Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8597
2023/8093
13 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl dava Kurum işleminin iptali istemli, birleşen davalar ise itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı (birleşen davalar davalısı) ve davalı SGK Başkanlığı (birleşen davalar davacısı) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun muvazaalı boşanma nedeniyle 01.11.2008 31.01.2014 ayı ve faizinin borç çıkartılması konulu 52.456,32 TL asıl, 19.402,66 TL faizi olmak üzere 71.948,98 TL bedelli 26.08.2015 tarih, 12.418,853 sayılı borç bildirim belgesi ile ... na ait yersiz sağlık gideri konulu, 6.219,65 TL asıl, 2.417,91 TL faizi olmak üzere 8.637,56 TL bedelli 26.08.2015 tarih, 12.418,981 sayılı borç bildirim belgesini gönderdiğini, söz konusu borç bildirim belgesine davalı Kurum nezdinde yaptıkları itirazın da 11.09.2015 tarihli yazı ile reddedildiğini, işbu Kurum yazısının 28.09.2015 itibariyle kendilerine tebliğ edildiğini, işbu borç bildirimlerinin yasal dayanağı bulunmadığından iptali gerektiğini, müvekkilinin boşandığı sürede eşi ... ile kesinlikle bir arada yaşamadığını, boşanmadan sonra müvekkilinin babasından dolayı dul maaşı almaya başladığını, tekrar evlendiği 27.12.2013 tarihinde Kuruma başvurarak evlendiği bilgisini verip maaşın kesilmesini istediğini, bu tarihten sonra dul maaşı çekmediğini, hiçbir sağlık harcaması yapmadığını, müvekkilinin eşiyle, eşinin kanser hastası olması ve bakıma muhtaç olmasından dolayı yeniden evlendiğini, Kurum incelemesinde müvekkilinin gerçek durumu anlatan ifadesine rağmen ispatı mümkün olmayan eylemli olarak birlikte yaşama olgusunu var kabul eden Kurum değerlendirmesinin tamamen hatalı ve ön yargılı olduğunu, icraen ve resen tahsilatın durdurulması için tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, dava sürecinde cebri icra yolu ile tahsil edilecek kısımlar itibariyle istirdat talebinde bulunduklarını, ilgili borç bildirimlerinin iptaline, yargılama sürecinde tahsil edilmesi halinde işbu tutarların ödeme tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalı kurumdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Bozma sonrası yargılamada birleşen Adana 9. İş Mahkemesi'nin 2021/390 E. 2021/169 Karar sayılı dosyasında davacı SGK Başkanlığı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum tarafından davalı yetim aylığı almakta iken SGK denetmenlerince yapılan denetimde boşanma işleminin muvazaalı olduğunun Sosyal Güvenlik denetmenleri tarafından düzenlenen rapor ile anlaşıldığını, rapora istinaden davalının 01.11.2008 31.04.2014 tarihleri arasında yersiz olarak aldığı yetim aylıklarının, ödenmesi için davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, davalının bugüne kadar aldığı yetim aylıklarının takip tarihine kadar işleyecek yasal faizinin toplamı olan 74.506,22 TL olduğunu, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
- Bozma sonrası yargılamada birleşen Adana 9. İş Mahkemesi'nin 2021/387 E. 2021/252 Karar sayılı dosyasında davacı SGK Başkanlığı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından davalı yetim aylığı almakta iken SGK denetmenlerince yapılan denetimde boşanma işleminin muvazaalı olduğunun Sosyal Güvenlik denetmenleri tarafından düzenlenen rapor ile anlaşıldığını, rapora istinaden davalının yersiz olarak aldığı sağlık giderlerinin ödenmesi için davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, davalının bugüne kadar aldığı sağlık giderlerinin takip tarihine kadar işleyecek yasal faizinin toplamı olan 7.948,62 TL olduğunu, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Boşanmaya rağmen fiilen birlikteliğin mevcut olduğunu, nüfus kayıt örneği, Seyhan İlçe Nüfus Müdürlüğü yazısı, alınan ifadeler, medula sistemi çıktıları, hastane yazıları ve ASKİ yazıları birlikte değerlendirildiğinde ... ve ... nun boşandıkları dönemde birlikte yaşadıklarını, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin "gelir ve aylık bağlanamayacak haller başlıklı maddesinde eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 madde hükümlerine göre geri alınır' hükmüne amir olduğunu, davacının 01.11.2008 tarihi itibariyle aylığı kesildiğini, adına 01.11.2008 31.01.2014 tarihleri arasında 52.456,32 TL borç çıkarıldığını, 6.219,65 TL tutarında sağlık harcaması tespit edildiğini, 04.06.2015 tarih ve 2015/36 sayılı SGK denetmen raporuna istinaden müvekkili Kurumca tesis edilen işlemlerin mevzuat hükümleri gereği olduğunu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2015/312 E. 2017/322 Karar sayılı kararıyla; "1 Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,
2 Kurumun yersiz sağlık gideri nedeniyle asıl ve faize ilişkin borç toplamından oluşan 26.08.2015 tarih ve 12.418.981 sayılı borç bildirim belgesinin iptaline, belirtilen borç bildirim belgesine dayalı olarak davacının kuruma yersiz sağlık gideri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
3 Davacının yersiz ölüm aylığı nedeniyle açmış olduğu menfi tespit (ödenmişse istirdat) davasının reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli ve 2019/1782 Esas, 2019/2421 Karar sayılı kararıyla; "Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemiz 24.05.2021 tarihli ve 2020/4922 E. 2021/6839 Karar sayılı ilamı ile "Somut uyuşmazlıkta, dava konusu edilen aylıklar yönünden davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşama olgusunun varlığına ilişkin Mahkeme kabulü isabetlidir. Ne var ki, dava konusu edilen tedavi giderleri yönünden ise; konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2019 tarih 2015/10 2743 E. 2019/275 K. sayılı kararında; eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eşin, 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi kapsamında hakkını kötüye kullandığı, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 45 incı maddesinden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı belirtilerek, Kurumun bu kişilerden sağlık yardımını talep edebileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre birlikte yaşamanın kabulü gözetilerek yukarıda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı dikkate alınarak, eldeki davaya konu tedavi giderleri yönünden de ret kararı verilmesi gerekir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar usul ve Kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." hususlarına işaret edilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1 Asıl davada dava konusu 26.08.2015 tarih ve 12.418.981 sayılı borç bildirim belgesinin iptaline yönelik talebin reddine,
2 Asıl davada dava konusu 26.08.2015 tarih ve 12.418.853 sayılı borç bildirim belgesinin iptaline yönelik talebin kısmen kabulü ile davacının davalı kuruma 01.11.2008 tarihi ile 31.01.2014 tarihi arası dönem bakımından ödenen yersiz yetim aylıkları toplamı olan 52.456,32 TL asıl alacak ve 25.08.2015 tarihi itibariyle işlemiş yasal faizi olan 19.096,84 TL'den borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin kurum borç tahakkukunun iptaline,
3 Birleşen Adana 9. İş Mahkemesi 2021/390 esas 2021/169 karar sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davalı ...'nun Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10919 esas (eski 2016/3701) sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 52.456,32 TL asıl alacak 21.619,05 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine,
4 Birleşen Adana 9. İş Mahkemesi 2021/387 esas 2021/252 karar sayılı dosyasında davanın kabulü ile davalı ...'nun Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3702 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 5.260,21 TL asıl alacak 2.688,41 TL işlemiş faiz yönünden yönünden devamına, icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine," karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı (birleşen davalar davalısı) ve davalı SGK Başkanlığı (birleşen davalar davacısı) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı (birleşen davalar davalısı) vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava konusunu teşkil eden yersiz ölüm aylığı ile yersiz sağlık gideri unsurlarının aynı ispat şartlarına tabi olduğunu, davacının haklılığının ispat edilmiş olduğunu, davacının Kuruma herhangi bir borcu olmadığını, fiili yaşama olgusunun kabulünün maddi gerçeklere tamamen ters olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı (birleşen davalar davacısı) vekili; asıl davanın tüm talepler yönünden reddi gerektiğini, birleşen davalar yönünden ise icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşanma tarihinden sonra boşandığı eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığı, davacıya yersiz ödeme yapılıp yapılmadığı, bozma sonrası birleşen dosyalarda ise takip dosyalarına yapılan itirazların haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı/birleşen davada davalı vekilinin tüm, davalı/birleşen davalarda davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Mahkemece boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiğinin kabulü hususunda bir isabetsizlik bulunmamakla beraber, asıl alacağın, icra takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, birleşen davalarda takibe haksız itiraz eden borçlu hak sahibinin, alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan alacak tutarının %20’si oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmektedir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesinin, birleşen davalara yönelik, 3 ve 4 no'lu hüküm fıkrasında yer alan "icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine" ibaresinin silinerek yerine " hükmolunan alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma ödenmesine," yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:53