Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5504
2023/7495
4 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1494 E., 2021/1804 K.
DAVALILAR: Asıl Dava Dosyası
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2012/48 E., 2021/357 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyasının davalısı...... Kum Ocağı Nak. Harf. Tic. ve San. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl dava dosyasının davalıları ... vekili, ... mirasçıları vekili ve birleşen dava dosyasının davalısı... Belediyesi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava dosyasının davalıları ... ve ... mirasçıları vekili ve birleşen dava dosyasının davalısı... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmek ve de asıl dava dosyasının davalısı ... vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 20.12.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... adına ve davalılar ..., ..., ... adlarına Av. ... ile davacı adına Av.... ve davalı ... adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemiz’e gönderilmesimnden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dosyasında özetle; davacının davalı müteahhit ... tarafından yaptırılan... Meslek Yüksek Okulu İnşaatında, inşaatın sorumlu mühendisi davalı ... tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle kalıpçı ... tarafından hazırlanan kalıplara... Hazır... Ltd.Şti. tarafından... dökümü sırasında kalıpların çökmesi ile çalışmaya başladığı gün geçirdiği iş kazasında yaralandığından bahisle 500,00 TL tedavi gideri, 4.500,00 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini, birleşen dava dosyasında ise 500,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ettikten sonra aşamalarda davalı...... Kum Ocağı Nak. Harf. Tic. ve San. Ltd. Şti. dışındaki davalılar yönünden maddi tazminat istemini 227.597,19 TL’ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı...... Kum Ocağı Nak. Harf. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili özetle; kendileri yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili özetle; inşaatın sahibinin ruhsatında ve iş yeri açma bildirgesinde belirtildiği gibi ... olduğunu, ...'un sadece maddi katkısının olduğunu ve hiçbir ilgisinin bulunmadığını, inşaatın sosyal içerikli olarak yapılıp İnönü Üniversitesi'ne devredileceğini, davalı ...'ın ücretsiz olarak inşaatın teknik sorumluluğunu yüklendiğini, iş güvenliğine ilişkin tabelaları astırdığını, hazır...un davalı... şirketinden alındığını, kalıp işçiliği için davalı ... ile sözleşme yapıldığını, davacı işçi ile hiçbir irtibatları olmayıp davacının davalı... şitketi tarafından...u düzeltme işi için o gün getirildiğini,... döküldüğü gün... dökenlerle anlaşmazlık olduğunu, havanın soğuk olduğunu ve bu nedenle... prizinin geciktiğini,... santralinin 3 kere arıza yaptığını, işin akşam saatlerine kaldığını, bilgileri dışında çalışan işçilerin üşümeleri nedeni ile...u donmasını beklemeden döktüklerini savunmuştur.
Davalı ... 09.02.2018 tarihinde vefat etmiş olup, mirasçıları ..., ... ve ... davaya dahil edilmişlerdir.
... vekili özetle; müvekkilinin taraf olmadığını, sadece bağışlayan durumunda olduğunu, işin müteahhidi olmadığını, vuku bulan kazanın iş kazası olmadığını çünkü mastarcı olarak çalışan davacının işvereni... ile aralarında eser yapımına ilişkin istisna akdi sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin inşaatın müteahhidi olsa bile taraflar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin bulunmadığını, inşaatın... işinin tamamının... şirketine verildiğini, anahtar teslimi olduğunu, davacıya karşı bu şirketin sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili özetle; Belediye Başkanlığının konumunun M. Emin Sungur adlı kişinin İnönü Üniversitesi'ne ait olmak üzere bir Meslek Yüksek Okulu Yaptırması amacı ile arsa tahsisinden ibaret olduğunu, dava konusu işin bir istisna akdi olduğunu, bağışçısının M. Emin Sungur, nihai sahibinin İnönü Üniversitesi, işi yapanın... şirketi olduğunu, kendilerine isnat edilecek bir kusur bulunmadığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davalı ...’un işveren, davalı ...'ın kalıp işini üstlenen taşeron konumunda olduğu, davalı ...'ın işleri davalı ... adına işveren vekili sıfatıyla yürüttüğü, davalı belediyenin sorumluluğunun ise işin teknik kontrolünü üstlenmesi kapsamında değerlendirildiği, kazanın meydana gelişinde davacının ve davalı...... Kum Ocağı Nak. Harf. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin kusursuz oldukları, davalı ...'ın %30, davalı ...'in %30, davalı ...'ın %10, davalı ...'nin %30 oranında kusurlu oldukları, davacının tespit edilen sürekli iş göremezlik oranının %37,20 olduğundan bahisle asıl dava dosyası yönünden, davalı...... Kum Ocağı Nak. Harf. Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddine, asıl dosyasının diğer davalıları yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davalı belediyeye karşı açılan birleşen dava dosyası yönünden ise tahsilde tekerrür olmamak üzere maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 1.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava dosyasının davalıları ... ve, ... mirasçıları vekili ve birleşen dava dosyasının davalısı... Belediyesi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, bağışçı ... mirasçıları tarafından SGK'ya karşı söz konusu yerin müteahhiti olmadığını, sadece bağışçısı olduğunun tespiti için ve SGK'ca alınan tüm kararların iptaline ilişkin açılan... Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/151 Esas sayılı davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin yapılan yardımın yerinde harcandığını kontrol eden ve devamlı bağışçılarla irtibat içinde olan buna karşılık hiçbir ücret ve bedel talep etmeyen güvenilir birisi olduğunu, müvekkilinin teknik uygulama sorumlusu olmadığını, sadece parasal işlerin takibini yaptığını, bağışçılardan gelen paraların kesilmesi ile yeni bir protokolle eksik kalan işlerin tamamlanması için işin İnönü Üniversitesi'ne devredildiğini, Acemoğlu Şirketi'nin davacıyı bir günlüğüne döktüğü...u düzeltmek için getirdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkillerinin sadece bağışlayan durumunda olduğunu, meydana gelen iş kazası sonucunda ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulamayacaklarını, müvekkillerinin murisinin işveren sıfatının olmadığının tespiti ile SGK tarafından müvekkillerin murisinin işveren olduğuna ilişkin alınan tüm karar ve işlemlerinin iptaline ilişkin açtıkları... Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/151 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sundukları ... Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 2016/334 Esas 2017/1568 Karar sayılı kararıyla müvekkillerinin murisinin işveren sıfatının bulunmadığının açık ve kesin olarak karar bağlandığını, söz konusu dava iş kazasından kaynaklı kusura dayalı tazminat davası olduğundan müvekkillerinin hiç kusurunun olmadığını, taraf sıfatı şartının oluşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Belediyesi vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili belediyenin davaya sonradan dahil edildiğini, davaya konu uyuşmazlık bakımından taraf sıfatının bulunmadığını, işveren sıfatına haiz olmadığını, söz konusu inşaatı belediyenin yaptırmadığını,... Belediyesi yer tahsisini yaptıktan sonra işin yürütümü özel şirketin ve şahısların sorumluluğunda devam ettiğini, protokolden de görüleceği üzere ilçeye yapılan bir yatırım olması sebebi ile harfiyat, tasfiye, çitleme, malzeme nakli gibi konularda yardım ettiklerini, kendilerine akdedilen kusuru kabul etmediklerini, kusur raporlarının çelişkili olduğunu, çelişki giderilmeden hazırlanan hesap raporunu kabul etmediklerini, hesap raporlarının da çelişkili olduğunu, ayrıca... Belediyesi ile ilgili ayrı hüküm kurup diğer davalılar ile müşterek müteselsil sorumluluk hususunun muğlak bırakıldığını, dosyanın tamamında... Belediyesi sorumluymuş gibi hüküm tesisinin hatalı olduğunu, hükmedilen alacakların zamanaşımına uğradığını, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısımların hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava dosyasının davalıları ... ve, ... mirasçıları vekili ve birleşen dava dosyasının davalısı... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, ... işveren olmadığı gibi müvekkilinin de onun vekili olmadığını, ...'un... Meslek Yüksek okulunun yapımında bağış yapan konumunda olduğunu, müvekkilinin ...'un gönderdiği paraların yerinde harcandığını kontrol eden kişi olduğunu, dolayısıyla işveren vekili olmadığını, yapılan sözleşmeler uyarınca İnşaatın yapılması ve teslimi ile ilgili tüm işlemlerin belediye başkanlığına ait olduğunu, müvekkilinin davacıyı hiç tanımadığını, bu kişiyi ve diğer hiç kimseyi işe almadığını, öğrendikleri kadarı ile davacının hazır... firmasının mastarcısı olduğunu, idare mahkemesi kararına göre kendileri hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/151 Esas numaralı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, birleşen dosyadaki tüm yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat bölünemeyeceğine göre mahkemece iki tazminata hükmedilmesine karar verilmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu,
Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin olmadığı halde kesin karar verilmesinin hatalı olduğunu, istinaf mahkemesinin ...'un bağışçı olmadığı, işveren olduğu yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu, idare mahkemesi kararına göre kendileri hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ...'un asıl işveren olmadığı gibi alt işveren de olmadığını, sadece okul projesinde bağış yapan kişi sıfatı bulunduğunu, birleşen dosyadaki tüm yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını, manevi tazminat bölünemeyeceğine göre mahkemece iki tazminata hükmedilmesine karar verilmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu,
Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı ... Belediyesi'nin ilçeye yapılan bir yatırım olarak işbirliği anlayışı ile çeşitli yardımları dışında iş sahibi, işveren ve benzeri bir sıfatı olmadığını, davalı ... Belediyesi'nin kusursuz olup davaya konu olan uyuşmazlık bakımından herhangi bir taraf sıfatı bulunmadığını, dava konusu işi... Belediyesi'nin yaptırmadığını,... Belediyesi'nin yer tahsisini yaptıktan sonra işin yürütümünün özel şirketin ve şahısların sorumluluğunda devam ettiğini, işin düzeni, yürütümü ve tertibini sağlayanların yine özel şirket ve şahıslar olduğunu, dosyadaki bir kısım raporlarda ve kararda... Belediyesi'nin adeta yapı denetim şirketi gibi ifade edildiğini,... Belediyesi'nin sadece arsa tahsis ettiği ifade edilmiş ise de teknik kontrolün belediyede olduğu ve kazanın da bu nedenle meydana geldiğinin söylendiğini, oysa... Belediyesi'nin arsa tahsis ettiğini ayrıca ilçeye yapılan bir yatırım olması sebebiyle hafriyat, tesfiye, çitleme, malzeme nakli gibi konularda "yardım" edeceğini ifade ettiklerini, Belediye'nin bu işten dolayı hiç bir geliri, hukuki veya maddi menfaati, sahibi ya da yükümlüsü olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, 08.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda Belediye'ye haklı olarak herhangi bir kusur atfedilmediğini, akabinde alınan bilirkişi raporlarında ise zorlama yorumlar ile kusur tayini yapıldığını, kalıp taşeronuna %10 kusur atfedilip, Belediye'ye %30 oranında kusur tayininin anlaşılır olmadığını, davalı... Şirketine kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, hesap bilirkişisinin mahkemece aldırılan farklı kusur raporlarına göre ayrı ayrı hesaplama yapması gerekirken sadece müvekkili belediyeye %30 kusur atfedilen raporu dikkate alması, belediyenin peşin sermaye değerli gelirin %65 inden sorumlu olduğunu ifade etmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bu nedenle kusura ilişkin yeniden rapor aldırılması gerektiğini, hesap bilirkişi raporuna karşı itirazları karşılanmadan yeni raporlar alınmadan müvekkili kurum aleyhine karar verilmesi nedeniyle savunma hakkının ihlal açıkça ihlal edildiğini, dosyadaki raporlar incelendiğinde her bilirkişi raporunda bir önceki rapordaki rakamların fahiş bir şekilde sürekli olarak artırıldığını, dosyadaki hiçbir hesap raporunun diğeri ile örtüşmediğini, kusurun da aynı şekilde olduğunu,
Davalı ... ile ilgili ayrı hüküm kurulması nedeniyle diğer davalılar ile müşterek ve müteselsil sorumluluk hususunun muğlak bırakıldığını, sanki borcun ve dosyanın tamamından... Belediyesi sorumluymuş gibi ayrı bir hüküm tesis edilmiş olmasının hukuken ve usulen hatalı olduğunu, manevi tazminat hükmünün de hukuka aykırı olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısımlar da hatalı olduğunu, davacının alacak talebi zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesi tarihi itibari ile de zamanaşımının söz konusu olduğunu, zamanaşımı defi nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri.
- Değerlendirme
Dosya kapsamından, müteveffa davalı ...'in davalı ... Belediyesi ile bila tarihli bir protokol imzaladığı, bu protokol ile davalı belediyeye ait bir arsa üzerine davalı ... tarafından... Meslek Yüksek Okulu binası ve eklerinin (konferans salonu, spor salonu, amfi tiyatro, öğrenci yurtları ve lojmanlar hariç olmak üzere idari bölümler, sınıflar, atölyeler, laboratuvarlar) yapılacağı ve belediyeye teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, yine aynı protokole göre arsada hafriyat, tesfiye işleri, arsa çevresine çit çekilmesi, şantiye binası yapılması, yıkılması, inşaatla ilgili her türlü malzeme naklinin davalı ...’nin temin edeceği araçlarla bedelsiz olarak yaptırılacağı, şantiye suyu, elektriği, çevre düzenlemesi, ağaçlandırma, yeşillendirme, yol yapımı ve yol üst kaplamasının bedelsiz olarak davalı ... tarafından yapılacağı, belediye başkanlığının projenin gerçekleşmesi için hayırsever hemşehrilerden malzeme ve para bağışını sağlayacağı, gerekirse belediyeye resmi giriş ve çıkışını sağlayarak inşaata malzeme veya imalat yaparak destek olacağı, lüzumu halinde özel veya tüzel kişilerden bağış/yardım isteyeceği, davalı ...'un kendi imkanlarıyla ve yardım sevenlerin yardımlarıyla yaptıracağı kısımlar dışındaki diğer projelerin (konferans salonu, spor salonu, amfi tiyatro, öğrenci yurtları ve lojmanlar gibi) tamamlanması için davalı belediyenin davalı ... ve diğer hayırseverler ile her zaman işbirliği içinde çalışma yapacağı hususlarının kararlaştırıldığı, bu protokolün belediye meclisi tarafından onaylanmasından sonra müteveffa davalı ..., davalı ... ve dava dışı İnönü Üniversitesi Rektörlüğü arasında 02.09.2010 tarihli bir protokol daha imzalandığı bu protokolün konusunun da az önce açıklanan protokole göre yapılacak meslek yüksek okulu binası ve ekleri ile arsanın Belediye tarafından bedelsiz olarak İnönü Ünivertsitesi Rektörlüğüne bırakılması, inşaatın teknik kontrollük hizmetlerinin belediye tarafından bedelsiz olarak yapılması vs. olduğu davalılardan Türkay'ın inşaat mühendisi olup, bedelsiz olarak bu projede inşaatın teknik uygulama sorumlusu olarak görev yaptığını savunduğu, olay tarihinde meslek yüksek okulu amfi inşaatının... dökümü sırasında iskele kalıp sisteminin çökmesi sonucu... mastar ustası olan ve ilk kez o gün işyerinde işe başlayan davacının yaralandığı, hakkındaki davanın reddine karar verilen davalı... şirketinin hazır... şirketi olduğu, dosya kapsamında yer alan sözleşmelere göre davalı ...'ın diğer davalı ...’a vekaleten 3. kişilerle sözleşme yaparak vekil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı, dinlenen tanıklar ... ile ...'in 21.05.2013 tarihli ifadelerinde davacının... şirketinin aracı ile birlikte geldiğini beyan ettikleri, davacının kolluk görevlilerine verdiği ifadesinde olay günü yaptırılmakta olan meslek yüksek okulu inşaatına yevmiyeci olarak çalışmak üzere gittiğini, inşaat sorumlusu davalı ... ile görüştüğünü ve görüştükten sonra... atmak için çalışmaya başladığını beyan ettiği, devam eden aşamada Sosyal Güvenlik Kurumu denetmenine ifade veren davacı kazalının 06.08.2014 tarihli bu ifadesinde kendisini işe alanın ... olduğunu beyan ettiği, davalı belediyenin muhasebe şefi olan Nadir Kurt'un Sosyal Güvenlik Kurumu'nun denetmenine verdiği ifadesinde inşaat işyerinin dosyasının... Belediyesi adına açıldığını, inşaatın yürütülmesine ait bütün işlemleri ...'un vekili ...'ın yaptığını beyan ettiği, kazanın meydana geldiği inşaatın işyeri dosyasının “okul binası yapım işi” mahiyetinde davalı ... adına tescilli olduğu ancak kazadan sonra Sosyal Güvenlik Kurumu denetmeni tarafından yapılan tahkikat sonucu düzenlenen inceleme raporunda İnönü Üniversitesi... Meslek Yüksek Okulu'nun yapım işiyle ilgili olarak ibraz edilen ...,... Belediyesi ve İnönü Üniversitesi taraflarınca ve yine ... ve... Belediyesi taraflarınca imzalanan bila tarihli protokollerde İnönü Üniversitesi... ... Meslek Yüksek Okulu'nun... Belediyesi'nin tahsis ettiği arsada ... öncülüğünde hayırsever vatandaşlardan toplanacak yardımlarla ve... Belediyesi'nin araç ve gereç, teçhizatı yardımıyla ... tarafından yapılacağı ve bedelsiz bir şekilde İnönü Üniversitesine devredileceği hususlarının, Mehmet Emin Sugur’un vekili olduğu iddia edilen ... tarafından ibraz edilen sözleşme ve yer teslim tutanağında vekili olduğu ... adına yüklenici kalıp ustası ... ile inşaat kalıbının bağlanması hususunda sözleşme imzaladıkları ve iş için ... tarafından kalıp ustası ...’ye yer tesliminin sağlanarak tutanak altına alınıp taraflarca imzalandığı hususlarının tespit edildiği, numaralı dosyada işlem görmekte olan İnönü Üniversitesi... ... Meslek Yüksek Okulu inşaatı işinin ... tarafından yürütüldüğü ve yaptırıldığı anlaşıldığı,... Belediyesi adına tescilli sicil numaralı dosyanın kanun kapsamına alınış tarihi itibariyle iptal edilmesi ve yine aynı tarih ve mahiyet koduyla ... adına okul inşaatının tescilinin yeniden yapılması sicil numaralı dosyadan iptal edilecek tüm işçiliklerin TC kimlik numaralı ... adına açılacak yeni dosyaya aktarılması gerektiği yönünde tespitlerin yapılması üzerine bir kez de Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişi tarafından inceleme yapılarak bir inceleme raporu daha düzenlendiği, bu sonradan düzenlenen inceleme raporunun da önceki ile benzer nitelikte olup önceki inceleme raporundan farklı olarak %100 oranındaki kusurun işveren ...’a ait olduğu yönünde görüş ihtiva ettiği, açıklanan her iki inceleme raporunda süresinde işe giriş bildirgelerinin verilmemesinden dolayı ... hakkında idari para cezası uygulanması gerektiğinin belirtildiği, davalı ...'un ilk olarak kendisi hakkında uygulanan idari para cezasına Kurum nezdinde itiraz ettiği, Kurum'un itirazı reddetmesi üzerine ... tarafından ... İdare Mahkemesi’nde Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine dava açıldığı, anılan dava ile kendisi hakkında düzenlenen 760,00 TL idari para cezasıyla bu idari para cezasına itirazın reddine ilişkin Kurum kararının iptaline, ödediği 817,00 TL’nin iadesine karar verilmesini talep ettiği, ... İdare Mahkemesi'nin 20.11.2015 tarih, 2015/772 Esas sayılı kararı ile okul inşaatı işinin davacı (...) tarafından yaptırıldığı ve yürütüldüğü, ayrıca işyerindeki işçilerin seçimi ile görevlendirilmesinin davacının kontrolünde yapıldığı gibi işçilere ait aylık prim ve hizmet belgelerinin de davacı tarafından verildiği anlaşıldığından, davacının İşyeri Bildirgesini en geç sigortalı çalıştırılmaya başlanıldığı tarihte, kuruma bildirmekle yükümlü olduğu halde bildirmediğinden dolayı, 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi uyarınca tesis edilen idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği, ... vekilinin bu karara itiraz ettiği, ... Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 18.09.2017 tarih, 2016/334 Esas sayılı kararı ile olayda iş kazasının gerçekleştiği yerin... Meslek Yüksek Okulu olduğu, davacının (...) yapılan protokolle hayırsever olarak bu inşaatta sponsor olduğu, nitekim söz konusu inşaatın ruhsatının ...’na ait olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının 5510 sayılı yasa kapsamında işveren olarak nitelendirilemeyeceği açık olduğundan, kesilen dava konusu idari para cezasında konu ve amaç yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle itirazın kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararın bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın o dosyanın taraflarınca kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 14.11.2017 tarihinde kesinleştiği, 2019 yılına gelindiğinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ...'ın vefat etmesi nedeniyle onun mirasçılarına karşı rücuan tazminat davası açtığı ve kazalıya yapılan Kurum ödemelerinin tazminini talep ve dava ettiği, rücuan tazminat dava dosyasında ... mirasçılarının 07.12.2020 tarihli dilekçeleri ile davaya cevapla birlikte karşı dava açtıkları ve ...’un bağış yapan kişi konumunda olduğunun ve işveren sıfatının olmadığının tespitine ve işveren konumuna alınmasına ilişkin davalı Kurum’un tüm işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ettikleri, rücuan tazminat davasının görüldüğü İlk Derece Mahkemesi'nin bu karşı davayı tefrik edip başka esasa kaydettiği (Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/151 Esas), tefrik edilen tespit dosyasının 09.09.2021 tarihli celsesinde mahkemece Kurum’dan Bölge İdare Mahkemesi kararından sonra Kurum tarafından işveren sıfatında bir değişiklik yapılıp yapılmadığının sorulduğu, Kurum'un da 20.10.2021 tarihli cevabi yazısı ile Bölge İdare Mahkemesi kararında ...’un hayırsever olduğu ve işveren olarak nitelendirilemeyeceği kabul edildiğinden Merkez Müdürlüğü’ne işyeri ünvanının tescil tarihi itibariyle ... olarak değiştirilmesi için yazıldığı ve iş yeri unvanının ... olarak değiştirildiğinin bildirilmesi üzerine 2021/151 Esas sayılı bu tespit dosyasında mahkemece konusuz kalan davanın reddine karar verildiği, bu kararın Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf dilekçesinde müdürlükçe iş yeri tescil değişikliği işlemi sehven yapıldığından 20.10.2021 tarihli Kurum cevabi yazısının dikkate alınmaması ve... ... Meslek Yüksek Okulu inşaatı işi işvereninin ... olarak dikkate alınması gerektiğinin ileri sürüldüğü, anılan bu dava dosyasının istinaf incelemesinin henüz sonuçlanmadığı, dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2022/754 Esas sırasında kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.
4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9 273 548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Somut olayda, ... mirasçıları tarafından ...’un bağış yapan kişi konumunda olduğunun ve işveren sıfatının olmadığının tespitine ve işveren konumuna alınmasına ilişkin davalı Kurum’un tüm işlemlerinin iptaline karar verilmesi talepleri ile açılan ve en son ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2022/754 Esas sırasında kayıtlı olduğu anlaşılan tespit dosyasının sonucu beklenmeksizin yazılı şekilde davalı ...’un işveren, davalı ...'ın kalıp işini üstlenen taşeron konumunda olduğu, davalı ...'ın işleri davalı ... adına işveren vekili sıfatıyla yürüttüğü, davalı belediyenin sorumluluğunun ise işin teknik kontrolünü üstlenmesi kapsamında değerlendirildiği kabulünden hareketle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; en son ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2022/754 Esas sırasında kayıtlı olduğu anlaşılan tespit dosyasını bekletici mesele yapmak, anılan dosyanın kesinleşmesinden sonra dava dosyasını celp etmek, tüm dosya kapsamını birlikte değerlendirmek suretiyle işveren sıfatını tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde hükme esas 28.04.2020 tarihli bilirkişi hesap raporunun bilinen (iskontosuz) / bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değişmemesi gerektiğini ve karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmayan taraflar yönünden oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Davanı ... ve ... mirasçıları vekili ile davalı ... vekili yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51