Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4633
2023/6589
8 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1630 E., 2022/2338 K.
KARAR: Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Siirt İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/539 E., 2022/207 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ile aylık bağlanmasına ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 29.01.2003 tarihinde boşandığını, boşanmasının ardından ... ile hem hukuki hem de fiili olarak ayrılmış olduklarını, müvekkilinin babasının ise 15.06.2006 yılında vefat etmiş olduğunu, müvekkilinin boşanma tarihi babasının vefat tarihinden 3 yıl öncesi olup, muvazaalı olduğunu iddia etmek haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin babası hayatta iken yetim aylığına hak kazanmayacak olan müvekkilin boşanma işleminin muvazaalı olması mümkün olmadığını, müvekkilinin boşanma işleminin kurumdan alınacak herhangi bir aylık ile ilgisi bulunmamakta olup taraflar evlilik birliğini sürdürmek istemediklerinden boşanmaya karar vermiş olduklarını, tarafların boşanma sonrası ayrı evlerde yaşamaya başlamış olduklarını, müvekkili ...'ın Siirt'te yaşayan kardeşi ... ile ya da ...' da yaşayan oğlu ... ile yaşamakta olduğunu, müvekkilinin yerleşim yeri bilgilerine de bakıldığında ikametgahının Siirt/Merkez olduğu, eski eşi ...'un yerleşim yerinin ise Pervari ilçesinde bulunduğu açıkça görülebileceğini, uzun yıllardır boşanmış olan tarafların bu süreçte hiçbir zaman fiilen birlikte yaşamamış olduklarını, müvekkili ...'e borç tahakkuk ettirilmesi hakka ve hukuka aykırı olduğunu, 2003 yılından beridir boşanmış olan ve bu süreçte eski eşi ile fiilen beraber yaşamaya devam etmesi durumunda içinde bulunduğu 2021 yılından çok daha uzun bir süre önce muvazaalı boşanma yönünde kuruma bildirimde bulunulacağını, ancak müvekkilinin 18 yılı aşkın süredir hem hukuken hem de fiilen evliliğini sonlandırmış olduğunu, bu nedenle kendisine tahakkuk ettirilen asıl borç ve faiz olan toplam 29.366,92 TL'lik borç haksız ve hukuka aykırı olarak kesilmiş olduğunu, bu nedenle iptali gerektiği, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, borç bildirim belgesi ile Siirt İl Müdürlüğü Muhasebe Birimi ... dosya numarası ile tahakkuk ettirilen 27.379,37 TL asıl borç ile 1.987,55 TL faiz ile ferileri yönünden Borç Tahakkuk İşleminin İptali ile müvekkilinin hak sahibi olduğunun tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin kesilen aylığının yeniden iptal tarihinden itibaren bağlanması gerektiğinin tespitine, müvekkiline aylığının tekrar bağlanmasına karar verilmesi halinde ödenecek toplam rakamlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının davasının ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve eski eşinin boşanma ilamlarının Pervari AHM'ye yazılan müzekkere ile dosya arasına alındığı, 2002 tarihinde boşandıkları, davacının ve eski eşinin son 10 yıla ilişkin adres bilgileri Nüfus Müdürlüğünden celp edildiği, davacının eski eşinin halen Aydın mah. Aydınlık sokak Pervari adresinde oturduğu, davacının 2019 yılına kadar Aydın mah. Aydınlık sokak Pervari adresinde oturduğu, Emniyet Müdürlüğünün 20.04.2022 tarihli müzekkere cevabına göre davacının Pervari'de ikamet ettiği, Pervari Jandarma Komutanlığının 30.03.2022 tarihli müzekkere cevabına göre davacının Pervari'de eski eşi ile birlikte Gürzova'da ikamet ettiği, davacının hastane dökümleri incelendiğinde 2019 2020 ve 2021 yıllarında dahi birden fazla kez Pervari Devlet Hastanesinde kayıtlarının gözüktüğü, dinlenen davacı tanık beyanı ile müzekkere cevaplarının çelişkili olduğu, davacı davasını kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, dava dilekçesini tekrarlayarak müvekkilinin eski eşi ile birlikte yaşamadığını beyanla, kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile boşandığı eşinin fiili birlikteliği yönünde Kurumca tutanak düzenlenerek bu tutanak sonucunda davacının babasından aldığı ölüm aylığının kesildiğini, davacının 29.01.2013 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı, Kurumca birlikte yaşamanın tespiti üzerine, davacıya 01.04.2011 30.11.2021 tarihleri arasında babasından dolayı ödenen aylıkların kesildiği ve davacı adına borç kaydedildiği, mahkemece yapılan yazışmalar neticesinde davacı ve eski eşin 2011 ve devamında aynı adreste yaşadıkları, boşanma sonrasında davacı ve eski eşin adreslerinin gözüktüğü illerdeki sağlık kuruluşlarında muayene oldukları, kurum denetmeni tarafından tutulan raporun 5510 sayılı Kanun'un 59/2 maddesi uyarınca aksinin kanıtlanamadığı anlaşılmakla, mahkemenin yazılı şekildeki kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin muvazaalı olarak boşanmış olması halinde ölümden önce boşanmayacağını, yeterli araştırma yapılmadığını, bazen Siirt'teki kardeşi bazen de ...'daki oğlu...ile yaşadığını, ikamet işlemlerini çok geç yaptırdığını, ... ve Siirt hastanelerinde çok sayıda kaydı bulunmasına rağmen yalnızca Pervari'deki hastane kayıtlarının dikkate alındığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yasal faizleri ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59/2 inci maddesinde: “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'unun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu nedenle Anayasanın 20 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacının ve boşandığı eşinin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiğini saptanmalı, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının ve boşandığı eşinin kayıtlı olduğu adreslerde kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, medula sisteminden araştırma yapılmalı, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
- Değerlendirme
Eldeki davada, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, birlikte yaşama olgusunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmakla; Mahkemece, öncelikle davacı ve eski eşinin boşanmadan sonraki tüm adres kayıtları, denetmen raporu, uyuşmazlık konusu dönemde davacıya ait seçmen ve Medula kayıtları, davacı ve boşandığı eşine ait abonelik kayıtları celbedilmeli, Aile Hekimliği'nde kayıtlı adresleri sorulmalı, davacı ve boşandığı eşinin adreslerinde emniyet marifetiyle araştırma yapılmalı, eski eşin tespit edilecek adreslerindeki komşuları belirlenerek tanık olarak dinlenilmeli, bu adreste birlikte yaşayıp yaşamadıkları konusunda beyanları alınmalı, davacının adresinde boşandıktan sonra birlikte yaşayıp yaşamadıkları hususunun varsa apartman kapıcısı, yöneticisi, komşuları ve mahalle muhtar/ azalarından sorulması ve tanık olarak dinlenilmeleri ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:03