Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/12006

Karar No

2023/6594

Karar Tarihi

8 Haziran 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/223 E., 2022/359 K.

KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit, haczin kaldırılması ve icra inkar tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince davacılardan ... yönünden; davalı Kurumun dava konusu 2009/15718 esas sayılı icra dosyasındaki borçların tamamı tahsil edilerek işbu takibin konusuz kaldığına, haciz işlemi öncesi diğer 2012/13410, 2012/10276 ve 2013/11031 takip no.lu dosyalardan usulüne uygun ödeme emri düzenlenerek davacıya tebliğ olmadığından tüm haciz işlemlerinin kararın kesinleşmesiyle birlikte kaldırılmasına, davacılardan ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece Mahkemesi kararı davacı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından dava dışı ...Turizm A.Ş.'nin 2008 2012 dönemine ait iddia edilen prim borçları nedeni ile şirket ortağı olan müvekkilleri aleyhinde yönetim kurulu üyesi olduklarından bahisle 2009/15718 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını henüz kendilerine tebliğ edilmemiş olan icra takibi nedeni ile müvekkillerine ait tüm menkul, gayri menkul ve maaşlarının itiraz ve defi hakları da engellenerek e takip yoluyla haczedilmiş olduğunu haricen öğrendiklerini yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenle hacizlerin kaldırılmasına, davalı idarenin müvekkilleri aleyhine başlatmış oldukları icra takibinin iptali ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun yapmış olduğu icra takibi ile diğer işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2016 tarihli ve 2013/83 E., 2016/439 K. sayılı kararı ile dosya kapsamı incelendiğinde davacılardan ...'ın ...Turizm A.Ş.nin Türkiye Sicil Gazetesine göre yönetim kurulu üyesi olduğu diğer davacı ...'ın ise ikinci başkan konumunda olduğu, 20.12.2004 tarihinde Ticaret Sicilindeki kayda göre 3 yıl için münferiden imza yetkisinin bulunduğu, davacı ...'ın ise imza yetkisinin olmadığı, her ikisinin de bu üyeliğinin 3 yıl için geçerli olduğu ancak söz konusu şirkete bu kişilerden sonra herhangibir yönetim kurulu atanmadığı bu sebeple davacıların üyeliğinin devam ettiğinin kabulü gerektiği, icra takibine konu borcun ...Turizm A.Ş.'nin 2008 2012 yılları arasındaki sigorta primi ve işsizlik borcu olduğu şirkete karşı yapılan haczin karşılıksız kaldığı bu sebeple de haczin ortaklara yöneltildiği, borçlu şirket aleyhine yapılan icra takibinin kesinleştiği gözetildiğinde yönetim kurulu üyeliği devam eden davacılara ayrıca ödeme emrinin tebliğine gerek olmadığı, davacıların şirketle birlikte müteselsilen sorumlu oldukları dolayısıyla SGK'nın yönetim kurulu üyeleri aleyhine haciz yoluna gitmesine engel bir durum olmadığı, kurumun alacağının 6183 sayılı Kanun kapsamında amme alacağı olduğu dolayısıyla imtiyazlı alacak olduğu yapılacak tebligatlarında 6183 sayılı Kanun'a göre yapılması gerektiği davacılardan ...'ın 14.12.2014 tarihinden bu yana yeni yönetim kurulu seçilmediğinden yinetim kurulu üyeliği devam etse de temsil ve ilzam yetkisi olmadığından aleyhine yapılan icra takibinin 506 sayılı Kanun döneminde sorumluluk için temsil ve ilzam yetkisi aranmadığından 506 sayılı Kanun dönemine ilişkin olan 2008/4 5 6 7 8 9 uncu aylara ilişkin prim borçlarından sorumlu tutulamayacağı gözetilerek bu aylara ilişkin yapılan takibin iptaline karar verilmiş, 5510 sayılı Kanun döneminde ise temsil ve ilzam yetkisi olmasa da yönetim kurulu üyesi olduğundan sorumlu tutulabileceği gözetilerek bu döneme ilişkin talebin reddine karar verilmiş diğer davacı ...'ın temsil ve ilzam yetkisi devam ettiğinden dolayı borçlu şirket aleyhindeki icra takibi de kesinleşmiş olduğundan şirketin SGK'ya olan prim borcundan şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olup bu nedenle davacı ...'ın talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 06.12.2018 tarih ve E.2016/11005, K.2018/10327 sayılı kararında; dosya kapsamı incelendiğinde, davacıların haczin kaldırılması talepleri yönünden olumlu yada olumsuz karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğu gerekçesiyle hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2019 tarih ve E. 2019/154, K.2019/442 sayılı kararı ile "bozma sonrası taraf teşkili sağlanmış ve mahkememizce bozma ilamıöncesi mahkememizce verilen davacılardan ...'ın 14.12.2014 tarihinden bu yana yeni yönetim kurulu seçilmediğinden yönetim kurulu üyeliği devam etse de temsil ve ilzam yetkisi olmadığından aleyhine yapılan icra takibinin 506 sayılı Kanun döneminde sorumluluk için temsil ve ilzam yetkisi aranmadığından 506 sayılı Kanun dönemine ilişkin olan 2008/4 5 6 7 8 9 uncu aylara ilişkin prim borçlarından sorumlu tutulamayacağı gözetilerek bu aylara ilişkin yapılan takibin iptaline karar verilmiş, 5510 sayılı Kanun döneminde ise temsil ve ilzam yetkisi olmasa da yönetim kurulu üyesi olduğundan sorumlu tutulabileceği gözetilerek bu döneme ilişkin talebin reddine karar verilmiş diğer davacı ...'ın temsil ve ilzam yetkisi devam ettiğinden dolayı borçlu şirket aleyhindeki icra takibi de kesinleşmiş olduğundan şirketin SGK'ya olan prim borcundan şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olup bu nedenle davacı ...'ın talebinin reddi yönündeki karar yerinde görülerek, davacılardan ...’ın davasının ve hacizlerin kaldırılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiş, davacı ... yönünden ise davalı kurumun dava konusu 2009/15718 esas sayılı icra dosyasinda koymuş olduğu hacizlerin kaldirilmasi talebinin borca yeter miktarı yönünden devamı ile, davalının borçlu olduğu miktar haricinde kalan hacizlerin kaldırılmasına" karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı

Dairenin 23.03.2021 tarih ve E.2020/548, K.2021/3818 sayılı kararında; "Davacılar, dava dışı ...Turizm A.Ş.’nin ödenmemiş prim borçları nedeniyle 2009/15718 sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, konulan hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan dava için, 2009/15718 Sayılı takip dosyasından kaynaklanan; 2008/4 5 6 7 8 ve 9 uncu aylara ilişkin prim borçlarından sorumlu olamayacağı gözetilerek bu aylardaki prim borcu bakımından yapılan takibin iptaline, 2009/10 11 12 ve 2009/1 2 3 4 5 6 dönemine ilişkin 2009/15718 sayılı takip dosyasından kaynaklanan prim borcunun iptaline ilişkin talebinin sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla reddine, 2009/15718 esas sayılı icra dosyasında konulan hacizlerin kaldırılması talebinin borca yeter miktarı yönünden devamı ile, borçlu olduğu miktar haricinde kalan hacizlerin kaldırılmasına, kurum aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen 2009/15718 sayılı ödeme emrinin ...Turizm A.Ş. adına, 26.10.2009 tanzim tarihli, 2008/4 ila 12 ve 2009/1 ila 6 ncı aylara ait 24.247,05 TL tutarında prim borcu için düzenlendiği, ... adına düzenlenen tebliğ zarfı ile şirket adresinde 12.09.2010 tarihinde... ...’a tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, davacılara yöntemince tebliğ edilip kesinleşmiş ödeme emri olup olmadığı belirlenmeli, dosya içeriğinde 24.247,05TL tutarında prim borcu için düzenlenen 2009/15718 sayılı tek ödeme emri bulunması, hacizlere konu edilen borç döneminin ise 2008 2012 olarak belirtilmiş olmasına rağmen mevcut ödeme emrindeki borç dönemlerinin 2008 ve 2009 yılı muhtelif aylarına ilişkin bulunması da gözetilerek mevcut çelişki giderilmeli, bu kapsamda 2009 2012 dönemine ilişkin Kurumca yapılan takip ya da ödeme emri tebliğinin söz konusu olup olmadığı da araştırılıp belirlenmeli, davacıların yönetim kurulu üyesi, üst düzey yönetici ve yetkili oldukları dönemlerin başlangıcı ve sonu itibariyle belirlendikten sonra Kurumca konula hacizlerin yerinde olup olmadığı ve söz konusu borçlardan dolayı davacıların sorumlu olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturulmalı, diğer taraftan dava dışı anonim şirketin dava konusu edilen borçları nedeniyle yapılandırma talebi olup olmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak söz konusu borçların bu kapsamda konusuz kalıp kalmadığı belirlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bozma ilamına uygun gerekçe ile; davalı Kuruma müzekkere yazılarak 2009 2012 dönemine ilişkin kurumca yapılan takip ya da ödeme emri/tebliğinin söz konusu olup olmadığı, dava dışı anonim şirketin dava konusu edilen borçlar nedeniyle Kuruma yeniden yapılandırma talebi veya ödeme yapıp yapmadığı sorulmuş, davalı kurumda davacılara usulünce tebliğ edilip, kesinleşmiş bir ödeme emri olup olmadığı sorularak, gelen müzekkere cevabı doğrultusunda;

Davalı Kurumca dava dışı ...Turizm A.Ş.’ye ait 0009884.025 sicil sayılı işyerinden davacılar adına yapılan haciz işlemi ile ilgili olarak; 2009/015718 takip no.lu dosya ile birlikte 2012/13410, 2012/10276, 2013/11031 ve 2013/18191 takip no.lu dosyalardaki borçlardan dolayı haciz işlemi yapıldığı, davacılardan ... yönünden; davalı Kurumun dava konusu 2009/15718 esas sayılı icra dosyasındaki borçların tamamı tahsil edilerek iş bu takibin konusuz kaldığı, haciz işlemi öncesi diğer 2012/13410, 2012/10276 ve 2013/11031 takip no.lu dosyalardan usulüne uygun ödeme emri düzenlenerek davacıya tebliğ olmadığından tüm haciz işlemlerinin kararın kesinleşmesiyle birlikte kaldırılması gerektiği,

Davacılardan ... yönünden; 506 sayılı Kanun dönemi içerisinde davacının; 2013/18191 takip no.lu dosyadaki borcun tamamı ile 2009/15718 sayılı takip dosyasından kaynaklanan 2008/4 5 6 7 8 ve 9 uncu aylara ilişkin prim borçlarından sorumlu olamayacağı gözetilerek bu aylardaki prim borcu bakımından yapılan takibin iptaline, 2009/15718 takip nolu dosyadaki 2008/10 2009/06 ayları arası borçlardan ve diğer 2012/13410, 2012/10276 ile 2013/11031 takip no.lu dosyalarındaki tüm borçlardan şirket yönetim kurulu üyesi olarak sorumlu olduğu, iş bu takip dosyalarından kaynaklanan prim borcunun iptaline ilişkin talebinin sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla reddine, davacı ...’a haciz işlemi öncesi dava konusu takip no.lu dosyaların tamamından usulüne uygun ödeme emri düzenlenerek tebliğ olmadığından tüm haciz işlemlerinin kararın kesinleşmesiyle birlikte kaldırılmasına karar verilerek hüküm kurmaya elverişli 22.06.2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alındığı" gerekçesiyle;

1 )Davacılardan ... yönünden; davalı Kurumun dava konusu 2009/15718 esas sayılı icra dosyasındaki borçların tamamı tahsil edilerek iş bu takibin konusuz kaldığına, haciz işlemi öncesi diğer 2012/13410, 2012/10276 ve 2013/11031 takip no.lu dosyalardan usulüne uygun ödeme emri düzenlenerek davacıya tebliğ olmadığından tüm haciz işlemlerinin kararın kesinleşmesiyle birlikte kaldırılmasına,

2 )Davacılardan ... yönünden;

a) 506 sayılı Kanun dönemi içerisinde davacının; 2013/18191 takip no.lu dosyadaki borcun tamamı ile 2009/15718 sayılı takip dosyasından kaynaklanan 2008/4 5 6 7 8 ve 9 uncu aylara ilişkin prim borçlarından sorumlu olamayacağı gözetilerek bu aylardaki prim borcu bakımından yapılan takibin iptaline,

b) 2009/15718 takip nolu dosyadaki 2008/10 2009/06 ayları arası borçlardan ve diğer 2012/13410, 2012/10276 ile 2013/11031 takip no.lu dosyalarındaki tüm borçlardan şirket yönetim kurulu üyesi olarak sorumlu olduğu, iş bu takip dosyalarından kaynaklanan prim borcunun iptaline ilişkin talebinin sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla reddine,

c) Davacı ...’a haciz işlemi öncesi dava konusu takip no.lu dosyaların tamamından usulüne uygun ödeme emri düzenlenerek tebliğ olmadığından tüm haciz işlemlerinin kararın kesinleşmesiyle birlikte kaldırılmasına,

3 )Davalı Kurum aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan ... ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı ... vekili, hiçbir dönemde temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığını, borçların dava dışı yetkili... ...Yılmaz tarafından yapılandırılarak halen ödenmeye devam ettiği hususunun kurum kayıtlarıyla belirlendiği, davanın kabulü gerekirken müvekkili yönünden kısmen kabulüne yönelik kararın hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit, haczin kaldırılması ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6183 sayılı Kanun'un “Ödeme emri” başlıklı 55 inci maddesinin ilk fıkrasında; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; “Ödeme emrine itiraz” başlığını taşıyan 58 inci maddesinin birinci fıkrasında; kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir.

Görüldüğü gibi; “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunlu olduğu gibi, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları da üç nedenle sınırlandırılmıştır. 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtiraz etmezse borç kesinleşmiş olur.

Diğer taraftan 6183 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi hükmü uyarınca da süresinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktarda mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi de maddede belirtilen cebren tahsil şekillerinden birisidir. Bu bağlamda, borçtan dolayı cebren tahsile geçmeden önce anılan Kanunun 55 inci maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödemeye çağrı yazısının “ödeme emri” nin tebliğ edilmesi yasal zorunluluktur. Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan ve icra takibi kesinleştirilmeden haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır.

  1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

  1. Değerlendirme

1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Önceki bozma ilamında dava dışı anonim şirketin dava konusu edilen borçları nedeniyle yapılandırma talebi olup olmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak söz konusu borçların bu kapsamda konusuz kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olup bozma sonrasında yapılan yargılamada dava dışı ...Turizm A.Ş. tarafından 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yapıldığı; kurum tarafından, düzenli ödeme yapılmaması nedeniyle yapılandırmanın bozulduğunun belirtildiği, bunun yanında yine dava dışı... ...Yılmaz'ın aylıklarından kesintiler yapılmak suretiyle borcun tahsiline devam edildiği ancak bu şekilde tahsil edilen tüm tutarların ortaya konulmadığı ve dava konusu ödeme emirlerine ilişkin borcun ne kadarının, hangi ödeme emrine ilişkin olarak tahsil edildiği hususlarının tespit edilmediği anlaşılmakla; kuruma yazılacak müzekkere ile bakiye kurum alacağı kalıp kalmadığına ilişkin tüm bu hususlar açıklığa kavuşturulduktan sonra önceki bozma ilamı da göz önünde bulundurularak davacıların sorumlu olup olmadıkları tespit edilip buna göre yapılacak belirlemeye göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim