Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6202
2023/6613
12 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/674 E., 2023/430 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 17. İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/53 E., 2020/258 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, 04.12.2007 31.10.2013 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin prime esas kazançlarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davacının ücrete ilişkin iddialarını HMK 200 ve diğer hükümleri gereğince yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu, davacının çalıştığı süre zarfında almakta olduğu ücretin olduğu gibi kurum kayıtlarına yansıtıldığını, işbu sebeple davacı tarafın daha fazla ücret almakta olduğu iddiasının yazılı delil ise ispatının gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddialarının kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini, gerektiğini, davacının bu iddiasını ve çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut delillerle ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davacı 2007 yılında 4.000 TL, 2008 yılında 4.500 TL, 2009 yılında 5.500 TL, 2010 yılında 6.000 TL, 2011 yılında 6.700 TL, 2012 yılında 7.500 TL ve 2013 yılında 8.500 TL ücret aldığını iddia etmiş olup, talep edilen ücret miktarı senetle ispat zorunluluğu kapsamında kalmakla gerçek ücretin hukuksal geçerliliğe haiz düzenlenmiş işçinin imzasını içeren, aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordrolarının bulunmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre işçilik alacaklarına ilişkin davanın işbu dosya için kesin delil teşkil etmediği, talep edilen miktar gözönünde tutulduğunda yazılı delil ile ispatının zorunlu olduğu, salt tanık anlatımları ve emsal ücret araştırması ile sonuca gidilemeyeceği, davacının kuruma bildirilen ücretten daha yüksek bir ücret aldığına ilişkin dosyaya herhangi bir yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belgenin ibraz edilemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının Genel Müdür olarak çalıştığını, asgari ücret almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ... 24. İş Mahkemesi'nin 2014/114 Esas sayılı dosyası içeriği ve bilirkişi raporunun yazılı delil veya yazılı belge niteliğini taşıdığını bu itibarla davacının haklılığının ortaya çıktığını kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece taraf delillerinin toplandığı emsal ücret araştırmaları yapıldığı, İTO vergi ve kurum kayıtlarının getirtildiği davacının davalı iş yerinde çalışmasının eksiksiz bildirildiği, ... 24. İş Mahkemesi'nin 2014/116 Esas sayılı dosya örneğinin dosya içerisinde alındığı bu dosyada bilirkişi raporunda ücret iddiasının tanık beyanları dikkate alınarak tespit yapıldığı davacının yıllara göre talep ettiği ücretleri dosyaya ibraz ettiği beyan dilekçesi ile bildirdiği, talep edilen miktarların 6100 sayılı HMK 200 ve 202 maddeleri gereğince senetle ispat zorunluluğunda parasal sınırın 2500 TL olması karşısında yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesi karşısında mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu, ... 24. İş Mahkemesi bilirkişi raporunun Yargıtay içtihatları ve yasa gereği yazılı delil kabul edilemeyeceği de dikkate alınarak istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 77 nci, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
- Değerlendirme
Somut dosyada; davacı prime esas kazancının tespitini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, prime esas kazancın tespiti yönünden yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10 480 Esas 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10 481 Esas 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10 482 Esas 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10 608 Esas 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10 1617 Esas 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
İnceleme konusu dosyada; Davacının 04.12.2007 31.10.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı, çalıştığı dönemde asgari ücret üzerinden bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından açılan işçilik alacakları davasında alınan bilirkişi raporunda; davacıya tediye makbuzu ve banka dekontları ile bir takım ödemelerin yapıldığı görüldüğünden, işçilik alacakları dosyası celp edilmeli, ayrıca davacının ücretine ilişkin bordrolar ile banka kayıtları istenilmeli, ödemelere ilişkin tediye makbuzları, banka dekontları ve diğer yazılı bilgi ve belgeler yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında irdelenmeli, yapılacak inceleme ve araştırmaya göre karar verilmelidir.
Diğer yandan,işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, işçilik alacakları davasında hükmedilen tutarın davacıya ödenmesi halinde prime esas kazancın tespitinde dikkate alınabilecektir. Bu itibarla yukarıda yapılacak inceleme ile birlikte, işçilik alacakları davasında hükmedilen tutarın davacıya ödenip ödenmediği icra dosyası da incelenmek suretiyle araştırılmalı, ödemenin varlığı ve gerçekliği halinde işçilik alacakları davasında hüküm altına alınan tutar son ayın prime esas kazancına esas alınmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:52:17