Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7653
2023/7997
12 Eylül 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1613 E., 2021/861 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/215 E., 2020/57 K.
Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci ve geçici 71 inci maddelerinde yer alan teşvikten yersiz faydalandırılması nedeniyle teşvikin iptali ve kurumca resen tahakkuk ettirilen borç nedeniyle ödenen tutarın istirdadı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı şirkete ait İşyerinde, ..., ..., ... ve ... İsimli Suriye uyruklu işçilerin çalıştığını, bu işçilerden Tarık El Hüseyin'in 22.06.2017 23.06.2017, 12.01.2017 13.01.2017 tarihlerinde, ...'ın 10.01.2017 13.01.2017 tarihlerinde, ...'in 19,09.2016 24.09.2016 tarihlerinde, ...'in de 19.09.2016 24.09.2016, 22.12.2016 23.12.2016, 18.01.2017 19.01,2017, 21.06.2017 22.06.2017 tarihlerinde kendi istek ve arzuları doğrultusunda ücretsiz izin kullandıklarını, 5510 sayılı Kanun'un prime esas kazançlar başlıklı 80 inci maddenin g fıkrasında belirtildiği üzere “Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biri olup,ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.” şeklindeki düzenleme esas alınarak işlem yapıldığını, akabinde davalı kurumca hiçbir yasal dayanağı olmadığı halde Suriyeli çalışanların diğer Türk çalışanlardan ayrı tutularak ücretsiz izin formları göz ardı edilip, değerlendirilmeksizin, 18.12.2017 tarihinde tebliğ edilen 60043402 1063438 sayılı 11.12.2017 tarihli 14937163 nolu yazı ile eksik prim nedeniyle toplam 123.653,77 TL borç tahakkuk edildiği ve 6661 sayılı Kanun gereği Asgari Ücret Destek Tutarlarının kesildiğinin tebliğ edildiğini ve davalı kurumca haksız olarak tahakkuk edilen prim borcunu ödeyen müvekkilinin ödemiş olduğu 122.973,95 TL nin ödeme tarihi olan 14.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan tespit ve değerlendirmeler ile kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın ve hukuka aykırılığının bulunmadığını buna göre, esasen davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele Daire Başkanlığının 30.10.2017 tarihli ve 5447902 sayılı yazısı istinaden sigortası eksik bildirilen işçilerin 2016/1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12, 2017/1 2 3 4 5 6 7 8 9. Dönemlerdeki 6661 sayılı Kanun gereği yersiz faydalanılan işveren teşviklerinin iptal edildiği, iptallerden dolayı 2016/1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12, 2017/l 2 3 4 5 6 7 8 9. dönemlere ait 104.928,30 TL prim ile 31.12.2017 tarihine kadar hesaplanan 18.725,47 TL gecikme zammı ile birlikte toplam 123.653,77 TL borç tahakkuk ettirildiği ve davacı işverenin 14.12.2017 tarihinde 122.973,95 TL olarak ödemesini gerçekleştirdiği, iş bu dava ile davacı şirket söz konusu ödemenin istirdatını talep etmekte olup Mahkememizin 2018/286 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davalı kurumun işlemine dayanak teşkil eden yabancı uyruklu ..., ..., ... ve ... 'in ücretsiz izin kullandıklarına dair yeterli delil mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de iade kararının gerekçesi doğrultusunda yapılan araştırma ve celp olunan belgeler ile dinlenen dönem bordrosu tanıklarının beyanları dikkate alındığında davalı kurumun işlemine dayanak teşkil eden yabancı uyruklu işçiler olan ..., ..., ... ve ...'in davalı Kurumun işleminde belirtilen tarihlerde ücretsiz izin kullandıkları, davacı şirketçe kullanılan bu izinler karşısında davalı kuruma prim ödemesinin yapılmadığı dolayısıyla davacı şirkete yönelik davalı kurumca yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı Kurum vekili, usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; bordro tanıklarının beyanları, dosyada mevcut ücretsiz izin formlarının tanık beyanları ve yabancı uyruklu işçilerin beyanları ile uyumlu olması, davalı Kurum’un sosyal güvenlik il müdürlüklerine gönderdiği 18.03.2019 tarih ve "yabancı uyruklu çalışanların eksik gün bildirim nedenleri hakkında" konulu yazı, idare mahkemesi kararları hep birlikte değerlendirildiğinde Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmış, istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyizinde davalı Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olup, davanın reddinin gerektiğini, yaptığı işlemin hukuka ve kanuna uygun olduğunu belirterek aksine verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 ve geçici 71 inci maddelerinde yer alan teşvikten faydalandırılması gerekip gerekmediğine ve Kurumca yapılan işlemin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci ve geçici 71 inci maddeleri hükümleridir.
- Değerlendirme
Eldeki davada, davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de, yargılama ve temyiz aşamasında 01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiş olup, bu maddenin ilk fıkrasında aynen: “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” Hükmü ve ikinci fıkrasında ise;“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” şeklinde belirtilmiş hükümleri mevcut olup, bu yeni madde hükümleri ile tüm teşvik unsurlarından faydalandırılma veya fazla ödemelerin iadesi veya değiştirme istemleri hakkındaki uyuşmazlıklarda ek 17 nci maddede yer alan hükümlerin irdelenmesi gerektiği açıktır.
Değinilen Ek 17 nci maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanun'un 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yılsonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.” Hükümleri mevcuttur.
Diğer taraftan Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, İlk Derece Mahkemelerince verilen kararlar hakkında ...'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi gazetede yayımlanmıştır.
Eldeki davada ise Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu gözetilmeli, bu anlamda olmak üzere, davalı Kurumun ek 17 nci madde kapsamında resen veya davacı şirketin başvurusu üzerine, işlem yapıp yapmadığı, yapmış ise anılan ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkra hükümleri dışında, ik üç fıkra hükümleri gereğince işlem yapılarak, davanın konusuz kalıp kalmadığı hususları yeniden ve usulünce irdelenmesi ile davalı Kurumun başvuruyu kabul etmemesi veya işlem yapmamış olması halinde, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci madde ile geçici 71 inci maddesi dahil tüm yasal dayanaklar irdelenmeli ve davacının iddialarını destekleyen olguların varlığı hususunda gereken araştırma yapılmalıdır.
Şüphesiz mahkemece işin esası hakkında yapılacak irdelemede, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde yer alan “Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalıların eksik gün nedeni ve eksik gün sayısı, işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan edilir" hükmünün dikkate alınması ile davacı şirket tarafından anılan sigortalıların çalıştıkları dönemlerde ücretsiz izinlerine dair belgelerin davalı kuruma hangi gerekçe ile verilmediği hususu üzerinde durulmalı ve buna göre kurum işleminin yerindeliği irdelenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14