Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/7726

Karar No

2023/7770

Karar Tarihi

11 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/3419 E., 2022/1715 K.

KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/467 E., 2022/123 K.

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma hakkının tespiti ile fazladan ödenen primlerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirketin TTK çerçevesinde kurulmuş ticari bir şirket olduğunu, şirketin tüm faaliyetlerinin TTK ve ilgili mevzuat hükümleri ve ana sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde yürütüldüğünü, şirket hissedarları arasında Kayseri Büyükşehir Belediyesinin olmasının şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğu hususunu değiştirmediğini, işveren sıfatı ile işçi istihdam eden müvekkili şirketin sosyal güvenlik hukukuna ilişkin mevzuat uyarında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, 5510 sayılı Kanun'un 81/ı maddesi gereğince yasal hak olan beş puanlık indirimden faydalanmak amacıyla 02.11.2008 tarih ve 16230 sayılı dilekçe ile davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı kurumun 12.11.2018 tarihli cevabi yazısı ile "şirketin" 50 den fazla hissesinin kamuya ait olması gerekse de 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlar kapsamında olması" yönünde gerekçe gösterilerek müvekkili şirketin talebinin reddedildiğini, davalı kurumun red gerekçesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek müvekkili şirketin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 3 üncü maddesinin 21 inci fırkasında tanımlanan kamu idarelerinden olmadığının ve özel sektör işvereni olduğunun ve müvekkili şirketin 5510 sayılı Kanun'un 81/ı maddesi gereğince %5'lik prim indiriminden yararlanması gerektiğinin tespitine, 5 puanlık prim indiriminden yararlanma hakkının yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı şirketin iş yerlerinin kamu iş yeri niteliğinde bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2021 tarih ve 2021/2078 Esas, 2021/1628 Karar sayılı kaldırma ilamı öncesi ve sonrası tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce davacı tarafa kaldırma ilamı doğrultusunda kuruma idari başvuruda bulunması için kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça kuruma idari başvuruda bulunduğu görülmüştür. Yine dosya kapsamında celp edilen kurum kayıtlarından davacı işverenin 01.10.2008 01.03.2011 tarihleri arası (2008/10 2011/02) aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenli olarak kuruma verildiği, belgelerden kaynaklı prim borçlarının düzenli ödediği, idari para cezası, prim ve gecikme zammı borcu bulunmadığı ve 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde belirtilen 5 puanlık indirimden yararlanmak için belgelerin süresinde kuruma verildiği ve borçların süresinde ödenmesi şartlarını taşıdığı anlaşılmıştır. Kurumun cevabi yazısı, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen emsal kararlar ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile dosya kapsamından davacı şirketin TTK çerçevesinde kurulmuş bir şirket olduğu, şirketin tüm faaliyetlerinin Türk Ticaret Kanunu ve ilgili hükümlerine ve ana sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde yürütültüğü, şirket hissedarları arasında Kayseri Büyükşehir Belediyesinin olmasının davacı şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğu hususunu değiştirmeyeceği, davacı şirketin kuruluş ve işleyici bakımından Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bir anonim şirketi olduğu dikkate alınarak davacının prim indiriminden yararlanması gerektiği değerlendirilmiş ancak 6111 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile yapılan düzenleme sonrasında 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki işyerlerinin teşvik kapsamından çıkartılmış olması sebebiyle davacı şirketin 01.03.2011 tarihinden itibaren teşvikten yararlanma hakkını kaybetmiş olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile davacı şirketin %5 prim indiriminden 01.10.2008 01.03.2011 tarihleri arasında yararlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili, kendisinin esasen 01.10.2008 tarihinden itibaren ve 01.03.2011 tarihi ve sonrasında da 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvikten faydalandırılması gerektiğini, belirterek aksi yöndeki kısmen kabule ilişkin mahkeme kararının kaldırılarak davasının tamamen kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili, davacı hakkında yasa ve genelgeler gereğince işlem yapılıp davacıya uygun şekilde tebliğ edildiğini, kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....İstinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında daire önüne gelen uyuşmazlık dikkate alınmak sureti ile yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu; eldeki davanın sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında prim teşviki, destek ve indirim uygulamalarından kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin olduğu, her ne kadar davacı vekilince davanın tümden kabul edilmesi gerektiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; 6111 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile yapılan düzenleme sonrasında 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki işyerlerinin teşvik kapsamından çıkartılmış olması sebebiyle davacı şirketin 01.03.2011 tarihinden itibaren teşvikten yararlanma hakkının olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinin ve tespitinin yerinde olduğu, yine davalı vekilince davanın reddine karar verilmesi istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; 6111 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile yapılan düzenlemeden önce 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki işyerlerinin teşvik kapsamında olmadığına dair açık bir düzenlemenin yer almaması ve davacı şirketin faaliyet alanı ile yapısı gözetildiğinde yapılan yasal değişikliğe kadar davacının teşvikten yararlanmasına engel hukuki bir durumun bulunmaması nedeniyle Mahkemece davacı şirketin %5 prim indiriminden 01.10.2008 01.03.2011 tarihleri arasında yararlanmasına yönelik verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili, kendisinin esasen 01.10.2008 tarihinden itibaren ve 01.03.2011 tarihi ve sonrasında da 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvikten faydalandırılması gerektiğini, kuruluşunun özel hukuk hükümlerine tabi olup, teşvik hükümlerinden faydalandırılması bakımından önünde hiçbir engelin bulunmadığını, buna göre Kanunun yürürlük tarihi sonrası bakımından da teşvikten faydalanmaya hakkı olduğunu belirterek aksi yöndeki kısmen kabule ilişkin mahkeme kararının kaldırılarak davasının tamamen kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve gerekli olduğunu aksi halde teşvik hükümlerinin anlamsız olacağını, şartlarını taşımadığı belirgin olan davacı hakkında kurumca teşvik iptaline gidilmesine karşı açılan bu davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan %5 teşvik indiriminden davacının faydalandırılmamasına ilişkin davalı Kurum işleminin yerinde olup olmadığı ile davacının fazladan ödenen primlerinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamanda 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 81 inci maddesi hükümleridir.

  1. Değerlendirme

Davanın yasal dayanaklarından olan, 5510 sayılı Kanun'un “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81 inci maddesinin “I” bendinin 6111 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde;

“ı) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22.02.2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır. ” hükmü mevcut iken, 6111 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile “....Bu bent hükümleri; 21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 08.09.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanun'dan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır.” Şeklini almış olup, açıklanan madde ile özel sektör işverenlerinin teşviklerden faydalanmasına dair şartlar yeniden ve açıklanmak suretiyle belirlenmiştir.

Eldeki davada ise, sermayesinin büyük bölümünün Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanarak %50,93 oranındaki doğrudan ve dolaylı olarak ortaklığı ile kalan hisselerin de yine Belediyeye ait diğer şirketlere ait olduğu anlaşılan davacı şirkete ait iş yerlerinin yasanın ilk hali kapsamında, “Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz” hükmü gereğince Kamu idaresi işyerleri kapsamında olup olmadığı hususunda uyuşmazlığın doğduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle belirtilmelidir ki, davacı şirketin 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinden olduğu ve 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda 01.03.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) maddesi kapsamından faydalanamayacağı hususunda tereddüt yoktur.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde Kamu idarelerinin tanımı yapılmış olup,

“Kamu idareleri: 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin % 50 sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,” ifade ettiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca 5018 sayılı Kanun hükümlerinin de irdelenmesi gerekli olup, anılan kanun’un 3 üncü maddesinin “a” bendinde “Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri” ifade ettiği, mahalli idarelerin ise aynı maddenin “e” bendinde tanımlanarak, “Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri” ifade ettiği hususu açıklanmıştır.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda, sermayesinin büyük bölümünün mahalli idarelerden olan Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılandığı anlaşılan davacı şirketin kamusal yönünün ağır basması ile 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendinin sadece özel sektör işyerleri niteliğinde olan işyerleri bakımından uygulanma gereği ile 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin de bu durumu teyit eder niteliği ve sosyal güvenlik ilkeleri de dikkate alınarak, şirkete ait işyerlerinin de Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğunun kabul edilmesi ve davanın reddi gereği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim