Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/8276

Karar No

2023/7950

Karar Tarihi

11 Eylül 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

DAVA TARİHİ: 22.03.2017

HÜKÜM/KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki aidiyetin tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012 yılına kadar ...T.C. kimlik numarası ile nüfusta kayıtlı göründüğünü, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2012 tarih, 2011/639 Esas 2012/130 Karar sayılı ilamı ile nüfus kaydında düzeltme yapılarak ... T.C. kimlik numarasını aldığını, hizmetlerinin önceki kimlik bilgilerine ait olup, kendisinin yeni kimlik numarası alması üzerine önceki hizmetlerinin yeni kaydına aktarılması için Kuruma yaptığı müracaattan bir netice alınamadığını, müvekkilinin yaklaşık 1990 yılından itibaren çeşitli işverenler nezdinde mevcut olan hizmet sürelerinin müvekkilinin gerçek sigorta kayıtlarına işlenmesi gerektiğini beyanla müvekkilinin davalı ... adına kayıtlı olan önceki hizmet sürelerinin müvekkilinin yeni kayıtlarına işlenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının incelenmesinde ... T.C. Kimlik numaralı ...’in baba adının İsmet, anne adının Zeliha, 15.01.1968 Bingöl doğumlu olduğu, 3501016812418 sigorta sicil numarası ile 4 a kaydının ve ilk işe giriş tarihinin 11.03.1987 tarihi olduğu, çalışmalarının dilekçeleri ekinde sunulan hizmet cetvelinde görüldüğü gibi olduğunu, 48511937514 T.C. Kimlik numaralı ...’in ise baba adının Abdülvahap anne adının Gülşen, 15.01.1967 Bingöl doğumlu olduğu, 3501201211539 sigorta sicil numarası ile 4 a kaydının ve ilk işe giriş tarihinin 26.03.2012 olduğu çalışmalarının dilekçeleri ekinde sunulu hizmet cetvelinde görüldüğü gibi olduğunun tespit edildiğini, Sosyal Güvenlik Hakkının kişiye sıkı sıkı bağlı devredilmeyen haklardan olduğunu, sigorta kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığı yönündeki iddianın aydınlatılabilmesi için öncelikle yanlış yazıldığı belirtilen işe giriş bildirgesini düzenleyen işverenin beyanının alınması, işveren nezdindeki işyeri kayıtları ile ücret ödeme belgelerinin celp edilerek şahsi dosya kapsamındaki kayıtlarda dahil olmak üzere imza ve fotoğraf incelemesi yapılması, hem davacıya ait hem de yanlış yazıldığı belirtilen kayıtlara göre nüfus idaresine yazılarak bu kayıtlara göre başka bir şahıs olup olmadığının araştırılması, aynı kişiler olup olmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi, dinlenecek tanıkların kayıtlara geçmiş ve davacı ile aynı sürede çalışmış kişilerden seçilmesi, ayrıca kayıtlarda tashih olup olmadığının araştırılması, özetle davanın hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

Dahili davalı tarafından davaya cevap verilmemiş, duruşmadaki beyanlarında 1987 yılında Habaş'da çalıştığını, genelde Karabağlar' da mobilya sektöründe çalıştığını, davacının amcasının oğlu olduğunu, kendisinin daha çok inşaat sektöründe çalıştığını, 1985 1986 yılında ... mobilyada çalıştığını, şu anda kendi işyerinde çalışmakta olduğunu, babasının adının İsmet, annesinin adının Zeliha olduğunu, 1968 doğumlu olduğunu, davacının babasının adının Abdullah, annesinin adının Gülşen olduğunu belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2017/131 Esas, 2020/86 Karar sayılı kararı ile "Davacının davasının kabulüne; davalı Kurum tarafından 01.1111990 30.06.2012 dönemi toplam 3356 prim ödeme günü ile sigorta primine esas kazanç tutarlarının dahili davalı ...'in (T.C. ...) hizmet döküm cetvelinden iptali ile davacı ...'in (T.C. 48511937514) hizmet döküm cetveline aktarılması gerektiğinin ve davacı ...'in (T.C. 48511937514) hizmet döküm cetvelinde ilk işe giriş tarihinin 01.11.1990 tarihi olarak tahsis edilmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/952 Esas, 2020/1454 Karar sayılı kararıyla; "... 12. İş Mahkemesi'nden verilen 10.03.2020 tarih, 2017/131 Esas ve 2020/86 Karar sayılı kararına yönelik davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairenin 07.10.2021 tarihli 2020/11961 Esas, 2021/11802 sayılı kararında; "... davacının, 2012 yılına kadar ... T.C. kimlik numarası ile nüfusta kayıtlı iken ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 11.04.2012 tarih, 2011/639 Esas 2012/130 Karar sayılı ilamı ile nüfus kaydında düzeltme yapılarak 48511937514 T.C. kimlik numarasını aldığını, buna göre 1990 yılından itibaren çeşitli işverenler nezdindeki hizmetlerinin önceki kimlik bilgileri ile dahili davalı ... üzerinde kaldığını belirterek, söz konusu hizmetlerin kendisine ait olduğunun tespiti istemiyle açmış olduğu davada, Mahkemece, "01.11.1990 30.06.2012 dönemi toplam 3356 prim ödeme günü ile sigorta primine esas kazanç tutarlarının dahili davalı ...'in (T.C. ...) hizmet döküm cetvelinden iptali ile davacı ...'in (T.C. 48511937514) hizmet döküm cetveline aktarılması gerektiği" denilerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde aktarılan sigortalılık döneminin hangi tarihler arasında ve hangi işveren nezdinde olduğu açıkça gösterilmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile 01.11.1990 30.06.2012 döneminde muhtelif inşaat işyerlerinde geçen çalışmalara ait toplam 3356 prim ödeme gün sayıları ile hizalarında belirtilen prime esas kazanç tutarlarının, baba adı Abdulvahap, anne adı Gülşen, Bingöl 15.01.1967 doğumlu,...Mahallesi Cilt No: 49 Hane No: 64’e nüfusa kayıtlı davacı ...’e ait olduğu nazara alınarak söz konusu dönemde bildirilen hizmetlerin davacı adına tespiti gerektiğinin değerlendirildiği, ancak dosya içerisinde yer alan 3501016812418 sigorta sicil numaralı dahili davalı ... adına düzenlenen Hizmet Döküm Cetveline göre 01.11.1990 30.06.2012 tarihleri arasında bildirilen sigortalı çalışmaların bir kısmının davacı ...'in (T.C. 48511937514) hizmet döküm cetveline aktarılan gün sayısına dahil edilmediği, yani bir kısım hizmetlerin dahili davalı ...’e ait hizmet döküm cetvelinde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, 01.11.1990 30.06.2012 tarihleri arasında davacı adına aktarılan çalışmalar hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde uyuşmazlık olan/olmayan tüm dönemler ve işyerleri açıkça belirlenmek ve hükümde her biri ayrı ayrı gösterilmek suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davasının kabulüne; 01.11.1990 – 30.06.2012 dönemi toplam 3840 prim ödeme gün sayısı ile sigorta primine esas kazanç tutarlarının dahili davalı ...’in (T.C....) hizmet döküm cetvelinden iptal edilmesi ve müteakiben 01.11.1990 – 30.06.2012 dönemi toplam 3840 prim ödeme gün sayıları ile prime esas kazanç tutarlarının davacı ...’in (T.C.48511937514) hizmet döküm cetveline aktarılması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyizi; yetersiz tanık anlatımları ile yetinildiğini, gerekli kanıtların toplanmadığını, kayıtlarda fotoğraf ve imza incelemesi yapılmadığını ve çalışmaya ilişkin iddiaların gerçek ve fiili olduğuna dair kesin deliller olmadan hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının yeniden tetkiki ile beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,1990 yılından itibaren dahili davalı ... adına Kuruma bildirimi yapılan çalışmaların davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1)Dava, aidiyet tespiti istemine ilişkin olup, bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

  1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 tarihli, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

  1. Değerlendirme

Somut olayda, Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.

Mahkemece, bozma ilamında belirtildiği üzere, 01.11.1990 30.06.2012 tarihleri arasında davacı adına aktarılan çalışmalar hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde uyuşmazlık olan/olmayan tüm dönemler ve işyerleri açıkça belirlenmek ve hükümde her biri ayrı ayrı gösterilmek suretiyle uyuşmazlık konusunun çözümlenmesi gerekmekte iken, 07.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak bu defa 01.11.1990 – 30.06.2012 dönemi toplam 3840 prim ödeme gün sayıları ile prime esas kazanç tutarlarının davacı ...’in (T.C....) hizmet döküm cetveline aktarılması gerektiğinin tespitine dair yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmeksizin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Mahkemece yapılacak iş, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında irdeleme yapılarak, 01.11.1990 30.06.2012 tarihleri arasında davacı adına aktarılan çalışmalar hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde uyuşmazlık olan/olmayan tüm dönemler ve işyerleri açıkça belirlenmek ve hükümde her biri ayrı ayrı gösterilmek suretiyle elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararistinafcevapyargılamatemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim