Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3977

Karar No

2023/7452

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/102 E., 2023/10 K.

KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen aidiyet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...'la kardeş olduklarını, aile arasında nüfus kayıtlarındaki isimlerinin birbirinin yerine kullanıldığını, aynı işyerinde işe girdiklerini, sosyal çevrede isimleri farklı kullanıldığından sigorta kayıtlarında da birbirinin ismiyle giriş yapılarak karışıklık yaratıldığının sonradan anlaşıldığını ileri sürerek, sigorta kayıtlarındaki karışıklığın düzeltilmesine ve gerçek durumun tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk sigortalı işe giriş bildirgesinin 28.07.1986 tarihinde 01.07.1986 tarihinden geçerli olmak üzere ...isimli işveren tarafından kuruma verildiğini, daha sonra 02.09.1986 tarihinde 01.09.1986 tarihinden geçerli olmak üzere ... isimli işveren tarafından sigortalı işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının 31.03.2009 tarihi itibari ile toplam 2763 prim ödeme gün sayısının bulunduğunun tespit edildiğini, kurumun kayıtlarının esas olup, davacının bunun aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, kurum kayıtlarının incelenmesinde gerek davacının gerekse ...'ın belirtilen tarihte...ye 1986 yılı sigortalı günleri toplamı 65 olup kardeşinin ise 40 olduğunu, bu durumda davacının iddiasının kabulü halinde bile davacının aleyhine olan bir durum olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Arslan davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında, davacının söylediklerinin doğru olduğunu, davacı ile kendisinin aynı zamanda ...'ın işyerine girdiklerini, 1986 yılında hatırlayamadığı bir ayda işe başladıklarını sonra 1987 yılının Mart ayında evlenerek işten ayrıldıklarını, davacının orada çalışmaya devam ettiğini, nüfustaki isimlerinin güncel hayatta tam tersi çağrıldığını, kendi adı ile davacının, davacının adı ile ise kendinin çağrıldığını, karışıklığın bundan kaynaklandığını ifade etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2013 tarihli ve 2009/359 2013/332 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 24.06.2014 günlü ve 2013/12426 2014/14857 E.K. sayılı ilamı ile; ... davacının talebinin davalı adına hizmet bildirilen diğer işyerlerindeki çalışmalarında kendisine ait olduğunun tespiti olduğu halde mahkemece, yalnızca 43554 sicil numaralı işyeri yönünden araştırma yapıldığı gibi bordro tanıkları dinlenmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği belirtilerek, yapılacak işin, öncelikle davacıya hangi işyerlerinde geçen çalışmaların aidiyetini talep ettiği sorularak talebini açıklattırmak, bu işyerlerinde çalışmaları kayıtlara geçmiş bordro tanıklarının beyanlarını almak, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan, Belediye'den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek ve yöntemince beyanlarını almak, işyerlerinde çalışan kişinin davacı mı yoksa davalı mı olduğunu belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğuna işaret edilerek hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 30/09/2015 tarihli ve 2015/20442 2016/2630 E.K. sayılı kararı ile; uyulan Yargıtay ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporları usul ve yasaya uygun uygun görüldüğünden, davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan SGK vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 günlü ve 2015/20442 2016/2630 E.K. sayılı ilamı ile; her ne kadar mahkemece, davalı ... adına 1987 1990 yıllara arasında çeşitli işyerlerinden bildirilen çalışmalarının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, davalı adına sigortalı çalışma bildiriren işyerlerinde çalışması bulunan tarafsız bordro tanıklarının dinlenmediği, böylelikle çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sonuca gidildiği, yapılacak işin, öncelikle davacının kendisine ait olduğunun tespitini istediği ve 1987 1990 yılları arasında davalı adına hizmet bildiren işyerlerinin ayrı ayrı ihtilaflı dönem bordrolarını getirtip, davalı adına 1987/2., ve 3. dönemde sigortalı hizmet bildiren ... adına tescilli işyeri de dahil olmak üzere bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, gerekirse Kurum, vergi idaresi, belediye ve emniyet müdürlüğü gibi kamu kurumları aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, her bir işyerinde çalışan kişinin davacı olup olmadığını ayrı ayrı tespit etmek ve sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu, kabule göre de davalı ... Aslan adına 1990/2. dönemde 15.07.1990 31.08.1990 tarihleri arasında 45 gün sigortalı çalışma bildirilen işyeri ... ... Mensucat A.Ş olmasına rağmen, davacının 1990/2. döneminde ... Tekstile ait işyerinde 45 gün çalıştığının tespitine yönelik hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilerek, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı verilen hüküm bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli ve 2020/5251 2021/299 E.K. sayılı kararı ile; uyulan bozma ilamı doğrultusunda dinlenen bordro tanıklarının beyanları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

E. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 14.01.2021 günlü ve 2020/5251 2021/299 E.K. sayılı ilamı ile; dava konusu somut olayda, davacının davalı adına yapılan bildirimlerin kendisine ait olduğunu ve davacı ile sadece kısa bir süre aynı işyerinde çalıştıklarını iddia ettiği, aidiyeti istenen hizmetlerin farklı sicil numaralı işyerlerinden bildirildiği, bu işverenlerin arasında herhangi bir organik bağ olduğuna dair bir delil bulunmadığı, davalı adına yapılan hizmetlerin hangi sebeple karıştığının ortaya konulmadığı, gerçekten davacıya ait olduğunun somutlaştırılmadığı, davalı adına verilen tüm işe giriş bildirgelerinin de dosya arasına alınması gerektiği, aidiyeti istenen işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda usulünce bir imza incelemesi yapılmalı, tüm işverenliklere ait bordroların getiriltilmesi ve ihtilaflı dönemde çalışmış olan bordro tanıkları belirlenerek çalışmasının kime ait olduğunun ortaya konulması amacıyla re’sen tanık dinlenilmesi ve aidiyet istemi hakkında resen delil toplanabileceği hatırda tutularak uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli tüm delillerin toplanması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli ve 2021/102 2023/10 E.K. sayılı kararı ile; bozma sonrası alınan ATK Fizik İhtisas Dairesi raporu ve dinlenen bordro tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, önceki kararda tespit edilen davacının çalışma sürelerine ilişkin bir değişiklik getirmediği belirlendiğinden, bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile; Davacının 506 sayılı yasaya tabi olarak 1987/2. dönem işveren ...'a ait işyerinde 60 gün ,

1987/ 3. dönemde işveren ...'e ait işyerinde 55 gün ,

1988/1. dönemde işveren ...'a ait işyerinde 50 gün ,

1988/1. dönemde işveren ...'e ait işyerinde 65 gün ,

1988/ 2. döneminde işveren ...'e ait işyerinde 28 gün ,

1988/2. dönemde işveren 48493 kodlu...Tekstil Tic. A.Ş'ye ait işyerinde 28 gün ,

1988/3. dönem de işveren 48493 kodlu...Tekstil Tic. A.Ş'ye ait işyerinde 104 gün ,

1989 /1. dönemde işveren 48493 kodlu...Tekstil Tic. A.Ş'ye ait işyerinde 104 gün ,

1989/2. dönemde işveren 48493 kodlu...Tekstil Tic. A.Ş'ye ait işyerinde 114 gün ,

1989/3. dönemde işveren 48493 kodlu...Tekstil Tic. A.Ş'ye ait işyerinde 113 gün ,

1990/1. dönemde işveren 48493 kodlu...Tekstil Tic. A.Ş'ye ait işyerinde 75 gün ,

1990/1. dönemde işveren 48493 kodlu...Tekstil Tic. A.Ş'ye ait işyerinde 39 gün,

1990/2. dönemde işveren ... ... Mensucat San.A.Ş'ye ait işyerinde 45 gün ,

1990/2. dönemde işveren 48493 kodlu...Tekstil Tic. A.Ş'ye ait işyerinde 40 gün çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı SGK vekili; bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, davacının davasını kesin delilerle ispatlayamadığını, bozma sonrası alınan ATK raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, sigortalı hizmetin aidiyetine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılardan SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararyargılamatemyizincelenenvı.kararınıdavamahkemekararıonanmasınaıııilkdereceııcevapsonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim