Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/276
2023/751
26 Ocak 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/266 E., 2022/394 K.
vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 18.02.2016
KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalı ... Kargo Lojistik ve Dağ. Hiz. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalısı ...'ın, 08.01.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle hak sahiplerine ödenen peşin sermaya değerli gelir sonucu Kurumun uğradığı toplam zarar miktarı olan 56.398,38 TL'den fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 11.279,38 TL'sinin gelir bağlama kararının onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı Kurum vekili 05.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile Kurum zararına ilişkin alacağını toplam 42.299,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirtidiğini belirterek iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirkete suç atfedilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2016/118 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararıyla; 03.02.2017 ve 17.01.2018 tarihli bilirkişi kusur raporlarına itibarla; davalı ... Kargo Lojistik ve Dağıtım Hizmetleri AŞ.'nin %75, kazazede işçi ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle, davanın kabulü ile 42.299 TL'lik ilk peşin sermaye değerli gelir alacağının, gelir onay tarihi olan 18.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2019/1425 Esas, 2020/1359 Karar sayılı kararıyla; İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olan davada, kargo teslimatı sırasında sigortalının kalp krizi geçirmesi şeklinde gerçekleşen iş kazası hakkında, mahkemece hükme esas alınan ve oluşa uygun, birbiriyle örtüşen kusur oranları, Kurum zararı ile sorumluları hakkında varılan sonuçta, davanın kabulüne dair kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Davalı vekili tarafından verilen istinaf başvuru dilekçesinin 6100 Sayılı Yasanın 352/1.c maddesi uyarınca süre yönünden reddine, Davacı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Daire kararında; " İnceleme konusu davada, davalı şirkette kargo dağıtım elemanı olarak çalışmakta olan sigortalı, 08.01.2007 günü, koli dağıtım işini yaptığı esnada kalp krizi geçirerek vefat ettiği. Mahkemece hükme esas alınan 03.02.2017 ve 17.01.2018 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporlarında, aynı kusur oran ve aidiyeti belirlenmek suretiyle, davalı İşverenin %75, kazalı sigortalının %25 oranında kusurlu olduğunun saptandığı, kusur raporu hazırlayan bilirkişi heyetlerinde adli tıp uzmanının yer aldığı görülmekle, kardiyolog hekimin yer almadığının anlaşıldığı, olayın kalp krizi sonucu meydana geldiği belirgin olmakla, yapılan işin ağır ve tehlikeli işlerden olup olmadığı, kalp krizi şeklinde gerçekleşen iş kazasının meydana gelmesinde, bahse konu olay ile işverenlik eylemi arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı varsa gerekçeleri ortaya konulacak şekilde, iş yeri koşullarının, işverence alınan önlemlerin ayrıntılı olarak irdelendiği, çalışma koşullarının bünyesel nedenlerden dolayı kalp krizine etkisi olup olmadığı hususlarında, içerisinde kardiyolog bilirkişinin de bulunduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu" belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası yargılamada, içerisinde kardiyalog uzmanı bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan 22.08.2022 tarihli kusur raporunda, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde, müteveffa ...'ın yaşı, beslenme şekli ve kültürü, genetik özellikleri, tütün bağımlılığı, alkol kullanımı, egzersiz durumuna bağlı olarak bünyevi yapısının %80 oranında, davalı şirketin ise %20 oranında kusurlu bulunduğu tespit edilmiş olup, hükme dayanak kılınarak, Davacının davasının kısmen kabulü ile Davacı kurumun PSD nedeniyle 11.279,38 TL alacağının gelir bağlama onay tarihi olan 18.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Yerel mahkeme kararında müvekkil kurum zararının müteveffa sigortalıya izafe edilen kusur doğrultusunda eksik hesaplandığını, kurum sigortalısının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, işveren tarafından ağır ve tehlikeli iş nedeniyle sigortalının işe girişinde herhangi bir rapor aldırılmadığı gibi çalıştığı süreç içerisinde de buna ilişkin bir kontrol yapılmadığını, İşçinin kendisine verilen emir ve talimat doğrultusunda çalışma yaptığını, taşıdığı yüke ve miktara kendisinin karar vermediğini, işverenin talimatı gereğince çalışmaya devam etmek zorunda kalmış olmasının gözetilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 22.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda somut vakıa hakkında bir değerlendirme yapılmadan, genel açıklama ile yetinildiği, muğlak ifadeler kullanıldığı, müteveffa çalışana ait diğer faktörler gibi, sigara kullanıcısı olduğu hususunun bilirkişi tarafından değerlendirilmediği, sigortalının sigara kullanarak meydana gelen ölüm neticesine kendi kusuru ile sebebiyet verdiği, davalı şirkete kusur atfeden bilirkişi raporunun denetimden uzak ve hüküm tesisine elverişsiz olduğu, ilgili rapora dayalı olarak tesis edilen Yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, dosyada mübrez 25.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ile çelişkili olarak, ani kardiyak ölüm olarak tanımlanan hadisede gerçekleşen sonucun kaçınılmaz olup olmadığı, daha önceden öngörülmesinin mümkün olup olmadığının hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, eylem ile zarar arasında illiyet bağını ortaya koyacak şekilde objektif ve hüküm tesisine elverişli bir değerlendirme yapılmadığı, davalı işverene kusur isnadının, en başta gelişen vakanın temel öngörülmezlik özelliği ve kaçınılmazlık faktörü nedeni ile mümkün olmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı işverene isnat edilen eylem ile ölüm neticesi arasında, yapılan işin niteliği gereğince illiyet bağı tesisinin mümkün olmadığı, kusur oranlarına karşı itirazları değerlendirilmeksizin yapılan hesaplamanın da hüküm tesisine elverişli olmadığı, davalı şirketin gerçekleşen iş kazası nedeni ile herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 08.01.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen ilk peşin sermaye değerli gelirin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26. maddesidir.
506 sayılı Kanun'un 26. maddesine göre; iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile davalının Kurumun rücu alacağından sorumluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davacı Kurum ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19