Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/6751

Karar No

2023/7637

Karar Tarihi

6 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1284 E., 2023/847 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 36. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/413 E., 2021/42 K.

Taraflar arasındaki sigortalılık hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalılardan ..., ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.01.1990 31.12.1998 tarihleri arasında askerlik üresi hariç aralıksız olarak ve asgari ücretin 23,34 katı aylık ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı işveren vekili, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddia edilen dönemde çalışması bulunmadığından davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek reddini istemiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin Kurum müfettiş denetimi sonucu re'sen hazırlanan ilk işe giriş bildirgesine göre 14.12.1989 da 20.10.1989 da işe girişi gösterir şekilde düzenlendiğini, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.1990 31.12.1998 tarihleri arasında 216911.34.05 sicil nolu Fahrettin Aslan unvanlı iş yerinden

01.01.1990 30.06.1990 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 5.950,00 TL kazançla

01.07.1990 31.07.1990 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 7.467,00 TL kazançla

01.08.1990 31.12.1990 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 7.467,00 TL kazançla

01.01.1991 30.06.1991 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 11.734,00 TL kazançla

01.07.1991 31.07.1991 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 15.667,00 TL kazançla

01.08.1991 31.12.1991 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 15.677,00 TL kazançla

01.01.1992 30.06.1992 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 19.805,00 TL kazançla

01.07.1992 31.07.1992 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 24.652,00 TL kazançla

01.08.1992 31.12.1992 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 24.652,00 TL kazançla

01.01.1993 31.05.1993 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 28.022,00 TL kazançla

15.01.1995 31.03.1995 tarihleri arasında 77 gün ve günlük 43.168,00 TL kazançla

01.04.1995 31.08.1995 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 46.387,00 TL kazançla

01.09.1995 14.11.1995 tarihleri arasında 74 gün ve günlük 46.387,00 TL kazançla

15.11.1995 29.02.1996 tarihleri arasında 106 gün ve günlük 260.691,00 TL kazançla

01.10.1996 31.12.1996 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 504.900,00 TL kazançla

01.01.1997 28.02.1997 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 723.775,00 TL kazançla

01.03.1997 30.06.1997 tarihleri arasında 120 gün ve günlük 854.165,00 TL kazançla

01.07.1997 31.07.1997 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 1.231.371,00 TL kazançla

01.08.1997 31.12.1997 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 1.231.371,00 TL kazançla

01.01.1998 30.06.1998 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 1.668.400,00 TL kazançla

01.07.1998 31.07.1998 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 2.103.611,00 TL kazançla

01.08.1998 30.09.1998 tarihleri arasında 60 gün ve günlük 2.103.611,00 TL kazançla

01.10.1998 31.12.1998 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 2.336.625,00 TL kazançla

olmak üzere toplam 2.447 gün daha sigortalılığının tespitine,

Davacının 01.03.1996 30.09.1996 tarihleri arasındaki talepleri hakkında hukuki yarar yokluğundan reddine,

Fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalılardan ..., ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davacı, davalılardan ..., ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme sonucu, usul ve esas yönünden hukuka uygun karar verildiği gerekçesi ile davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalan ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) geçici 7/1 inci maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi.

2 Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21 43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.

3.Değerlendirme

1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

  1. Davacının davalı işverene ait işyerinde 01.01.1990 31.12.1998 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, ancak hizmetlerinin eksik bildirildiğini belirterek bildirilmeyen çalışmaların tespitini talep ettiği, davacının davalı işyerinden 01.03.1996 30.09.1996 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu, bildirimin yapıldığı 01.03.1996 öncesi 01.01.1990 28.02.1996 tarihleri arasındaki talep konusu dönemin hak düşürücü süre kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetlerine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ..., ... 'ün oyları ve oy çokluğuyla,

06.07.2023 gününde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

  1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 01.01.1990 31.12.1998 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 28.02.1996 tarihinden sonra çalışması kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi 28.02.1996 öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

  2. Somut uyuşmazlıkta davacının çalışması 28.02.1996 tarihinden sonra kuruma bildirilmiştir. Mahkemece bildirim öncesi eksik bildirilen sürelerin dava tarihi itibari ile beş yıllık hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından dava tarihine ve işyerinde son çalışma tarihine göre blok çalışmada kayıt öncesi öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

  4. Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir (Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21 1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da hak düşürücü süreye uğramadığı kabul edilmelidir.

  5. Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 01.01.1990 tarihi ile sonrası kayda giren 28.02.1996 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki çoğunluk gerekçesine katılınmamıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gerekçesiistinafortadanretcevapkaldırılmasınavtemyizkararımahkemesiderecebozulmasınaesastankarşıvıkarar

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:42:43

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim