Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2769

Karar No

2023/7012

Karar Tarihi

20 Haziran 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/177 E., 2022/915 K.

KARAR: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 38. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/1515 E., 2020/674 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 14.09.2010 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 05.06.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 262.243,88 TL' ye çıkarmış, 14.01.2020 tarihli birleşen dava dilekçesi ile 60.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP

1.Davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin alt işvereni olan diğer davalı ...Ş'nin işçisi olduğunu, kendilerince ve alt işverence üzerlerine düşen her sorumluluğu eksiksiz yerine getirdiklerini, müvekkili asıl işveren yönetim ve denetim yetkisini kullanarak davacı ile sözleşme imzalanırken işyerinde uygulanacak işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları ile ilgili bilgilendirme yapıldığı ve 26 genel, 5 yangın, 14 kaza, 9 iskele, 3 kalıp (+6 başlık) 3 merdiven, 4 makine, 5 asansör, 13 gırgır vinç, 4 nakliye, 12 elektrik (12 alt başlık) olmak üzere toplam 98 maddelik uyarının tamamının, her birisi her çalışana tek tek okunduğu gibi davacıya da okunduğunu ve imzasına tebliğ edildiğini, 09.12.2013 tarihli RG’de yayınlanan iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin işçinin yükümlülükleri başlıklı 13.bölümünün okunduğundan ve imzasına tebliğ edildiğinden emin olduklarını, davacının deneyimli ve aldığı eğitimler gereği işin riskini bilen ve bu risk doğrultusunda alınması gereken tedbirleri bilmesi gerekirken bu yükümlülüğüne dikkat etmediğini, kendisine verilen ekipmanları kullanmadığını ve kusurlu davranarak iş kazasına kendisinin sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... Madencilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2007 2014 tarihleri arasında müvekkil şirkette çalıştığını, davacıya iş güvenliği sağlandığını, koruyucu gözlük teslim edildiği halde koruyucu gözlüğünü takmadan çalışmaya devam ettiğini, dolayısıyla iş kazası sonucu davacının yaralanmasına kendi dikkatsizliğinin sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketi tarafından alınacak bütün tedbirlerin alındığını, iş bu davanın kaza tarihinden 6 yıl sonra açıldığını, söz konusu maluliyetin iş bu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının kendisine verilen ilaçları kullanıp kullanmadığı, tedavisi için gerekli özeni gösterip göstermediği yada yanlış tedavi sonucu maluliyetin oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

Asıl dava yönünden;

Davanın kabulü ile;

1 İş kazası sebebi ile davacının uğradığı 262.243,88 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 14.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Birleşen dava yönünden;

Davanın kısmen kabulü ile;

2 İş kazası sebebi ile davacının uğradığı 40.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 14.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iddiaların aksine her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini, alt işvereni de bu konuda bilgilendirdiğini, her zaman denetlediğini, alt işverenin çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimi alıp almadığını ve tehlikeli ya da çok tehlikeli işlerde çalışacak personele ait sağlık raporunun bulunup bulunmadığını özellikle denetlediğini, davacı ile sözleşme imzalanırken işyerinde uygulanacak işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları ile ilgili bilgilendirme yapıldığı ve 26 genel, 5 yangın, 14 kaza, 9 iskele, 3 kalıp (+6 başlık) 3 merdiven, 4 makine, 5 asansör, 13 gırgır vinç, 4 nakliye, 12 elektrik (12 alt başlık) olmak üzere toplam 98 maddelik uyarının tamamının, her birisi her çalışana tek tek okunduğu gibi davacıya da okunduğunu ve imzasına tebliğ edildiğini, 09.12.2013 tarihli RG’de yayınlanan iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin işçinin yükümlülükleri başlıklı 13 üncü bölümünün okunduğundan ve imzasına tebliğ edildiğinden emin olduklarını, davacının çalıştığı işinde deneyimli olup aldığı eğitimler ve verdiği taahhütler gereği yaptığı işin riskini bilen ve bu risk doğrultusunda alınması gereken tedbirleri en üst seviyede alması ve aldırması gereken kişi olarak bu yükümlüğüne dikkat etmediğini, enjeksiyon sıvısının geçtiği hortumdaki tıkanıklığı gidermek isterken hortumun bağlantı yerindeki somunları gevşetmesiyle hordumdaki basınçlı sıvının gözüne gelmesi suretiyle yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kusurlu davranarak iş kazasına kendisi sebebiyet verdiğini işçinin % 30 oranında değil münhasır kusuru olduğunun tartışmasız olup müvekkiline kusur ve tazminat sorumluluğu yüklenemeyeceğini, kusurları bulunmadığından sorumlulukları da olmadığını, somunun gevşetilmesindeki davacı kusurunun, işverenin denetim ve gözetim yükümlülüğünün ihlali olarak yorumlanamayacağını, aksini düşünmenin sorumluluğun sınırlarını sonsuz şekilde genişletmek olacağını, ihbarda bulunulan Gulf Sigortanın, 21.11.2019 tarihli, 20161301104 sayılı hasar dosyası kapsamında dava dışı yazısıyla davacının Tekson çalışanı olduğu, talebin poliçe teminatı dışında olduğu kaldığını, tazminatın sigortadan karşılanamayacağını beyan ettiğini, bu durumunda karar nedeni ile mağduriyetlerini arttırdığını, işçinin ağır kusuru sebebi ile kendi davranışları ile kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili yönünden illiyet bağının kesildiğini, dava kapsamında kusur heyetinden rapor alındığını, fakat yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, hesaplamaların da hatalı rapora göre yapıldığını, kusur heyet raporunda belirtilen eğitimlerin müvekkili şirket tarafından verildiğinin belgeler ile sabit olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı' nın 29.08.2016 tarih ve 404316/26/İR/26 sayılı inceleme raporunda Tekson Mühendislik Ve Madencilik A.Ş. şirketinin % 70, Kazalı işçi ...'in % 30 oranında kusurlu bulunduğu, ERG İnş. Tic. ve San. A.Ş.' nın asıl işveren olması nedeniyle alt işverenle birlikte müştereken ve müsteselsilen sorumlu olduğu, işçi ...'in koruyucu ekipman olarak teslim edilen gözlüğü takmayarak kazaya kendi ihmal ve dikkatsizliği neticesinde ağır kusuru ile sebebiyet vermişken % 30 oranında kusurlu olduğunu belirtildiğini, bu raporun tanzimi sırasında müvekkilinden bilgi ve belge istenilmemesi, savunmasının alınmaması ve itiraz imkanı sunulmaması karşısında iş bu raporun da kabulünün mümkün olmadığını, hatalı kusur raporu dayanak alınarak yapılan aktüer hesabının da hatalı olduğunu, raporda emsal kararlara ve hesaplama tekniklerine aykırı hesaplamalar yapıldığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı vekilinin 11.06.2018 tarihli dilekçesinde tek tanık olarak bildirdiği ...'ın müvekkili ERG çalışanı olmayıp, Tekson çalışanı olup olmadığının da Mahkemece tespit edilmediğini, söz konusu şahsın bordro çalışanı olmadığı öğrenilmekle, şahsın olay anına birebir şahit olmadığını beyan ettiği 09.10.2018 tarihli celsedeki ifadesine de itibar edilemeyeceğini, Mahkemece dava kapsamında davalı ...'dan davacı işçinin şahsi sicil dosyasını celp etmeden başta emsal ücret olmak üzere ilgili bilgi ve belgelere dayanmadan hüküm tesis edildiğini, davacının ücreti ve SPEK tutarı yine inceleme kapsamında tespit edilmiş iken TÜİK verileri ve emsal ücret araştırmasına gidilerek bunların hesap bilirkişi raporunda değerlendirilmesinin de açık bir hata olduğunu, 14.09.2010 tarihli kaza ile ilgili olarak asıl dava ile birleşen davada kabule konu edilen tazminat tutarlarının zamanaşımına uğradığını, dava konusu uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk hükümlerine tabi olmadığı, dava kapsamında arabuluculuk görüşmesi yapılmamasına rağmen hükümle birlikte "Zorunlu arabulucu gideri olarak hazineden karşılanan 680,00 TL arabulucu giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına" dair hatalı hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Deriner Barajı inşaatında enjeksiyon işçisi olarak çalışan davacının hat tamiri sırasında hortum bağlantı yerinden gözüne çimentolu harcın kaçtığı ve davacının neticeten (kontrol kaydının kaldırılması ile) % 34,2 oranında sürekli iş göremez durumda kaldığı; SGK Teftiş raporunda olayın iş kazası olduğu belirtilerek işveren Tekson Mühendislik ve Madencilik A.Ş.'nin % 70 oranında kusurlu olduğu ve Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. şirketinin asıl işveren olarak Tekson Mühendislik ve Madencilik A.Ş. ile müştereken sorumlu olduğu, işçinin ise % 30 oranında ağır kusuru bulunduğunun belirtildiği; 29.05.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davalı alt işveren Tekson Mühendislik ve Madencilik A.Ş.'nin % 50, asıl işveren Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş.'nin % 20 ve işçinin % 30 oranında kusurlu olduklarının ifade edildiği gözetilerek hükme esas alınan kusur raporunun SGK Teftiş raporu ile uyumlu olduğu ve davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunduğu kanaatine varıldığı, neticeten davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, fakat, davalı şirketin iş kazası sebebi ile açılan maddi ve manevi tazminat istemli davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığı ve söz konusu harcama kaleminin kendilerine yüklenemeyeceği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülerek yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte, Mahkemece arabuluculuk ücreti uygulanmasında hata edildiği, Dairece yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından davalının istinaf sebebinin arabuluculuk ücretinin hüküm altına alınması yönünden kabulü ile HMK'nun 353/1 b.2 maddesi gereğince usuli kazanılmış haklar korunmak sureti ile kararın anılan yönden sınırlı şekilde düzeltilmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle;

A) Davalı tarafın istinaf sebebinin arabuluculuk ücretinin hüküm altına alınması yönünden kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının HMK'nın 353/(1)b 2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

B)Asıl dava yönünden;

Davanın kabulü ile;

1 İş kazası sebebi ile davacının uğradığı 262.243,88 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 14.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Birleşen dava yönünden;

Davanın kısmen kabulü ile;

2 İş kazası sebebi ile davacının uğradığı 40.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 14.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilerek açılmasında hukuki yarar olmadığını, davanın esasına girilmeden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihi itibariyle dava konusu alacağın zamanaşıma uğradığını iddia etmelerine rağmen bu konuda karar verilmediğini, olayın meydana gelişinin iş kazası olup olmadığı belirlenmeden, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ne kusura dayalı ne de kusursuz sorumluluğu bulunmadığını, aktüer hesap raporunun hatalı olduğunu, maluliyete oranına itirazlarının değerlendirilmediğini, manevi tazminatın fahiş miktarda olduğunu, davanın kısmi alacak davası olarak açılmış olması ve ıslah edilmesi halinde, faiz başlangıcının ıslah tarihi; davanın belirsiz alacak davalarından kısmi eda külli tespit davası olarak açılmış olması halinde faiz başlangıcının talep artırım tarihi olması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

C.A. Davalı ERG İnşaat Tic. ve San. A.Ş vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 362/1 a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.

Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalı ERG İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı ERG İnşaat Tic. ve San. A.Ş tarafınca temyiz sebebi olarak ileri sürülen bir kısım sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü, diğer sebeplerin de Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun değerlendirildiği, bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

  2. Davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekilinin maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Erg İnşaat Tic. ve San. A.Ş.'ne yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınareddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim