Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6861
2023/8040
12 Eylül 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1705 E., 2023/518 K.
2..... ...aahhüt A.Ş.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 11. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/372 E., 2022/164 K.
Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Beşiktaş...... şirketinde inşaat işçisi olarak çalışırken olay günü saat 03:00'da işçilerin şantiyede kaldığı bölümden çıkarak beton dökümünün yapıldığı yere doğru giderken karanlıkta 10 metre yüksekten asansör boşluğuna düştüğünü ve ağır yaralandığını, olaydan sonra müvekkilinin Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilerek ameliyat olduğunu ve 11 gün boyunca hastanede yattığını, gerekli tedbirleri almayan işverenlerin olayın meydana gelmesinde sorumlu olduklarını, davalılar arasındaki ilişkinin asıl alt işveren ilişkisi olduğunu, bu olaydan sonra müvekkilinin iş başvurularında bulunduğunu ve red yanıtları aldığını, müvekkilinin manevi olarak da zarara uğradığını, yüzünde kalan iz nedeniyle estetik açısından da kötü görüntüsü dolayısıyla acı duyduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğradığı manevi zararın da giderilmesi gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL iş gücü kaybı, 1.000,00 TL iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesi ve tedavi gideri ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı...İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; "Kazanın yaşandığı inşaat alanında davacının diğer davalının çalışanı olarak çalıştığını, talimatları diğer davalıdan aldığını, davacıya işe girişinde iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, olay yerinde davacının kendi hatası ile boşluğa düştüğünü, davacının olay sırasında çalışıyor olması gerektiğini, davacının uyuduğu yerin o sırada bulunmaması gerekli bir bölge olduğunu, olayın gerçekleştiği yerin güvenlik bantlarıyla çevrili olduğunu belirterek, davanın reddini" savunmuştur.
Davalı... Birlik İnşaat Taahhüt A.Ş. davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece mahkemesi son kararında özetle tashih şerhiyle beraber; "Davanın kısmen kabülü ile;
a–)İş Gücünün Kaybedilmesinden Kaynaklı olarak 360.652,50_TL'nin olay tarihi olan 08/04/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine;
b )Manevi Tazminat olarak 50.000,00 TL'nin olay tarihi olan 08/04/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine;
c )Tedavi giderleri kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı...İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince tahkikat aşamasında yaptığı itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin asıl işveren konumunda olup,...... Stadyumu inşaatında herhangi bir iş kazası meydana gelmemesi için iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili tüm önlem alma ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkiline atfedilen kusurun yerinde olmadığını, müvekkili şirketin kazanın meydana geldiği yeri bariyerlerle çevrelemesine ve yolları aydınlatmasına rağmen, kusur oranlarının belirlendiği raporda bu önlemler alınmamış gibi kanaat açıklanarak %40 gibi bir kusur oranı belirlendiğini, Mahkemece de bu oran üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Hukuk Hakiminin, Ceza Mahkemesi tarafından yapılan kusur değerlendirmesiyle bağlı olmadığını, kusur oranı tespitine yönelik itirazları dikkate alınmadan, red gerekçesi açıklanmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, asıl işveren konumunda bulunan müvekkilinin almakla yükümlü olduğu bütün önlemlerin alınmış olmasına rağmen, hükme esas kusur raporunda müvekkilinin zaten almış olduğu önlemler alınmamış gibi kanaat açıklanmasının ve alt işverenle aynı kusur oranına göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı... ...aahhüt A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin tazminat hesaplamasındaki usuli hatasının maddi olarak 06.07.2021 tarihli dilekçelerinde itirazen açıklandığını, hesaplamalarda alınması gereken katsayının 1.946 olması gerekli iken, 2.14 olarak alınmasının maddi hata olduğunu, yine tazminat hesaplamasında AGİ ücretinin dışlanması gerekli iken, hesaplamaya dahil edilmesinin diğer bir maddi hata ve fazlalık olduğunu, yapılan bu maddi hatalardan dolayı tazminatın fazla çıkması ile müvekkili aleyhine fazladan bir yük bindiğini, yine tazminattan takdiri indirim yapılması gerekli iken, bu indirime gidilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kazadaki kusurunun yeni hesaplama ve değerlendirme kriterlerine göre %20 alınmasının usul ve yasaya aykırı olup, kazadaki kusurunun % 30'dan aşağı olmadığını, bu kusur değerlendirmesinin hesaplamaya oranlanmasını talep ettiklerini, faizi ile birlikte bu tazminatın müvekkilinin iflasına sebebiyet verebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; somut olayda, 08.09.2014 tarihinde...... stadında kaba inşaat işini yapan davalı... ...aahhüt A.Ş.'nin çalışanı olan kazalı davacı, şantiye sahasında kaldığı koğuştan çıkıp beton döküm işine giderken asansör boşluğundan 10 metre aşağı düşerek yaralandığını, olayın meydana geldiği işyerinin davalı...İnşaat ve Ticaret A.Ş.'ye ait olup, asıl işveren bu inşaatın kaba işlerini diğer davalı... ...aahhüt A.Ş.'ye verdiğini, bu nedenle her iki davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmakta olup, davacının tazminat alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, mahkemece bir makine yüksek mühendisi ve iki inşaat yüksek mühendisinden (tamamı iş güvenliği uzmanı olan) oluşan bilirkişi heyetinden kusur tespitine ilişkin 15.01.2018 tarihli rapor alınmış ve raporda davalı asıl işveren...İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin % 40 oranında, davalı alt işveren... ...aahhüt A.Ş.'nin %40 oranında, davacı işçinin ise % 20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İtirazlar doğrultusunda dosya ek rapor için aynı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş ve alınan 06.04.2021 tarihli raporda; kusur aidiyetine ilişkin kanaatlerinin değişmediğinin belirtildiğini, bu şekilde hükme esas alınan kusur rapor ve ek raporu usul ve yasa ile dosya içeriğine uygun bulunduğunu, maddi tazminata yönelik hesaplamanın yapıldığı 23.02.2022 tarihli ek bilirkişi raporu, dosyadaki kusur durumuna, maluliyet oranına, davacının kazanç durumuna, yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişlidir. Davacıya ödenen ilk peşin sermaye değeri ve geçici iş göremezlik ödeneği usulünce mahsup edilmiş olup, ayrıca davalı vekilinin itirazının aksine davacının ücretinin, asgari ücrete katı 1,946 olarak kabul edildiğini, bu raporu esas alan İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasa ile dosya içeriğine uygun olduğunu, aksine itirazların hiçbirisinin yerinde görülmediğini, maddi tazminat hesabından takdiri indirim yapılması gerektiğine yönelik itirazın yerinde görülmediğini, ayrıca İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında davalı olarak Ortadoğu ...aahhüt A.Ş. gözükmekte ise de, davalı taraf unvan değişikliğine gitmiş olup, Dairemizce davalının unvanı... ...aahhüt A.Ş. olarak düzeltilmek suretiyle karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla, İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu’nun 353/1,b 1 inci maddesi gereğince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı...İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin diğer davalı alt işverenle eşit miktarda kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ile beraber sürekli olarak işçileri denetlemesi ve uyarmasının beklenemeyeceğini, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında eğitimleri verdiğini, her türlü donanım ve ekipmanın teslim edildiğini, kusur raporunda aydınlatmanın yeterli olmadığı belirtilmiş ise de; tanık beyanlarına göre davacının kendisine ayrılan yaya yolunu kullanmadığı için %20 oranından daha fazla kusurlu kabulü gerektiğini, müvekkilinin bariyer koyduğu aydınlatma yaptığı halde %40 oranla sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı... ...aahhüt A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı kusurunun en az %30 esas alınması gerekirken %20 alınmasının hatalı olduğunu, tazminattan takdiri indirim yapılması gerektiğini, icra takibi kapsamında müvekkilinin teminat mektubu sunmaya zorlanarak mağdur edildiğini, hesaba esas ücret katının 1,94 kat olarak esas alınması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 110, 323, 326 ve 332 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci maddeleri ile 49, 50, 51, 52, 53, 55 ve 56 ncı maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 492 sayılı Harçlar Kanun'un 15, 16 ve 28 inci maddeleridir.
- Değerlendirme
A) Davalılar vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
-
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının 107.090,00 TL olup hüküm altına alınan manevi tazminatın 50.000,00 TL olup bu tazminatın, maddi tazminat hükmünden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği ve kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde kesinlikten reddine karar verilmiştir.
B) Davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan kusur ve hesap raporunun Dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olmasına ve İlk Derece Mahkemesi karar başlığında davalılardan... ...aahhüt A.Ş.'ın unvanının yazımında noksan ifadelere yer verilmiş ise de bu hususun açık maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte yazım yanlışı olduğu gözetilerek bozma sebebi yapılmaması gerektiği kanaatine erişilmekle, kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar kapsamında davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2.6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, bu madde içerisinde “Başvurma, karar ve ilam harçları yargılama gideri” kapsamında belirtilmiş, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326 ncı maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği” , “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332 nci maddesinde ise; “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.
3.492 sayılı Harçlar Kanun'un 15 inci maddesinde “Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır.” 16/1 1.cümlesinde “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır.” 28/1 a maddesinde “Karar ve İlam Harcı” düzenlenmiş olup “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” Hükümleri yer almaktadır.
4.Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere “Harç, idarece yapılan bir hizmetten yararlananlardan bu hizmet dolayısıyla alınan para, diğer bir deyimle verginin özel ve ayrık bir türüdür. Bu nedenle diğer harçlarda olduğu gibi, yargı harçlarında da kural; harcın, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişi tarafından ödenmesidir. Ancak yargı yoluna başvurmak, başvuran kişiye bir harç yükümlülüğü yüklediği gibi, başvuranın haklı çıkması halinde bu yükümlülük yer değiştirmekte ve davada haksız çıkan tarafa yükletilmektedir. Bu nedenle nispi harca tabi davalarda, yargılama sonunda ödenecek harç miktarıyla birlikte, harcın gerçek sorumlusu da mahkeme kararıyla belirlenmektedir.”
5.Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacının davalılardan tazminat istemi hususunda teselsül hükümlerine dayanarak tahsil talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda da bu husus gözetilerek davalıların tazminat alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği, bu cümleden olarak hüküm ferileri hakkında da kararın niteliğine uygun olarak davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği, böylece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda da istinaf başvurusu reddolan davalıların tek bir karar ve ilam harcından müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken; her bir davalının aynı miktardaki karar ve ilam harcından ayrı ayrı sorumluluklarına hükmedilmesi ve peşin yatırılan harç miktarının toplamının karar ve ilam harcından mahsup edilmemiş olması hatalı olmuştur.
-
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
-
O halde, kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususların re'sen dikkate alınacağı gözetilerek, temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazları gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.
-
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
-
Davalıların davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
-
Davalıların davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının istinaf karar ve ilamı harcı yönünden kabulü ile;
... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 29/03/2023 tarih ve 2022/1705 Esas 2023/518 Karar sayılı kararın hüküm fıkrasının 2 ve 3. paragraflarının silinerek yerine:
"Harçlar Kanununa göre alınması gerekli olan 28.051,67 karar ve ilam harcından istinaf başvurusu esnasında peşin olarak davalılardan tahsil edilen toplam 14.027,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 14.024,67 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına" rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.İstek hâlinde temyiz başvurusu için yatırılan peşin harçların yatıranlara iadesine,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14