Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3979
2023/7064
20 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/99 E., 2022/165 K.
KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/459 E., 2021/710 K.
Taraflar arasındaki mahkeme kararı ile kesinleşen işçilik alacağı nedeniyle belirlenen fark ücretler nedeniyle sigorta primine esas kazançların tespiti ve yaşlılık aylığı miktarının yeniden hesaplanması ile fark aylık alacaklarının davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılardan ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin 4857 sayılı iş yasasına göre 2005 yılına kadar Köy Hizmetlerinde, bu kuruluşun 2005 yılında kapanması nedeni ile de 2005 yılından emekli olduğu tarihe kadar davalı nezdinde çalışmış olduğunu, geçici işçilik dönemindeki çalışmasının karşılığı olan ücret, derece ve kademesinin dikkate alınarak daimi kadroya geçtikten sonra alması gereken derece ve kademe dikkate alınarak maaş intibakı yapılması ve buna göre eksik ödenen maaş ve ücretlerin ödenmesi için davalı aleyhine açtığı davayı kazandığını, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan bu davada, müvekkilinin geçici işçilik dönemi olan çalışmalarının karşılığı olan derece ve kademeleri ve çalışmaları daimi işçilik döneminde hesaba katılmadan ve maaş intibakı yapılmadan kendisine çalışmalarının karşılığı olarak eksik ücret ve maaş ödendiğini, bu intibak yapılmış olsaydı müvekkilinin hem çalışırken eksik ücret almayacağını, hem de emekli olurken bu yapılacak prime esas kazanç tespitleri ile dava öncesi bağlanan aylıktan daha yüksek bir emekli maaşı alacak olduğunu, mahkeme kararında belirtilen hususular dikkate alınarak müvekkiliyle ilgili maaş intibakının yapılması emekli olduğu tarihten sonraki maaş farklarının hesaplanarak ödenmesi ve daha sonraki emekli aylıklarının yapılacak intibak ve hesaplama doğrultusunda müvekkiline ödenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmiş olmalarına rağmen başvurularına olumlu yanıt verilmemiş olduğunu, bu nedenle aradaki prim farklarının belirlenmesi suretiyle yaşlılık aylığının yansıtılması gereken prim üzerinden yeniden hesaplanmasına, bu tarihten sonraki aylıkların buna göre ödenmesine, bu hesaplama ve uyarlama ışığında emeklilik tarihinden dava tarihine kadarki maaş ücret farkının ay ay hesaplanarak müvekkiline yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı SGK vekili, dava dilekçesindeki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, buna göre öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın dilekçesinde belirtmiş olduğu işçilik alacağına ilişkin dosyasında kurumun taraf olmadığını, taraf olarak dahil edilmediği dosyadan da müvekkili kurumun haberdar olmasının beklenemeyeceğini, kaldı ki ilgili ilamda emeklilik geçmiş aylık farkına ilişkin bir karar da bulunmadığını, yapılan başvurunun ilama aykırı olarak yapıldığını, müvekkili kurumdan davalının yapmış olduğu hatanın bedelini ödemesinin beklenemeyeceğini, dolayısıyla geçmiş emekli aylık hesabı farkının müvekkili kurumdan istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, prime esas kazançların, işveren tarafından müvekkili kuruma bildirilmekte ve ilgili prim müvekkili kuruma ödenmekte olduğunu, dolayısıyla müvekkili kurumdan istenen, alınan ücret ile alınması gereken ücret farkının davacının primine yansıtılması mümkün olmamakla beraber bu durumun davalı kurumdan istenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
- Davalı vekili, davaya dâhil edilmesinin yanlış, gereksiz ve usul ekonomisine aykırı bir işlem olduğunu, müvekkili İdarenin ise davacının lehine sonuçlanan İş Mahkemesi kararının kesinleşmesinin hemen akabinde intibak düzenlemesine ait ek aylık ve hizmet belgelerini davalı SGK'ya gönderdiğini ve bunlara ait ek aylık prim tutarlarını yatırdığını, müvekkili idarenin ilgili Mahkeme kararı uyarınca üzerine düşen bütün yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davanın müvekkili açasından öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, belirterek davalı idare yönünden davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"1 Dahili Davalı ... aleyhine açılan davanın esası hakkında konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
2 Davalı SGK aleyhine açılan dava bakımından;
2.a. Davacının 02.02.2001 tarihi öncesi ve sonrası döneme dair çalışmalarıyla alınan ücret ile alınması gereken ücret farkının prime esas kazanca ve SGK primine yansıtılması, aradaki prim farkının belirlenmesi suretiyle yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması, uyarlama ile belirlenen miktarın davacıya ödenmeye devam edilmesi, belirlenecek yaşılık aylığı dikkate alınarak fark yaşlılık aylığı ödenmesine dair taleplerinin konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2.b.Davacının fark yaşlılık aylığı ödemesine faiz talebinin kısmen kabulüne, 314,03 TL faiz alacağının davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan SGK vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece esas alınan raporun hatalı olduğunu, mahkemece eksik ödenen ücretlerin hangi aya ilişkin olduğu daha önce tespit edildiğinden hakkaniyet gereği tespit edilen bu ayların esas kazancına dahil edilerek davacının yaşlılık aylığının hesaplanması gerektiğini, raporun mahkeme kararına göre hazırlanmadığını, davacının fark yaşlılık aylığı bulunduğunu, eksik ve hatalı hesaplama ile karar verildiğini, aynı nitelikte 37 dava bulunduğunu, seri dava nitelendirilerek vekaletin buna göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun dava açıldıktan sonra yaşlılık aylığında güncelleme yaparak sonraki maaşları bu doğrultuda ödemeye başladığını, dava açmakta herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, SGK lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin ve kısmen kabul kısmen red kararı nedeniyle bir kısım yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu, davalının ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda davaya dahil edildiğini, davalının herhangi bir taleplerinin bulunmadığını ve bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı SGK vekili, davacının herhangi bir faiz alacağının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kuruma başvurusunda faiz talebinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı lehine hatalı karar verildiğini, davalı idare açısından red kararı verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte faiz alacığının davalı idarenin haberdar olduğu tarihten itibaren istenebileceğini, vekalet ücreti ve yargılama giderinden idarenin sorumlu tutulmaması gerektiğini, dava açılmasına kurumun sebebiyet vermediğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olarak belirlendiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekili ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 (1) b.1 maddesi gereğince esastan reddine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının herhangi bir faiz alacağının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kuruma başvurusunda faiz talebinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı lehine hatalı karar verildiğini, davalı idare açısından red kararı verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte faiz alacığının davalı idarenin haberdar olduğu tarihten itibaren istenebileceğini, vekalet ücreti ve yargılama giderinden idarenin sorumlu tutulmaması gerektiğini, dava açılmasına kurumun sebebiyet vermediğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olarak belirlendiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını belirtmiş ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mahkeme kararı ile kesinleşen işçilik alacağı nedeniyle belirlenen fark ücretler nedeniyle sigorta primine esas kazançların tespiti ve yaşlılık aylığı miktarının yeniden hesaplanması ile fark aylık alacaklarının davalı Kurumdan yasal faizi alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 ve 359 uncu maddesi ile 369 uncu maddesi ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ve Geçici 82 nci maddesi ile birlikte 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi ile beraber 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi hükümleridir.
2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
- Değerlendirme
Eldeki davada, davalılardan ... hakkında davanın esası hakkında konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, kesinleşen mahkeme kararına dayalı olarak belirlenen alacaklar üzerinden davalı Kuruma prime esas kazanç bildirimi yapma yükümlülüğü bulunan davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğüne husumetin düşeceği ve bu davalının davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi yerinde ve isabetlidir. Ancak, Karayolları Genel Müdürlüğünün yasal yükümlülüğünü dava öncesi yerine getirmiş olması ve belirlenen ücret alacaklarına göre bordroları tanzim ederek diğer davalı kuruma vermiş olması karşısında, bu davalı hakkında esastan red kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve husumetin düşmeyeceği kabul edilerek husumetten red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile, temyiz olunan ilk derece Mahkemesi kararının 1 nolu bendinin silinerek yerine;
"1 Dahili davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19