Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/244

Karar No

2023/772

Karar Tarihi

6 Şubat 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1082 E., 2022/2281 K.

DAVALILAR: 1 ... 2 ... vekilleri Avukat ... 3 ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 20.12.2012

KARAR: Esastan Red

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 17. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/169 E., 2021/699 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, davacının 01.04.2002 31.08.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalılar yanında çalıştığını, çocukların doğumuna kadar, yemek, temizlik, ütü gibi genel ev işlerini ve davalıların hizmetlerini yerine getirdiğini, 2004 yılında doğan ilk çocukla birlikte görevinin çocuk bakıcılığı ve yemek yapmak olduğunu, evin genel temizlik ve işleri için başka yardımcı elemanlar alındığını, davalıların 26.07.2004 doğumlu ... ve 04.04.2006 doğumlu ... arak 08.00 de işe başlamakla beraber birçok zaman davalıların talebine göre daha erken başladığını, normal mesai bitişinin 18.00 olsa da bu saatin aşıldığını, genel ev işlerini yapan çalışanın izinli olduğu haftanın bir günü davacının 07.00 20:00/21:00 arası çalıştığını, normalde yatılı olmayan çalışmanın davalıların iş seyahatleri, tatilleri, günlük programlar v.s. nedenlerle yılın ortalama 3 4 ayında yatılı olarak gerçekleştiğini, her yıl şehir dışında, ortalama 1,5 ay aile tatili yapıldığını, bayram ve genel tatillerde çalışmanın devam ettiğini, çocukların 40 günlük dönemlerinde veya misafir geleceğinde de çalışmanın yatılı şekilde olduğunu, çocukların bakım, gezinti, okul servisine binişleri gibi tüm işleriyle ilgilenildiğini, davacının tablodaki şekilde elden net ücret aldığını, 2002 yılı için 600,00 TL, 2003 yılı için 800,00 TL, 2004 yılı için 1.00,00 TL, 2005 yılı için 1.100,00 TL, 2006 yılı için 1.200,00 TL, 2007 yılı için 1.300,00 TL, 2008 yılı için 1.400,00 TL, 2009 yılı için 1.500,00 TL, 2010 yılı için 1.600,00 TL, 2011 yılı için 1.800,00 TL, 2012 yılı için 2.000,00 TL davacının sigorta kaydı ve prim ödemelerinin yapılmadığını, iş akdinin haksız olarak sona erdirildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 01.04.2002 31.08.2012 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılardan ... ve ... vekili, ev hizmetlerinde yapılan işlerin İş Kanunu kapsamında olmadığını, Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle ...'nın davada taraf sıfatı olmadığını, davacının ödemelerini yapan ve talimatları verenin davalı ... olduğunu, davacının 2008 yılı başından 31.08.2012 tarihine kadar davalıların evinde çocuk bakıcılığı yaptığını, genel temizlik ve diğer işlerin başka kişilerce yapıldığını, iddia edilen çalışma saatlerinin gerçeğe aykı olduğunu, davacının davalılar ile birlikte tatile gitmeyi gönüllü olarak istediğini, tatilden ne kadar mutlu olduğunu kendi ağzıyla söylediğini, asgari ücretle çalıştığını, 2008 den bu yana asgari ücret üzerinden elden ödeme yapıldığını, davacının günde 4 5 saat çalıştığı halde tam gün çalışıyormuş gibi asgari ücretin tamamının ödendiğini, bu suretle sigorta priminin aylık ücretine yansıtıldığını, bizzat davacının sigorta yapılmamasını istediğini, davacıya işe girerken sigortasının yapıldığı söylendiğinde davacının "Eşimin sigortasından yararlanıyorum, eğer ona bir şey olursa bana bağlanır. Bu sebeple sigortamı yapmayın, maaşıma sigorta parasını ekleyin" diyerek sigortaya bildirim yapılmasına engel olduğunu, 2008 yılından bu yana eşinin sigortasından yararlandığını, sigortasız çalıştırıldığını işe başladığı tarihte bildiğini, İş Kanununun İşçiye de sigortaya bildirim yapma hakkı verdiğini, davacının bildirim yapabileceğini, davacının işi bırakarak davalılar ve çocukları mağdur ettiğini, 4 yılı aşkın süredir çocukların bakımını üstlenen davacıya alışan çocukların başka bakıcı istemediklerini, işten aniden ayrılan davacının kendi yerine birinin bulunmasını dahi beklemediğini, ...’nın davacının evine gidip “4 yıldır çocuklarla ilgileniyorsun” diyerek 2.000 USD parayı elden verdiğini, davacının yeni işyerinden telefonla arandığında ona referans olarak olumlu görüş bildirdiğini, 2008 yılının başından işten çıkış tarihine davalıların evinde çocukların bakıcılığını yaptığının kabul edildiğini belirterek 2008 den evvelki taleplerinin reddini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalıştığını iddia döneme ilişkin Kurumda kayıt ve belge bulunmadığını, ev hizmetlerinde ücretle ve sürekli çalışanlar dışında çalışanların sigortalı olamayacaklarını, sigortalı olarak kabul edilebilmesi için davalıya ait ev işlerinde sürekli ve ücret karşılığı çalıştığını ispat etmesi gerektiğini, davacının iddialarını kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini, bu nedenle tanık anlatımlarına muvaffakatleri olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının 20.12.2003 tarihinden önceki çalışmasına ilişkin aynı işyerinde veya komşu işyerlerinde çalışan bordrolu tanık ifadesi bulunmadığı, tanıkların bu tarihten önceki çalışma olgusuna ilişkin beyanlarının duyuma dayalı olduğu, dosyada davacının söz konusu tarihten önceki çalışmalarını ispat edecek başkaca bir delil de bulunmadığı sonucuna varılmış olmakla tüm dosya kapsamına göre davacının hizmet süresi 20.12.2003 31.08.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak 3310 gün bildirimsiz ve sigorta primleri ödenmeden ilgili döneme ait asgari ücret üzerinden çalıştırıldığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; ilk kararda 3721 gün olarak yapılan tespitin bozma üzerine verilen ikinci kararda 3310 gün olarak tespit edildiğini, 01.04.2002 ile 20.12.2003 tarihleri arasındaki çalışmanın kabul edilmediğini, mevcut delil durumu ve beyanlar karşısında; bu tarihler arasındaki dönemin de kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının iş akdinin sona erdiği 31.08.2012 tarihine göre hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde davanın açıldığından hak düşürücü sürenin geçmediği, talep edilen dönemde iş yerinin faal ve kapsamda olduğu, tanık beyanlarına göre davacının mahkemece kabul edilen dönemlerdeki fiili çalışmasının ispatlandığı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle, davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı ve davalı Kurum vekilleri, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının 01.04.2002 31.08.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.

  1. Değerlendirme

A Davacı tarafın temyiz itirazları yönünden;

İş Mahkemeleri Kanun'u Özel Kanun niteliğinde olup öncelikle bu kanunda bir temyiz süresi belirtilmiş ise bu sürenin uygulanması gerekmektedir.İş mahkemelerince veya iş mahkemesi sıfatıyla verilen kararlara karşı temyiz süresi 30.1.1950 gün ve mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 02.03.2005 gün ve 5308 sayılı Kanun'la değişmeden önceki 8 inci maddesine göre sekiz gündür.

Yine mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun geçici 1 inci maddesine göre 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 5308 sayılı Kanun'la değişik 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7 nci maddenin 3 ve 4 üncü fıkrasına göre “12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. Kanun yoluna başvuru süresi, ilamın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlar.”

HMK’nın 05.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile değişik 361/1 inci maddesine göre “Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir” Bölge Adliye Mahkemelerince verilip HMK hükümlerine göre temyiz edilen kararlarda temyiz süresi, 20.07.2016 24.10.2017 tarihleri arasında 8 gün, 25.10.2017 tarihinden sonra ise 2 haftadır. Katılma yolu ile temyiz süresi ise 2 haftadır.

Yine HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilirse, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar vermesi gerekir. Ancak temyiz edilen karar temyiz süresi geçtiği halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E., 1990/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verebilecektir.

Somut olay incelendiğinde, hüküm davacı vekiline 08.11.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, temyiz ise 25.11.2022 tarihinde yapılmıştır. Bu duruma göre davada iki haftalık temyiz süresi geçtiğinden davacının temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünde reddine,

B Davalı Kurum itirazları yönünden;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim