Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4024

Karar No

2023/6480

Karar Tarihi

7 Haziran 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2062 E., 2022/2648 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/431 E., 2021/198 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 28.05.2012 tarihinde yurtdışı borçlanması için Kurum'a başvuru yaptığını, 9884 gün karşılığı olan 94.448,64 TL borçlanma bedelinin tahakkuk edildiğini 05.07.2012 tarihli dilekçe ile Türkiye'de çalışmış olduğu 861 gün dikkate alınarak 5000 iş günü üzerinden yeniden değerlendirme yapılarak yurtdışı borçlanma işlemi yapılması talebinde bulunduğunu fakat talebine cevap verilmediğini, davacının emekliliği için gerekli olan 4307 günün karşılığı 40.750 TL yurtdışı borçlanma bedelini ödediğini ve yaşlılık aylığı bağlandığını, 2015 yılında Almanya'da yeniden çalışmaya başlayacağı için aylığını durdurduğunu, ödemenin son yapıldığı tarihten itibaren prim günü kabul edilerek aylık bağlama işlemi yapıldığını bu nedenle aylıklarının düşük hesaplandığını, yurtdışı borçlanmalarının en son yapıldığı tarihten itibaren değil en eski tarihten itibaren dikkate alınması gerektiğini beyanla davacının yaşlılık aylığı aldığı dönemde eksik ödenen aylık farklarının yasal faizi ile ödenmesinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının 28.05.2012 tarihli dilekçe ile yurtdışında geçen sürelerinin tamamını borçlanma talebinde bulunduğunu, borçlandırılan gün sayısının 9884 gün olduğunu ve ödemesi gereken tutarın 94.448,64 TL olduğunu, borcun bir kısmının ödenmesi halinde ödenen miktara isabet eden gün sayısının geçerlilik kazanacağı bilgisinin davacıya verildiğini, davacının, 10.07.2012 tarihli dilekçe ile emekliliğe esas borçlanma süresinin 5000 gün üzerinden yeniden değerlendirilmesini talep ettiğini, davacı tarafından 40.750,00 TL ödeme yapıldığını ve bunun karşılığı 4307 günün 18 yaşını doldurduğu 03.01.1976 tarihinin dikkate alınarak 5000 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının yapmış olduğu kısmi ödeme karşılığında borçlandığı sürelerin sondan başa doğru 14.01.1999 30.12.2010 tarihleri arasında hizmet olarak değerlendirildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı 3201 sayılı Kanuna istinaden 28.05.2012 tarihli Yurtdışı Hizmet Borçlanma talep dilekçesinde çalışılan süre, boşta geçen süre, yurtdışı hizmet sürelerinin tamamını asgari tutardan borçlanmak istediğini belirttiği, davalı kurumca; 03.01.1976 26.08.1981 süresi, 02.02.1982 31.03.1983 süresi 02.02.1990 31.12.2010 süresi için toplam 9984 gün karşılığı toplam 94448,64 TL borç tahakkuk ettirmek suretiyle borç tahakkuk cetveli düzenlenmiş olup, davacı 05.07.2012 tarihli dilekçesinde 28.05.2012 tarihli dilekçesinde belirttiği gibi Türkiye’de çalışmış olduğu 861 günü dikkate alarak 5000 iş günü üzerinden emekli işlemlerinin yeniden yapılandırılıp tarafına bildirilmesini talep etmiş ancak borçlanılacak süre için tarih aralığı belirtmemiştir. Davacının borçlandığı 4307 günü borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru giderek 14.01.1999 31.12.2010 dönemine mal ettiği, kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 12.12.2018 tarih, 2018/995 Esas, 2018/1901 Karar, sayılı emsal içtihatta 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine yer alan açık düzenleme karşısında tahakkuk ettirilen borçlanma bedelinin davacı tarafından kısmen ödenmesi söz konusu olduğundan borçlanılan sürenin hangi tarihe mal edileceğinin tespiti ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru gidilerek belirleneceği, borçlanma cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin ihtirazi kayıt konularak ödenmiş olması da sonuca etkili olmayacağı, borçlanma bedeli ihtirazi kayıt konularak ödense dahi kısmi ödeme hâlinde 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru gidilerek mal edilecek tarihler tespit edileceği ifade edildiği görülmektedir. Buna göre davacının yaşlılık aylığı hesaplanmış, davalı Kurumun davacıya bağladığı aylıkla aynı olduğu anlaşıldığından kurumun bağladığı aylıkta hata olmadığı anlaşılmakla;

Davanın reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri

Davacının yapmış olduğu 4307 gün karşılığı yurtdışı hizmet borçlanmasının borçlanma tahakkuk cetvelindeki en son tarihten itibaren geriye doğru adına kayıt ve tescil edildiğini, ödemenin yapıldığı son tarihten itibaren prim günü olarak kabul edilerek aylık bağlama işlemi yapılması nedeni ile davacının aylıklarının düşük hesaplandığını, yurtdışı borçlanma ile elde edilen prim günlerinin en son tarihten itibaren değil en eski tarihten itibaren başlayarak kabul edilmesi gerektiğini, borçlanılan dönemin sigortalının lehine düzenlenilmesi gerektiğini ve Kurum'un sigortalıya bilgilendirme yapması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, Yargıtay 10. HD. 17.06.2021 t. 2020/11274E. 2021/8471K sayılı ilamı, davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talep dilekçesinde borçlanma dönemini belirtmediği, Kurum tarafından, davacının ödemesi dikkate alınarak borçlandığı sürenin geriye götürülmesinin 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde yer alan düzenlemeye uygun olduğu dikkate alındığında, mahkeme kararının yerinde olduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından;

... 1. İş Mahkemesi'nin, 22.04.2021 tarihli, 2018/431 E, 2021/198 K. sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılan sürenin geriye götürülmesi suretiyle yaşlılık aylığının tutarının tespiti ile fark aylık tutarlarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  1. Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanunun 1 ve 5 inci maddesinin 1inci fıkrası ile 3201 sayılı Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarını düzenleyen 06.11.2008 tarihli ve 27046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 1, 4, 10 ve 12 inci maddeleridir.

  2. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararvı.ıdavamahkemekararıonanmasınaıııilkdereceııcevapvtemyizıvistinaf

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim