Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6441
2023/7638
6 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2017/42 E., 2022/339 K.
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında mahkemece görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 23.10.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan kurum zararından, ıslahla, 29264,46 TL'nin 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca gelirin tahsis onay tarihi olan 24.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Ema Madencilik Ltd. Şti. vekili, 01.10.2010 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davacı Kurum tarafından açılan davaya ilişkin dava dilekçesini 24.09.2010 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili şirkete ait taş ocağında meydana gelen kaza sonucu vefat eden ...’un yakınlarına davacı Kurum tarafından bağlanan gelirin tahsilinin talep edildiğini, İş Kanunu'nun 77 nci maddesi gereğince işverenlerin iş güvenliği için her türlü önlemi almasının gerektiğini, ancak dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere Ema Madencilik A.Ş. işyerini müvekkilinin çalıştırmadığını, kaza tarihi olan 23.10.2005 tarihinde işyerinde taşeron firma Taştepe İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.’nin bulunduğunu, doğal olarak işyerinin her türlü güvenliğinden bu şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir şekilde olay nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere istenen aşacağın miktarını da kabul etmediklerini, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmadıklarını, eğer davacı Kurumun bir alacağı var ise bunun sorumlusunun ilgili işyeri olan şirket olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine dair karar verilmesini” talep etmiştir.
Davalı Taştepe İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, 15.06.2011 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Öncelikle kazanın iş kazası olmadığını, çalışmanın durduğu bir günde müteveffa işçinin işyerinde işi olmaksızın ve baretini takmadan dolaşmaya çıkmasının iş kazası olma durumunu ortadan kaldırdığını, bu durumun göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, çalışma günü olmayan pazar günü sabah saatlerinde ve sırf kendi iradesiyle işyerine giren işçinin şev dibine kadar gelip bu esnada başına kaya parçasının düşmesi neticesinde vefat eden müteveffanın tamamen kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, söz konusu olay ile ilgili olarak Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/370 Esas sayılı dosyasında da işçinin kusurunun açıkça belirtildiğini, ilgili dosyadaki bilirkişi raporunda asli kusurlu olarak işçi ...’un 6/8 oranında kusurlu bulunduğunu, Taştepe firmasının yetkililerinin 1/8’er oranında kusurlu bulunduğunu, iş kazasının meydana geldiği taş ocağının işletme ruhsatının Ema Madencilik adına olduğunu ve esasen bu davalının sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin ise taşeron firma niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere eğer ki davacının haklılığı kabul edilecek olsa dahi, müvekkilinin sorumluluğuna gidilecek oranın ancak ve ancak 1/8 oranında ve diğer davalı Ema A.Ş. ile birlikte müştereken ve müteselsilen olmasının gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine dair karar verilmesini” talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.05.2013 tarih, 2010/415 Esas ve 2013/319 Karar sayılı ilamı ile, davanın kabulüne, 29264,46 TL gelirin 24.01.2007 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine, Dairemiz 12.09.2014 tarih 2013/18624 Esas 2014/17287 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu,
Mahkemenin 21.06.2016 tarih 2014/601 Esas ve 2016/215 Karar sayılı ilamı ile, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 17119,91 TL gelirin 24.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında özetle, bozmaya uyulduğu halde bozma gereğinin yerine getirilmediği, davanın, geçirdiği iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan kurum zararının, 506 sayılı Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkin olduğu, dava konusu edilen gelirlerin 506 sayılı Kanunu'nun 92 nci maddesi uyarınca indirildiğinin anlaşılması halinde, davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının, gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Kanunu'nun 92 nci maddesi uyarınca indirilmiş hali üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fark fiili ödeme miktarının da eklenmesi suretiyle belirlenecek değere davalının kusur oranı uygulanmak suretiyle belirlenmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davanın kısmen kabulüne,
14.790,47 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 24.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili eksik araştırma ve inceleme sonucu verile kararın bozulması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Taştepe İnş. vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, kusurlarının bulunmadığını, zararın fahiş hesaplandığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Ema Madencilik A.Ş. vekili tazmin sorumluluklarının bulunmadığını, kusurlu olmadıklarını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26, 92 nci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:42:43