Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5948
2023/6792
13 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/413 Esas, 2023/351 Karar
HÜKÜM/KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 44. İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/524 Esas, 2022/733 Karar
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılara ait işyerinde şoför olarak çalışırken 02.03.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğinden bahisle 337.528,83 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 100,00 TL bakıcı gideri, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; kazanın davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sebebiyle meydana geldiğini, davacıya iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim verildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının %37,20 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalıların ise toplamda %80 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacı lehine 337.428,83 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacının malüliyet durumuna göre bakıcı tazminatına hak kazanmadığından bahisle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri stinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, maddi tazminatın eksik olarak hüküm altına alındığını, emeklilik döneminin hesaplanmadığını, iş göremezlik oranı yüksek olduğundan bakım tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... Elek. Havagazı ve Otobüs İşl. Müessesesi Genel Müdürlüğü (EGO) vekili istinaf dilekçesinde özetle, olayın davacının aracın üzerine çıkıp kısa mesafede aracın üzerinde giderken mermer sütuna çarpması sonucu meydana geldiğini, olayda işverene %80 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, tüm kusurun davacıda olduğunu, emir ve talimatlara aykırı bir şekilde kendi rızasıyla kamyon kasasına çıktığını, hesap bilirkişi raporunda davacının kaza esnasında 1.370,00 TL aldığını belirtmişken 1.865,00 TL üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca fiilen çalışma süresinin uzun belirlendiğini, pasif dönemde asgari ücret ile çalışabileceği halde yüksek miktardan hesap yapıldığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı Bugsaş Başkent Ulaşım ve Doğalgaz Hizm. Pro. Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu, davacının maddi tazminatının eksik hüküm altına alındığını, emeklilik döneminin eksik hesaplandığını, sürekli iş göremezlik oranı yüksek olduğu halde bakıcı giderine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Davalı ... Elek. Havagazı ve Otobüs İşl. Müessesesi Genel Müdürlüğü (EGO) vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının dava konusu kazaya kendi ağır kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacıya verilen %20 kusurun az olduğunu, hükmedilen maddi tazminat tutarının fazla olduğunu, bilirkişi raporunda davacının kaza esnasında 1.370,00 TL tutarında ücret aldığı belirtilmişken, bilirkişi raporunda davacının 1.865,00 TL ücret aldığı kabul edilerek hesaplama yapıldığını, davacının fiilen çalışma süresinin hukuka aykırı olacak şekilde uzun belirlendiğini ve pasif dönem ücretlerinin de hayatın olağan akışı içerisinde kabul edilebilir olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı Bugsaş Başkent Ulaşım ve Doğalgaz Hizm. Pro. Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin uhdesinde bulunan işlerde doğrudan denetim ve yönetim yetkisine sahip olmadığını, mezkur davaya konu kaza bakımından da, davacı işçinin çalıştığı ihalenin doğrudan EGO Genel Müdürlüğünün yetkisi ve denetimi altında bulunduğunu, ancak Yerel Mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davacının uğradığı kaza bakımından müvekkil şirketin doğrudan sorumlu tutulduğunu, davacı işçinin ilgili kazaya tamamen kendi kusuru ile sebep olduğunu, somut olayda müvekkili şirketin oluştuğu iddia edilen zararı meydana getirecek, nedensellik bağı kurulabilen bir fiili olmadığından, davanın reddi gerektiğini, haksız fiil sorumluluğuna gidildiğinde, kusurun ispatının işçiye ait olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde, haksız fiil sorumluluğunu kanıtlar nitelikte hiçbir delil sunmadığını, işverenin haksız fiilinden kaynaklandığı iddia edilen tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
a. Taraf vekillerinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 337.528,83 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 100,00 TL bakıcı gideri, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesi'nce davacı lehine 337.428,83 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, bakıcı tazminatı talebinin reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nce tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabul kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
T.C. Anayasası'nın 141 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 28 inci, 294 üncü, 297 nci, 370 inci ve 362 nci maddeleri.
- Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; hükme dayanak kılınan bilirkişi hesap raporunda davacının iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının 337.528,83 TL olarak tespit edildiği, bu hususun İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde aynen belirtildiği ve devamında "Somut olayda davacının 02.03.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle işgücü kaybına uğradığı, iş kazasının meydana gelmesinde davalıların iş hukuku bakımından kusurunun bulunduğu anlaşılmakla 337.528,83 TL maddi tazminata hükmedilmiştir." şeklinde gerekçe yazılmasına ve davacının iş göremezlikten kaynaklanan toplam maddi tazminat talebi de 337.528,83 TL olmasına karşın davacı lehine 337.428,83 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ödenmesine karar verildiği, davalıların ticaret unvanlarının İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında eksik gösterildiği anlaşılmaktadır.
Anayasamızın 141 inci maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bu kapsamda yargılamanın açık olarak yapılması ve yargılamanın sonunda verilen kararın da açıkça belirtilmesi esastır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 28 inci maddesinde de bu husus belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294 üncü maddesinde hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi; "(1) Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. (2) Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. (3) Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. (4) Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. (5) Hükmün tefhimini, duruşmada bulunanlar ayakta dinler. (6) Hükme ilişkin hususlar, niteliğine aykırı düşmedikçe, usule ilişkin nihai kararlar hakkında da uygulanır." şeklinde açıklanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinde de, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği "(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar. a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde açıklanmıştır.
Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.
Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.
Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, ... 2011, s.472).
Anayasa’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Kanun'un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1 b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.
Somut olayda, hükme dayanak kılınan bilirkişi hesap raporunda davacının iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının 337.528,83 TL olarak tespit edilmesi, bu hususun İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde aynen belirtilmesi ve devamında "Somut olayda davacının 02.03.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle işgücü kaybına uğradığı, iş kazasının meydana gelmesinde davalıların iş hukuku bakımından kusurunun bulunduğu anlaşılmakla 337.528,83 TL maddi tazminata hükmedilmiştir." şeklinde gerekçe yazılmasına ve davacının iş göremezlikten kaynaklanan toplam maddi tazminat talebi de 337.528,83 TL olmasına karşın davacı lehine 337.428,83 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ödenmesine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması hatalı olduğu gibi davalıların unvanlarının gerekçeli karar başlığında eksik gösterilmesi de yerinde görülmemiştir.
Ne var ki bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Taraf vekillerinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının;
A.Gerekçeli karar başlığında yer alan "..." sözcüklerinden sonra gelmek üzere "Genel Müdürlüğü" sözcüklerinin yazılması,
B.Gerekçeli karar başlığında yer alan "1 Bugsaş Başkent Ulaşım ve Doğalgaz Hizmetleri Proje Taah. San. Tic.A.Ş." rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine geçmek üzere "1 Bugsaş Başkent Ulaşım ve Doğalgaz Hizm. Pro. Taah. San. ve Tic. A.Ş." rakam ve sözcüklerinin yazılması,
C.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
"HÜKÜM: **
Davanın Kısmen kabulüne,
1 337.528,83 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.03.2012 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.03.2012 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3 Bakıcı tazminatı talebinin reddine,
4 Alınması gerekli 28.179,84 TL harçtan peşin ve ıslah suretiyle alınan 1.896,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.283,74 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5 Hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 50.254,03 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife gereğince reddedilen bakıcı gideri talebi yönünden 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6 Hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife gereğince reddedilen kısım yönünden 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7 Davacı tarafından yapılan 520,00 TL adli tıp ücreti, 1.450,00 TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri 424,53 TL olmak üzere toplam 2.394,53 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak takdiren 1.681,01 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8 Davalı Bugsaş tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 97,85 TL'nin yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak 29,15 TLnin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9 Davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı 1.896,10 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10 Kararın kesinleşmesini takiben yatırılan avansların kullanılmayan kısımlarının ilgili tarafa iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde başvurulacak İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/11/2022" rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:51:34