Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/447

Karar No

2023/719

Karar Tarihi

26 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1394 E., 2022/2028 K.

DAVALILAR: 1 ... Mekanik Isı. Soğ. Tur. İnş. Tar. Kuy. San. Tic.

vekili Avukat ...

2 ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.

vekili Avukat ...

DAHİLİ DAVALI: ... Başkanlığı

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 14.12.2017

HÜKÜM/KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/32 E., 2021/76 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Mekanik Isı. Soğ. Tur. İnş. Tar. Kuy. San. Tic. vekili ve dahili davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin Kayseri Sigorta İl Müdürlüğü'nün 3801021975664 sicil nolu sigortalısı olduğunu, davalılardan ... İnş. San. Tic. A.Ş.'nin Kayseri Entegre Bölge Hastanesi inşaat işini yapmakta olduğunu, diğer davalı ...'in ise taşeron olarak çalıştığını, müvekkilinin sigorta primlerinin ... Mekanik tarafından yapılmakta olduğunu, diğer davalı ile aralarında alt işveren ilişkisi olduğunu, müvekkilinin davalı iş yerinde usta yardımcısı olarak 03.06.2016 07.11.2017 tarihleri arasında çalıştığını, işten ayrılmadan önceki en son ücretinin 1.650,00 TL olduğunu, aylık 1.400,00 TLsini bankadan aldığını kalan kısmını ise elden aldığını, davacının sigorta primlerinin maaş üzerinden değil asgari ücret üzerinden yatırıldığını, bu nedenlerle 03.06.2016 07.11.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı şirketler tarafından yatırılmasını, yine bu tarihler arasında düşük ücretten ödenen primlerin tamamlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesini özetle; müvekkil şirketin Kayseri Entegre Sağlık Kampüsü Yapım İşleri ile Hizmetlerin Temin Edilmesi işine ait (Şehir Hastanesi) sıhhi tesisat ısıtma soğutma tesisatı ve yangın söndürme tesisatı işlerini işveren ... İnş. San. Tic. A.Ş. ile müvekkil şirket arasında yapılan 16.04.2015 tarihli sözleşme olduğunu, müvekkil şirket sözleşme tarihinden itibaren işçi almaya başladığını ve şantiye açtığını, müvekkilinin inşaatın başından itibaren yürüten şirket değil 16.04.2015 tarihinden itibaren inşaatın ısıtma soğutma ve yangın tesisatını yapmayı üstlenmiş yüklenici firma olduğunu, işveren ... AŞ. İnşaat firmasının müvekkil ise tamamıyla inşaat dışında ısıtma soğutma ve yangın söndürme tesisatı işlerini üstelenen firma olduğunu, davacının müvekkil şirkette çalıştığı sürelerde zaman zaman müvekkilin üstlendiği işlerle ilgili olarak iş yerine gündelikçe ve yardımcı işçi olarak ve asgari ücrete göre belirlenen günlük çalışma ücreti ile çalıştığını, sürekli ve belirli bir iş sözleşmesi ile çalışmadığını, davacının çalıştığı sürelerle ilgili olarak sürelerinde bildirimleri verilerek ücretlerinin ödendiğini, davacının çalıştığı sürelerin tüm hak edişlerinin kendisine ödendiğini, davacıya hakettiği ücreti dışında zaman zaman yapılan ödemelerin bağış şeklinde yapıldığını, bunların ücret yada avans ödemesi olmadığından prime esas ücretler şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini, davacının çalışma sürelerinin ve aldığı ücretlerin SGK kayıtlarında mevcut olduğunu, iddiaların tamamının haksız ve mesnetsiz olarak açıldığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.

2.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesini özetle; davacının eksik ödendiği iddia edilen primlerin tamamlattırılması yönünde talepte bulunmak hakkının zamanaşımına uğradığını, zamanaaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini, HMK 6 ıncı maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin davalı şirketin yerleşim yeri olan ... Mahkemelerinin olduğunu ve somut davada yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, müvekkil şirket ile davacı arasında herhangi bir iş ilişkisi yahut benzeri bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, davacının sözleşme imzaladığı şirketlerin diğer davalılar olduklarını, müvekkil şirket ile diğer davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmayıp 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 470 inci maddesinde düzenlenen "eser sözleşmesi" söz konusu olduğundan dava konusu olayda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil şirket ile davacının işvereni olan diğer şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, aleyhe kabul anlamına gelmemekle beraber diğer şirket ile arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu bir an için varsayılacak olsa dahi Yargıtay içtihatları doğrultusunda müvekkil şirkete husumet yönetilmesi her halükarda usule aykırı olduğunu, davacının 03.06.2016 07.11.2017 tarihleri arasında Kayseri Entegre Bölge Hastanesi işinde 1.650,00 TL ücret karşılığında sıhhi tesisat usta yardımcısı olarak çalıştığını, maaş ödemesinin 1.400,00 TL kadar olan kısmının banka kanalıyla geriye kalan kısmının ise elden ödendiğinin iddia ettiğini ancak davacının bu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın maaş ödemeleri diğer davalı şirket tarafından düzenlenen maaş bordrolarında belirtilen meblağlarda yapıldığını, tüm ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapıldığını, elden ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafından eksik ödendiği iddia edilen primlere dair yazılı bir belgenin sunulmadığını, bu noktada davacının taleplerinin reddi gerektiğini, hizmet tespitine yönelik davalarda çalışma olgusunun her türlü delille ispat edilebilir olmasına rağmen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2005/41 409 E. 2005/413 K sayılı kararından da belirtildiği üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 288 inci maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğunun bulunduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle davacı tarafın haksız iddiaları karşısında eldeki davanın husumetten ve esas yönünden reddini talep ettikleri, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.

3.Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesini özetle; davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz açıldığını, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, davacının çalıştığı iddia olunan iş yeri dosyasının hangi tarih itibari ile 506 sayılı Kanun kapsamında alındığını ve hangi tarihte kapsamdan çıkarılmış olduğunun mahkemece belirlenmesi gerektiğini, davacıya ait kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının mevcut kaydının dışında çalışmasının olmadığı, kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, hizmet tespiti davalarının 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi gereğince tespiti istenen dönemden itibaren 5 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğini, davacının talep ettiği dönemler itibarı ile 5 yıllık hak düşürücü süreler geçmiş olmakla davacın bu yönden reddi gerektiğini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 03/06/2016 tarihinde davalı ... Isıtma Soğutma Ltd. Şti'ye işe girdiğine ilişkin SGK'ya işe giriş bildirgesi verildiği, SGK hizmet cetvelinin incelenmesinde davacının 03/06/2016 07/11/2017 tarihleri arasında davalı işyerinde sigorta bildiriminin asgari ücret üzerinden yapıldığı, ücretsiz izin ve istirahat gerekçesiyle eksik bildirimlerin olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça Haziran, Eylül, Aralık 2016, Şubat, Nisan, Haziran Ağustos, Eylül, Ekim 2017 aylarına ilişkin eksik gün belgeleri sunulmuş diğer aylara ilişkin eksik gün belgesi sunulmadığı görülmüş böylece belge sunulmayan diğer aylar yönünden eksik günler ispatlanamadığından Temmuz 2016,Ocak 2017, Mart 2017 aylarında davacının kesintisiz çalıştığı değerlendirilmiştir. Davacının tespitini talep ettiği brüt ücretin tanıkla ispat sınırı yasağını geçmemesi ve dinlenilen bordro tanıklarının beyanlarında davacının 1.700,00 TL ve üzerinde ücretle çalıştığını beyan etmeleri dikkate alınarak ;

A) Hizmet tespiti talebinin kısmen kabulü ile,

1 Davacının ... İnş San ve Tic A.Ş. nin üstlendiği inşatta altişveren davalı ... Isıtma Soğutma Turizm İnş. Tar. Kuy. San. ve Tic. Ltd. Şti. işçisi olarak Temmuz 2016, Ocak 2017, Mart 2017 aylarında kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle kesintisiz çalıştığının tespitine,

2 Fazlaya ilişkin talebinin reddine,

B)Prime esas Kazanç tespiti talebinin kabulü ile,

Davacının, Haziran 16 ayı prime esas kazancının brüt 1 818,43 TL, Temmuz 16 ayı prime esas kazancının brüt 2098,19 TL, Ağustos 16 ayı prime esas kazancının brüt 2098,19 TL, Eylül 16 ayı prime esas kazancının brüt 1119,03 TL, Ekim 16 ayı prime esas kazancının brüt 2098,19 TL, Kasım 16 ayı prime esas kazancının brüt 2098,19 TL, Aralık 16 ayı prime esas kazancının brüt 2098,19 TL, Ocak 17 ayı prime esas kazancının brüt 2308,01 TL, Şubat 17 ayı prime esas kazancının brüt 1923,34 TL, Mart 17 ayı prime esas kazancının brüt 2308,01TL, Nisan 17ayı prime esas kazancının brüt 1846,41 TL, Mayıs 17 ayı prime esas kazancının brüt 2308,01 TL, Haziran 17 ayı prime esas kazancının brüt 1846,41 TL, Temmuz 17 ayı prime esas kazancının brüt 2308,01 TL, Ağustos 17 ayı prime esas kazancının brüt 2000,28 TL, Eylül 17 ayı prime esas kazancının brüt 2077,21 TL, Ekim 17 ayı prime esas kazancının brüt 2231,08 TL, Kasım 17 ayı prime esas kazancının brüt 538,54 TL olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı ... İnş. vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, kök rapora eksik gün bakımından davacı tarafın itiraz etmediğini belirterek ek raporda davacı lehine hesaplamaların yapılmasının kabulünün mümkün olmayacağını, davalı şirket ile davacının işvereni olan diğer şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davalı ... İnş. Şirketinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı tanıklarının davalı şirkete karşı davalarının bulunduğunu, tanıkların çalışma sürelerinin belirtilmediğini, davacı işçinin maaş ödemelerinin diğer davalı şirket tarafından düzenlenen maaş bordrolarında belirtilen meblağlarda yapıldığını, tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, davacı tarafından eksik ödendiği iddia edilen primlere dair yazılı bir belge sunulmadığını, dosya kapsamında eksik günlerin tespitten dışlanması gerektiğini, dosya kapsamında davacının yevmiye usulü çalıştığının ifade edildiğini ve buna göre yevmiye usulü çalışanlarda eksik gün olmasının muhtemel olacağının, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.

2.Davalı ... AŞ vekili, Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerektiğini, hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesince verilen 2016 04225 Esas, 2016 07381 sayılı kararı da bu yöndedir. Kaldıki davada tanık olarak dinlenen ... Müvekkil hakkında benzer talep ve nedenlerlenedenlerle Kayseri 2. İş Mahkemesinin 2017 380 sayılı dosyası ile, Mustafav Halıcı Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2017 729 sayılı dosyası ile alacak davası açmış olup hasım durumundadır. Diğer tanıklar dada aynı yapıda olup ifadelerine itibar edilemez yukarıda da değinildiği gibi şahit ifadelerine göre sonuca gidilemez. Davacıya hak ettiği ücretler yasal prosedür ile ödenmiş ve primler gerçek şekli ile beyan edilmiştir.

3.Dahili davalı SGK vekili, davacıya ait kurum kayıtlarının incelenmesinde davacıya ait talep ettiği tarihlerde kurum kayıtlarından görülenden başka hizmetinin görülmediğini, sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının Yargıtay’ın 79/8.maddeye dayalı sigortalılığın tespit davaları yönünden kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, iş yerinde tutulması gerekli dosyalar ile kurumlardaki belge ve kanıtlardan yararlanmalı, ücret bordroları celp edilmesi gerektiğini, müfettiş raporları olup olmadığının araştırılması gerektiğini, işyeri çalışanlarının saptanması gerektiğini ve sigortalının hangi işte ne kadar süre ile çalıştığının açıklanmasını, gereğince komşu işyeri çalışanları bilgilerine de başvurularak gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı olarak kanıtlanması gerektiğini, ilk derece mahkemesince izah edilen hususların yeterince nazara alınmadan hüküm kurulduğunu, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın davalı Kurum yararına kaldırılması gerektiğini, tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, kurum kayıtlarının yeterince irdelenmediğini, kurum aleyhine olacak şekilde belirlenen vekalet ücretinin hukuka uygun bulunmadığını istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalıların istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Mekanik Isı..A.Ş. ve dahili davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... AŞ vekili temyizinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

2.Dahili davalı SGK vekili temyizinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Davanın yasal dayanakları, sigortalı ve işverenin ... Başkanlığına ödeyecekleri primlerin matrahını teşkil eden sigortalı kazançlarının nelerden ibaret olduğu ve istisnalarını gösteren (mülga) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77/I inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesidir.

a )Mülga 506 sayılı Kanun dönemi açısından;

Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 4958 sayılı Kanun'un 36 ıncı maddesi ile değişik 77 inci maddesi olup, anılan maddede; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:

a)Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin,

b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,

c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denilmektedir. “Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü, 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir.

Kanun gereğince, maddenin 2 inci fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır.

506 sayılı Kanunda ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat m.77/I a’da sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dahil edilmesi için yeterlidir.

Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta, ödenmiş olması da aranmaktadır (m.77/I b).

b )5510 sayılı Kanun dönemi açısından;

5510 sayılı Kanun'un 80/1 inci maddesinde de;

“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

a) Prime esas kazançların hesabında;

  1. Hak edilen ücretlerin,

  2. Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

  3. İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.

c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz

d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.

Diğer taraftan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 inci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 inci maddelerinde de bu düzenlemeler korunarak senetle kanıtlama zorunluluğunda parasal sınır 2.500 TL. olarak belirlenmiş, anılan Kanun'un geçici 1 inci maddesinin 2 inci fıkrasında, bu Kanun'un, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümlerinin Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Şu durumda senetle kanıtlamada parasal sınırlar; 2005 yılı için 400 TL., 2006 yılı için 430 TL., 2007 yılı için 460 TL., 2008 yılı için 490 TL., 2009 yılı için 540 TL., 2010 yılı için 550 TL., 2011 yılı için 590 TL., 01.10.2011 gününden itibaren açılan davalar yönünden ise 01.10.2011 tarihinden itibaren 2.500 TL. olarak uygulanmaktadır.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10 480 Esas 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10 481 Esas 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10 482 Esas 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10 608 Esas 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10 1617 Esas 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

  1. Değerlendirme

1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalılar ve Kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2 Davacı vekili, davacının, davalılara ait işyerinde 03.06.2016 ile 07.11.2017 tarihleri arasında usta yardımcısı olarak en son net 1.600 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece, davacının hizmet tespitine yönelik talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, prime esas kazancın tespiti yönünden ise davacının talep ettiği brüt ücretin tanıkla ispat sınırı yasağını geçmemesi ve dinlenen bordro tanıklarının beyanları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

İnceleme konusu eldeki davada, davacının hizmet tespiti talebine ilişkin olarak verilen kabul kararı yerinde ise de, prime esas kazanç tespiti istemi yönünden verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda, sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim