011) belirtilmek suretiyle, muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, seçmen bilgi kayıtlarında davacı ve eski eşin nerede oy kullandıkları ve seçmen bilgi sistemindeki adreslerinin neresi olduğu araştırılmalı, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge/bölgeler yönünden uyuşmazlık konusu dönem belirtilmek suretiyle geniş kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, anılan mahallelerde görev yapmış/yapmakta olan muhtar ve azalardan istem hakkında düşünce edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı ve boşandığı eşinin talep konusu dönemde verdikleri medula sisteminde kayıtlarda görülen adreslerinin de ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, 09.03.2011 tarihli Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu'nca gerçekleştirilen soruşturmada ifadesine başvurulan ve davalının kayınbiraderi olduğunu iddia eden ... yönünden ikametgah bilgileri, iş durumu ve nufüs kayıtları araştırılmak suretiyle ve gerekirse duruşmada dinlenerek kimliği açık bir şekilde ortaya konulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2021 tarih ve E.20147554, K.2021/113 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile,

1 ... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2011/432 esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptaliyle, takibin net 11.786,72 TL yersiz ödenen alacak ve taleple bağlı kalınarak net 978,57 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden devamına,

2 Net 11.786,72 TL tutarındaki asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

3 Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 29.12.2022 tarih, E.2022/12213, K.2022/17031 sayılı kararında; "...Eldeki davada, hakkında verilen boşanma kararı 14.09.2009 yılında kesinleşen davalıya, yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Kanun hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle, davacı Kurumca 2009 yılında gerçekleştirilen işlemle kesilerek, 01.10.2009 22.05.2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, anılan borcun tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkemece, davalının boşandığı eşinin denetim tarihinde kendisini kayınbiraderi olarak tanıttığı halde, davacının evinde yakalanması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de sadece o gün için boşandığı eşiyle biraraya gelmenin birlikte yaşamayı kabul edilebilecek yeterlikte bir delil olmadığı, özellikle davalı ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde nüfus, seçmen ve medula kayıtlarında birlikte yaşamı ispatlar nitelikte ortak bir hususun bulunmadığı, zabıta araştırmasında da birlikte yaşam olgusunun kanıtlanamadığı, ayrıca ... 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E.2012/27 sayılı dosyasında sanık olarak yargılanan davalının boşandıktan sonra eski eşi Selim ile ayrı yaşamaları, biraraya gelmediklerinin tespiti neticesinde verilen beraat kararı sonucunda fiili birliktelik bulunmadığının maddi vakıa olarak kesinleşmesi dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı" olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Tüm dosya kapsamı, dosyada bulunan bilgi ve belgeler, mahkememizce önceki verilen kararlar, Yargıtay bozma kararlarına göre, davalının sadece o gün için boşandığı eşiyle bir araya gelmesinin, birlikte yaşamayı kabul edilebilecek nitelikte olmadığı, davalı ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde nüfus, seçmen ve medula kayıtları ile, birlikte yaşadıklarının ispatlanamadığı, yapılan zabıta araştırmasında da birlikte yaşam olgusunun gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, ... 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/27 Esas sayılı dosyasında, sanık olarak yargılanan davalının, beraatine karar verildiği ve dosyada, davalının boşandıktan sonra eski eşi Selim ile ayrı yaşadıkları ve birarada yaşamadıklarının tespit edildiği, davalı ve boşandığı eşinin fiili birlikteliklerinin bulunmadığının maddi vakıa olarak kesinleştiği sonucuna varılarak" davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı kurum vekili, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının eşiyle birlikte yaşadığının denetim raporu ile tespiti üzerine 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca kendisine bağlanan ölüm aylığının tahsiline ilişkin icra takibine vaki itrazın iptali ve icar inkar tazminatı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56 ve 96'ncı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davacı kurum ... olmasına rağmen karar başlığında Sağlık Bakanlığı olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bu yönlerin düzeltilmesi gerekmiş, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile,

Karar başlığında davacı konumunda Sağlık Bakanlığı olarak gösterilen davacı adının silinerek yerine "Davacı: SGK Başkanlığı" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesiderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim