Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5562
2023/6410
6 Haziran 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/803 E., 2023/624 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/617 E., 2022/513 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı Özel Manavgat Koleji Eğitim ve Öğretim İşletmeciliği A.Ş.’nin 28.01.2016 tarihinden itibaren 6 aya kadar bir süre yönetim kurulu üyesi olduğunu, 18.07.2016 tarihinde istifa ettiğini, istifa ettiği tarihe kadar da şirkette herhangi bir imza yetkisi bulunmadığını, bir payı olmadığı gibi huzur hakkı da almadığını, şirketin 23.07.2016 tarihli ve 667 sayılı OHAL KHK'sı ile kapatıldığını ve hazineye devirle yönetiminin Maliye Bakanlığına geçtiğini, her ne kadar anılan şirketin 2016/05 06 ve 07 dönemi prim ve işsizlik sigortası primleri ile bu dönemlerde kesilen idari para cezaları ve 2016/05 06 dönemlerine ait damga vergisi borçlarından dolayı davacıya ödeme emirleri gönderilmiş ise de, şirketin borçlarından 667 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi hükmü gereğince asıl borçlu olan Maliye Bakanlığının sorumlu olduğunu, kamu alacağı olan SGK primlerinin öncelikle şirketin mal varlığından tahsilinin gerektiğini, tahsil edilememesi/ tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde şirket temsilcilerinin mal varlığından tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davacıya gönderilen ödeme emirlerinin ayrı ayrı iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacının %10 haksız çıkma tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya içeriğine göre; borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olan, ancak uyuşmazlık konusu prim ve diğer borçların ait olduğu dönemde şirketi temsil ve ilzam yetkisi olmayan, şirkete ilişkin mali işler ile sosyal sigorta işlemelerine dair bir idari görevi ya da yetkisi de bulunmayan davacının söz konusu borçlara yönelik düzenlenen ödeme emirlerinden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın kabulü ile; davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2017/017475, 2017/010544, 2017/010545, 2017/010546, 2017/010543, 2016/056755, 2016/056756, 2016/056757 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararı ve gerekçesinin hatalı olduğunu, ilgili dönemlerde davacının şirketin yönetim kurulu üyesi olup imza, temsil ve ilzama yetkisinin olduğunu, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesine ilişkin dava şartı noksanlığının tamamlanmadığını, itiraz süresinde kuruma başvurulmadığını, 6183, 5510 ve 6762 sayılı Kanun hükümleri gereği gönderilen ödeme emrinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta borçlu şirketin Özel Manavgat Koleji Eğitim ve Öğretim İşletmeciliği A.Ş. olduğu, davacının 15.01.2016 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, görev dağılımında sadece yönetim kurulu üyesi olduğu, davacının temsil ve imzaya yetkili olmadığı ve şirketin mali işleri yönünden de bir görevlendirmenin bulunmadığı, temsil ve imza yetkisi ile dava dışı yönetim kurulu başkanı ve yardımcısının yetkili kılındığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ödeme emrinin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35 inci maddelerinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi; "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir.
6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35 inci maddesinde ise; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Kurumun prim alacağına ilişkin olarak işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca belirtmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinde, işverenin kanunla düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde idari para cezası ile sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Ancak, idari para cezası, neticede bir cezai yaptırım olup, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, işveren şirket hakkında düzenlenen idari para cezasından, temsil ve ilzama yetkili kişi sıfatı olan kişilerin şahsen sorumlu tutulamayacağı belirgindir.
3.Değerlendirme
İnceleme konusu eldeki davada, davacının dava dışı Özel Manavgat Koleji Eğitim ve Öğretim İşletmeciliği A.Ş.'nin 15.01.2016 tarihinde yaptığı Genel Kurulda 3 (üç) yıl süreyle yönetim kurulu üyesi seçildiği, Manavgat 8. Noterliğinin 21.07.2016 tarih ve 5855 yevmiye nosu ile yönetim kurulu üyeliğinden 21.07.2016 tarihinde istifa ettiği, dava dışı şirketin prim, İSP, damga vergisi ve idari para cezası borçlarının 2016/5 6 7. aylarına aylarına ait olduğu gözetildiğinde, mahkemece, dava dışı şirketin idari para cezası içeren ödeme emrinden cezaların şahsiliği ilkesi gereğince davacının sorumlu olmayacağına yönelik yaklaşımı isabetli ise de, davacının 5. ve 6. aylara ilişkin prim, İSP ve damga vergisi borçlarından sorumlu olduğu açık olup, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28