Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6594
2023/6483
7 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1416 E., 2023/102 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 32. İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/30 E., 2020/757 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...’e ait işyerinde 01.08.1996 tarihinden, işten çıkarıldığı 04.07.2006 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, davalı işveren tarafından çalışmasının sigortaya eksik bildirildiğini belirterek, 01.08.1996 04.07.2006 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmet sürtesinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki görev, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre ilk itirazları ile zamanaşımı savunmasında bulunduklarını bildirmiş davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışması 26.06.2006 tarihinde sona ermiş, dava 2006 yılının sonu olan 31.12.2006 tarihinden itibaren 5 yıl içinde 10.03.2011 tarihinde açılmakla dava tarihi itibarıyla hak düşürücü sürenin dolmadığı tespit edilmiştir.
Davalı işverence davacının 17.09.2003 tarihli işe giriş bildirgesi ile 18.09.2003 07.10.2003 tarihleri arasında 20 gün, 04.03.2006 tarihli işe giriş bildirgesi ile 04.03.2006 04.07.2007 tarihleri arasında 114 gün çalışması bildirilmiştir. Davacının davalı Kuruma çalışmasının bildirdiği süreler dikkate alındığında 01.08.1996 18.09.2003, 07.10.2003 04.03.2006, 27.06.2006 04.07.2006 tarihleri arasındaki kuruma bildirilmeyen sürenin tespitini istediği anlaşılmakla;
1 01.08.1996 18.09.2003 tarihleri arasındaki dönem yönünden :
Davacı vekili davacının 01.08.1996 04.07.2016 tarihleri arasındaki çalışmasının kesintisiz geçtiğini iddia etmekte ise de yazılı yapılan ihbar üzerine 19.09.2003 tarihinde SGK müfettişi işyerine denetime gitmiş, 19.09.2003 tarihinde tutulan denetim tutanağında davacı işe giriş tarihinin 18.09.2003 olduğunu beyan ederek bu beyanım imzası ile doğrulamıştır. Bu tutanak yazılı belge olup aksi ancak eşdeğerde yazılı belge ile ispat edilebilinir. Ancak davacı tarafından Denetim Tutanağı’nın aksini ispat edecek bir yazılı belge sunulmamıştır.
11.07.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu gereğince Eğlence ve Konaklama yerlerinde çalışanların işleticiler tarafından genel kolluk örgütüne bildirilmesi zorunlu olup; davalı iş yerinde 01.08.1996 18.09.2003 tarihleri arasında çalışanların isimlerinin bildirilmesi istenilmiştir.
Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğünün 10.01.2019 tarihli müzekkere cevabı ile söz konusu iş yeri ve ... ile ilgili bilgi ve belgeye rastlanılmadığı bildirilmiştir.
SGK Denetim tutanağının aksi ispatlanamamıştır.
Davacının 18.09.2003 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği tarihten önce 01.08.1996 18.09.2003 tarihleri arasında işerinde eylemli çalışmasının bulunduğu kanıtlanamamıştır.
Davacı işyerine 01.01.1976 tarihinde girdiğini, 06.02.1981 tarihli Sosyal Sigortalar müfettişliğince tutulan tutanakta beyan ederek bu beyanım imzası ile doğruladığı halde, bu tarihten önceki devreyi de kapsayacak şekilde hüküm tesisi bozma nedenidir. 10. HD. 16.11.1992 T. 1992/4589 E. 1992/10473 K.
Müfettiş tahkikat raporu ve durum tespit tutanağı güçlü delildir. Aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir. Tanıklarla çürütülemez. HGK 15.02.1995 T. 1994/10 798 E. 1995/85 K.
2 07.10,2003 04.03.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden :
Dinlenen bodro tanık beyanları, davacının sigortaya bildirildiği süreler ve tanıkların davalı işyerinden davalı Kuruma bildirilen çalışma süreleri birlikte dikkate alındığında davacının davalı işyerinden sigortaya bildirim yapılmayan 07.10.2003 04.03.2006 tarihleri arasındaki dönemde Kuruma bildirilen süre dışında 865 gün süre ile eylemli olarak çalıştığının kabulü gerekecektir.
3 27.06.2007 04.07.2007 tarihleri arasındaki donem yönünden :
27.08.2007 günlü 227 sayılı SSK Başkanlığı kontrol memuru tarafından tutulan Durum Tespit Raporu içinde davacının 27.06.2006 04.07.2006 tarihleri arasında işe gelmediğine ilişkin işverence her gün için ayrı ayrı tutulan, işyeri çalışanları Özay Koç, Hasari Yıldız ve ... tarafından imzalanan tutanaklar bulunmaktadır. Bu tutanaklar karşısında davacının 27.06.2007 04.07.2007 tarihleri arasında fiili çalışmasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu süreye ilişkin davalı işverence ücret de ödenmediğinden bu sürenin 506 sayılı Kanun'un 77/7., 5510 sayılı Kanun'un 86 ve 87 nci maddelerine göre çalışılmış gibi sayılması da mümkün değildir.
Tüm talep dönemi yönünden; davacının davalı iş yerinde 18.09.2003 26.06.2006 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının kabulü ile davalı kuruma bildirilen 134 gün dışında eksik bildirilen 865 gün süreyle hizmet akdi kapsammda çalıştığının ve bu hizmet süresinin tespitinin gerektiği, 01.08.1996 18.09.2003 ve 27.06.2007 04.07.2007 tarihleri arasındaki döneme ilişkin tespit talebinin ise eylemli çalışma olgusu kanıtlanamadığından yerinde bulunmadığı sonucuna varılmakla;
Davanın kısmen kabulü ile,
Davacının davalı ...’e ait SGK Başkanlığında 1035087 sicil numarası ile işlem gören Talatpaşa Bulvarı no:146/D, Altındağ/... adresinde bulunan iş yerinde18.09.2003 26.06.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabulü ile, kuruma bildirilen 134 gün dışında eksik bildirilen 865 gün süre ile hizmet akdi kapsamında çalıştığının tespitine,
01.08.1996 18.09.2003 ve 27.06.2007 04.07.2007 tarihleri arasındaki hizmet süresi tespiti talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ret gerekçesinde SGK müfettişi tarafından tutulan tutanakta imzasının olmadığını gerekçe gösterdiği, bu imzanın işverenin zorlaması ile atılmış olduğu duruşma sırasında beyan edilmesine ve tüm tanıkların ve bordro tanıklarının reddedilen dönem içinde çalıştığını beyan etmelerine karşı verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, hizmetlerinin doğru tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının eylemli ve gerçek bir çalışma yaptığı saptanamadığını, kurum kayıtları resmi nitelikte olduğundan resmi belgeler karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacının iddia ettiği hizmet sürelerine ilişkin bordro, pirim belgeleri v.s. belge kurum kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğundan iddiaya konu çalışmalarının varlığından söz edilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini, eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinin 01.11.1996 tarihinde kapsama alındığı ve dava edilen dönemde kapsamda olduğu, davalı işverence davacının 17.09.2003 tarihli işe giriş bildirgesi ile 18.09.2003 07.10.2003 tarihleri arasında 20 gün, 04.03.2006 tarihli işe giriş bildirgesi ile 04.03.2006 04.07.2007 tarihleri arasında 114 gün çalışmasının bildirildiği, kurum müfettişlerince 07.06.2002, 19.09.2003 tarihlerinde iş yerinde fiili denetim yapıldığı, 07.06.2002 tarihinde yapılan denetimde davacının iş yerinde olmadığı, 19.09.2003 tarihli denetimde ise davacının 18.09.2003 tarihinde çalışmaya başladığını bildirdiği, davalı işveren tarafından davacının 27.06.2006 04.07.2006 tarihleri arasında işe gelmediğine ilişkin tutanak tutulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, davacının 26.06.2007 04.07.2007 dönemi yönünden talebinin reddine karar verilmiş ise de talep edilen dönemin 2007 yılı değil 2006 yılı olup, maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır. Tüm dosya kapsamı, kurum denetim tutanakları ve dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının 18.09.2003 tarihinden önce çalıştığının ispat edilemediği, davacının mahkemece hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla;
Davacının ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı ...’e ait işyerinde 01.08.1996 04.07.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını beyanla eksik bildirilen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
-
506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:45