Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4624

Karar No

2023/6836

Karar Tarihi

13 Haziran 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/388 E., 2023/133 K.

DAVA TARİHİ: 25.01.2016

KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, şirketin ... dosya numarası ile işlem gördüğünü, şirkete ait işyerinin tüm sigorta yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmekte olduğunu, bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendindeki hazine indiriminden yararlanmakta olduğunu, bu genel indirim dışında, 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununda düzenlenen başkaca teşviklerin de bulunduğunu, 6111 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, işverenlerin iki teşvik unsurundan aynı dönem için birlikte yararlanma olanağının getirildiğini, bu teşvikten yararlanmak için 21.12.2015 tarihli dilekçe ile kuruma müracaat ederek Nisan 2013 Ekim 2015 devresine ilişkin belgelerinde sunulduğunu, ancak kurumun bu talebi 2015/10 sayılı teşvik değişikliklerine ilişkin genelge hükümleri gereğince 18.03.2015 tarihi ve sonrasında yapılan teşvik değişiklik taleplerinin işleme alınmaması, buna karşın 17.03.2015 tarihi ve öncesinde sosyal güvenlik il müdürlüklerine sosyal güvenlik merkezlerine yapılan teşvik değişiklik taleplerinin ise ilgili kanunlarda öngörülen şartların sağlanması kaydıyla işleme alınması gerekmekte olup müdürlüklerince vermiş oldukları dilekçe tarihi 18.03.2015 tarihinden sonra olduğu için teşvik değişiklik talebinin işleme alınmadığı belirtilerek reddedildiğini, bu uygulamanın yasaya aykırı olduğu belirtilerek, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi ile getirilen sosyal sigorta prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğunun tespitine ve buna reddeden kurum cevabının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kuruma verilen dilekçenin 6111 sayılı Kanun'la yapılan sigorta prim desteği düzenlemelerinin uygulanmasına esas olmak üzere başvuru tarihinde 2011/45 sayılı genelgenin yürürlükte olduğunu, bu genelgenin "4.1.1 Destekten yararlanılabilmesi için gerekli genel şartlar" başlığı altında (g) bendinde" Aylık prim ve hizmet belgesinin kurumumuza yasal süresi içinde gönderilmesi" bölümünde "4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanılabilmesi için 6111 Kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süre içinde kuruma verilmiş olması gerekmektedir." hükmünün bulunduğunu bu nedenlerle de yersiz ve haksız açılmış olan davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, 26.01.2017 tarihli kararı ile "...Tüm dosya kapsamı; bilgi, belge ve deliller incelendiğinde;Dava niteliği itibariyle davacı şirketin "Organize Sanayi Bölgesi 2 nolu yol Elazığ" adresinde kurulu bulunan ve "SGK Elazığ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü/Elazığ Sosyal Güvenlik merkezi nezdinde 2.4634.01.1014249.023.01.19 dosya nosu ile işlem gören işyerinde çalışan sigortalılar için Haziran 2011 ila Ekim 2015 dönem aralığına ilişkin olarak 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi ile getirilen sosyal sigorta prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğunun tespiti ve buna reddeden kurum cevabının ortadan kaldırılması talebi ile bu dava açılmıştır.

6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi " 4447 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 2 nci fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı maddenin beşinci fıkrası ile geçici 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

Geçici madde 10 31.12.2015 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, bu maddenini yürürlük tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince işe alınan ve fiilen çalıştırılanların, işe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları ve bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak kaydıyla, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı, işe alındıkları tarihten itibaren işsizlik sigortası fonundan karşılanır" düzenlemesini getirmiştir.

6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi incelendiğinde , bu teşvikten yararlananların başka bir teşvik hakkından yararlanamayacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi bu hakkın geriye doğru talep edilemeyeceği yönünde de bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kanun ile 01.03.2011 ile 31.12.2020 tarihine kadar işe alınan her sigortalı şartları taşıması halinde bu haktan yararlanacaktır.

6111 Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek davalı kurumun işleminin yerinde olmadığı ve davacı Coca Cola satış dağıtım Anonim şirketine ait Organize Sanayi bölgesi 2 nolu yol Elazığ adresinde kurulu bulunan ve davalı Elazığ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 1014249.23 dosya numarası ile işlem gören işyerinde çalışan sigortalılar için Haziran 2011 ile Ekim 2015 dönemleri aralığına ilişkin olarak 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi ile getirilen sosyal sigorta prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğunun tespitine, red yönündeki kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, davacı hakkında 2015/10 sayılı Genelge hükümlerince yapılan kurum işlemlerinin yerinde olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin, 19.06.2017 tarihli ve 2017/924 Esas, 2017/919 K. sayılı kararı ile, "....Davacı bu işlemin iptali ile verdiği dilekçenin işleme alınması gerektiğinin tespitini talep etmektedir. Esasen Genelge'den önce geçmişe yönelik prim teşvik değişikliklerinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin ı bendi genel bir teşvik olup 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesindeki teşvik ona nazaran özel bir teşviktir. Nitekim maddede "Bu maddeyle sağlanan destek unsuru, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uygulandıktan sonra kalan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait oranı üzerinden, bu maddede belirtilen esaslar dikkate alınarak uygulanır" denilmektedir.

Diğer taraftan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 103/4 üncü maddesinde de, "Daha önce Kuruma belge türü veya kanun numarası hatalı seçilerek verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerine ilişkin düzeltme amaçlı olarak yasal süresi dışında verilen aylık prim ve hizmet belgeleri, düzeltme ile fiili hizmet süresi zammı kazandırma hali hariç, belgede kayıtlı sigortalılar ve bu sigortalıların prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazanç tutarının aynı olması kaydıyla, ayrıca incelemeye gerek kalmaksızın işleme alınır" hükmüyle hatalı olarak bildirilen APHB'nin düzeltilerek yeniden verilebilmesi sağlanmıştır.

Davacının kanunla tanınmış bir hakkı söz konusu olup, davacıya 5510 ya da 4447 sayılı Kanun'a göre seçimlik bir hak verilmiş değildir. Bu nedenle davacının dilekçesinin 2015/10 sayılı genelge gerekçe gösterilerek reddi yerinde değildir. Kurumca davacının talebinin 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi gereğince değerlendirilmesi ve koşulları varsa davacının bu teşvikten yararlandırılması gerektiği açıktır. Nitekim Yarg. 21 HD., 2016/2042 9370 Esas ve Karar sayılı kararıyla genelge ile kanunda öngörülen başvuru imkanın ortadan kaldırılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne dair kararı onamıştır.

Sonuç olarak; mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1 b maddesinin 1. alt bendi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli ve 2017/924 Esas, 2017/919 K. Sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. Dairemizin, 25.06.2018 tarihli ve 2017/5564 Esas, 2018/5801 K. sayılı kararında; "27.03.2018 günlü 30373 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'ya eklenen Ek 17 nci maddesi ile prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanabileceği halde yararlanmayan işverenlere belirlenen şartlarda prim teşviki, destek ve indiriminden istifade etme imkanı tanınmıştır. Ek 17 nci maddede aynen; “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.

Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanun'un 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.

Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır." şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek m.17 hükmüne göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece mahkemesi'ne ait olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun temyiz talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden anılan yasa maddesi kapsamına göre bir karar verilmesi gerekir. Denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/358 Esas, 2018/554 K. sayılı kararı ile; " eldeki dosyada dava konusu yapılan daha önce başka bir teşfikten yararlanan davacının bu teşfiki değiştirmeye yönelik geçmiş döneme ilişkin taleplerini yasanın 93.maddesine göre ilgili düzenleme 01.04.2018 tarihinde yürürlüğe girmekle 01.05.2018 den itibaren bir ay içerisinde kuruma başvurma halinde yasa gereği değişikliğin yapılacağı anlaşılmakta, 01.04.2018 tarihinden önce açılan davalar bakımından ise 4 üncü fıkra ile herhangi bir işleme gerek kalmaksızın davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

C.2 nci Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin verdiği son bozma kararı ile;... mahkemece dikkate alınan bozma ilamı ve 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Eldeki davada, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma, fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. denilerek karar 2. kez bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince 2nci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı tarafından dosyaya sunulan 11.02.2022 tarihli beyan dilekçesinde dava konusu prim teşvikinin davanın açılmasından sonra ödendiği belirtilmiştir.

Davacı tarafın beyanı üzerine dava konusu, davacının ödendiğini beyan ettiği ödemenin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne zaman yapıldığının tespiti için SGK'ya müzekkere yazılmış müzekkereye verilen cevapta davalının yararlandığı teşvik dönemlerinin bildirildiği görülmüştür.

Yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin 11.02.2022 tarihli beyan dilekçesi ile işbu dava konusu prim teşvikine ilişkin olarak davacı şirkete dava açılmasından sonra ödeme yapıldığı, davanın konusuz kaldığını, davanın açılmasına sebebiyet verildiği göz önüne alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesinine yönelik beyanda bulunduğu, SGK'ya müzekkere yazıldığı, gelen cevapta davacının yararlandığı teşvik dönemlerinin bildirildiği, incelenmesinde dava konusu yapılan dönemlerde davacının prim teşvikinden yararlandığı görülmekle açılan davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, yine davacının dava konusu işlem için kuruma müracaat ettiği, kurumca müracaata 22.12.2015 tarihinde olumsuz cevap verilmesi üzerine işbu davanın 01.02.2016 tarihinde açıldığı, Kurum cevabında davacıya 11.12.2018 tarihinde dava konusu hakkında ödemenin yapıldığı, davacının prim teşvikinden yararlandığı, bu haliyle davalı Kurum'un davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu sebeple HMK 331/1 maddesi kapsamında davacının dava açılmasında haksız sayılamayacağı gözetilerek, 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında düzenlenmiş olan "Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir." hükmünün iptal edilmesiyle oluşan bu yeni durum karşısında, davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ncı maddesine göre; "Anlaşmazlık davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." düzenlemesi karşısında davalı Kurumca, davaya konu işlemin işbu davanın açılmasından (01.02.2016) ve ön inceleme tutanağı (16.06.2016) imzalanmasından sonra (11.12.2018) ödendiği ve bu haliyle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği değerlendirilerek davacı lehine A.A.Ü.T.'nin 13/2. hükmüne göre belirlenecek vekalet ücretinin tamamına hükmedilmiştir.

Açıklanan nedenlerle açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddeleri hükümleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına göre ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

süreciverilmesinekararistinafcevapbozmadantemyizyargılamakararımahkemesionanmasınaolmadığınadereceyersonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:51:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim