Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/889

Karar No

2023/7649

Karar Tarihi

6 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2112 E., 2022/1807 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ...Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2021/139 E., 2022/76 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf mahkememize ibraz ettiği 15.02.2016 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilin davalı ..., ... Orman Bölge Müdürlüğü,... Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı ... Köyünde ağaçlandırma sahalarında Nisan 1984 tarihinde işe başladığını, davalı ...'nün... Fidanlık Şefliğine bağlı 1990 yılında faaliyete geçen ... Orman Fidanlığında işe devam ettiğini, 2012 yılı da dahil olmak üzere Nisan ayı başından Aralık ayı ortalarına kadar her sene fiilen sürekli olarak çalıştığını, müvekkilin 1984 yılından 2012 yılı da dahil olmak üzere davalı iş yerinde sürekli çalışmasına rağmen dava dışı SGK'ya bildirilmediğini, bu nedenlerle müvekkilin davalı ... Müdürlüğünde 1984 yılından 2012 yılı da dahil olmak üzere her yıl Nisan ayı başından Aralık ayı ortalarına kadar çalıştığı hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davanın niteliği itibari ile hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerine uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davanın niteliği itibari ile ...'nın davaya Fer'i Müdahil olarak davaya katılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Feri Müdahil ... vekilinin cevap dilekçesi ile; davacının yürüttüğünü iddia ettiği faaliyetinin 5510 sayılı Kanun kapsamında sayılabilecek nitelikte olmadığını, iddia edilen faaliyetin kesintisiz olmadığını, bu nedenle davacının iddialarının hizmet tespiti davasına konu olamayacağını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre gözetilmeden açıldığını, bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiğini, bu nedenlerle davacının dava dilekçesindeki taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, 1 Davanın kısmen kabulüne,

2 Davacının davalı ... Müdürlüğüne ait iş yerinde;

01.04.1990 30.11.1990 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.1991 30.11.1991 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.1992 30.11.1992 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.1993 30.11.1993 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.1994 30.11.1994 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.1995 30.11.1995 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.1996 30.11.1996 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.1997 30.11.1997 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.1998 30.11.1998 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.1999 30.11.1999 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.2000 30.11.2000 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.2001 30.11.2001 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.2002 30.11.2002 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.2003 30.11.2003 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.2007 30.11.2007 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.2008 30.11.2008 tarihleri arasında 1 gün,

01.04.2009 30.11.2009 tarihleri arasında 8 gün olmak üzere toplam 24 gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının ve bu günlere ilişkin sigortalı hizmet süresinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: ilk derece mahkemesinin defalarca yazdığı müzekkerelere rağmen davalı ... Bölge Müdürlüğü 2012 yılından önceki kayıtlardan sadece 2004, 2005, 2006, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait evrakları gönderdiği, davalı ... müdürlük aradaki 2007 ve 2008 yıllarına ait evrakları göndermediği gibi, 2004 yılından önceki evrakları da sanıyoruz arşiv saklama süresi 10 yıldır gerekçesiyle aleyhe delil olmaması amacıyla göndermediği, gönderdiği evrakların da eksik olduğunu, fidanlıkta her sene rutin olarak yapılan bir çok kalem işten sadece bir veya iki kalem işe ait evrakların gönderildiğini, davalı ... Orman Fidanlık Müdürlüğü ise 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait evrakları göndermiş, önceki yılların evraklarının ... İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nde olduğunu, dosya içinden mahkemenin 14.01.2019 tarihli müzekkerelerine Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü ile ...ve... Şube Müdürlüklerinin verdikleri cevaplarda 2010 ve 2011 yıllarında çalışılan yıl içinde posta başlarına yapılan havalelerin mevcut olduğu, dosya içinde bulunan evraklarda 2014 yılında yapılan ödemeler 02.06.2014 (iki defa), 22.07.2014, 14.08.2014, 16.10.2014 (iki defa) ve 11.12.2014 tarihlerinde yapıldığı, yapılan ödemelerin tarihlerine dikkat edildiğinde; mevsim durumuna göre Mart/Nisan aylarında başlanılan çalışmalar Kasım/Aralık aylarına kadar devam ettiği, dinlenen başta davalı eski çalışanı tanıklar, kamu tanıkları, komşu taşınmaz malikleri ve diğer tüm tanıkların ifade ettiği üzere çalışmaların yaz başından karın düştüğü kış başına kadar aralıksız devam ettiğinin anlaşıldığı, eski muhtar Abdurrahman ...'den elde edilen evraklarda 24.04.2009 ve 01.04.2010 tarihli karar defterlerinde köy muhtarının fidanlık çalışmaları için yetkilendirildiği, davalı idarece muhtarlığa ödemeler yapıldığı, fatura düzenlendiği, bu evraklarda fidanlık çalışanları arasında köy nüfusuna kayıtlı yaklaşık 120 işçiye imza karşılığı ödeme yapıldığının anlaşıldığı, Kozan Ticaret Odası'na yazılan müzekkereye verilen cevap ve ekleri evraklardan davalıya ait fidanlıktaki işlerin yapılması için kurulan SS ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 128 adet üyesinin bulunduğunu, bu da davalı iş yerinde eskiden beri çalışan insan sayısı hakkında fikir verdiğini, dava edilen hizmet süresine dahil olmamakla birlikte 2015 yılında hizmet alımı suretiyle dava konusu iş yerinde yaptırılan işlerde çalıştırılan işçi sayısını bilmek açısından SGK ...Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 12.10.2016 tarihinde verilen cevapta 1171800 sicil numaralı davalı (... Orman Fidanlığı) işyerinde 2015 yılında 130 kişinin 9 ay ve ayda 30 gün çalıştığının bildirildiğini, gönderilen cevaptan ve sistemden alınan hizmet dökümlerine göre işçiler davalı iş yerinde 06.04.2015 tarihinde işe başlamış 31.12.2015 tarihinde işten ayrıldığı, yıl içinde toplam 259 gün davalı iş yerinde çalıştığını, bu resmi belgeler davalı iş yerinde kimlerin ne kadar çalıştığına dair delil niteliğinde olduğunu, dinlenen ve lehe ifade veren tanıkların bir kısmı davalı eski çalışan memur ve kadrolu işçilerin olduğunu, bir kısım davalı tanıkları da özellikle ... dahi keşif mahallinde hazır bulunarak bunları aynen ifade ettiğini, bu tanık ifadeleri davalı iş yerinde kimlerin ne kadar çalıştığına dair delil niteliğinde olduğunu, Yüksek Mahkeme davalı kayıtları, ücret tediye bordroları celbedilmesini, müvekkile ait imzaların tespit edilmesini istemiş, Bilirkişi Heyeti tarafından da buna sadık kalarak rapor düzenlenmişse de bu gidiş yolunun sağlıklı bir yol olmadığını, orman dikim sahaları ve fidanlıkta çalışanlar ile davalı arasında hiçbir zaman işveren işçi ilişkisinin kurulmadığını, bu nedenle davalıdan gelen evraklarda yapılan çalışmalara dair doğru ve net bilgi ve belgeye ulaşmanın mümkün olmadığını, sonuç olarak dosyaya toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin kanaatinde olduklarını, 1990 yılından 2004 yılına kadar ve 2008 ve 2009 yılları olmak üzere toplam 15 yıl yönünden dava dosyasına hiçbir belge göndermeyen davalının gönderdikleri ile yetinip sonuca gitmenin mümkün olmadığını, Yüksek Mahkeme kararlarında belirtildiğinin aksine sadece kurum çalışanı bir kaç tanığın ifadesi ile kurum kayıtlarından hareketle bir sonuca gitmenin mümkün olmadığını, tüm bu sebeplerden dolayı yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Feri Müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yaptığı işin 4857 ve 5510 sayılı Kanunlar kapsamında olmadığını, davacının davalı yanında iddia ettiği sürelerde ve iddia ettiği şekilde çalıştığını kanıtlayan herhangi bir belgenin kurum kayıtlarında mevcut olmadığını, Kurum kayıtlarında bulunmayan çalışma iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, dosyada mevcut yazılı belgelerin aksine, yetersiz ve soyut nitelikteki tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğunu, yasada aranan belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı kamu düzenine dayalı bu tür davalarda mahkemece soruşturma genişletilerek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiğini, mahkemece bu araştırmalar yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, ayrıca 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 40 ıncı maddesi kapsamında davalı ... idaresince, davacının yapmayı taahhüt ettiği iş, köy tüzel kişiliği ve kalkınma kooperatifine verildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi niteliğinde olmayıp istisna sözleşmesine dayandığını, aralarında işçi işveren münasebeti bulunmadığını, davacının iddiasını usul ve yasaya uygun bir biçimde ispatlayamadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığı halde esas alınmasının yerinde olmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, mahkeme tarafından yanlış kanaaatle eser sözleşmesinin hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, iş sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine benzer ortak yönleri olmakla beraber ayırt edici en önemli özellik ise zaman ve bağımlılık olduğu, somut olayda davacı ile müvekkil arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi olmadığını, hukuki bağımlığın boyutlarıın mahkemece yeterince tartışılmadan hüküm verildiğini, dava, hizmet tespiti davası olup; davanın Yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu maddesi olduğu, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu olduğunu, davacının hizmetlerinin geçtiğini ileri sürdüğü işyerinin, bir kamu kuruluşu olduğunu, nitekim, davacıya ait gerçekleşen çalışmaların tespitine yönelik araştırmada, herhangi bir bildiriminin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kurum nezdinde herhangi bir yazılı belge ve kaydın bulunmamış olması, 506 sayılı Kanunda ön görüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde kesintisiz çalışmanın varlığı açıkça ortaya konulamamış olması nedeniyle açılan davanın reddine karar verilerek neticeye gidilmesinin gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekir iken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, ayrıca davacıların yapıtğı işin süresi ve mahiyeti dikkate almadan doğrudan mevsimlik işçiymiş gibi değerlendirme yapılarak bütün ayları kapsayacak şekilde hizmet tespitinin yapıldığını, yapılan sözleşmelerin başlangıç ve ödeme yapıldıktan sonra işin bittiğini, doğrudan davacı mevsimlik işçi kabul edilerek süre kıstası olmadan hesap yapılmamasının gerektiğinin kanaatinde olduklarını, Bilirkişilerce sürenin tam anlamı ile tespitinin gerektiğini, davacıya ne kadar ödeme yapıldığı, hangi yıllar arasında ne kadar çalıştığı gibi hususların açıkça şüpheye yer vermeden tespit edilmesinin gerektiğini, yerel mahkemece eksik araştırılan bir diğer hususun da ödeme belgelerinde davacının adının bulunduğu ve tanık beyanları ile sabit olduğu hususu olduğu, dosya içerisinde 2004 yılı ve sonrasına ait ödeme belgelerinin mevcut olduğunu, davalı Kurum nezdinde herhangi bir yazılı belge ve kaydın bulunmamış olması, 506 sayılı Kanunda ön görüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde kesintisiz çalışmanın varlığı açıkça ortaya konulamamış olması nedeniyle açılan davanın reddine karar verilerek neticeye gidilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekilleri istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Feri müdahil kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

3.Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/8 inci maddeleridir.

  1. Değerlendirme

Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup, anılan maddede; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Somut davada, davacı 1984 yılından 2012 yılı da dahil olmak üzere her yıl Nisan ayı başından Aralık ayı ortalarına kadar kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiş olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece yanılgılı değerlendirilmeler esas alınarak hüküm tesis edildiği ve bozma kararının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece 2004 yılı ve sonrası döneme ilişkin, ödeme belgelerinde davacının isminin bulunduğu yıllarda davacıya ödenen ücret karşılığı tespit edilen gün kadar çalışıldığı, anılan belgelerde davacının isminin bulunmadığı yıllarda ise çalışmanın bulunmadığına dair kabul isabetli ise de, ödeme belgeleri olmayan dönemde, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, herhangi bir dayanağı bulunmayan farazi bir hesaplama ile tespit edilen gün kadar çalışmanın olduğuna dair kabul isabetsizdir. Yukarıda belirtilen esaslar dahilinde, davacının çalışmalarının bulunmadığı ve böylelikle hizmet akdinin kesintiye uğradığı tarihten önceki dönem yönünden, kesintinin gerçekleştiği yıl sonu itibariyle dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, uyulan bozma ilamı gereğince davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarında çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu belirtilmiş olup, çalışmaya dair herhangi bir kayıt bulunmayan dönemler yönünden çalışmanın ispatlanamadığı hususu gözetilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar aykırı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bunun yanında, davacının çalıştığı kabul edilen sürelerin hangi ayda kaç gün olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri açıkça belirlenerek, infaza elverişli hüküm kurulmaması ve karar başlığında ... yerine tüzel kişiliği bulunmayan... Orman Fidanlık Şefliği’nin davalı olarak gösterilmesi isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:42:43

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim