Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4607

Karar No

2023/7492

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/4191 Esas, 2019/3131 Karar

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 19. İş Mahkemesi

SAYISI: 2013/161 Esas, 2018/168 Karar

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı gerçek kişiler yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... şirketi ve davalı gerçek kişiler Burak ve Şerafettin’in ortak vekili tarafından temyiz edilmek ve de davacılar vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 30.11.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacılar adına Av.... ile Akmercan Turz. Taş. İnş. Güv. Sist. Tem. ve Gıda San. Dış Tic.Ltd.Şti. adına Av....... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemiz’e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi Vedat Kovancı'nın Gaziosmanpaşa Belediyesi'nin temizlik işlerini üstlenen diğer davalı ... şirketinde temizlik işçisi olarak çalışırken çöp kamyonu şoförünün dikkatsizliği nedeniyle geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiğinden bahisle Eş ..... için 1.500,00 TL maddi, çocuklar için 500’er TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettikten sonra aşamalarda ıslahı yalnızca davalılar Akmercan şirketi ile HDİ Sigorta A.Ş. yönünden yaparak eşin maddi tazminat istemini 96.703,72 TL’ye, çocuk Gizem’in maddi tazminat istemini 9.576,87 TL’ye, çocuk Gözde’nin maddi tazminat istemini 13.211,36 TL’ye, çocuk Gaye’nin maddi tazminat istemini 17.880,42 TL’ye arttırmışlar, bunun yanında başvuru harcı yatırmak suretiyle sadece davalı ... şirketinden tahsil edilmek üzere eş için 100.000,00 TL, çocuklar için 50.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep etmişlerdir. Anılan ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmamakta olup, davacılar vekili ıslah dilekçesinin ibrazından çok sonra 07.03.2017 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesinde talep ettikleri tutarlara kaza tarihi olan 19.03.2009 tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacıların Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ödeme alıp almadığının tespit edilmesini, destekten yoksun kalma zararları hesaplanırken evlenme şansı indirimi, SGK tarafından bağlanan gelirler gibi müteveffanın vefatına bağlı tüm kazandırıcı durumların hesapta indirim sebebi yapılmasını, davanın açılmasına sebep olmadıklarını bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmaması gerektiğini beyan etmiştir.

Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa işçinin belediye çalışanı olmadığını, Akmercan şirketine ihale suretiyle temizlik işlerinin yapım ve yürütümünün devredildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ..., ... ve Akmercan şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'ın kaza tarihi itibariyle şirket ortağı olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, kaza tespit tutanağına göre asli kusurlunun kazalının kendisi olduğunu, tüzel kişilik varken şahıslara davanın yöneltilemeyeceğini, şirkete kusur atfedilemeyeceğini, kazalıya gerekli eğitimlerin verildiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza olayının meydana gelişinde müteveffa sigortalının %20, alt işveren davalı ... şirketinin %40, üst işveren davalı ...'nin %10, çöp kamyonunun dava dışı şöförü ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu, kazanın meydana gelişinde başkaca kusurlu bulunmadığından bahisle davalı gerçek kişiler Burak ve Şerafettin yönünden kusurları bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar HDİ Sigorta A.Ş., Belediye ve Akmercan şirketi yönünden dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat istemlerinin kabulüne, bu tazminatların kaza tarihi olan 19.03.2009 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, davalılar HDİ Sigorta A.Ş. ve Akmercan şirketi yönünden maddi tazminatın ıslah edilen kısımlarının faiz işletilmeksizin kabulüne, davalı ... şirketinin maddi tazminat sorumluluğunun bakiye poliçe limiti olan 41.179,64 TL ile sınırlı olduğunun tespitine, sadece davalı ... şirketi sorumlu olacak şekilde eş lehine 40.000,00 TL, çocuklar lehine 15.000,00’er TL manevi tazminatın faizsiz olarak ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, manevi tazminat takdirindeki mahkeme kararının lehlerine kaldırılmasını, 07.03.2018 tarihinde faizle ilgili olarak verdikleri dilekçe doğrultusunda zararın meydana geldiği tarihten başlayarak yasal faize hükmedilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın husumet nedeniyle reddi gerekirken esas hakkında karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, belediyenin olayda atfı kabil herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dosyada mevcut bilirkişi kusur raporlarının tamamında olayın iş kazası olduğu ve belediye başkanlığının herhangi bir kusurunun bulunmadığı hususunda tespit yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, sigorta poliçe aslı getirtilmeden beyana göre sorumluluğun %30 ile sınırlandırılmasının hatalı olduğunu, vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, desteğin ücreti ile ilgili tespitlerin hatalı olduğunu, sağ kalan eşe müteveffanın gelirinin tamamının yarısının tahsis edilmesinin Yargıtay uygulamasına aykırı olduğunu, hak sahiplerinin destek süreleri hakkında yapılan değerlendirmenin düzeltilmesi gerektiğini, peşin sermaye değerlerinin tazminattan düşülmediğini, fahiş manevi tazminata hükmedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... şirketi ile davalılar Burak ve Şerafettin’in ortak vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nce faizlerle ilgili olarak 07.03.2018 tarihinde vermiş oldukları, faiz başlangıç tarihini düzelten dilekçelerine itibar edilmediğini ve geçmiş dönemle ilgili faize hükmedilmediğini, faizin 07.03.2018 tarihli dilekçeleri esas alınarak karara bağlanması gerektiğini, davalı ...'nin de diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesi'nce kendilerinden fazla nispi istinaf karar harcı alındığını, istinaf karar harcının hatalı hesaplandığını, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bir kusurları olmadığını, illiyet bağının müvekkili yönünden kesildiğini, müvekkilini kusursuz bulan kusur raporunun dikkate alınması gerektiğini,

Davalı ... şirketi ile Davalılar Burak ve Şerafettin’in ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle,1 Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalarının zararlarında sorumluluğun kısıtlanması veya sınırlandırılmasının hukuken mümkün olmadığını, zira zorunlu sigortanın kanun gereği yapılmakta ve sorumluluk limitlerinin de Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenmekte olduğunu, bu sebeple poliçe aslı getirtilmeden sadece sigorta şirketinin beyanı ile sorumluluğunun %30 ile sınırlandırılması suretiyle tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, haklarındaki davanın reddine karar verilen davalı gerçek kişiler lehine hüküm altına alınan vekalet ücreti/yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, hesaplamaya esas ücretin hatalı tespit edildiğini, hesap raporunda eşe verilen payın fazla olduğunu, davacı çocukların 22 yaşında evleneceklerinden bahisle bu yaşa kadar destekten faydalandırılmalarının hatalı olduğunu, 18 yaşlarına kadar hesaplama yapılması gerektiğini, davacılara iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin tenzil edilmediğini, ceza dosyasındaki kusur raporunun değerlendirilmediğini, kaza tespit tutanağında müvekkillerine kusur yüklenmeyip davacının kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza tespit tutanağının aksini ispatlayacak dosyaya da hiçbir delil sunulamadığını, hazırlanan raporda açıkça kaza tespit tutanağına aykırı ve fahiş farklılıklar bulunduğunu, her türlü iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilen ve gerekli standartlara uygun araç ve gereçler temin edilmesine karşın müteveffanın çöp toplama esnasında araç arkasında bulunmayıp hava koşulları ve aracın durumunu göz önüne alıp bulunmaması gereken bir yerde bulunması nedeniyle kusurun müteveffada olduğunu, sigortalıya verilen kusurun az olduğunu, eğitim verildiğini, aynı zamanda kazanın meydana geldiği gün havanın yağmurlu ve yolun ıslak olmasının müteveffanın dikkatsizliği ve ihmali ile birleşince müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığının açık olduğunu, kazanın meydana gelmesini engelleyici her türlü tedbirin de alındığını, işçilere araç ve gereçlerin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında eksiksiz sağlandığını, manevi tazminatların fazla olduğunu, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

a. Davacılar vekilinin davacı çocukların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları ile temyiz eden davalıların davacı çocukların maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin davacı eş için 96.703,72 TL maddi, davacı çocuk Gizem için 9.576,87 TL maddi, davacı çocuk Gözde için 13.211,36 TL maddi, davacı çocuk Gaye için 17.880,42 TL maddi tazminatlar ile manevi zararlara karşılık olmak üzere davacı eş için 100.000,00 TL, davacı çocuklar için 50.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesi'nce maddi tazminat istemlerinin kabulüne (davalı ... yönünden dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat tutarları ile sınırlı olmak üzere) karar verildiği, eş lehine 40.000,00 TL, çocuklar lehine 15.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu dikkate alındığında temyiz eden davacılar yönünden davacı çocuklar lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu, hüküm altına alınan maddi tazminat tutarlarına uygulanacak faiz hakkındaki davacılar temyizi yönünden ise 6100 sayılı Kanun'un 361 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince miktar itibariyle kesinliğin söz konusu olmadığı, temyiz eden davalıların davacı çocukların maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ise temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin davacı çocukların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları ile temyiz eden davalıların davacı çocukların maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b. Temyiz eden taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunu'nun 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, temyiz eden taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından davacılar vekilinin dava dilekçesinde eş Yeter için 1.500,00 TL maddi, çocuklar için 500’er TL maddi tazminatın "olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettikten sonra aşamalarda ıslahı yalnızca davalılar Akmercan şirketi ile HDİ Sigorta A.Ş. yönünden yaparak eşin maddi tazminat istemini 96.703,72 TL’ye, çocuk Gizem’in maddi tazminat istemini 9.576,87 TL’ye, çocuk Gözde’nin maddi tazminat istemini 13.211,36 TL’ye, çocuk Gaye’nin maddi tazminat istemini 17.880,42 TL’ye arttıdığı, anılan ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı, hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporunda dava dışı şöför Şakir'in kusur oranının %30 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Anayasamızın 141 inci maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bu kapsamda yargılamanın açık olarak yapılması ve yargılamanın sonunda verilen kararın da açıkça belirtilmesi esastır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 28 inci maddesinde de bu husus belirtilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294 üncü maddesinde hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi; "(1) Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. (2) Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. (3) Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. (4) Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. (5) Hükmün tefhimini, duruşmada bulunanlar ayakta dinler. (6) Hükme ilişkin hususlar, niteliğine aykırı düşmedikçe, usule ilişkin nihai kararlar hakkında da uygulanır." şeklinde açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinde de, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği "(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar. a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde açıklanmıştır.

Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.

Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.

Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, ... 2011, s.472).

Anayasa’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Öte yandan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24.05.2019 tarih, 2017/8 Esas, 2019/3 karar sayılı içtihadı birleştirme kararına göre bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması hâlinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize karar verileceği hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda dava dışı şöför Şakir'in kusur oranı %30 olarak tespit edilmesine karşın İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında adı geçen gerçek kişinin kusur oranının %20 olduğunun yazılması hatalı olduğu gibi yukarıda açıklanan içtihadı birleştirme kararına aykırı olacak şekilde ıslahla arttırılan maddi tazminat kısımlarının faiz işletilmeksizin hüküm altına alınması da yerinde görülmemiştir.

Ne var ki bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Davacılar vekilinin davacı çocukların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları ile temyiz eden davalıların davacı çocukların maddi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının;

a.Gerekçesinin 3 üncü sayfasının 7 nci paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "** Somut olayda, aldırılan 09.09.2017 tarihli son bilirkişi kusur raporunun, usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun ve gerekçeli olduğu; anılan raporda davalı alt işveren Akmercanlar şirketine %40, davalı üst işveren ...'na %10 ve dava dışı şoför ...'a %30, davacılar murisine %20 oranında kusur izafe edildiği, davalılar Şerafettin ve Burak' a herhangi bir kusur izafe edilmediği görülmüştür." rakam ve sözcüklerinin yazılması,

b.Hüküm fıkrasının 1 B bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "B)95.203,72 TL maddi tazminatın 19.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Akmercan şirketi ve HDI Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine," rakam ve sözcüklerinin yazılması,

c.Hüküm fıkrasının 2 B bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "B)9.076,87 TL maddi tazminatın 19.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Akmercan şirketi ve HDI Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine," rakam ve sözcüklerinin yazılması,

ç.Hüküm fıkrasının 3 B bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "B)12.711,36 TL maddi tazminatın 19.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Akmercan şirketi ve HDI Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine," rakam ve sözcüklerinin yazılması,

d.Hüküm fıkrasının 4 B bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "B)17.380,42 TL maddi tazminatın 19.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Akmercan şirketi ve HDI Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Davacılar avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Davalı ... Turz. Taş. İnş. Güv. Sist. Tem. ve Gıda San. Dış Tic. Ltd. Şti. ve davalı gerçek kişiler ... ve ... vekili yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafdüzeltilerekkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesionanmasınareddinedereceortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim