Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1225
2023/7100
20 Haziran 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/399 E., 2021/595 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi‘nce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğu anlaşıldığından duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 27.09.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av.......... ve şirket yetkilisi.....ile davacı adına ..... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemiz’e gönderilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin kimya mühendisi olduğunu, davalı işyerinde 26.12.2007 tarihinde boyahane işletme müdürü olarak çalışmaya başladığını, kaza geçirdiğinde aylık ücretinin 5.500,00 TL olduğunu, müvekkilinin 20.02.2008 tarihinde saat 23.00’e kadar işyerinde çalıştığını, işyerinden ayrılarak ikametine gittiğini, aynı gece üst amiri pozisyonundaki fabrika müdürü..... tarafından aranarak “20.02.2008 tarihinde çıkan malın hatasız olduğunun kontrol edilmesi ve onayının alınması için saat 03.00 – 03.30 sularında işletmede bulunması” talimatının kendisine verildiğini, müvekkilinin geç saatlere kadar çalıştığını ve eve geleli birkaç saat olduğunu, dinlenme ve uyuma fırsatı bulamadığını, uykusuz ve yorgun olarak kendi idaresindeki araçla çalıştığı fabrikaya doğru yola çıkan müvekkilinin 21.02.2008 tarihinde araç hakimiyetini kaybederek ağır yaralandığından bahisle 4.050,00 TL tedavi gideri, 2.428.366,18 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ve 120.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça belirtilen üretin davacının gerçek ücreti olmadığını, henüz deneme süresinde olan bir çalışan için fahiş bir ücret olduğunu, davacının deneme süresi boyunca ücretinin 2.585,00 TL olduğunu, deneme süresi içinde olan bir boyahane müdürünün 5.500,00 TL maaş almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kazanın hemen sonrasında ve devamında müvekkili tarafından sergilenen iyi niyetli davranışlar, yardımlar ve tedavilerin dosyada yer aldığını, sigorta müfettişi tarafından sadece trafik kazası tutanağına dayanarak isnat edilen %60 işveren kusurunu kabul etmediklerini, olayın bir trafik kazası olduğunu, müvekkili şirketin kaza esnasında ve sonrasında davacıya ve ailesine her türlü destekte bulunduğunu, müvekkili işverenin söz konusu kazanın her türlü maddi yükünü taşımaktan çekinmediğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, dosyanın yeniden kusur açısından değerlendirilmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2015 Tarih ve 2010/576 Esas, 2015/442 Karar Sayılı Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2015 tarih ve 2010/576 Esas, 2015/442 Karar sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat istemlerinin kabulüne davacı yararına 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
B. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2016 Tarih, 2015/17842 Esas, 2016/2687 Karar Sayılı Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2015 tarih ve 2010/576 Esas, 2015/442 Karar sayılı kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2016 tarih, 2015/17842 Esas, 2016/2687 Karar sayılı kararıyla davacı kazalının yaralanması neticesini doğuran zararlandırıcı olay bir trafik kazası olduğuna göre kusur raporunu oluşturan bilirkişi heyeti içerisinde trafik iş güvenlik uzmanının da olması gerektiği, bu husus gözetilmeden düzenlenen kusur raporu dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı beyanı, tanık anlatımları ve DİSK Tekstil işçileri Sendikası cevabına göre asgari ücretin yaklaşık 13 katı ücrete göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesinin hatalı olduğu, davacının sendikalı olduğuna dair bilgi olmadığı, eğer, dava sırasında sigortalının yaşlılık aylığının fiilen kendisine bağlandığı tarih anlaşılabiliyor ise artık varsayıma gidilerek sigortalı erkek ise 60, kadın ise 55 yaşına kadar aktif çalıştığı varsayımına göre hesap yapılamayacağı, aktif dönem zararının artık belli olan bu emeklilik tarihine kadar hesaplanması gerektiği, zira bilinen varken ihtimale göre hesap yapılmasının doğru olmadığı, sigortalının yaşlılık aylığı almakta iken destek primi ödeyerek çalıştığı sırada iş kazası geçirerek malul kalması durumunda sigortalının pasif dönem içindeyken çalıştığı, bu işinde muhtemel bakiye ömrüne kadar çalışamayacağından ötürü ancak belirli bir süre daha bu işte çalışacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, maddi zarar hesaplanmasında pasif dönemde esas alınması gereken ücretin ise muhakkak ki asgari geçim indirimsiz net asgari ücret olduğu, davacının durumuna en uygun ücret belirlenip davacının bilinen ve bilinmeyen aktif dönem zararının bu ücretten, pasif dönem zararını ise asgari geçim indirimsiz asgari ücretten olacak şekilde yeniden hesaplatılması, davacı tarafın temyize gelmediği dikkate alınarak usuli kazanılmış hakların dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesi'nin 08.05.2018 Tarih ve 2016/217 Esas, 2018/301 Karar Sayılı Kararı
İlk Derece Mahkemesi'nce bozma ilamına uyulduktan sonra sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 1.003.020,89 TL ve tedavi gideri 4.050,00 TL olmak üzere toplam 1.007.070,89 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesi'nin 08.05.2018 Tarih ve 2016/217 Esas, 2018/301 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 14.05.2019 Tarih, 2018/5692 Esas, 2019/3767 Karar sayılı kararıyla somut olayda, bozma ilamınının gereği yerine getirilmeden, aralarında ciddi farklılıklar olan ücret araştırma sonuçlarından asgari ücretin 10,13 katına denk gelen ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmesinin isabetsiz olduğu, davacının pasif dönem zarar hesabının 60 yaşından itibaren yapılmasının yerinde olmadığı, davacının 2000 yılında emekli olduğu, kaza geçirdiği sırada sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığı sırada iş kazası geçirdiğini dikkate alarak davacının aktif döneminin 60 yaşına kadar değil ancak makul bir süre daha devam edeceğinin gözetilerek aktif dönem ücretinin davalı tarafından kabul edilen ücretin altında olan ücretler dikkate alınmadan ücret araştırması sonucu tespit edilen ücretlerin ortalamasının alınarak belirlenmesi, pasif dönem ücretinin de asgari geçim indirimsiz net asgari ücret olduğu kabul edilerek davacının maddi zararının hesaplanması, bu hesaplama yapılırken bilinen dönemin sona erme tarihinin bozulmasına karar verilen ilk hükme esas 10.04.2015 tarihli bilirkişi hesap raporundaki tarihe göre belirlenmesi ve davacı tarafın hükmü temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 05.10.2021 tarih, 2019/399 Esas, 2021/595 Karar sayılı kararında mahkemece resen yapılan hesaplama sonucuna göre sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 742.918,30 TL ve tedavi gideri 4.050,00 TL olmak üzere toplam 746.968,30 TL maddi tazminat ile 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı tarafın kabul ettiği 2.582,00 TL bürüt ücretin altındaki ücretlerin katılmaması gerektiği yönündeki bozma gerekçesine uyarak hesaplamaya dahil edilen 1.852,00 TL olarak hesaplamaya dahil edildiğimi, bu nedenle davacının emsal ücretinin düştüğünü ve hesaplama sonucu müvekkili lehine taktir edilen maddi tazminat düşük çıktığını, Yargıtay 21 Hukuk Dairesi'nin, usuli kazanılmış hak kavramını işçi aleyhine genişleten, hukuksal dayanaktan yoksun ilk karar temyiz edilmediğinden bilinen dönemin ilk kararda alınan bilirkişi raporundaki 2015 tarihine göre hesaplanması gerekeceği yönündeki kararına uyularak verilen kararının da usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur tespitinin yerinde olmadığını, ücretin hatalı belirlendiğini, davacı işçi sendikalı olmadığından sendika cevabı dışlanmak suretiyle, diğer yazı cevaplarında belirtilen tüm emsal ücretlerin ortalamasının alınması ve ücretin bu ortalama hesabına göre 3.178,58 TL olarak belirlenmesi gerektiğini, son bozma ilamında açık ve net bir şekilde davacının zaten emeklilik dönemi içerisinde iken çalıştığı ve aktif çalışma hayatının ancak makul bir süre daha devam edebileceği 60 yaşına kadar çalışamayacağının belirtildiğini, mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi hesaplamalarında yine davacının 60 yaşına kadar çalışabileceğinin kabul edildiğini ve bozma ilamına aykırı hesaplama yapıldığını, davacı tarafın yönlendirmesi ile celbedilen yazı cevapları ile Yargıtay'ın bozma ilamına aykırı olarak hüküm tesis edildiğini, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların fazla olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmiş olmasının hakkaniyet ilkesine açıkça aykırı olduğunu, maddi tazminat red vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 428 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ve 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası
- Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, mahkemece resen yapılan hesaplamanın gerekçede açıklandığı, bu hesaplamada mahkemenin davalının kabulünde olan ücretin altında tespit ettiği ücretleri dışlamak suretiyle davalının kabul ettiği ücretin neti, ... Ticaret ve Sanayi odası tarafından bildirilen ücreti ve DİSK Tekstil İşçileri Sendikasının bildirdiği ücreti toplayıp bunların ortalamasını aldığı, ücreti bu şekilde asgari ücretin 9,2594589 katı olarak tespit ettiği, bozmada işaret edilen hesap raporu doğrultusunda asgari ücret değişikliklerini hesaplamaya yansıtmadan kazadan pasif döneme kadar hesabı bu 9,2594589 katı ücret üzerinden yaptığı, pasif dönem ücretini ise asgari geçim indirimsiz net asgari ücret olarak dikkate aldığı, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen davacının 1960 doğumlu olup, kaza gerçekleştiğinde 48 yaşında olduğu, emekli olduktan sonra davalı şirkette boyahane işletme müdürü olarak çalışmaya devam ettiği, bozma ilamında davacının aktif döneminin 60 yaşına kadar değil, makul bir süre daha devam edeceğinin belirtilerek tespitinin istendiği, bu doğrultuda davacının sunduğu örneklerin davacının yaptığı iş ve kıdemine uygun olduğu, Ünteks Boya, Özen Mensucat, Toraman Tekstil, Üçler Tekstil ve Karsal Örme Tekstil gibi firmaların işletme müdürlerinin 40'lı yaşlarda emekli oldukları, halihazırda 60 yaş civarında yahut 60 yaşı geçmelerine rağmen halihazırda çalıştıklarının anlaşıldığı, dolayısıyla 60 yaşın makul bir yaş olup, emsal firmaların fabrika müdürlerinin de benzer ve hatta daha fazla yaşta olduklarının tespit edildiği, tecrübe ve birikimin de daha erken yaşlarda iş hayatından çekilinmesi halinde ortadan kalkacağı, günümüz sağlık ve yaşam koşullarında 60 yaşın ileri bir yaş sayılamayacağı, aksine tecrübe ve birikimlerin daha fazla ortaya konabileceği bir yaş olduğu kanaatine ulaşıldığı, bu doğrultuda hesap yapıldığın belirtilerek pasif dönemin 60 yaşından başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyulmasına karar verilen Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 14.05.2019 Tarih, 2018/5692 Esas, 2019/3767 Karar sayılı bozma ilamında açıkça davacının aktif döneminin 60 yaşına kadar değil ancak makul bir süre daha devam edeceğinin gözetilmesi gerektiği belirtilmesine karşın pasif dönemin 60 yaşından başlatılması hatalı olduğu gibi, bozmada aktif dönem ücretinin davalı tarafından kabul edilen ücretin altında olan ücretler dikkate alınmadan "ücret araştırması sonucu tespit edilen ücretlerin" ortalamasının alınarak belirlenmesi gerektiği belirtilmesine karşın ortalamaya ücret araştırması sonucu tespit edilmeyip davalı tarafından kabul edilen ücretin de dahil edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş TÜİK 'den tespit edilen ücret ile Kimya Mühendisleri Odası tarafından bildirilen ücretlerin işverenin kabulünde olan ücretin altında olması nedeniyle ortalamaya ancak emsal ücret araştırması sonucunda tespit edilen ... Ticaret ve Sanayi Odası tarafından bildirilen ücret ve DİSK Tekstil İşçileri Sendikasının bildirdiği ücretin dahil edilmesi gerekitğini, bu iki ücretin ortalamasının asgari ücretin 11,5709 katı düzeyinde olduğunu ne var ki davacı tarafın asgari ücretin 10,137 katı ücret üzerinden yapılan hesaplamaya karşı aşamalarda temyiz yoluna başvurmadığını dikkate almak suretiyle, davacının maddi zararını asgari ücretin 10,137 katı düzeyindeki ücret üzerinden, davacının aktif döneminin 60 yaşına kadar değil ancak makul bir süre daha devam edeceğini ve bilinen dönemin sona erme tarihinin bozulmasına karar verilen ilk hükme esas 10.04.2015 tarihli bilirkişi hesap raporundaki tarihe göre belirlenmesi gerektiğini gözeterek hesaplatmak, usuli kazanılmış hakları da göz önünde buludurmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Davalı avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,
Davacı avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19