Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5061

Karar No

2023/6843

Karar Tarihi

13 Haziran 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/3350 E., 2022/34 K.

KARAR: Kısmen red karar verilmesine yer olmadığına

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/446 E., 2018/439 K.

Taraflar arasında Bölge Adliye Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci maddesi ile beraber ek 14 üncü maddesi hükümlerince davalı kurumca yapılan işleme itiraz sonucunda davalı Kurumca tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının kaldırılmayan kısımlarının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen reddine, kısmen konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Meram Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından müvekkiline ait iş yerinde çalışan ...'un 01.02.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası dolayısıyla yapılan teftiş sonucu kurumun .....sayılı müfettiş raporuna istinaden 2016 yılına ait yasal süresi içerisinde yatırılmayan sigorta prim alacaklarının tahsili amacıyla müvekkili işyerine 65.045,50 TL prim asıl ve 7.704,51 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 72.750,01 TL borç tahakkuk ettirildiğini, bu sebeplerle davalı kurumun resen hesaplanan prim borcu konulu işlemin borca itiraz üzerine kaldırılan kısımları hariç olmak üzere kaldırılmayan kısımlarının iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 21.11.2016 tarihli kurum tarafından hazırlanan raporda da belirtildiği üzere ... isimli çalışanının prim ve hizmet belgesinin kuruma yasal süresinde bildirilmemesi sebebiyle şirket hakkında işlem başlatıldığı, bu nedenle müvekkil kurumun işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, 06.11.2018 tarihli ve 2017/446 Esas, 2018/439 Karar sayılı kararı ile "...Meram Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nce 30.03.2017 tarih ve 4268730 sayılı yazı ile davacı... Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne yönelik olarak 21.11.2016 tarihli müfettiş raporuna istinaden ''20016/02 ila 12. aylarda 5510 sayılı Kanun indirimi ve 6661 asgari ücret destek indiriminden haksız yararlandığından bahisle 65.045,50 TL prim asıl ve 7.704,51 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 72.750,01 TL borç tahakkuk ettirildiği, davacı şirket... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.'de çalışan dava dışı ...'un 01.02.2016 tarihinde iş kazası geçirmesi üzerine Selçuk Ünv. Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik Cerrahi Servisine 01.02.2016 tarihinde yatışının yapıldığı, ve 15.02.2016 tarihinde taburcu edildiği, iş kazasının kuruma davacı şirketçe süresinde bildirildiği, dava dışı kazazede ...'un hastanede yattığı ve raporlu olduğu her gün için 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin 1 inci fıkrasının a bendi gereğince geçici iş göremezlik ödeneği ödenmesi gerektiğinden, iş göremediği süreler, 5510 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının c bendi gereğince çalışma sürelerine girmediği, dava dışı kazazede ...'un iş kazası geçirerek hastaneye yatırıldığı 01.02.2016 günü için sigorta primine esas kazancın bildirilmemesi ve sigorta priminin de ödenmemesi gerektiği anlaşılmış, bu nedenle kazazede ...'un iş kazası geçirerek hastaneye yatırıldığı 01.02.2016 günü için sigorta primi ödenmemesi ve davacı... Ambalaj San ve Tic. A.Ş.'nin 5510 sayılı Kanun'un ek 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince 1 ay süreyle sigorta prim teşvik ve destek indiriminden yararlandırılmamasına ilişkin davalı kurumun 12.09.2017 tarih ve 10910297 sayılı işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, davacı hakkında Kurumca yapılan teşvik iptalleri ile faydalandırmamaya dair yapılan işlemlerin yerinde ve hukuki olduğunu davacı hakkında yapılan tespit nedeniyle teşvik imkanlarından faydalanma şartlarının kaybedildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2019/156 Esas, 2019/396 Karar sayılı kararı ile, "....davacı şirkete ait işyerinde sigortasız çalışan dava dışı ...'un 01.02.2016 tarihinde iş kazası geçirdiği, bu olay nedeni ile davacı şirket kayıtları üzerinde müfettiş incelemesi yapıldığı, müfettiş raporunda; işçi ...'un 23.09.2013 tarihinde çalışmaya başlayacağının işe giriş bildirgesi ile süresinde davalı Kurum'a bildirildiğinin, ancak kaza tarihi olan 01.02.2016 tarihindeki çalışmasının davalı Kurum'a bildirilmediğinin, bu nedenle kazalı adına 1 gün 58,37 TL tutarında SPEK'in ve 2016/Şubat ayı aylık prim ve hizmet belgelerinin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi kapsamında istenilmesi gerektiğinin, verilmemesi halinde re'sen tanzim edilmesi gerektiğinin, karşılık gelen primlerin 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereğince işverenden tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiği, davalı Kurum tarafından davacı şirkete 30.03.2017 tarihli yazı ile; 2016/2 12. aylar arası 5510 sayılı Kanun kapsamındaki indirimlerin ve 6661 sayılı Kanun kapsamındaki asgari ücret destek indirimlerinin iptal edildiğinin, 65.045,50 TL prim aslı ve 7.704,51 TL de gecikme zammı tahakkuk ettirildiğinin bildirildiği, davacı şirketin itirazı üzerine davalı Kurum tarafından davacı şirkete 12.09.2017 tarih ve 10910297 sayılı yazı ile; 5510 sayılı Kanun'un kapsamındaki indirimlerin yersiz iptal edildiğinin anlaşıldığının, 2016/1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 12. aylar için söz konusu indirimden tekrar yararlandırıldığının bildirildiği, yazı içeriğinde 6661 sayılı Kanun kapsamındaki işleme dair bilgi bulunmadığı, yargılama sırasında davalı Kurum tarafından gönderilen yazıdan; iptal edilmiş olan 2016 yılı asgari ücret desteklerinin tekrar sisteme yüklendiğinin, ayrıca; 2016/1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 12. aylar arasına ilişkin olarak davacı şirketin 5510 sayılı Kanun kapsamındaki indirimlerden yeniden yararlandırıldığının, sadece 2016/Kasım ayı için 5510 sayılı Kanun indiriminin 1 ay süreyle yasaklandığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; mahkemece, sigortalı kazazede ...'un iş kazası geçirerek hastaneye yatırıldığı 01.02.2016 günü için sigorta primi ödenmemesi gerektiğinin tespitine karar verilmişse de; davaya konu davalı Kurum işleminin temeli işçi ...'un iş kazası geçirdiği gün sigortalı olarak davalı Kurum'a bildirilmemesinden kaynaklanmakla birlikte dava dilekçesinde açıkça bu yönde bir talep bulunmadığı halde mahkemece bu hususta hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.

5510 sayılı Kanun'un Ek 14 üncü maddesinde yer alan; " Mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ilk tespitte bir ay süreyle, ilk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde tekrar eden her bir tespit için ise bir yıl süreyle bu Kanun, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda yer alan sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerden yararlanamaz." hükmü gereğince; davacı şirket hakkında, 2016/Kasım ayına ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun kapsamındaki indirimin 1 ay süre ile yasaklamasına yönelik Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.

Ayrıca; dava dilekçesinin içeriği dikkate alındığında, davacı şirketin 6661 sayılı Kanun kapsamındaki asgari ücret desteğinden yeniden yararlanması gerektiğinin tespitini de istediği halde mahkemece 6661 sayılı Kanun'ya ilişkin talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması isabetsiz olmuştur.

Davalı Kurum'un, Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü İşverenler Daire Başkanlığı'nın, 14.07.2017 tarihli "İş Kazasına Uğrayan Sigortalılar İçin Asgari Ücret Desteği" başlıklı "Genel Yazısı" uygulamaya yönelik açıklama getirmiş, yazıda özetle; iş kazasına uğranılan andan/tarihten/günden önce işverenlerce sosyal sigorta yükümlülüklerinin yerine getirilmiş olması koşuluyla, iş kazasına uğranılan gün için bilahare verilen günlü ve kazançlı aylık prim ve hizmet belgelerine istinaden işverenlerin kayıt dışı sigortalı çalıştırdıklarının kabul edilmemesi, dolayısıyla işverenlerin yararlanmakta oldukları asgari ücret desteğinin durdurulmaması ve yararlanmış oldukları asgari ücret destek tutarlarının geri alınmaması hususu belirtilmiştir. Davalı Kurum'un anılan uygulaması ve davacı şirketin 6661 sayılı Kanun kapsamındaki asgari ücret desteklerinden faydalandırılmış olması dikkate alındığında; davacı şirketin bu yöndeki talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmalıdır. Davalı Kurum bu talep yönünden dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalıdır.

Bu bu nedenlerle; davalı Kurum vekilinin istinaf talebi kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b 2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, davacı... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.'nin 5510 sayılı Kanun'un Ek 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince 1 ay süreyle sigorta primi teşvik ve destek indiriminden yararlandırılmamasına ilişkin davalı Kurum işlemi usul ve yasaya uygun olduğundan davacının bu yöndeki talebinin reddine ve davacı şirket davalı Kurum tarafından 6661 sayılı Kanun kapsamındaki asgari ücret destek indiriminden yeniden yararlandırıldığından davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2019/156 Esas, 2019/396 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/6911Esas, 2021/12297 K. sayılı kararında; "...5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde yer alan teşvik indiriminden ve 6661 sayılı asgari ücret destek indiriminden faydalandırılmamasına ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkin olarak açılmış olan davada, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yargılama ve temyiz aşamasında 01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiş, olup, bu maddenin ilk fıkrasında aynen:

“Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” Hükmü ve ikinci fıkrasında ise;

“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” şeklinde belirtilmiş hükümleri mevcut olup, bu yeni madde hükümleri ile tüm teşvik unsurlarından faydalandırılma veya fazla ödemelerin iadesi veya değiştirme istemleri hakkındaki uyuşmazlıklarda ek 17 nci maddede yer alan hükümlerin irdelenmesi gerektiği açıktır.

Değinilen Ek 17 nci maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yılsonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.” Hükümleri mevcuttur.

Eldeki davada ise, Ek 17 nci maddenin yürürlüğe girmesi ile birlikte “5510 sayılı Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlere ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun ile birlikte anılan ilgili kanunların teşvik veya destek hükümlerinde yer alan yararlanma şartlarının mahkemelerce irdelenmesi gerekmekle birlikte, değiştirme veya oluşabilecek fark prim tutarlarının iadesi istemleri hakkında yapılacak değerlendirmede; aynı maddenin ikinci veya üçüncü fıkrasındaki hükümlerin de uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Diğer taraftan Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi gazetede yayımlanmıştır.

Anayasa'nın 153 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur. Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği takdirde artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir. Şu halde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.

Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/3350 Esas 2022/34 K. sayılı kararı ile; "....İncelenen dosya kapsamından; kurum sigortalısı ,davalı işyeri çalışanı ...'un 01.02.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğiişverene tebliğ edilen , kazanın saat 18:00 sıralarında meydana geldiği, kurumun 21.11.2016 tarihli inceleme raporu ile kazazedenin kaza günü çalışmasının (01.02.2016) kuruma bildirilmediğinin tespit edildiği, bunun üzerine 30.03.2017 tarihli yazı ile müfettiş raporuna istinaden 2016/2 12. aylarda 5510 sayılı Kanun indirimi ve 6661 sayılı asgari ücret destek indiriminden haksız yararlandığının tespit edildiği belirtilerek müfettiş raporuna istinaden işlem yapıldığı belirtilerek ilgili dönemlere 65.045,50 TL prim asıl ve 7.704,51 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 72.750,01 TL borç tahakkuk ettirildiği, 15 gün içinde ödenmesinin istendiği,

Davacının 14.04.2017 tarihli itirazı üzerine kurumun 12.09.2017 tarihli yazısı ile 2017/18 sayılı genelgeye istinaden Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 11.04.2017 tarih ve 41481264/317 sayılı yazısında; 5510 sayılı Kanun'un Ek 14 üncü maddesinin "birinci fıkrasında mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerlerinin ilk tespitte bir ay süreyle,ilk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde tekrar eden her bir tespit için ise bir yıl süreyle 5510 sayılı Kanun, 3294 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'da yer alan sigorta primi teşvik,destek ve indirimlerden yararlanmasının mümkün bulunmadığı" denilmekte olduğu,bu sebeple 5510 sayılı Kanun indirimlerinin yersiz iptal edildiği görülmüş olup 2016/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10. aylarda 5510 sayılı Kanun indiriminden tekrar faydalandırıldığı bildirilmiştir.

Kurumun dairemize gönderdiği 12.02.2019 tarihli yazı ile davacının 2016 yılı 11. ay hariç değer aylarda 5510 sayılı Kanun pirim teşviklerinden tekrar yararlandırıldığı, 2016 yılı Kasım ayı itibariyle bir ay süreyle teşvikten yararlandırılmadığı, ayrıca Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü İşverenler Daire Başkanlığının 14.07.2017 tarihli yazısına istinaden iptal edilen 2016 yılı Asgari Ücret Desteklerinin tekrar sisteme yüklendiği bildirilmiştir.

Yargılama aşamasında 01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiştir....

Kazazede sigortalı ...'un 01.02.2016 günü işin bitimine doğru saat 17:45 18:00 sıralarında iş kazası geçirdiği dosya kapsamı ile sabit olup davacının kaza günü tam gün çalıştığı,ancak kaza günü çalışmasının kuruma bildirilmediği dosya kapsamı bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un sağladığı prim teşvikinden yararlanmak için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise Maliye Bakanlığına vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Davacı işverenin kazazedenin bir günlük hizmetini kuruma bildirmediği,bu suretle 5510 sayılı Kanun'un sağladığı prim teşvikinden 2016 yılı Kasım ayı itibariyle bir ay süreyle yararlanmasının mümkün olmadığı, yargılama sırasında yürürlüğe giren Ek 17 nci madde kapsamında davacının kuruma müracaat etmediği de nazara alındığında Ek 17 nci maddesindeki düzenlemelerin davacı hakkında uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen reddine, kısmen konusuz kaldığına karar verilmesi gerekmiş ve davacı... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.'nin 5510 sayılı Kanun'un Ek 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince 1 ay süreyle sigorta primi teşvik ve destek indiriminden yararlandırılmamasına ilişkin davalı Kurum işlemi usul ve yasaya uygun olduğundan davacının bu yöndeki talebinin reddine, davacı şirket davalı Kurum tarafından 6661 sayılı Kanun kapsamındaki asgari ücret destek indiriminden yeniden yararlandırıldığından davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde ise, kazalı Satılmış hakkında kaza günü itibari ile prime esas kazanç beyanı verme yükümlülüğünün kaza gününün çalışma sürelerinden sayılmaması nedeniyle bulunmadığını, ilk derece mahkeme kararının yerinde ve doğru olduğunu, buna göre davalı Kurumca kısmen geri almama işleminin de iptaline dair karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci ve ek14 üncü maddelerinde yer alan teşviklerden yersiz faydalandırıldığı gerekçesi ile yapılan Kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili maddeleri hükümleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

süreciverilmesinekararistinafcevapbozmadantemyizyargılamakısmenkararımahkemesionanmasınaolmadığınadereceyersonrakibozmared

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:51:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim