Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14047
2023/6948
15 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2403 E., 2022/1917 K.
KARAR: Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 14. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/490 E., 2022/268 K.
Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01.07.1942 Yugoslavya Vranofca doğumlu olduğunu, annesi ...’nun ise 01.07.1910 tarihinde aynı yerde doğduğunu, Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtlarında müvekkilinin yerine sehven annesinin baba adı yazıldığını, ekte sunduğu sigorta sicil kartı incelendiğinde baba adı dışında diğer bilgilerin müvekkiline ait olduğunun görüleceğini, müvekkilinin 1958 yılı ve devamında tütün işçisi olarak çalıştığını, kendisine Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sigorta giriş kaydı yapılarak sigorta sicil kartı verildiğini, müvekkilinin belirttiği tarihten itibaren... tütün işletmesi, Başaran tütün işletmesi, Sulu Mezar tütün işletmesi, Ambar tütün işletmesi ve Hayri tütün işletmelerinde çalıştığını, müvekkilinin bekar olduğu süreçte annesi ile aynı isim ve soy isim taşıdığı için kurum memurları tarafından bir karışıklık yapıldığı kanaatinde olduklarını, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğunu, Anayasanın 60. Maddesinde " Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar " hükmü ile vatandaşların sosyal güvenlik hakkının açıkça ortaya konduğunu, Anayasada açıkça belirtilen sosyal devlet ilkesi gereği olarak müvekkilinin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve kanun koyucunun amacına uygun olarak müvekkilinin emeklilik hakkından yararlandırılması gerektiğini, müvekkilinin davalı kuruma emekli aylığı bağlanması için başvurduğunda kendisine bu karışıklık nedeniyle aylık bağlanamayacağını belirtildiğini, ayrıca bu karışıklığın ancak mahkeme kararıyla düzeltilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, netice itibariyle müvekkilinin yukarıda belirtilen tütün işletmelerinde fiilen çalıştığını ancak o dönem sosyal sigortalar kurumu çalışanlarının ihmali nedeniyle kayıt bilgilerinde karışıklık yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin çalışmasının karşılığı olan emeklilik hakkından yararlanamadığını beyanla, müvekkilinin SGK kaydındaki karşılıklığın giderilerek kayıtların müvekkilinin kimlik bilgileri doğrultusunda düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili, 11.09.2014 tarih ve 29116 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayınlanan 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 7 inci maddesine eklenen 4. fıkra gereği kurumun davada taraf sıfatı bulunmamakta olup fer'i müdahil olarak katılan durumunda olduğunu, kurum açısından husumet nedeniyle davanın reddine ve kurumun fer'i müdahilliğine karar verilmesi gerektiğini, ... TC kimlik numaralı davacı hakkında kurum kayıtlarında yapılan araştırmada davacının iddia ettiği dönemlere dair çalışmalarına ilişkin bilgi ve belge bulunamadığını, hizmet döküm cetvelinde davacıya ait bir çalışma bilgisine rastlanılmadığını, bu tür tespit davalarında 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi gereği 5 yıllık hak düşürücü süre söz konusu olduğunu, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, hizmet akdinin esaslı unsurunun fiili çalışmanın varlığı olduğunu, fiili ve ya gerçek bir biçimde çalışmanın varlığı tespit edilmedikçe sigortalılıktan söz edilmediğini, hizmet tespit davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen inceleme ve araştırma yapılarak çalışmanın varlığının hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Mehmet kızı, 1910 (önce 1942 yazılmış, sonra 1942 yazısının üstü çizilerek 1910 yazılmış ) Yugoslavya doğumlu ... için Tekel Başaran İşleme tarafından düzenlenen 24.04.1963 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu, işe giriş bildirgesinde “Not: sağlık karnesine göre” yazılı kısım bulunduğu, sigorta sicil numarası olarak 1724194 yazılı olduğu, işe giriş bildirgesine sigortalı tarafından parmak basılmış olduğu, yine Mehmet kızı, 1910 ( önce 1942 yazılmış, sonra 1942 yazısının üstü çizilerek 1910 yazılmış ) Yugoslavya doğumlu ... için Tekel Başaran İşleme tarafından düzenlenen 09.05.1966 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu, sigorta sicil numarası olarak ...... yazılı olduğu görülmüş olup Kurumun yazdığı yazıya Tekel Genel Müdürlüğünce verilen cevabi yazıda; “1963 ve 1966 yıllarında Merkez Müdürlüğüne bağlı Başaran işyerinde çalışmış bulunan 1724194 sigorta sicil no’lu Mustafa kızı Emine ile... kızı ...’nun aynı şahıs olduğu dosyasının tetkikinden anlaşılmıştır” denildiği anlaşılmakla 1724194 sigorta sicil numarasının da davacıya ait olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili, davacının iddia edilen dönemlere dair herhangi bir çalışması bulunmadığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davanın tanık beyanlarıyla dahi ispatlanamadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, dinlenen tanık beyanlarının Kurum kayıtları ile örtüşmediği, zira her iki sicil numarasından bildirimlerin çakıştığı dönemler olduğu gibi işe giriş bildirgeleri üzerindeki fotoğrafların ve dava dilekçesi ekindeki belgedeki fotoğrafın incelenmesinden farklı iki şahsa ait olduklarının açık olduğu ancak dinlenen tanıkların davacının çalışmasını doğrulamalarından dolayı davacının eylemli çalışmalarına ilişkin beyanlarının da dikkate alınması gerektiği, dosya kapsamındaki Kuruma ait kayıtların incelenmesinden davacı ve annesine ait kimlik bilgilerinin karıştırılarak bildirimler yapıldığının görüldüğü, nitekim davacının evlendiği sırada Kurumdan ödeme alabilmek için yaptığı başvuru üzerine Kurum tarafından kendi içinde ve Tekel ile yaptığı yazışmalar neticesinde varılan neticenin kayıtlarında 3501001724195 sigorta sicil numaralarıyla işlem gören sigortalının davacı olduğunun tespit edilmiş göründüğü, nitekim diğer sicil numarasının da dava dışı davacının annesine ait olduğu tespit edilip toptan ödeme yapıldığının açık olduğu, şu halde davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken her iki sicil numarasının davacıya ait olduğunun tespitine dair ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmediği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ... 14. İş Mahkemesi'nden verilen 01/06/2022 tarih, 2018/490 Esas ve 2022/268 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, Davanın kısmen kabulüne, Kurum kayıtlarında 3501001724195 sigorta sicil numaralarıyla işlem gören sigortalının... T.C kimlik numaralı Ana adı Emine, baba adı Mustafa, doğum yeri Vranofca, doğum tarihi 01.07.1942 olan davacı ... olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, 1724194 sigorta sicil numarasının da davacı müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle hangi kayıtların müvekkiline ait olduğu, hangi çalışmaların müvekkiline ait olduğunun kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilin çalışmaları ve sigorta kayıtlarında bulunan hatalar düzeltilmeden verilen kararın eksik olup, ihtilafın sonlanmasını sağlayan bir karar olmadığını, davanın kabulü gerektiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı kurum vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum kayıtlarında ...... sigorta sicil numaralarıyla işlem gören sigortalının davacı olduğunun tespiti talebidir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci, mülga 506 sayılı Kanun'un 79’uncu maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:49:35