Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5365
2023/7491
4 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/388 E., 2020/493 K.
DAVA TARİHİ: Asıl Dava Dosyası: 22.03.2011
Birinci Birleşen Dava Dosyası: 24.10.2013
İkinci Birleşen Dava Dosyası: 13.12.2019
Üçüncü Birleşen Dava Dosyası: 16.07.2020
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar...Sig. A.Ş.,... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti., ..., Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. ve ... Tur. Taş. A.Ş. vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmek ve davalıla... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti., ..., Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. ve... Tur. Taş. A.Ş. vekilleri tarafından duruşma talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 22.06.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... adına Av.Selçuk Gerdan, duruşmalı temyiz eden davalı ... Teknik A.Ş. adına Av.Oğuzhan Zekioğlu ile davacılar adına Av.... geldiler. Duruşmalı temyiz eden davalı... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti. ile diğer davalılar adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmşti. Dosyanın tekrar Dairemiz’e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili davacılar murisi Fatih Eken'in davalı ... Taşeronu olan... Tem. Güv. Sis.Taş.. İkr.. Hiz. Tur. Dış Tic. Ltd. Şti'ye ait işyerinde çalışmakta iken davalılardan ... yönetimindeki 34 EG 1911 plakalı servis aracı ile 09.08.2010 günü sabah işe giderken meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiğinden bahisle davacılar eş, anne ve kardeş açısından 22.03.2011 tarihinde asıl dava dosyasını açarak her bir davacı için 2.000,00'er TL maddi tazminatın asıl dava dosyasının davalıları...Sig. A.Ş.,... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti.,... Tem. Güv. Sis. Taş. İkram Hiz. Tur. Dış Tic. ve Paz. Ltd. Şti., ...,... Tur. Taş. A.Ş., ... ve ...'den tahsilini, davacılar eş, anne ve kardeş açısından 24.10.2013 tarihinde birinci birleşen dava dosyasını açarak yine her bir davacı için 2.000,00'er TL maddi tazminatın birinci birleşen dava dosyasının davalısı Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.'den tahsilini talep etmiş, davacılar vekili aşamalarda ıslahı sadece ... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti.,... Tur. Taş. A.Ş., ..., ... ve ...Sig. A.Ş. açısından yaparak eş için talep edilen maddi tazminat tutarını 49.783,94 TL arttırmış, adı geçen davalılardan tahsil edilmek üzere eş Sevgi için 100.000,00 TL, anne Hülya için 80.000,00 TL, kardeş Seda için 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın bozulmasından sonra davacılar vekili davacılar eş, anne ve kardeş açısından 13.12.2019 tarihinde ikinci birleşen dava dosyasını açarak eş Sevgi için 100.000,00 TL, anne Hülya için 80.000,00 TL, kardeş Seda için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar...Sig. A.Ş.,... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti., Türk Hava Yolları Teknik A.Ş., ...,... Tur. Taş. A.Ş., ... ve ...'den tahsilini, son olarak davacı eş vekili 16.07.2020 tarihinde üçüncü birleşen davayı açarak 99.610,90 TL maddi tazminatın davalılar...Sig. A.Ş.,... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti., Türk Hava Yolları Teknik A.Ş., ...,... Tur. Taş. A.Ş., ... ve ...'den tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin denetleme yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiğini, dava konusu olayda zarar görenin kusurlu olduğunu, zarar görenin aldığı önlemlerin araştırılması gerektiğini, müteveffanın kardeşi ve annesinin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket ile olay arasında illiyet bağının olmadığını, bu nedenlerde haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davalı firma ile diğer firmalar arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, davalı... şirketinin davalı şirket olan ... ile değil davalı ... Teknik A.Ş.'ye hizmet verdiğini, davalı ... Teknik A.Ş.'nin ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, diğer davalı... Turizm'in dava dışı Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.'nin personelini taşıdığını, kazaya sebep olan aracın sürücüsü olan ... ile davalı şirket arasında herhangi bir istihdam ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle öncelikle pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Tem. Güv. Sis. Taş. İkram Hiz. Tur. Dış Tic. ve Paz. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, meydana gelen kazadan sonra ailesine kıdem tazminatının ödendiğini, maddi manevi yardımlar yapıldığını, vefat edenin sigortalı olması nedeni ile hak edenlere maaş bağlandığını, maddi mağduriyet iddialarının gerçek olmadığını, bu nedenlerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Tur. Taş. A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davada kendilerine dava açılmasının mümkün olmadığını, diğer davalıların kusuru ile kazanın meydana geldiğini, davalı şirket ile arasında illiyet bağı bulunmadığını, pilot ortak şirketin... Turizm olduğunu, hizmet ile ilgili tüm sorumlulukların... Turizme ait olduğunu, kazaya konu aracın ve güzergahın ayrı ayrı sigortalı olduğunu, bu nedenlerle davalı... açısından kaza ile ilgili hiçbir kusur veya sorumluluk yüklenemeyeceğinden davalı şirket bakımından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Teknik A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davalı THY Teknik A.Ş'nin yüzde yüz sermayedarı olan ...'nın ihale neticesinde 18.12.2008 tarihinde... Turizm ve Seyahat Acentesi ve... Turizm ile iki yıl geçerli olan ... işyerleri personel uçucu ekip ve yolcu taşıma hizmeti sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşmenin asıl tarafının ... olduğunu, davalı şirketin hiçbir kusuru olmadığını, yüklenici davalı... tur ... Turizm ortak girişimi ile yapılan sözleşmenin iş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması başlıklı olduğunu, bu nedenlerle davanın Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. yönünden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2015 tarih ve 2011/1412 Esas, 2015/435 Karar sayılı kararıyla; 02.12.2014 tarihli ek kusur bilirkişisi raporu ve 11.03.2014 tarihli kusur bilirkişisi heyet raporu ile davalı ...'nın kusursuz olduğu, davalı... şirketinin kusursuz olduğu, davalıla... ve... şirketlerinin oluşturduğu ortaklığın %20 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'nin %25, davalı ...'ın %55 oranında kusurlu olduklarının anlaşıldığı, davalı... şirketinin ... dışında davalı ... Teknik A.Ş.'ye de hizmet verdiği kusur bilirkişisi raporu ile de hizmet veren... şirketinin olayda kusursuz olduğu, böylece bu firmadan hizmet alan Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.'nin de kusursuz olarak değerlendirilmesi gerektiği, kanaatine varıldığı, davacılar anne Hülya ve kardeş Seda'nın davalılara yönelik maddi tazminat talepleri noktasındaki iddialarını ispatlar yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve bilirkişi hesabı ile de maddi zararları bulunmadığının tespit edildiğinden bahisle Davalılar ..., Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. ve... şirketi açısından kusurları bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar açısından ise davacılar anne ve kardeşin maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacılar eş ve anne lehine 8.000,00'er TL, davacı kardeş lehine 4.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2015 tarih ve 2011/1412 Esas, 2015/435 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı...Sig. A.Ş. vekili ve davalı... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 27.06.2019 tarih ve 2018/5073 Esas, 2019/4779 Karar sayılı kararı ile başvuru harcı yatırılmadığı için ıslahla manevi tazminat talep edilemeyeceği, kabul ve uygulamaya göre de hüküm altına alınan manevi tazminatlar az olduğu gibi davalı sigorta şirketinin manevi tazminatlardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, zararlandırıcı olayın tahkikat sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumu'nca iş kazası kabul edildiği ve müteveffa sigortalının eşine iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlandığı, davacı anneye Kurumca gelir bağlanmadığı, mahkemece davacı anneye gelir bağlanmama nedeninin araştırılmadığı, bu nedenle davacı anne Hülya’ya iş kazası ölüm geliri bağlanmama nedeninin araştırılması, gelir bağlanırsa davacı anne yönünden maddi zararın hesaplanması ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tenzil edilmesi, gelir bağlanmazsa davacı anne lehine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince uygun bir tutarda maddi tazminat verilmesi gerektiği, davalılar ... ve Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. arasında organik bağ bulunduğu, davalı ...'nın personel taşıma işini davalıla... Tur. ve Sey. Acen. Ltd. Şti. ve... Tur. Taş. İnş. Ak. İst. Tem. Hiz. İşl. Tic. ve San. A.Ş.'nin oluşturduğu ortak girişime vermesi nedeniyle asıl işveren olduğu ve alt işverenin kusurundan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu gözden kaçırılarak ... ve Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davalı sigorta şirketi aleyhine kaza tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, bu davalı yönünden temerrüt tarihinin belirlenerek buna göre faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının bozul masına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile asıl ve birinci birleşen dava dosyaları hakkında tek hüküm kurulmak suretiyle davacı eşin ilk kararda hüküm altına alınan maddi tazminatı ödendiğinden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı annenin maddi tazminat istemi atiye terk edildiğinden reddine, davacı kardeşin maddi tazminat isteminin destek kapsamında olduğunun ispatlanamamasından dolayı reddine, davacıların manevi tazminatın ıslahına yönelik istemlerinin reddine, ikinci birleşen dava dosyası yönünden davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine, davalılar ..., Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.... şirketi,... şirketi ve ... yönünden eş lehine 75.000,00 TL, anne lehine 50.000,00 TL, kardeş lehine 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, üçüncü birleşen dava dosyası yönünden eş lehine 99.610,90 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar...Sig. A.Ş.,... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti., ..., Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. ve ... Tur. Taş. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, 09.08.2010 tarihli trafik kazası sonucu davacılardan eş ...’e 50.109,00 TL ve anne ...'e ise 10.629,00 TL ödemenin 24.03.2011 tarihinde yapıldığını, kaldı ki, davacılar vekili de yapılan ödeme nedeni ile davanın reddini arz ve talep etmişlerdir, davacı taraf her ne kadar 09.08.2010 tarihinde vuku bulan trafik kazası sonucu uğramış olduğunu iddia ettiği zararlara karşılık olmak üzere maddi tazminat talebinde bulunmaktaysa da, esasen davalı Sigorta şirketi tarafından davacılara zararlarına ilişkin 50.109,00 TL ve 10.629,00 TL ödeme yapılmış ve sigorta poliçesi hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükmün c bendinin hiçbir şekilde anlaşılır olmadığını, davalı sigorta şirketinin manevi tazminat nedeniyle doğan vekalet ücretine ilişkin sorumluluğunun da bulunmadığını, kendileri aleyhine manevi tazminata ve manevi tazminata ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesinin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, hükme esas alınmış olan 10.05.2020 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kendilerince davacının hak etmiş olduğu tazminat tutarının, Yargıtay içtihatları uyarınca belirlenen hesaplama yöntemleri ile PMF tablosu dikkate alınarak hesaplanmış ve işbu tutarın eksiksiz olarak davacı tarafa ödendiğini, bir başka deyişle işbu dava nezdinde herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, kendilerince yapılan ödemenin eksik olup olmadığı hususunun tespitinin ödeme tarihi esas alınarak yapılması gerektiğini, mahkeme nezdinde aldırılan kusur raporunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bilirkişi raporunda müvekkili şirketin sorumluluğunun kusura oranlanarak tespit edilmediğini, müvekkili şirket sanki %100 kusurluymuş gibi rapor oluşturularak aleyhlerine bakiye tazminat hesaplandığını, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için, müteveffanın davacılara destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacılar zararının tespiti için elde edilen kazanımların belirlenmesi ve bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılması gerektiğini, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görevin tevzi edilmemesi gerektiğini, Kurum tarafından davacıya gelir bağlanmamış olması ihtimalinde, bu durum davacının hakkını doğrudan etkileyeceğinden, davacı tarafa SGK’ya (veya ilgili kuruma) karşı dava açması için önel verilmesi gerektiğini, açılacak bu yeni dava sonuçlanıncaya kadar eldeki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca yine dava konusu trafik kazası ile ilgili açılmış bulunan ceza davası, bu davada doktrin ve yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca bekletici mesele yapılması gerektiğini, hesap raporunda ödeme verilerine göre yapılan hesaplamada davalı şirketlerin sorumluluğunun ayrı ayrı belirlenmediğini, kusur oranlarının gözetilmediğini, müteveffanın başkaca hak sahiplerinin göz önünde bulundurulmadığını, poliçe teminat limitlerinin gözetilmediğini, pay oranlarının son derece hatalı esas alındığını,
... vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davalarda, müvekkili Ortaklığa husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeden hüküm tesis edildiğini, müvekkili Ortaklık ile diğer davalılar arasında organik bir ilişki de bulunmadığını, bozmadan sonra her ne sebeple verilirse verilsin ıslahın yapılamasının mümkün olmadığının açıkça ifade edildiğini, ancak yerel mahkemenin mezkur içtihatın aksine davacının ıslah dileçesindeki kalemleri de hüküm altına aldığını, davacı tarafın atiye bırakma talebine de muvafakatleri olmadığını, davacı vekilinin atiye bırakma talebi taraflara bildirilmeden ve süre verilmeden mahkemece tek yanlı kabul edilip hüküm tesis edilmesinin de hatalı olduğunu, bu hususta davanın geri alınmasına muvafakatleri bulunmadığına bakılmaksızın hüküm tesis edilmesinin bozmayı gerektirdiğini, kusur durumunun hatalı tespit edildiğini, müvekkili yönünden illiyet bağının kesildiğini, müvekkili Ortaklık açısından herhangi bir sorumluluktan söz edilemeyeceğini, müvekkili Ortaklığın kazaya sebebiyet veren 34 EG 1911 plakalı aracın maliki olmadığı gibi 2918 sayılı KTK'nun 3. maddesi gereğince araç işleteni de olmadığını, aracın işleteninin davalı... Turizm ve Seyahat Acentesi Ltd.Şti olduğunu, üçüncü kişinin ağır kusuru bulunduğundan illiyet bağının da kesileceği hususunun göz ardı edildiğini, kendilerinin herhangi kusursuz sorumluluğunun dahi bulunmadığını, bilirkişi raporundaki hesaplamalar ve tespitlerin fahiş, yanlış ve hatalı olduğunu, asıl dava dosyasını açan davacıların manevi tazminata ilişkin haklarını saklı tutmadıklarını, sonradan birinci birleşen dava dosyasını açtıklarını, olumsuz dava şartı gereğince daha öncesinde bir dava açılmış ve bu dava da halen görülmekte olduğundan aynı uyuşmazlığın yeni bir dava yapılması mümkün olamayacağından bu yöndeki birleştirme kararlarına yönelik itirazları nazara alınmadan hüküm tesis edildiğini, birleşen davaların derdestlik ve dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken kabul karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacıların tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Ortaklık lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı tespit edildiğini, müvekkil Ortaklık asıl işveren olmadığı için kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, müvekkili Ortaklığın kusursuz sorumluluğunun dahi söz konusu olmadığını, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin müvekkili Ortaklık yönünden usul ve esastan reddi gerektiğini,
Davalı ... Teknik A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle davacıların tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket bakımından asıl ve birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müteveffa sigortalının diğer davalı... çalışanı olduğunu, müvekkili şirket ile... arasında sözleşmeye tabi bir hizmet alımı söz konusu olduğunu, sigortalı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, ikinci birleşen dava dosyasının derdestlik gereğince reddedilmesi gerekirken, kendilerine herhangi bir tebligat yapılmasızın dosya üzerinden bir birleştirme kararının verilmiş olmasının açıkça hatalı olduğunu, müvekkil şirketin dava konusu olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, kabul manasına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin kusuru bulunsa dahi diğer davalıların kusurunun illiyet bağını kesmesi nedeniyle davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, hükme dayanak yapılan kusur raporunda bu hususun gözden kaçırıldığını, asıl dava dosyasını açan davacıların manevi tazminata ilişkin haklarını saklı tutmadıklarını, sonradan birinci birleşen dava dosyasını açtıklarını, bu durumda, olumsuz dava şartı gereğince daha öncesinde bir dava açılmış ve bu dava da halen görülmekte olduğundan aynı uyuşmazlığın yeni bir dava yapılması mümkün olamayacağından bu yöndeki birleştirme kararlarına yönelik itirazları nazara alınmadan hüküm tesis edildiğini,
Davalı... Tur. ve Sey. Acent. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı anne ... dışındaki maddi tazminat talepleri ile ilgili verilen kararın davacılar açısından kesinleştiğini, mahkemenin bozma ilamına uymasına karşın bozma dışında kalan davacı eş ... ile ilgili olarak sanki karar bu açıdan da bozulmuş gibi hatalı olarak yeni hesap raporu aldığını, mahkemenin bunu resen gözetmesi gerektiğini, mahkemece asıl dava dosyasında davacı eşin maddi tazminat istemi yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine yeniden vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirketin THY ve bağlı ortaklıkların personeli ile ilgili taşıma işini gerçekleştirdiğini, davacıların murisi mütevvanın ise THY A.O'nun taşeronu olan... Tem Güv Sist Taş İkr Hiz Tur Dış Tic Ltd Şti isimli üçüncü bir şirket çalışanı olduğunu, bu nedenle sözleşme dışı olarak araca binmiş olduğundan ve müvekkili şirketin sözleşme dışı taşeronların işçilerini taşıma zorunluluğu bulunmadığından burada hatır taşımacılığına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, aracın sürücüsü diğer davalı ...'in ile müvekkili arasında herhangi bir iş sözleşmesi olmadığını, bu nedenle kendileri yönününden 3. kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, davacıların manevi tazminat noktasındaki ıslahları dikkate alındığında, manevi tazminat taleplerine ilişkin ikinci birleşen dava dosyası hakkında derdestlik söz konusu olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu, davacıların tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, mahkeme kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin hesaplamanın hatalı olduğunu, gelirle ilgili olarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplama yapıldığını, raporun hükme esas alınabilecek denetlemeye uygun hatasız bir rapor olmadığını, örneğin davacı eşin yeniden evlenme oranında ciddi hatalar yapıldığını,
Davalı... Tur. Taş. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, manevi tazminat taleplerine ilişkin ikinci birleşen dava dosyası yönünden derdestlik söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin gerçekleşen kazada herhangi bir kusuru olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu, üçüncü birleşen dava dosyasında verilen maddi tazminatın hatalı olduğunu, davacı eş lehine daha önceden kesinleşen maddi tazminattan fazlasının verilemeyeceğini, Yargıtay'ın vermiş olduğu kararlarda da açıkça belirtildiği üzere bozma dışında kalan hususlarda karar kesinleşmiş olacağından somut olayda davacı eş için yeniden hesaplanacak tazminat tutarının önceki davadaki miktarı geçemeyeceği hususunun gözardı edilmiş olmasının hatalı olduğunu, kusur oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, müvekkili yönünden illiyet bağının kesildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 297 nci maddesi ile 371 inci maddesi.
- Değerlendirme
Dosya kapsamından, asıl ve birinci birleşen 2013/1032 Esas sayılı dava dosyası tek bir dosya kabul edilerek hüküm kurulduğu, davalı ... ikinci ve üçüncü birleşen dava dosyasının da davalılarından olduğu buna karşılık İlk Derece Mahkemesi'nce ikinci ve üçüncü birleşen dava dosyaları ile ilgili kurulurken davalı ... hakkında olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. Aynı yasanın 297 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ise hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle somut olayda, ikinci ve üçüncü birleşen dava dosyalarının davalısı ... hakkında olumlu/olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasına diğer bir deyişle kanunun açık hükmüne aykırı olduğundan bozma nedeni teşkil ettiği gibi asıl dava dosyası ve birinci birleşen dava dosyası yönünden her davanın istiklalini muhafaza ettiği gözden kaçırılarak bu iki dava dosyasının gerekçeli karar başlığında tek dosya gibi gösterilip, her iki dava dosyası yönünden tek hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Davalılardan Türk Hava Yolları A.O., Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. avukatları yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51