Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/10087
2023/7306
22 Haziran 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/221 E., 2022/286 K.
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ve davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bağcılar SGM de işlem gören davalı ...'e ait iş yeri işçilerinden ...'ın 31.01.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti sebebiyle 87.590,73 TL lik ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, kazalı sigortalıya 837,24 TL tutarında geçici iş göremezlik ödendiğini, bu şekilde kurum zararının 88.427,67 TL ye ulaştığını, ...'ın 31.01.2008 tarihinde basında Davutpaşa Patlaması olarak bilinen ve ...'a ait yanıcı, patlayıcı, parlayıcı madde üretimi yapılan iş yerinde patlama meydana geldiğini, komşu ve davalı işverene ait iş yerinde çalışan kurum sigortalısının ...'a ait iş yerinde meydana gelen patlama sonucu yaralanması biçiminde gerçekleştiğini, 31.01.2008 tarihinde gerçekleşen iş kazası sebebiyle sorumlular hakkında ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/397 esas sayılı dava dosyası ile kamu davası açıldığını ve yargılamanın halen devam ettiğini, davalıların kusurlu olduklarını, davalı ...'in kazalı ...'ın işe giriş bildirgesini süresinde vermediği için 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, diğer davalıların da iş kazasının meydana gelmesinde gerekli önlem ve tedbirleri almamaktan kaynaklı kusurlarının bulunduğunu belirterek şimdilik kurum zararının 8.842,76 TL miktarlı ilk peşin değerli gelirin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde, idare mahkemelerinde açılan davalarda ... Büyükşehir Belediyesinin doğrudan denetleme yapmasının söz konusu olmadığından, belde sınırları içerisinde bu görev ve yetkinin ilçe belediye başkanlıklarına ait olduğundan müvekkili belediyenin olayda doğrudan ve kabul edilebilir bir hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varıldığını, oluşan kurum zararından müvekkili belediye başkanlığının sorumlu tutulamayacağını belirterek öncelikle belediye başkanlığı aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili belediyenin patlamanın meydana gelmesinde doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmadığından esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, zaman aşımı definde bulunmuştur.
Davalı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde, öncelikle zaman aşımı defi sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, kurum sigortalısının yaralanmasına neden olan iş kazasının meydana gelmesinde dava dışı ...'ın kusurlu olduğunu, müvekkili Zeytinburnu Belediye Başkanlığına yüklenebilecek kusur ve sorumluluğun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili dosyaya sunduğu 04.10.2012 havale tarihli beyan dilekçesinde Davutpaşa Patlaması olarak bilinen dava dışı ...'a ait iş yerinde meydana gelen patlama sonucu müvekkili ... iş yeri işçilerinden ...'ın da yaralandığını, kurum sigortalısının yaralanmasında müvekkilinin her hangi bir kusurunun bulunmadığını, 506 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi uyarınca müvekkilinin çalıştıracağı kimseleri işe başlatmadan önce kuruma verdiğini, 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesindeki koşulların oluşmadığını beyan ile müvekkili hakkında açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davalı ... Hakkında açılan davanın Reddine, İlk talep bakımından ... ile Davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, 8.842,76 TL net kurum alacağından 8.758,94 TL nin 30/12/2008 onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 83,82 TL nin 15.07.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin isteminin Reddine , şeklinde karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum ile davalılardan Zeytinburnu Belediyesi Başkanlığı ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 12.02.2018 tarihli ve 2015/25110 E. 2018/787K. sayılı ilamında; ceza dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili; kusur ve zamanaşımı yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Beledeyi Başkanlığı; idare mahkemelerinde açılan davalarda ... Büyükşehir Belediyesinin doğrudan denetleme yapmasının söz konusu olmadığından, belde sınırları içerisinde bu görev ve yetkinin ilçe belediye başkanlıklarına ait olduğundan müvekkili belediyenin olayda doğrudan ve kabul edilebilir bir hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varıldığını, kusursuz olduklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Beledeyi Başkanlığı vekili; zaman aşımına uğradığını, kurum sigortalısının ölümüne neden olan iş kazasının meydana gelmesinde dava dışı ...'ın kusurlu olduğunu, müvekkili Zeytinburnu Belediye Başkanlığına yüklenebilecek kusur ve sorumluluğun bulunmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26 ncı ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107 nci maddeleridir.
- Değerlendirme
1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107 nci maddesiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir.
3.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Belirsiz alacak ve tespit davası” başlıklı 107 nci maddesinin 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (7251 sayılı Kanun) ile değiştirilmeden önceki metninde;
“(1)Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2)Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.
(3)Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.” düzenlenmesi bulunmakta iken 7251 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile madde başlığı “Belirsiz alacak davası”; ikinci fıkrası “(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” şeklinde değiştirilmiş, maddenin üçüncü fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır.
- Buna göre belirsiz alacak davası; davanın açıldığı tarihte alacağın tutarının ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği ya da bunun olanaksız olduğu durumlarda, alacaklının, hukuksal ilişkiyi ve en az bir tutar ya da değeri belirterek açabileceği dava olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Lûgatı, ... 2021, C.1., s. 148).
5.Somut olay değerlendirildiğinde davacı Kurumun davalı tarafa rücu edebileceği zarar miktarını ancak teknik konu olan kusur durumuna ilişkin rapor alındıktan sonra belirleyebileceği, bu durumda alacağın belirli hale geldiği aşamada verilen artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak nitelenmesi olanağı bulunmadığı gibi, bu dilekçeye karşı zamanaşımı def'i ileri sürülmesi olanağı da bulunmamaktadır. Bu bağlamda Mahkemece, ıslah tarihinde talebin zamanaşımına uğradığı yönündeki kararı hatalı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:09