Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/662
2023/809
6 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1744 E., 2022/2243 K.
DAVALILAR: 1 ...Kalıp ve Makina San. Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat ... 2 ...
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 22.01.2019
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/32 E., 2022/162 K.
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle kusur oranlarının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalılardan ... Kalıp ve Makina Sanayi Ticaret Limited şirketinde 13.01.2015 tarihinde Freze Tezgah Operatörü olarak işe başladığını, işçi eksikliği dolayısıyla yaklaşık 1,5 yıl sonra ...,...nın ustabaşı olduğu CNC tezgahında çalışmaya başlamak zorunda kaldığını, müvekkil bu şekilde çalışmaya başladıktan sonra yine işçi eksikliği dolayısıyla torna, freeze, taşlama tezgahı, matkap, kalıp söküp takma ve kalıp millerini balyozla söküp takma işlemlerinde çalıştığını, iş bu sayılan işlemlerin her birinin vücudu aşırı zorlayan özellikle omurilik sistemi ve sırtı zorlayan iş ve işlemler olduğunu, ayrıca müvekkilini yine sırt ve bel bölgesini zorlayacak şekilde talaş varilleri çıkarma, vinç girmediği için depodam elle çelik çıkarma, balyozlarla kalıp söküp takma, tirim kalıbı söküp takma ve tirim kesme işlemleri de yaptığını, davalı işyerinde müvekkile iş sağlığı ve güvenliği alanında bir eğitim verilmediğini, müvekkiline ış sağlığına yönelik herhangi materyal teslim edilmediğini, müvekkilinin iş kazası geçirdiği dönemde işyerindeki kamera kayıtları incelendiğinde görüleceğini, işyerinde gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan işveren sebebiyle müvekkilinin 21.04.2017 tarihinde 200 gövde motor kalıbım balyozla söküp takarken ış kazası geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dilekçesinde özetle; davacı veya işyeri tarafından Kuruma herhangi bir iş kazası bildirim yapılmadığını, Kurum tarafından ilgili ilçe Emniyet Müdürlüğüne ve ilçe Jandarma Komutanlığına yazılan yazılara verilen cevaplarda iş kazası hakkında davacının veya işyerinin herhangi bir müracaatının olmadığı olay ile ilgili bir tahkakat yapılmadığı bilgisi yer aldığımı, ayrıca müvekkili Kurum nezdinde yapılan araştırmalar neticesinde davalı işyeri tarafından müvekkil kuruma, davacının iş yerinde çalıştığı dönemlerde geçirdiği herhangi bir iş kazasının olmadığı ve bu sebeple ibraz edilebilecek herhangi bir belge veya kaydın da bulunmadığı bildirildiğini, SGK Başkanlığı Kocaeli Soyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 26.11.2018 tarihli 308 Karar nurnaralı Komisyon Kararında Mayis 2017 tarihinde meydana geldiği iddia edilen olayın 5510 sayılı Kanunun 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemesi sebebiyle ış kazası sayılmamasına karar verildiğini belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bir iş kazası geçirmediğini, 21.04.2017 tarihinde, işyerinde, "200 gövde kalıp" üretimi olmadığını, 21.04.2017 günü "200 gövde kalıp” üretimi olmadığı gibı bakım veya modifikasyon amacıyla dahi işyerinde bu kalıbın. bılummadığını, bunun fatura ve sevk irsaliyelerinden anlaşılabileceğini, Davacının iş kazası geçirmediğinin bir diğer önemli delilinin de davacı tarafından yapılan SGK şikâyeti olduğumu, zira huzurdaki davada 21 Nisan 2017 günü kaza geçirdiğini söyleyen davacının SGK şikâyetinde Mayis ayında kaza geçirdiğini ileri sürdüğünü, oysaki hayatın olağan akışına göre kazaya uğrayan bir kimsenin kazaya uğradığı tarihi bilmemesinin mümkün olmadığını, davacının iş kazası geçirmediğinin beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davanın hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacının iş bu kusur tespiti davasında hukuki yararının bulunduğu açık olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 2019/34 Esas sayılı dosyasında iş kazasının tespiti halinde öncelikle dosyanın kesinleşmesi beklenecek, dosya kesinleştikten sonra müvekkilin karşı vekalet ücreti ile karşı karşıya kalmaması adına manevi tazminat hakları saklı tutularak iş kazası nedeniyle maddi tazminat davası açılacak, iş bu davada kusur oranlarının tespiti halinde, maluliyet de dikkate alınarak manevi tazminat yönünden ek dava açılacağını, tüm bu süreçte müvekkilin özellikle manevi tazminat alacağının zamanaşımına uğrama riski bulunduğundan kusur tespitinin talep edilmesinde hukuki yararının olduğu açık olduğunu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Davacının, dava dilekçesinde herhangi bir tazminat talebinde bulunmadığı, geçirilen iş kazasındaki kusur oranının tespitinin talep edildiği, sadece kusur oranının tespitini içeren bir mahkeme kararının infaz kabiliyetinin bulunmadığı, kusur oranının tespitine yönelik bir kararın infazı için davacıların maddi manevi zararlarının tazminine yönelik bir eda davası açması gerektiği, ancak maddi manevi tazminat davalarında kusur oranının mahkemece herhalde değerlendirileceği, bu itibarla sadece kusur oranının tespitine yönelik bir davada davacıların hukuki yararının bulunmadığına ilişkin yerel mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu ve kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle kusur oranlarının belirlenmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK'nın 106 ıncı maddesinde; “Tespit davası yoluyla mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Yasa maddesi gereğince; bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin (hukuki yararının) bulunması gerekir. Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın, ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlamalıdır.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Somut olaya gelince, davacının, dava dilekçesinde herhangi bir tazminat talebinde bulunmadığı, geçirilen iş kazasındaki kusur oranının tespitinin talep edildiği, sadece kusur oranının tespitini içeren bir mahkeme kararının infaz kabiliyetinin bulunmadığı, kusur oranının tespitine yönelik bir kararın infazı için davacıların maddi manevi zararlarının tazminine yönelik bir eda davası açması gerektiği, ancak maddi manevi tazminat davalarında kusur oranının mahkemece herhalde değerlendirileceği, bu itibarla sadece kusur oranının tespitine yönelik bir davada davacının hukuki yararının bulunmadığı bu bağlamda kararın isabetli olduğu anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22