Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4866
2023/7090
20 Haziran 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/180 E., 2021/302 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılması ile davalı Kuruma fazladan ödenen primlerin yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketi DHMİ Genel Müdürlüğü'ne bağlı Siirt Havaalanında "Güvenlik ve Koruma hizmetleri" işini 01.01.2011 28.02.2011 tarihleri arasında yaptığını, çalıştırdığı personelin SGK primleri işveren hisselerini tam olarak ödediğini, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ı) bendi hükmü ile belirli şartlar dahilinde sigorta primi işveren hissesinin 5 puanlık kısmının Hazinece karşılanacağının öngörüldüğünü, ancak hazine teşvikinden yaralanmak için yasanın aradığı tüm vecibelere sahip olan davacı şirketin bu yasal imkanı fark etmeyerek hazine teşvik payı karşılığı 10.873,47 TL yi kuruma yanlış ve yersiz ödediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile; 4.8010.01.10.1006817.056.01.47 sicil sayılı işyerinden 2011/Ocak Şubat dönemlerinde davalı kuruma yanlış ve yersiz yatırılan %5 prim tutarı 10.873,47 TL'nin davacı şirkete iadesine, hükmedilecek prim alacağına yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz yürütülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihaleli işler açısından Hazine tarafından ödenmesi gereken kesinti tutarının kurumdan tahsil edilemeyeceğini, talebin 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde düzenlendiğini, işvereninin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmının hazinece karşılanmasından, belgelerin yasal süre içerisinde verilmesi ve prim borcu bulunmaması halinde yararlanılabileceğini, ancak 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara ait işyeriyle 4734 sayılı Kanundan istisna olan işlere ilişkin işyerlerinin kapsam dışı olduğunu, uygulanamayacağını, kapsamda olan yerlerin ise hak ediş ödemeleri sırasında hak edişlerden kesileceği konuyla ilgili işlemlerin yüklenici tarafından yürütüldüğünü idare tarafından yüklenicin hak edişinden kesilmesi gerektiğini, işveren tarafından yararlandırılmasına ilişkin bilgi verilmediğini, konunun kendileri ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 23.09.2014 tarihli ve 2014/86 Esas, 2014/1776 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacı şirketlerin 5510 sayılı Kanun'un 81/1 ı bendi gereğince 01.01.2011 28.02.2011 tarihleri arasında hazinece karşılanması gereken işveren hissesi tutarı olan 10.873,47 TL alacağın söz konusu miktarın ay be ay kuruma ödendiği tarihleri takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.İlk derece Mahkemesinin 23.09.2014 tarihli ve 2014/86 Esas, 2014/1776 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
- 20.10.2015 tarihli ve 2014/23712 Esas, 2015/18853 Karar Sayılı bozma kararında; "...Somut olayda 5510 sayılı Kanun'un 81/1 (ı) bendindeki düzenlemeye göre; aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerce ödenecek primin işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarı Hazine tarafından karşılanacağından, gerek bu tutarın Hazinece karşılanmaması, gerek işverenin bu tutarı davalı Kuruma ödemiş olması, gerekse de ihale makamınca işveren şirketin hak edişlerinden, sigorta primi işveren hissesinin, %5 puanlık muafiyet indirimi yapılmadan tümüyle kesilmesi durumunda sebepsiz zenginleşen Hazine olacaktır. Bu durumda husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiği" gerekçesi ile verilen karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince 1 inci Bozmaya Karşı Direnilmesine Dair Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/845 Esas, 2016/321 Karar sayılı kararı ile; "...Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 20.10.2015 tarihli 2014/23712 2015/18853 sayılı bozma ilamına davacının 5510 sayılı Kanun'un 81/I (ı) maddesi uyarınca işveren primlerinin %5'ini hazine tarafından karşılanmasına ilişkin hükmün uygulanmasında sözleşme ilişkisinde ve kuruma yapılan ödemelerde işvereni hazine ile herhangi bir hukuki ilişkiye girmediği, prim ödemelerinin doğrudan SGK ya yapıldığı, bu nedenle de davanın SGK ya yöneltilmesi gerektiğinden açıklanan gerekçelerle ve bozmaya konu kararımzda belirtilen gerekçelerle direnilmesine, davanın kabulü ile, davacı şirketlerin 5510 sayılı Kanun'un 81/1 ı bendi gereğince 01.01.2011 28.02.2011 tarihleri arasında hazinece karşılanması gereken işveren hissesi tutarı olan 10.873,47 TL alacağın söz konusu miktarın ay be ay kuruma ödendiği tarihleri takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.
C.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/845 Esas, 2016/321 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2017 tarihli ve 2016/21 2693 Esas, 2017/656 Karar Sayılı Kararı ile "...Tüm bu açıklamalar ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde, ihtilaf davacı şirket almış olduğu ihale sonucu çalıştırdığı işçiler için % 5 puanlık teşvik indiriminden yararlanması gerekli iken yararlandırılmamasının sonucunda bu miktarın davalı Kurumdan iadesinin istenip istenemeyeceği noktasındadır. Hal böyle olunca, davacı şirketin % 5 puanlık teşvik indirimden yararlanıp yararlanmayacağının belirlenmesi ve bu kapsamda ödemiş olduğu primlerin iadesini isterken davalı Kuruma husumet yöneltilmesi isabetli olduğu gibi söz konusu uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanundan kaynaklanması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun % 5 puanlık teşvik indiriminden yararlanma davasında taraf sıfatı bulunmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemenin davalı Kuruma husumet yöneltebileceğine ilişkin verdiği direnme kararı yerindedir.
Ne var ki, bozma nedenine göre işin esası Özel Dairece incelenmediğinden, davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir. Denilerek, direnme uygun olup; davalı Kurum vekilinin işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için, dosyanın Yargıtay 21. Hukuk Dairesine Gönderilmesine, Dair karar verilmiştir.
D.2 nci Bozma Kararı
1.Hukuk Genel Kurulunun yukarıdaki daireye gönderme kararı sonrasında, 21. Hukuk Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2017/2802 Esas, 2017/9479 Karar sayılı bozma ile " .... Yapılacak iş,davacı şirket ile DHMİ Genel Müdürlüğü arasında 01.11.2011 31.12.2012 tarihleri arasında Siirt Havaalanına özel güvenlik hizmeti satın alınması işine ilişkin ihale sözleşmesi, teknik şartname ve var ise özel şartname ile diğer ihale belgelerinin, tahakkuk, hakediş ve ödeme belgelerinin tamamını getirtmek, dava dosyasını kamu ihale mevzuatı ve sosyal güvenlik hukuku konularında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ederek; davacı şirket ile ihale makamı arasında yapılan sözleşme şartları ile diğer belgeleri inceleyerek hakediş içerisinde davacı şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmesi gereken işçi ve işveren sigorta priminin tamamının (% 5 dahil) olup olmadığı, hakediş ödeme tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre hakedişten % 5 kesinti yapılmaması halinde davacının davaya konu isteminin kabulü ile ödenen miktarın Kurumdan tahsili halinin teşvikten mükerrer yararlanma sonucunu doğrup doğurmayacağı, ödenen prim ve % 5 indirim miktarı hakkında ayrıntılı ve açıklayıcı bilirkişi raporu almak ,varılacak sonuca göre karar vermekten ibarettir." denilerek karar 2. kez bozulmuştur.
E. İlk Derece Mahkemesince 2 nci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin: 25.10.2018 tarihli ve 2018/31 Esas, 2018/417 Karar sayılı kararı ile " Eldeki dava, 5510 sayılı Kanun'un 81/1 ı maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda Ek 17/4 üncü madde kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Madde içeriğine göre davanın konusu kalmadığından "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilerek yargılamayı sona erdirmenin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi; davanın konusuz kalması davacının talep sonucunun gereğinin yerine getirilmesine bağlıdır. Davacının kurum tarafından reddedilen talebinin işleme alınması halinde dava konusuz kalacaktır. Ancak, açıklanan Ek 17/4 üncü madde görülmekte olan davalar için düzenleme yaptığı gibi yasa yoluna başvurulmuş davalar içinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yasa yoluna başvurulması halinde bu başvurudan vazgeçmiş sayılacağı düzenlemesi getirmiştir. Bu iki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce dava konusu taleple ilgili kurum tarafından işlem yapılıp yapılmadığı araştırılmadan emredici düzenleme karşısında davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve 01.04.2018 Tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 17 inci uyarınca davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir.
F. 3 üncü Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/31 Esas, 2018/417 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
- 20.05.2019 tarihli ve 2019/1036 Esas, 2019/3959 Karara sayılı ve 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamı ile "...Yapılacak iş, İlk derece Mahkemesince Kurumdan davacının yukarıda açıklanan Ek madde 17 hükmüne göre başvurusu bulunup bulunmadığı sorularak anılan yasa maddesi kapsamına göre değerlendirme yapmak, Kurumun başvuruyu kabul etmemesi halinde işin esasına girerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
G. İlk Derece Mahkemesince 3 üncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/180; Esas, 2020/63 Karar Sayılı Kararı ile; "Eldeki davada da davanın açıldığı tarihteki koşullarda mahkememizde inceleme ve araştırma yapılmış, davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay olağan uygulamasından vazgeçerek davanın Maliye Bakanlığı'na karşı yöneltilmesi gerektiği şeklinde görüş değiştirmiş, daha sonra bu görüşünden de vazgeçerek yeniden davanın Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu aşamada 5510 sayılı Kanun'a Ek 17 nci madde eklenmiş, bu kez bu madde kapsamında inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle mahkememizce verilen kabul kararı bozulmuştur. Bu kez davacı Ek 17 madde kapsamında kuruma başvurmuş, kurum tarafından talebi karşılanmamıştır. Mahkememizce yukarıda açıklanan hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkesi dikkate alınarak daha önce toplanan delillerle kanıtlanan davanın kabulüne davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un 81/1 ı bendi gereğince 01.11.2011 28.02.2011 tarihleri arasında Hazinece karşılanması gereken işveren hissesi tutarı olan 10.873,47 TL alacağın primlerin ay be ay kuruma ödendiği tarihleri takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.
H. Dairemizin 4 üncü Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/180; Esas, 2020/63 Karar Sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
- Dairemizin 18.05.2021 tarihli ve 2020/9314 Esas, 2021/6421 Karar sayılı kararı ile "...Ek 17 nci maddenin 4 üncü Fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. Sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Anayasa'nın 153 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur. Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği takdirde artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir. Şu halde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.
Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Denilerek karar bozulmuştur.
I. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Karşı Direnilerek Verilen Karar
İlk derece mahkemesi 11.11.2021 gün ve 2021/180 Esas, 2021/302 Karar sayılı kararında "..Eldeki davada ise, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin tamamı ile aynı maddenin 4. fıkrasının iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ve davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılması veya fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından yasal tüm şartların varlığı incelenmeli ve sonucuna göre işin esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir..." gerekçeleriyle mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına karşı; daha önce davanın kabulüne ilişkin verilen ve yukarıda gerekçeleri açıklanan karar kapsamında özellikle hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri gözetilerek karar verilmiş olması ve Ek 17 nci maddenin değerlendirildiği anlaşıldığından direnme kararı verilmiş ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.05.2021 tarihli 2020/9314 2021/6421 sayılı bozma kararına karşı mahkememizce 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 17 nci madde de değerlendirilerek ve özellikle hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkesi de dikkate alınarak karar verilmiş olması nedeniyle direnilmesine, davanın kabulü ile, davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un 81/1 ı bendi gereğince 01.11.2011 28.02.2011 tarihleri arasında Hazinece karşılanması gereken işveren hissesi tutarı olan 10.873,47 TL alacağın primlerin ay be ay kuruma ödendiği tarihleri takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.
İ. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 gün ve 2021/180 Esas, 2021/302 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2023 tarihli ve 2023/10 233 Esas, 2023/255 Karar Sayılı Kararı ile; "....Somut olayda; Mahkemece davacı tarafın 5510 sayılı Kanun’un Ek 17 nci maddesi kapsamında Kuruma yaptığı başvurunun reddedildiği, hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkeleri dikkate alındığında dosya kapsamındaki delillere göre davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, kararın Özel Dairece 5510 sayılı Kanun’un Ek 17 nci maddesi ve aynı maddenin 4 üncü fıkrasının iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması, davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılması veya fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından yasal tüm şartların varlığı incelenmesi ve sonucuna göre işin esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasından sonra Mahkemece 5510 sayılı Kanun’un Ek 17 nci maddesi değerlendirilerek ve hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkeleri dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Görüldüğü ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil bozma kararı gereğinin eylemli olarak yerine getirilmesi sonucu verilen yeni hüküm bulunmaktadır.
Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 29.06.2022 tarihli ve 2022/10 462 Esas, 2022/1080 Karar, 02.11.2022 tarihli ve 2021/10 319 Esas, 2022/1419 Karar, 2021/10 600 Esas, 2022/1420 Karar ile 17.11.2022 tarihli ve 2022/10 969 Esas, 2022/1530 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.
Hâl böyle olunca yeni hükme yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmelidir.
Bu nedenle dosya Özel Daireye gönderilmelidir. Denilerek dosya dairemize gönderilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılması ile davalı Kuruma fazladan ödenen primlerin yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81 inci maddeleri hükümleridir.
- Değerlendirme
1.5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, İlk Derece Mahkemelerince verilen kararlar hakkında ...'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olup, bu aşamadan sonra da anayasaya aykırılığı tespit ile iptal edilen bu fıkraya dayalı olarak verilmiş olan kararlar da dairemizce Anayasa Mahkemesi kararı ile birlikte oluşan bu yeni durum ve maddenin tüm hükümleri ile birlikte yeniden değerlendirilmesi için bir kez daha bozulmuş, böylece 4 üncü Fıkrada yer alan “görülmekte olan davalar” yönünden yapılan bu yeni düzenleme ve aynı maddenin 3 üncü fıkraya yaptığı yollama nedeniyle 3 üncü fıkra içerisinde getirilen davalı Kuruma yönelik ödeme yükümlülüğü karşısında, bu hükümlerin uyuşmazlığın çözümünde uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
2.Gelinen son aşamada, eldeki dava bakımından irdeleme yapılacak olursa, mahkemece, geçirilen safahat ve kat edilen tüm aşamalardan sonra, halen dahi ek 17 nci madde hükümleri ve bozma ilamlarımız kapsamında bir değerlendirme yapılmadığı, davaya konu olayda ek 17 nci madde kapsamında davacının başvurusunun varlığı anlaşılmakta ise de, davalı Kurumca bu başvurunun sonucunda ne gibi bir işlemin yapıldığı hususunun araştırılmadığı gibi, davalı Kurumca başvurunun işleme alınması ve davacının istemlerinin bu madde çerçevesinde karşılanması halinde, dava konusunun devam edip etmeyeceği, aksi halde ise, ne şekilde uygulama yapılması gerektiğine ilişkin herhangi bir irdeleme veya kabul olmaması karşısında verilen kararın isabetli olmadığı açıktır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19