Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13298
2023/669
25 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2353 E., 2022/1654 K.
DAVA TARİHİ: 18.04.2019
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/250 E., 2021/84 K.
Taraflar arasındaki asıl dava haczin kaldırılması, birleşen dava ödeme emrinin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı asil, davacının ... İnş. Mak. San. Tic. A.Ş. isimli şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, söz konusu şirketin kuruma olan borçlarını emekli maaşından kesildiğini, kuruma 29.01.2019 tarih ve 1579148 sayılı dilekçe ile itirazda bulunduğunu ancak kurum tarafından cevap verilmediğini, kurumun maaşından yapılan kesintinin hukuka ve adalete uygun olmadığını, haciz yapılabilmesi için öncelikle tarafına ödeme emri gönderilmesi gerektiğini, 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunun 55 inci maddesi gereğince " Amme alacağını vadesinde ödemeyenler 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunur. " hükmüne amir olduğunu, kurumun, şirketteki alacağını kanuni temsilciden tahsil etmeden önce şirketten tahsil etme yoluna gitmesi gerektiğini, 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu'nun 35 inci maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, tüzel kişilikten tahsil edilemeyen amme borçları tüzel kişiliğin kanuni temsilcilerinden tahsil edileceğini, söz konusu borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmadığını, ... İnş. Mak. San. Tic. A.Ş.'de kanuni temsilci yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin esas sözleşmesine dayanılarak yapılan genel kurullarda şirketi temsil ve yönetme yetkisinin yönetim kurulu başkanına devredildiğini, diğer yönetim kurulu üyelerinin ve ortakların şirketin yönetim ve temsilinde hiçbir yetkisinin olmadığını, dolayısıyla şirketin ödenmemiş amme alacaklarından müteselsilen sorumlu olan kişinin yönetim kurulu başkanı olduğunu, bu nedenlerle kurumun maaşından yaptığı kesintiyi kaldırmasını ve bu güne kadar yapılan kesintilerin tamamının defaten tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 202/67 Esas sayılı davada; davacı asil dava dilekçesi ile davalı kurum tarafından adına 17.01.2020 tarihli 1027878 numaralı prim borcuna dayalı ödeme emirleri gönderildiğini ve kendisine 22.02.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu borçla ilgili detaylı bir açıklamasının bulunmadığını, şahsına ait hiç bir zaman işyeri olmadığını, dolayısıyla da hiç bir zaman işveren olmadığından böyle bir borcunun olmasının da mümkün olmadığını, söz konusu borç bir zamanlar ortağı olduğu ... İnş. Mak. San. ve Tic. A.Ş. isimli şirket borcundan dolayı rücu edilmiş ise böyle bir işlemin de yasa ve hakkaniyete uygun olmadığını, söz konusu borçlu şirketin üzerine kayıtlı gayrimenkul varlıklarının bulunduğunu, şirketin gayri menkulleri satıldığından kurum alacağının tahsil edilme imkanının olduğunu, kurum alacağının şirketin mal varlığından tahsil etme imkanı varken gerekli takipleri yapıp sonuçlandırmadan kanuni temsilcisi sıfatı ile kendisinden tahsil edilmek istenmesinin yasalara aykırı olduğunu, söz konusu borçlu şirkette şirketin esas sözleşmesine dayanılarak yapılan genel kurulları ile şirketi temsil ve idare yetkisinin tamamen yönetim kurulu başkanına devredildiğini, yönetim kurulu başkanının tek imza ile şirketi idareye yetkisi olduğunu, yönetim kurulu başkanı dışında herhangi bir kimsenin şirketin idaresinde, borçların ödenmesinde hiç bir yetkisinin olmadığını, söz konusu şirkette hiç bir zaman yönetim kurulu başkanı veya imzaya yetkili üst düzey yönetici olmadığını ileri sürerek kurum tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurumun nezdinde bulunan ... sicil sayılı dosyalarda işlem gören ... İnş. Mak. San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin müvekkili kuruma olan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 37 inci maddesinde belirtilen" süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, gecikme zamları" adı altında ki borçlarından dolayı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 51.,102 ve 106 ıncı Maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanarak icra takibine geçildiğini, ... İnş. Mak. San. Tic. A.Ş.'ye Kayseri 7. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün 2015/1 iflas dosyasına alacağın kaydettirildiğini ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, ... İnş. Mak. San. Tic. A.Ş.' nin borçları 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde yer alan " Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. " hükmüne istinaden şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının sorumluğuna gidildiğini, kurumca yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
Birleşen 202/67 Esas sayılı davada; davalı Kurum vekili, öncelikle söz konusu dava ile ilgili olarak Kayseri 1. İş MAhkemesinin 2019/250 esas sayılı dava dosyasının derdest olduğunu, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının kuruma idari başvuruda bulunmadan dava açtığını, davacının kuruma başvuruna bulunması için önel verilmesi gerektiğini, davacının kuruma başvuruda bulunmaması durumunda dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yine davanın davacıya ödeme emri tebliğ edildikten sonra 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde öngörülen 15 günlük süre içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiğini, dava süresi içerisinde açılmamış ise davanın esasa girilmeksizin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kurumda işlem gören ... İnş. Mak. San. Tic. A.Ş. işyeri ile ilgili olarak yanında çalıştığı işçilere ait sigorta prim borçlarının yatırılmadığından borçların icraya verilerek takibe düştüğünü, kuruma olan 2020/02....2013/1 dönemlerine ait vadesinde ödenmemiş prim, işsizlik, sigorta primi İPC ve damga vergisi türündeki borçlarından dolayı hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca icra takibine geçildiğini ve adı geçen borçlu şirket hakkında yapılan hak, hak ediş, alacak, menkul ve gayrimenkul mal araştırması sonucu borcu yetecek miktarda teminat ve mal varlığı tespit edilemediğini, iflasına karar verilen ... İnş. Mak. San. Tic. A.Ş.'ye ait borçların Kayseri 7. İcra Dairesi 2015/1 iflas dosyasına alacaklarının kaydedildiğini, iflas masasından bugüne kadar herhangi bir para gelmediğini, iflas sürecinin bittiğinin belirtilmediğini, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 35 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesince üst düzey yöneticilerin mal varlıklarına tüzel kişilikle beraber gidileceğinden üst düzey yönetici ve Yönetim Kurulu ve diğer ortaklar hakkında hisseleri oranında ve şirketteki kaldıkları süreler göz önüne alınarak 5510 ve 6183 sayılı Kanun gereği takip yapıldığını ve haciz konulduğunu, gönderilen ödeme emirlerinin davacı tarafından bizzat alındığını, ayrıca daha önce mahkemeye ve taksitlendirmeye başvurulduğunu, yönetim kurulunda bulunan ... tarafından mahkemeden feragat edildiğini, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını, haksız açılan davanın reddi ile 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince % 10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; asıl davanın kısmen kabulü ile, davacının 2012/21859 takip numaralı borç nedeniyle maaşından yapılan 26.139,39 TL nin yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen 2020/67 esas sayılı dosyasının kabulü ile, davacıya gönderilen 2012/10431, 2012/21859, 2013/11274, 2013/28356 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın tespit davası olduğunu miktar belirterek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi gereği kuruma karşı üst düzey yönetici ve yetkililerin işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını hükmüne istinaden şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının sorumluluğuna gidildiğini, davacının maaşından yapılan kesintiler ise 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi gereğince davalı kurumca yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, müteselsil borçlulukta alacaklı, alacağının tamamını veya bir kısmını karşısındaki borçlulardan dilediği birinden isteyebilmek imkânına sahip bulunduğu gibi, borçlular da alacaklıya karşı borç sona erinceye kadar hep birlikte sorumlu olarak devam edeceklerini, davacının sorumluluğu açık olup iş bu davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yönetim kurulu üyeliğinin olduğu sürelerde şirket borçlarından sorumlu olması gerektiği mahkemece hatalı değerledirildiği gerekçesiyle, Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK’nin 353/1 b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca, Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin 19.03.2021 tarih ve 2019/250 Esas 2021/84 Karar sayılı kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; asıl davanın reddine; Birleşen Mahkemenin 2020/67 esas sayılı davasının kısmen kabulüne, Davacıya gönderilen 2012/010431 sayılı ödeme emrinde 2010/12, 2011/1 ayları prim borçlarından ve yine davacıya gönderilen 2013/028356 numaralı ödeme emrinde 2010/4,5,6,7,8,9,10,11 ayları prim borçlarından sorumlu olmadığının kabulü ile bu iki ödeme emirlerinin kısmen iptaline, fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı asil temyiz dilekçesinde özetle; haciz yapılabilmesi için öncelikle tarafına ödeme emri gönderilmesi gerektiğini, kurumun, şirketteki alacağını kanuni temsilciden tahsil etmeden önce şirketten tahsil etme yoluna gitmesi gerektiğini, 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu'nun 35 inci maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, tüzel kişilikten tahsil edilemeyen amme borçları tüzel kişiliğin kanuni temsilcilerinden tahsil edileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının yetkili olduğu dönemde yapılandırma kanunundan yararlanılıp ödenmeyerek kesinlesen kamu alacağından, bu kanunun gereğini yerine getirmeyen, başka bir anlatımla, kendi fiilleri ile oluşan yeni hukuki durumun gereğini yerine getirmeyen yeni kanuni temsilcilerin sorumlu tutulması gerekmekte olup, söz konusu kamu borçlarından artık davacınında sorumlu tutulması gerekmekte olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada haczin kaldırılması, birleşen davada ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48