Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/512
2023/6443
6 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1622 E., 2022/1290 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 10. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/609 E., 2021/553 K.
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Danış Madencilik Harf. İnş. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Danış Madencilik Harf. İnş. San. Tic. A.Ş. vekili arafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin murisi ... 19.04.2015 tarihinde davalı şirket Danış Madencilik Hafr. İnşaat San.ve Tic. A.Ş.'ne ait taş ocağında alt işveren davalı şirket Uçar Nakliyat İnşaat Gıda ve Turizm İşletmeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işletmesini üstlendiği ve halen devam eden şantiyede kamyon operatörü (şoför) olarak çalışmakta iken kullandığı ... plakalı damperli kamyondaki malzemeyi boşaltma esnasında, zeminin eğimi ve damperin havada oluşu sebebi ile kamyon devrildiğini, ... yaralanmış kaza sonrası Okmeydanı Devlet Hastanesine götürülmüş ve aynı gün taburcu edildiğini, ancak sonrasında durumu kötüleşmiş tekrar hastaneye gittiğinde omuriliğinin zedelendiğini acil ameliyat olması gerektiği söylenmiş bunun üzerine ameliyat olmak üzere ailesinin yanına gitmek üzere havaalanında beklerken fenalaşmış, uçağa binememiş, ertesi gün ailesinin yanına Antep'e gitmiş oradaki muayenesinde boynunda kırık olduğu ve omuriliğinin zedelendiği acil ameliyat olması gerektiği söylendiğini, ancak ameliyat olamadan 07.05.2015 günü vefat ettiğini, dava konusu olay SG Kanunu'nun 2 maddesi ve yine aynı Kanun'un 11/a maddesine göre iş kazasının sigortalının iş yerinde bulunduğu ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana geldiği için iş kazası olduğunu, davalılar, işçilerinin sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemleri alamadığı ve kazalının sağlığına kavuşması için gerekli muayene ve kontrolleri yaptırmayarak kanunun açık hükümlerine aykırı davrandıklarını, ayrıca müvekkilleri, sosyal ve ekonomik yönden mağdur ve mahrum durumda olduklarını, taraflar arasında olayın şartları ve özelliğine göre hakkaniyete muvafık dengenin kurulması gerektiğini, davalıya ait ... plakalı araca teminatsız olarak tedbir konulmasına, maddi tazminat için şimdilik müvekkili ...'a 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 60.000 TL manevi tazminat, müvekkili ...'a 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 35.000 TL manevi tazminat, müvekkili ...'a 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 35.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 133.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Danış Madencilik A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olayın meydana geldiği sahanın işletme sahibi olduğunu, diğer davalı ile 10.04.2014 tarihli imzalamış oldukları Agrega ocağı kırma eleme Tesis İşletme Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye göre tesisin işletme sorumluluğu tamamen diğer davalıya ait olduğunu, davacılar murisi müvekkili şirket çalışanı olmayıp diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, diğer davalı çalışanı olması sebebiyle, diğer davalıdan alınan bilgiye göre davacı murisi 19.04.2015 tarihinde ... plakalı kamyonla stok sahasında yükünü boşaltma esnasında yükü tam olarak boşaltmadan ve damper havada iken aracı ileri doğru sürdüğü ve araçla birlikte sağ yana doğru yattığını, meydana gelen hafif yaralanmalı iş kazası neticesinde müteveffa 19.04.2015 tarihinde Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ...B. Kliniğinde yapılan tedavisinde "hastanın durumunun iyi ve doğal olduğu, başka bulguya rastlanmadığı, on gün istirahatinin uygun olduğu ve 30.04.2015 tarihinde işe başlayabilir." yönünde teşhis konmuş ve "başkaca hayati tehlikeyi gerektirecek durumun gözlemlenmediği" tespit edildiğini, diğer davalı tarafından dosyaya sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere davacı vekilinin iddiasının aksine müteveffada hayati tehlike niteliğindeki "boyun kırığı" yada "omurilik zedelenmesi" gibi tanı ve teşhiste bulunulmadığını, müteveffanın ölüm nedeninin tam olarak tespiti için otopsi yapılması gerektiğini, ayrıca doktor raporu ile sabit olduğu üzere istirahatli olması gereken dönemde kendi kusur ve eylemleri ile seyahat etmesi ve neticesinde memleketi ...'te ne sebep ve surette hayatını kaybettiğinin iş kazası ile iliştirilmesi haksız ve mesnetsiz olduğunu, müteveffanın kullandığı aracın sevk ve idaresinin ise kendisine ait olduğunu, maddi dayanağı bulunmayan haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Uçar Nakliyat vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar her ne kadar dava dilekçesi ile müteveffanın ölüm sebebinin iş kazası neticesinde meydana gelen omuriliğin zedelenmesi veya boyun kırığından meydana geldiğini iddia etmekte ise de müteveffanın kesin ölüm sebebi ile iş kazası arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, stok sahasında yükünü tam olarak boşaltmadan ve damper havadayken aracı ileri doğru sürmüş ve araçla birlikte yan yattığını, yaralanmalı iş kazası nedeniyle hastaneye kaldırıldığında hayati tehlikesinin varlığına dair teşhis konmadığını, müteveffa 30.04.2015 tarihinde de tekrar hastaneye gittiğinde yine hayati tehlike teşhisi konmamış 10 gün istirahat verildiğini, 10.05.2015 tarihinde iş başı yapabilir raporu verildiğini, davacı yanın belirttiği gibi boyun kırığı veya omurilik zedelenmesi teşhisinde bulunulmadığını, istirahatli olduğu dönemde seyahatlerde bulunduğunu, hayatını ne sebep ve surette kaybettiğine dair kesin bilgi sahibi olunması için otopsi yapılmadığını, her halükarda olayın meydana geldiği tarihten itibaren düzenli doktor takibinde olan davacının hayati tehlike oluşturacak bir rahatsızlığının olmadığı hasta kayıtları ile sabit olduğunu, istirahatli olması gereken günlerde ...'e giden ve ne sebepten olduğu belli olmayan ölüm olayının iş kazası ile ilişkilendirilmesi mesnetsiz olduğunu, uygun illiyet bağı olsa bile müvekkili şirkete isnat edilebilecek kusur bulunmadığını, müteveffanın kendi kusur ve eyleminden dolayı iş kazası meydana geldiğini, müvekkili 6331 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda her türlü tedbiri aldığını, yük boşaltma esnasında yükünü boşaltmadan ve damper havadayken hareket etmesi, araç içerisinde iş güvenliği eğitimlerine aykırı olarak emniyet kemeri takmamış olması, hastaneden kendine verilen 20 günlük istirahat raporuna uymayarak müvekkil şirkete bildirim yapmadan il dışı seyahat etmesiyle tam ve ağır kusurlu olduğunu, bu sebeplerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;
Davacının davasının kabulü ile;
1 114,005,01 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
2 41.236,73 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'a verilmesine,
3 28.153,82 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
4 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
5 35.000,00 tl manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'a verilmesine,
6 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Daniş Madencilik A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Danış Madencilik Harf. İnş. San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalı arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığı, müvekkili şirketin murise emir ve talimat vermesi söz konusu olmadığı, kazanın meydana geldiği sahanın işletme sahibi müvekili şirket olduğu, müvekkili diğer davalı ile 10.04.2014 tarihinde Agrega Ocağı Kırma Eleme Tesis İşletme Sözleşmesi imzaladığı, sözleşme ile sabit olduğu tesisin işletme sorumluluğu tamamen diğer davalı şirkete ait olduğu, murisin diğer davalınn çalışanı olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkili sorumluluğunun bulunmadığı, murisin iş bu kazadan kaynaklı vefat edip etmediğinin net olarak tespit edilemediği, olayın seyrine bakıldığına murisin kazadan çok sonra ölmesinin kendisine verilen raporlar gözününe alındığında illiyet bağı olmadığını düşündükleri ve bu konuda yeterli araştırma yapılmadığı, murisin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, SGK'nın yapmış olduğu teftişte murisin meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunun rapor edildiği, murisin yaşı ve bakiye ömrü hesabında murisin aktif hayat süresinin 6 yıl, pasif hayat süresinin ise 9 yıl olduğu tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğu, murisin eşinin yeniden evlenme şansının %7 olarak kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğu eşinin 38 yaşında olduğu ve bu nedenle %7 oranının çok düşük olduğu, yerel mahkemenin davacılar lehine hükmettiği manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğu, şeklindedir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı raporu ile iş kazası olduğu tespit edilen 19.04.2015 tarihli olayda, davalıya ait işyerinde kamyon şoförü olarak görev yapan müteveffa işçinin, işyeri şantiyesi içinde mıcır dökülen damperi en yüksek noktaya kaldırdığı, ileri geri hareketle boşaltmaya çalıştığı sırada zeminin yumuşak olması nedeniyle kamyonun sağ tarafa yatması sonucu altında kaldığı, ilk tedavisi sonucu istirahat verildiği, istirahatini geçirdiği ...'te boyun fraktürüne bağlı vefat ettiği, 12.07.2017 tarihli ATK 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ile iş kazası ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edildiğinden davalının illiyet araştırması yapılmadığına yönelik itirazının yerinde görülmediği, iş kazasının, davalının işletme ruhsatına sahip olduğu mermer işletme sahası olan davalıya ait işyerinde meydana geldiği, diğer davalıyla aralarında aktedilen sözleşme uyarınca "Agrega Üretimi için taş üretimi yapılcak sahadaki agrega olmayacak özellikteki örtünün kaldırılması, delme patlama sonucunda ocağın jeolojik yapısı nedeniyle çıkabilecek agrega olmayacak yapıdaki taşların kırıcı tesise nakledilmeyerek döküm sahasına nakledilip dökülmesi işidir." şeklinde ifade edilen ve asıl işin bir kısmını oluşturan işlerin yükleniciye verildiği anlaşılmakla davalının asıl işveren sıfatı ve bu nedenle sorumluluğu ortadan kalmadığı dikkate alınarak aksine itirazların reddi gerektiği, davalı vekili, meydana gelen kazada işçinin %100 kusurlu olduğunun
SGK Teftiş Raporu ile tespit edildiğini, mahkemece alınan raporda davalıların %80 kusurlu olduğunun belirtildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi talebinin mesnetsiz olarak reddedildiğini beyanla itiraz ettiği, ilk derece mahkemesince üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi raporunun yargılama sonucu toplanan delillere göre düzenlenmiş olmasına göre SGK Teftiş Kurulu Raporuna itibar edilmemesinde isebetsizlik bulunmadığı, kusur incelemesine dair bilikişi raporları dikkate alındığında, iş kazasının meydana gelmesinde, işverenin, işyerinde kullanılan ekipmanın çalışanların sağlık ve güvenliğini tehlikeye düşürmesini önleyecek tüm tedbirleri alması, çalışanlara iş sağlığı ve güvenliğine yönelik eğitimlerin verilmesi, denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmesi gereğine ilişkin kurallara uymadığı, işyerinin risk analiz tablosunda mıcır dökümü sırasında sahada manevracı bulundurulması tedbir olarak öngörülmüş olmasına karşın olay anında kazayı önleyecek şekilde manevracı bulundurulmadığı, kamyonun hareket ettiği yumuşak zeminin stabil hale getirilmesi hususunda önlem alınmadığı anlaşılmakla 07.02.2021 ve 19.07.2021 tarihli bilirkişi raporlarında ittifak edildiği üzere işverenin %80 oranında kusurlu olduğu yönündeki tespitin dosya kapsamına uygun olduğu gözetilerek davalı vekilinin aksine itirazlarının yerinde görülmediği, ilk derece mahkemesince maddi tazminatın tespitine yönelik hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın yaşı ve bakiye ömrünün tespitinde 2010 TRH yaşam tablosunun esas alındığı, davalının bu yönde istinaf itirazı bulunmadığı, kural olarak akif yaşam süresi 60 yaş olarak kabul edilmekle birlikte somut olayda kaza tarihinde müteveffanın 64 yaşını geçtiği halde fiilen çalıştığı dikkate alındığında bilirkişi raporunda bakiye ömür süresinin yarısından da az olacak şekilde aktif yaşam süresinin 70 yaş olarak değerlendirilerek hesaplama yapılmasının dosya kapsamına uygun görüldüğü, davacı eşin yaşı ve 18 yaşından küçük iki çocuğu bulunmasına göre AYİM tablosu dikkate alınarak tespit edilen yeniden evlenme oranında isabetsizlik görülmediği, manevi tazminat yönünden inceleme yapıldığında; olayın meydana geliş şekli, kazalının ölümü nedeniyle eş ve çocukları olan davacıların yaşadığı elem ve ızdırabın derecesi, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminat verilmesine ilişkin temel hukuk ilkeleri, hak ve nesafet kuralları gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince takdir olunan manevi tazminat miktarının fahiş olmadığı gerekçesiyle; açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf ettiği hususlarda ilk derece mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi yerinde olup, kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediğinden istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nun 353/1 b.1 ve 355 inci maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Danış Madencilik A.Ş. Vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Danış Madencilik A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci, 36 ncı, 40/4 ncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü Maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü Maddeleri.
- Değerlendirme
1.Dosyanın incelenmesinde; ... 10. İş Mahkemesinin 2015/609 Esas, 2021/553 Karar sayılı dosyasında hâkim sıfatıyla yargılama yapan Mine Arısoy’un aynı dosyanın istinaf incelemesine de üye sıfatıyla katıldığı ve karar verdiği anlaşılmaktadır.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 36 ncı maddesi “Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir: a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması. b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması. c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması. ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması. d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması.” hükmünü, 40 ıncı maddesinin 4 üncü bendinin ise; “ Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi talebi, reddedilen başkan ve üye katılmaksızın görevli olduğu dairece karara bağlanır. Hukuk dairelerinin toplanmasını engelleyecek şekildeki toplu ret talepleri dinlenmez.” hükmünü içermektedir.
3.Somut olayda; temyize konu edilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin kararında heyete katılan hâkim Mine Arısoy'un aynı zamanda İlk Derece Mahkemesinin yargılamasında da bulunduğu anlaşılmakla HMK 36 ve 40. maddeleri gereğince hâkimin davaya bakıp bakmayacağı hususunda bir karar verilmek üzere diğer hususlar incelenmeksizin hükmün bozulması gerekmiştir.
4.Öte yandan; davacı çocuk ...'ın Mahkeme karar tarihinden önce 18 yaşını ikmal ederek ergin hale geldiği halde iş bu davacı asilin velayeten verilen vekalete istinaden temsil edildiği, asil tarafından verilen vekâletin dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda yer almadığı belirlenmiştir. Bu itibarla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 77 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak;
A) Vekâletnamenin veya onaylı örneğinin dosyaya sunulması için davacılar vekili olarak görev yapan Av.... Odabaşıoğolu'na kesin süre verilmesi, vekaletnamenin sunulması halinde dosyaya eklenmesi,
B) Vekâletname sunulmaz ise; 6100 sayılı Kanun’un 77 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince yetkisiz vekil tarafından yapılmış işlemlere ve temyiz dilekçesine muvafakat verdiğini açıkça belirtmediği takdirde bu işlemlerin yapılmamış sayılacağı şerhini içeren davetiye ile mahkeme kararı ile dosyaya sunulan temyiz dilekçelerinin iş bu davacı asıllara tebliğ edilmesi, karar temyiz edilirse gerekli usulî işlemlerin tamamlanması gerekmektedir.
-
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
-
O halde, davalı Daniş Madencilik A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davalı Daniş Madencilik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin istinaf başvurulsunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28