Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2339
2023/6784
13 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ: 31.12.2021
SAYISI: 2018/940 E., 2020/1400 K.
KARAR: Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 23. İş Mahkemesi
SAYISI: 2014/896 E., 2018/35 K.
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat Tic. İth. İhr. ve Tur. Ltd. Şti. ve YDA İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat..Şti. ve YDA İnşaat Şti. vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacılar murisinin 08.05.2014 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın, çocuklar... için 1.000,00 er TL maddi, 75.000,00 er TL manevi tazminatın, diğer çocuklar için 50.000,00 er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, 100,00 TL kıdem tazminatının davalı Elif Yapı'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Elif Yapı Sistemleri Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; ...’in kıdem tazminatının 03.07.2014 tarihinde ölenin hesabına yatırıldığını, desteğin davalı şirkette kamyon şoförü olarak işe başladığını ve işe başlarken gerekli eğitimlerin kendisine verildiğini, dava konusu olayın davalı şirketin denetiminin ve yetkisinin olmadığı, desteğin mal teslimi için gittiği başka bir şirkete ait işyerinde meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı Ayık İnşaat Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile diğer davalı YDA İnşaat’ın iş ortaklığı olarak Sarıyer Devlet Hastanesi’nin asıl yüklenicileri olduğunu, 27.01.2014 tarihinde imzalanan yüklenici sözleşmesi ile inşaatın ince işler yapımının Sidar Emlak İnşaat Temizlik Taahhüt Ltd.Şti.ye devredildiğini, Sidar Emlak Şti.'nin yüklenici sözleşmesi gereği sorumlu olduğu işlerin ifası için bir kısım malzemelerin teminini Elif Yapı Sistemleri Şti.'den karşıladığını, bu nedenle davalı şirketin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, davacılar tarafından talep edilen tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı YDA İnş.San.ve Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın davacıların desteğinin kendi kusuru ve dalgınlığı sonucunda meydana geldiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, desteğin kazancının davacıların iddia ettiği gibi 2.000. TL olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1 Açılan maddi tazminat davasının kabulüne,
a)Davacı ... yönünden 98.080,40 TL
b)Davacı ... yönünden 3.304,00 TL
c)Davacı ... Tangüner yönünden 25.673,32 TL olmak üzere toplam 127.057,72 TL maddi tazminat tutarının kaza tarihi olan 01.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
2 Açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile,
a)Davacı ... yönünden 40.000 TL
b)Davacı ... yönünden 20.000 TL
c)Davacı ... Tangüner yönünden 20.000 TL
d)Davacı...yönünden 10.000 TL
e)Davacı ... Yıldız yönünden 10.000 TL
f)Davacı ... yönünden 10.000 TL
g)Davacı ... yönünden 10.000 TL
h)Davacı ... Tangüner yönünden 10.000 TL
ı)Davacı ... yönünden 10.000 TL
i)Davacı ... yönünden 10.000 TL olmak üzere 150.000 TL manevi tazminat tutarının kaza tarihi olan 01.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
3 Kıdem tazminatı talebinin feragat nedeniyle reddine,
4 Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat ve YDA İnşaat vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Elif Yapı Sistemleri Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın kusursuzluğunun ... 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/136 E. sayılı dosyasında bilirkişi raporu, dosyadaki belgeler ve tanık anlatımları ile sabit olduğunu, müvekkili firmaya kusur yüklenmemesi gerektiğini, olayın meydana geldiği inşaatta müvekkili firmanın ne asıl, ne de alt işveren olmadığını, alt işveren Sidar firmasına malzeme temin ettiğini, bu durumun müvekkili firmanın inşaat mahallinde gerekli iş güvenliği önlemlerini alma yükümlülüğünü bulundurmadığını, müteveffanın kusur durumu gözetilmeden, gerekli indirim yapılmadan aleyhe maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aktüerya bilirkişi raporunda ölen işçinin aldığı ücreti aşkın bir rakamın ücret olarak dikkate alınmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı Ayık İnş. Tic. İth. İhr. ve Turz. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların kusur durumları tespit edilirken davalılar arasındaki hukuki durum tam tespit edilmeden kusur oranı belirlemesi yapılmasının ve yine tanık beyanları ile davacılar murisinin yaşı ve tecrübesi dikkate alınmadan kusur raporu oluşturulmasının hukuka aykırı olduğunu, maktülün şantiyede bulunma nedeninin bağlı bulunduğu Elif Yapı firması tarafından görevlendirilmesi sonucu nakliye ve boşaltma işini ifa etmesi olduğunu, burada müvekkili iş ortaklığı veyahut Sidar Emlak ile Elif Yapı arasında dış kaynak kullanımı(mal tedariki)na ilişkin bir ilişki olması sebebi ile asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple davacılar murisi ile müvekkili firma YDA Ayık iş ortaklığı arasında hiçbir hukuki bağın söz konusu olmadığını, somut olayda da davacılar murisinin davalı Elif Yapı Sistemleri Şirketinin işçisi olduğunun sabit olduğunu, Elif Yapı Sistemleri Ltd. Şti. ile Sidar Emlak İnşaat Temizlik Ltd. Şti arasında da dış kaynak kullanımı(çimento tedariki) söz konusu olması sebebi ile öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tam olarak tespit edilmesi ve bunun sonrasında kusur incelemesinin yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yanlış tespit edilmesinin müvekkilinin sorumluluğunu etkilediğini, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı murisinin ücretinin asgari ücret esas alınarak hesap yapılması gerekirken tanık anlatımına dayalı 1.700,00 TL ücret üzerinden hesap yapılmasının ve tanık beyanları esas alınarak prim eklenmiş ücret ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
3.Davalı YDA İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya ve hesap bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen zamanaşımı defileri karşılanmadan hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu def'ileri doğrultusunda kararın kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, husumet itirazları mahkemece değerlendirilmeden eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde hüküm tesis edildiğini, müteveffa işçinin, müvekkili şirketin işçisi olmadığını, müvekkili ile arasında sorumlu olmayı gerektirir bir hukuki ilişki bulunmadığından müvekkili şirketin işçi üzerinde denetim ve gözetim yükümlülüğünün bulunmadığının da ortada olduğunu, ilk derece mahkemesinin kabulünün aksine müvekkili şirket ile diğer davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirkete sorumluluk yüklenmesini kabul etmemekle birlikte meydana gelen kazada mütevaffa işçinin ağır kusurlu hareketi neticesinde illiyet bağı kesildiğinden husumet itirazlarının kabul edilmemesi halinde dahi müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, bu nedenle yasal şartları oluşmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, işçi sağlığı ve iş mevzuatının gerektirdiği bir önlemin alınmamasından dolayı kazanın meydana gelmediğini, müvekkili şirketin bu mevzuata göre sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, hal böyle iken müvekkili şirkete kusur izafe edilmesi ve müvekkili şirketin davacıların tazminat talebinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, kazaya müteveffa işçinin ağır kusurunun neden olmasına karşılık kazaya uğrayan işçiye %20 oranında tali derecede kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların murisinin eyleminin ağır kusur olarak kabul edilmemesi halinde dahi müterafik kusur oranının hükme esas alınandan çok daha yüksek oranda olması gerektiğinin açık olduğunu, eksik ve yetersiz inceleme neticesinde, bilirkişi raporlarına yönelik itirazları karşılanmadan karar verilmiş olduğundan istinafa konu kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesini; neticede haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tazminat hesabına esas ücret miktarının gerçek ücret üzerinden yapılmadığını, davacıların murisinin şoför olarak çalıştığını, çalıştığı döneme ilişkin hak ettiği işçilik alacaklarının işvereni tarafından ücret bordrolarına istinaden banka kanalıyla kendisine ödendiğini, hükme esas alınan tazminat miktarını belirleyen hesap bilirkişi raporunda müteveffanın gelirinin %70’ini hak sahibi eş ve çocukları arasında paylaştırılacağı belirtilerek bu oranlamaya göre hesaplama yapılmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, raporda dul kalan eşin yeniden evlenme ihtimalinin incelendiğini ve yapılan değerlendirme neticesinde bu oranın %0 olduğu belirtildiğini, ancak somut durum karşısında belirlenen oranın AYİM tablosunda yer alan değerlerle dahi örtüşmemesi, gerçek evlenme ihtimali yüzdesini yansıtmaması nedeniyle hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacıların manevi tazminat talebi hakkında tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların hiçbir şekilde müvekkilinden tazminat talep etmeye hakkı olmamakla birlikte miktar olarak hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, davacıların kabul edilen talepleri yönünden faizin nevi ve başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olayın, yüklenici ve asıl işveren davalı YDA İnşaat ve Ayık İnşaat ortaklığının TOKİ'den ihale ile almış oldukları Sarıyer Devlet Hastanesi İşi'nde alt yüklenici olarak hastane inşaatının yapımında ince işler yapımının yüklenici sözleşmesi ile hastane inşaatının ince işlerinin yapımını üstlenen Sidar Emlak firmasının malzeme tedarikçisi olarak hastane inşaatının bulunduğu şantiye sahasına kum, çimento gibi malzemeleri temin ederek yükleme ve boşaltma işini üstlenen Elif Yapı isimli şirketin işçisi davacılar murisi ...'in 01.05.2014 tarihinde sevk ve idaresindeki çimento yüklü aracı ile boşaltma yapacağı inşaat sahası içerisindeki yere kadar getirip yanaştırdıktan sonra aracın kasa brandasını açmak için aracın arkasına geçerek ayağı ile arka kasa kapısını açmak isterken aracın arka kapısını tutan demire ayağı ile vurduğu sırada dengesini kaybederek 15 metre yükseklikten düşerek yaşamını yitirmesi şeklinde gerçekleştiği, SGK Teftiş raporunda olayın iş kazası olduğu, Elif Yapı sistemleri isimli şirketin %50, YDA Ayık iş ortaklığının %40, davacılar murisinin %10 oranında kusurlu olduğu tespitlerine yer verildiği, İlk Derece Mahkemesi'nce alınan 16.05.2016 tarihli heyet bilirkişi raporunda; olayın oluşumunda davalı YDA İnşaat isimli şirketin %25, davalı Ayık İnşaat isimli şirketin %25, davalı Elif Yapı Sistemleri isimli şirketin %10, dava dışı Sidar Emlak isimli şirketin %25 ve davacılar murisinin %15 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, alınan 31.08.2016 tarihli 2. Heyet bilirkişi raporunda; olayın oluşumunda yüklenici ve asıl işveren YDA İnşaat+Ayık İnşaat iş ortaklığının %30, davalı Elif Yapı'nın %10, dava dışı Sidar Emlak isimli şirketin %40, davacılar murisinin %20 oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir. 03.01.2017 tarihli heyet bilirkişi raporunda da; olayın oluşumunda yüklenici ve asıl işveren YDA İnşaat+Ayık İnşaat iş ortaklığının %30, davalı Elif Yapı'nın %10, dava dışı Sidar Emlak isimli şirtekin %40, davacılar murisinin %20 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, 31.08.2016 ve 03.01.2017 tarihli birbirlerini teyit eden heyet bilirkişi raporlarının denetime açık, kapsamlı, detaylı, iş sağlığı ve güvenliği yasal mevzuatına uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, ceza dosyasında kusura esas alınan kriterler ile iş güvenliği donelerinin farklı olduğu da gözetilerek davalılar vekillerinin istinaf başvurularının reddi gerektiği, az yukarıda belirtildiği üzere birbirini teyit eden 31.08.2016 ve 03.01.2017 tarihli heyet bilirkişi raporlarında olayın oluşumunda müteveffa işçinin %20, diğer davalıların toplamda %40 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiş olmakla, davalıların kusur sorumluluğu bulunduğundan husumete ilişkin istinaf başvurularının yerinde görülmediği, dava dilekçesinde müteveffa işçinin aylık net ücretinin 2.000,00 TL.olduğunun iddia edildiği, İlk Derece Mahkemesi'nce emsal ücret araştırması yapıldığı, tanıklar dinlendiği, dosyaya sunulan Kıdem Tazminatına ilişkin İbraname başlıklı belge ve sendika tarafından sendikasız işçiler için bildirilen emsal ücret birlikte değerlendirildiğinde, kıdem tazminatı hesabına esas alınan aylık brüt 2.019,12 TL ücretin AGİ dahil net karşılığının emsal ücrete çok yakın olduğu, bu ücretin AGİ siz net tutarı olan 1.443,49 TL'nin olay tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücretin 1,88 katı olduğu kabul edilerek davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, Dairece aldırılan 16.10.2020 tarihli bilirkişi raporunun denetime açık, kapsamlı, detaylı ve olayın oluşuna uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılarak hükme esas alındığı, faiz başlangıcı yönünden ıslah dilekçesi ile taleple bağlı kalınarak desteğin ölüm tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği, takdir edilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, kaza tarihinin 01.05.2014, dava tarihinin 16.09.2014 tarihi olması karşısında davanın zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından davalılar Elif Yapı ve YDA inşaat vekillerinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kısmen yerinde olduğu, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte, kanunun olaya uygulanmasında ilk derece mahkemesince hata edildiği ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HMK 353/1 b 2 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak;
I Davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile; ... 23. İş Mahkemesi'nin; 12.01.2018 tarih, 2014/896 Esas, 2018/35 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK'nun 353/1 b 2 bendi uyarınca kaldırılmasına,
1 Destekten yoksun kalma nedeni ile maddi tazminat davasının kısmen kabulüne,
a)Davacı ... yönünden 85.883,40 TL
b)Davacı ... yönünden 2.888,86 TL
c)Davacı ... Tangüner yönünden 22.327,22 TL olmak üzere toplam 111.099,48 TL maddi tazminat tutarının ıslah dilekçesi ile taleple bağlı kalınarak desteğin ölüm tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar Remziye, Rohat, Arzu'ya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,
2 Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile,
a)Davacı ... yönünden 40.000 TL
b)Davacı ... yönünden 20.000 TL
c)Davacı ... Tangüner yönünden 20.000 TL
d)Davacı...yönünden 10.000 TL
e)Davacı ... Yıldız yönünden 10.000 TL
f)Davacı ... yönünden 10.000 TL
g)Davacı ... yönünden 10.000 TL
h)Davacı ... Tangüner yönünden 10.000 TL
ı)Davacı ... yönünden 10.000 TL
i)Davacı ... yönünden 10.000 TL olmak üzere 150.000 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
3 Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebin reddine,
4 Kıdem tazminatı talebinin feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat ve YDA İnşaat vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Elif Yapı Sistemleri Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
2.Davalı Ayık İnş. Tic. İth. İhr. ve Turz. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
3.Davalı YDA İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
C.A.Davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat ve YDA İnşaat vekillerinin çocuklar için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, eş için hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanun, 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın Kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1 a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.”
HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.
Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat ve YDA İnşaat vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C.B. Davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat ve YDA İnşaat vekillerinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat ve YDA İnşaat vekillerince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun değerlendirildiği, bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat ve YDA İnşaat vekillerinin çocuklar için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, eş için hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalılar Elif Yapı Sistemleri, Ayık İnşaat ve YDA İnşaat vekillerinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla temyiz giderinin temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:51:34