Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/6654

Karar No

2023/6802

Karar Tarihi

1 Ocak 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/60 E., 2023/95 K.

KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, emeklilik başvurusu yapılabilecek tarihin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.1993 15.09.2012 tarihleri arasında Türk silahlı Kuvvetlerinde muvazzaf subay olarak görev yaptığını, bilahare ayrılarak 2012/10. ayında 4/a sigortalısı olarak çalışmaya başladığını, kuruma emeklilik yaşını öğrenmek üzere yaptığı başvuruda aylığa 2028 yılında hak kazandığının belirtildiğini, ancak 5434 sayılı Kanuna tabi TSK nezdinde çalışması sonucu elde edilen fiili hizmet zammı süresinin sigorta başlangıcı ve yaş haddinden indirilmesi gerektiğini belirterek, müvekkilinin emekli sandığı ve SGK'na bağlı hizmetlerinin birleştirilmesine, her yıl için 3 ay fiili hizmet süresi'nin yaştan indirilmesine, müvekkilinin sigortalılık süresi, ödeme gün sayısı, yaşlılık aylığına hak kazanacağı tarihin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu talebi ile ilgili müvekkili Kuruma yazılı başvuruda bulunmadan dava açtığını, davanın bu yönden reddinin gerektiğini, 6552 sayılı Kanun düzenlemesi gereği SGK'ya açılacak hizmet tespiti dışındaki davalar için Kuruma başvuru yapılmadan dava açılmasının yasaklandığını, davacının fiili hizmet zammından yararlanabilmesi için yaptığı işin niteliğinin hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde belirlenmesi gerektiğini, davacının bu yönde somut bir beyanı ve delilleri bulunmadığını, diğer yandan davacının fiili hizmet zammından faydalanabilecek nitelikte bir işte çalışmış olduğu kabul edilse dahi şu aşamada dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının emekli olacağı tarihe kadar mevcut şartlarda ve mevzuatta değişiklik yapılıp yapılmayacağının (örneğin mevzuat değişikliği ile davacının belki de mahkemece yapılacak tespitten daha erken bir tarihte veya daha geç bir tarihte emekliliğe hak kazanması ihtimali) belirsiz olduğunu, hal böyleyken herhangi bir emeklilik veya tahsis talebi bulunmayan davacının ilerideki emeklilik tarihinin tespitini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, 01.10.2019 tarihli kararı ile "...hizmet başlangıcı 15.12.1993 olan davacının 3 yıl 9 ay 9 günlük fiili hizmet zammı bu tarihi geriye çektiğinde hizmet başlangıcı 06.03.1990 olacaktır.Yaşlılık aylığı koşulları bakımından ise 25 yıl 52 yaş ve 5525 gün koşullarının gerçekleşmesi gerekecektir. Bu takdirde ise davacının 06.03.1990 tarihi başlangıç olarak kabul edildiğinde 25 yıllık sigortalılık süresi 06.03.2015 tarihinde dolmuş olacağından bu koşul yerine gelmiş olacaktır. Yaş koşulu bakımından ise 28.02.1972 tarihi dikkate alınarak hesaplama yapıldığında 52 yaşını 29.02.2024 tarihinde dolduracak ve takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazanabilecektir. Prim ödeme gün sayısı bakımından ise 5525 günün çok üstünde prim ödemesi söz konusu olduğundan T.C. Emekli Sandığından sonraki 4/a SSK sigortalılığı da 1260 günden fazla olması sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazanma durumunun doğduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının 3 yıl 9 ay 9 günlük fiili hizmet zammının aylık bağlanmasına esas 52 yaşından indirilerek, davacının fiili hizmet zammı dâhil 48 yıl 2 ay 21 günü doldurduğu 29.02.2024 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B ı maddesine göre yaşlılık aylığı almaya hak kazanacağının tespitine, karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin istenildiği şekilde uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle, verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2019/2103 Esas, 2021/1448 Karar sayılı kararı ile, 5434 sayılı Kanun'un 35 ve devamı maddelerinde düzenlenen “itibari hizmet” 506 sayılı Yasa sistematiğindeki “itibari hizmet”ten farklıdır. Zira 506 sayılı Kanun'daki itibari hizmet süresi, hem sigortalılık süresini uzatmakta hem de yaşlılık aylığı oranını yükseltmektedir. 5434 sayılı Kanun'daki itibari hizmet süresi ise, yalnızca emekli aylığı oranını yükseltmektedir. Ayrıca, 5434 sayılı Kanun'un 33, 34 ve 205 inci maddelerinde “fiili hizmet zammı” kavramına yer verilmiştir. Söz konusu fiili hizmet zammı, hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırmakta ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağlamaktadır. Bu nitelikleri dikkate alındığında 5434 sayılı Kanun'daki fiili hizmet zammının 506 sayılı Kanun'daki itibari hizmetin karşılığı olduğu, buna bağlı olarak da 5434 sayılı Kanun'daki fiili hizmet zammının 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerle birleştirilmeleri durumunda sigortalılık süresine eklenmesi ve yaş haddinden de indirilmesi gerekmektedir.

506 sayılı Kanun'un Ek 39’uncu maddesinde, Ek 5 ve Ek 6 maddeleri gereği fiili hizmet zammı süresinin sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerekli olup 15.12.1993 tarihinden 3 yıl 9 ay 9 gün fiili hizmet zammı süresi kadar geriye gidildiğinde 06.03.1990 tarihine ulaşıldığı, bu tarihe göre emeklilik için 25 yıl sigortalılık 52 yaş ve 5525 prim gün şartının yerine getirilmesi gerektiği, ancak fiili hizmet zammı süresinin aynı zamanda yaş haddinden de düşülmesi gerekli olup 08.12.1975 tarihinden 3 yıl 9 ay 9 gün düşürülmesi halinde 29.02.1972 tarihine ulaşıldığı, davacının 25 yıl sigortalılık süresinin 06.03.2015 tarihinde dolduğu, hizmet birleştirmesi sebebiyle prim gün sayısının 9.615 gün olup yaş koşulunu ise 29.02.2024 tarihinde ikmal edeceği, mahkemenin bu yöndeki kararında hata bulunmadığı, her ne kadar mahkemece yetki ve görev itirazı hakkında karar verilmeden yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilmesi usuli hata ise de görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekmekle ve davacının hizmet birleştirmesi suretiyle son tabi olduğu 4/a statüsüne göre aylık koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden kurum tarafından çıkarılan çekişmenin giderilmesinde görevli mahkemelerin 5521 sayılı Kanun gereği iş mahkemeleri olduğu, davacının bağlı olduğu ve işlem yapan Bağcılar SGM'nin ... adli yargı sınırları içinde olduğu, yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı, yetki itirazının da yerinde olmadığı, mahkemenin usuli hatasının sonuca etkili olmadığı, usul ekonomisi yönünden ilk derece mahkemesi yerine geçirilerek karar verilebileceği, kurumun ilk başvuruda emeklilik tarihini 08.12.2027 olarak belirtmesi sebebiyle oluşan ihtilafın giderilmesinde dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2019/2103 Esas, 2021/1448 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. Dairemizin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/164 Esas ve 2022/4538 Karar sayılı kararında "....Eldeki davada, davacının dava tarihinden sonraki bir tarihte tahsis başvurusu yapılabileceğinin tespitini istediği anlaşılmakta ve mahkemece bu yönden de kabule dair karar verildiği anlaşılmakta ise de, davacının aylık bağlanması için yazılı başvuru şartının henüz gerçekleşmemiş olduğu, bu tarih geldiğinde dahi tahsis isteminde bulunup bulunmayacağının bilinemeyeceği dikkate alındığında, ileriye etkili olarak hüküm tesisinin, hukukumuzda mümkün olmadığı, bu durumun usul ekonomisi ilkeleri ile de bağdaşmadığı, hususlarının dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazanılan fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği hususundadır.

Mahkemece, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilen ve 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis koşulları uyuşmazlık konusu olan, davacının 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı “fiili hizmet zammının” tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Kanun'da yer alan “fiili hizmet zammının”, iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı, 5434 sayılı Kanun'un 11 inci kısmında 35 vd. maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan “itibari hizmet” sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddelerinde düzenlenmiş “fiili hizmet zammının”, 506 sayılı Kanundaki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken “itibari hizmet” süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 Sayılı Yasa kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan “fiili hizmet zammının” kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir." denilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyulmasına karar verilen bozma ilamında da sözü edildiği üzere, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilen ve 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis koşulları uyuşmazlık konusu olan davacının 5434 sayılı Kanun'un 32 nci ve devamı maddeleri hükümlerince hak kazandığı “fiili hizmet zammının” tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Kanunda yer alan “fiili hizmet zammının”, iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı, 5434 sayılı Kanun'un 11 inci kısmında 35 ve devamı maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan “itibari hizmet” sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci ve devamı maddelerinde düzenlenmiş “fiili hizmet zammının”, 506 sayılı Kanundaki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken “itibari hizmet” süresinden farklı bir kavram olduğu, bu sürenin 506 sayılı Kanun kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan “fiili hizmet zammının” kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihinden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği dikkate alındığında davacının 3 yıl 9 ay 9 gün fiili hizmet süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, ile davalı ... Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazanılan fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği hususundadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 1 inci maddesi ile 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddeleri hükümleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararistinafcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:47:50

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim