Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4916
2023/7212
22 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/428 E., 2023/259 K.
KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Balıkesir 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/236 E., 2022/25 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1 b maddesi kapsamındaki babası ...’ın 22.02.2006 tarihinde, 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a maddesi kapsamındaki eşi...’nin ise 20.04.2018 tarihinde öldüklerini, davacıya ölen eşinden ötürü ölüm aylığı bağlandığını, daha önce hiç çalışmayan ve herhangi bir geliri de bulunmayan davacının, ölen babasından ötürü de ayrıca ölüm aylığı bağlanması için yaptığı başvurunun reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını ileri sürerek davacıya, babasından ötürü de 20.04.2018 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a maddesi kapsamındaki eşinden dolayı ölüm aylığı ve ölüm geliri bağlandığını, 5510 sayılı Kanun ve Yargıtay kararları doğrultusunda davacıya çift aylık bağlanmasının mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili mevzuat ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olduğu anlaşılmakla;
Konuya ilişkin Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2018/4470 E. 2020/282 K. sayılı kararında;
“Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise, bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup,” şeklinde karar verdiği görülmekte olup,
5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin 5 inci fıkrası (Değişik: 17/4/2008 5754/34 md.) “Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı” bağlanır hükmü ile birlikte,
05.12.2017 tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 29 uncu maddesi’nde “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ile Yönetmeliğin geçici 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrası değiştirilmiş olup, 4/a kapsamında eşi üzerinden ölüm aylığı almakta olan davacıya, hakkı doğuran olay tarihi itibarıyla yürürlükteki yasal mevzuat gereğince babası üzerinden yetim aylığı tahsis edilemeyeceğinden davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece ölüm aylığı hakkını doğuran olay tarihinin tespitinde hataya düşüldüğünü, davacıya, babasından ötürü ölüm aylığı alma hakkını doğuran olayın, babasının ölüm tarihi olan 2006 yılı olduğunu, davacının ölen babasının 1479 sayılı Kanun kapsamında olduğunu, aylık bağlanmasının da bu yasa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kendisi ile aynı şartlara sahip komşuları hem eşinden hem babasından aylık almakta iken davacının bu hakkından mahrum edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
"Somut dava irdelendiğinde; sosyal güvenlik hakkından kaynaklanan maddi taleplerin, gerek Anayasa Mahkemesi ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından mülkiyet hakkı kapsamında korunduğu, davacının; mirasçısı olduğu babasının ölümü ile birlikte hak sahibi sıfatını kazandığı, ancak gerek babasının tabi olduğu ve gerekse babasından dolayı aylığın bağlanacağı 1479 sayılı Kanun kapsamında babasının ölüm tarihi itibarı ile aylık bağlanma (evli olmama/boşanmış olma/dul olma) koşuluna sahip bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce ayrı tüzel kişiliklere sahip olan Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ Kur Genel Müdürlüğü ve T.C. Emekli Sandığının kendi Kanun'larına göre sosyal güvence sağlayan Kurumlar oldukları, her bir Kanun'un kendi sigortalıları açısından hüküm ifade ettiği ve açıkça atıf yapılmadıkça diğer kanun hükümlerinin dikkate alınamayacağı, ilgili kanunlarda sigortalı lehine yapılan değişikliklerin gözetilmesi gerektiğini belirtir sigortalı lehine yorum ilkesi, davacının babasının 01.10.2008 tarihinden önce yaşamını yitirmiş olması ve eşinden dolayı da 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanmış bulunması nedeni ile davacıya 5510 sayılı Kanun kapsamında bağlanmış veya bağlanacak bir aylığın olmadığı / olmayacağı, babasından dolayı talep ettiği ölüm aylığının 1479 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanması gerekeceği, 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinde “Bu kanuna” göre bağlanacak aylıktan bahsedildiği için 5510 sayılı Kanun’un ölüm aylığına ilişkin maddelerinin somut davada uygulama yerinin bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.12.2021 tarih ve 2021/10 459 E. 2021/1585 K., 07/12/2021 tarih ve 2021/10 189 E. 2021/1580 K. sayılı kararlarında benimsenen görüşler, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; ölen eşinden dolayı 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alan davacının, babasından dolayı da 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığına hak kazandığı belirgin olup, davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle
1 Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile; Balıkesir 1. İş Mahkemesinin 11.01.2022 tarih ve 2021/236 E. 2022/25 K. sayılı kararının kaldırılmasına,
2 Davanın kabulü ile davacıya, eşi...'den dolayı almakta olduğu ölüm aylığına ilaveten ayrıca babası ...’dan dolayı da 01.05.2018 tarihinden geçerli olmak üzere mülga 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, söz konusu kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.
- Değerlendirme
Dosya kapsamı incelendiğinde, 20.04.2018 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının, 22.02.2006 günü ölen ve 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığı alabilmek için 16.07.2020"de Kurum'a başvurarak talepte bulunduğu, Kurum tarafından bu talebinin reddedildiği anlaşılmakla;
Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 20.04.2018 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü maddeleri olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, anılan maddeler irdelenmeden yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetlerine karşı, Başkan ... ile Üyeler ...., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
-
Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık davacı hak sahibinin “Bağ Kur sigortalısı 2006 yılında ölen babadan ve eşi 2018 yılında ölen ve 4/a sigortalı eşten çift aylık alıp almayacağı” noktasında toplanmaktadır.
-
Kararın davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
-
Anılan Dairemizin 2021/11008 E., 2021/16908 K. sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden bozma kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır (2021/10 228 E., 2021/10 146 E., 2021/10 165 E., 2021/10 408 E., 2021/459 E.).
-
Somut uyuşmazlıkta davacının babası 2006 yılında ölmüştür. Babadan dolayı 1479 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı bağlanmıştır. Davacının eşi ise 506 sayılı Kanun kapsamında 2018 yılında ölmüş ve 5510 sayılı Kanun uyarınca eşten dolayı ise 4/a kapsamında ölüm aylığı bağlanmıştır. Önceye etki yasağı nedeni ile 01.10.2008 öncesi 1479 sayılı Kanun uyarınca bağlanan ölüm aylığında, 5510 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi uyarınca sonradan eşten bağlanan ölüm aylığı bir kesme nedeni olarak öngörülmemiştir. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:09