Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7262
2023/7237
22 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/781 E., 2022/1658 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/160 E., 2020/43 K.
Taraflar arasındaki yurtdışı borçlanmasına göre davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığı tahsisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı Kurum tarafından müvekkiline 3201 sayılı Kanuna göre Türkiye'de sigortalılık başlangıç tarihinin, yurt dışında ilk defa çalışmaya başladığı tarih olan 01.01.2006 tarihinden ev kadınlığı süresi kadar geriye çekilerek bulunan 16.09.1990 tarihi olduğunun, dolayısıyla 47 yaş 5450 gün ve 20 yıl sigortalılık şartlarını sağladığı tarihte emekli olacağının söylendiğini, bu kapsamda davacının gerekli prim gün sayısının parasal karşılığını ödediğini, davacının ev kadınlığı süresinin 01.01.1988 tarihinde yurt dışı ilk sigortalılık tarihinin ise 01.01.2006 olduğunu, davacının 17.06.2019 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunduğunu ancak davalı kurum tarafından 2018/38 sayılı genelge emeklilik şartlarının değiştiğini belirterek Türkiye'de işe giriş tarihinden borçlanılan süre kadar geriye çekildiği, Türkiye'deki sigorta başlangıç tarihinin 19.10.2000 olduğunu, bu nedenle de emeklilik şartlarının sağlanmadığını gerekçe göstererek emeklilik talebinin reddedildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, 3201 sayılı Kanun'un cevaz verdiği uygulamanın genelge ile kaldırılamayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal nitelikteki 29.09.2010 tarihli 2010/402 esas, 2010/442 karar sayılı kararında "...her kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır,o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanamaz."dendiğini belirterek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 16.09.1990 olduğunun tespitine, başvuru tarihi olan 17.06.2019 tarihi itibariyle yaşlılık aylığının bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..."davanın kabulü ile, davacının 3201 sayılı Kanun'a göre sigortalılık başlangıcının taleple bağlı kalınarak 16.09.1990 olarak tespitine, 17.06.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin B/F fıkrasına göre 01.07.2019 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanmasına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının yurtdışında çalışmaya başladığı tarihin 01.01.2006, Türkiye'de ilk işe giriş tarihinin 14.04.2015 olduğu, bu durumda davacı için uygulanacak yasa hükmünün 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olduğu, davacının yurt dışında ilk kez çalışmaya başladığı tarihin Türkiye'de sadece başlangıç tarihi olarak sayılabileceği, bu tarihten geriye doğru borçlanma yapılamayacağı, davacının yaş, prim yılıi prim ödeme gün sayısı şartlarını bir arada taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi gerektiği, müvekkil kurum aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurtdışı borçlanmasına göre davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 3201 sayılı Kanun'un "Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi " başlıklı 5 inci maddesi olup, " madde 5 – (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008 5754/79 md.) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal Güvenlik Kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.(Ek fıkra: 17.04.2008 5754/79 md.) (Değişik fıkra:17/7/2019 7186/10 md.)Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(Ek fıkra: 17.04.2008 5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.(Ek cümle: 10/9/2014 6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.
(Ek fıkra:17.07.2019 7186/10 md.) Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir." düzenlemesi şeklindedir.
3.Değerlendirme
Somut olayda, davacının Türkiye'de 14.04.2015 24.04.2015 tarihleri arasında 4/1 a kapsamında çalışmasının olduğu, 01.01.1970 doğumlu davacının Hollanda da bulunan ikametgah süresini 5526 gün olarak 20.06.2019 tarihinde 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanarak ödediği, dosya içerisine alınan ve Hollanda'da çalışma süresini gösteren belgede ise davacının 01.01.2006 01.06.2019 tarihleri arasında yurtdışında çalışmış olduğunun görüldüğü, davacının Türkiye'de borçlanma sonrası 17.06.2019 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunduğu, davalı Kurumun ise davacının borçlandığı süreyi davacının 18 yaşını ikmal ettiği 01.01.1988 01.01.2006 tarih aralığına malettiği, ve Türkiye'de bulunan sigortalılık başlangıç tarihinden geriye götürülen borçlanma süresi sonucunda sigortalılık başlangıç tarihinin 19.10.2000 olarak tespiti ile yaşlılık aylığı koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu ihtilafla ilgili yasal düzenleme ile davacının yurtdışında 01.01.2006 tarihinde ilk işe girişinin bulunması ve davalı Kurumun davacının yurtdışı borçlanma süresini Türkiye'de bulunan ilk işe giriş tarihinden öncesine maledip, 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi nin son ek fıkrası gereği ve davacının en lehine olan düzenlemeye göre Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden geriye götürülerek sigorta başlangıcının 19.10.2000 olarak belirlemesi karşısında, davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:09