Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14093
2023/632
25 Ocak 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/596 E., 2020/2508 K.
DAVA TARİHİ: 19.02.2015
HÜKÜM/KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 16. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/101 E., 2019/488 K.
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili davacı işçinin davalıya ait mobilya atölyesinde mobilya ustası olarak 15.02.2011 16.04.2014 tarihleri arasında en son net 1.350,00 TL çalıştığını, müvekkilinin 16.04.2014 tarihinde testere makinasında mdf kesimi yaparken sağ elini makinanın testere kısmına kaptırdığını, kaza neticesinde sağ el parmaklarının bir kısmını kaybettiğini ve bu nedenle sağ elini kullanamaz hale geldiğini, %40 oranında engelli sağlık raporu verildiğini, kaza nedeni ile mesleğini icra imkanı kalmadığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının müvekkiline ait işyerinde 16.03.2012 13.12.2014 tarihleri arasında mobilya ustası olarak en son brüt 1.140,00 TL, net 895,33TL ücretle çalıştığını, yaşanan iş kazasının iş saatleri dışında ve davacının kendisine ait işi yaparken gerçekleştiğini, kazada davacının ağır kusurlu olduğunu, davacının tüm taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hastane masraflarını karşıladığını, kazadan sonra işe dönüşü için teklif yapıldığını, davacının çalışmak istemediğini beyan ettiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işverenin %80, davacının %20 kusurlu olduğu belirtilerek hesap raporunun 1. seçeneği dikkate alınarak yine tarafların kusur oranı, olayın oluş şekli, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olmaması gerektiği ilkesi, davacının olay sebebi ile sağ parmaklarında doku kaybına neden olacak şekilde yaralanması ve davacının duyduğu elem, acı ve ızdırabı birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, Yerel Mahkemece hükme esas alınan kusur raporu eksik incelemeye dayanmakta olup, kabul edilemez nitelikte olduğu, her ne kadar rapora karşı itirazları sunulmuş ise de, Yerel Mahkemece işbu itirazlarının göz ardı edildiği ve hukuka ve hakkaniyete aykırı mezkur rapor kapsamında davacı yan lehine hesaplama yapılmak üzere dosyanın hesap bilirkişisine tevdii edildiği,
Bir an için aksi kabul halinde dahi, hesap bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, zira davacı yanın ücret iddiasını ispatlayamadığı, bu duruma rağmen emsal ücret araştırması yapılarak ki Mahkemece bu yönde yazılan müzekkereler hatalı olup, gerek işin niteliği gerek kıdem bakımından davacının nitelikleri ile uygun olmadığı, dosyaya gelen yazı cevapları kapsamında davacı işçi lehine olacak şekilde birtakım hesaplamalar yapılmasının yerinde olmadığı,
Her ne kadar Yerel Mahkemece davacı işçi lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin gerekçe de tarafların kusur oranının dikkate alındığı beyan edilmiş ise de, davacı yanın kusur oranının Yerel Mahkemece gözetilmediği, kaldı ki söz konusu kazada davacı asli kusurlu olup, davacı işçiye atfedilen %20 kusur oranının da kendileri tarafından kabul edilmediği,
Öte yandan davalı müvekkili aleyhine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan rücuen tazminat talepli dava sonucunda müvekkilinin davacıya yapılan ödemelerden sorumlu olacağı tutarın değişecek olduğu hususunun Yerel Mahkemece gözetilmediği, işbu dava dosyası bekletici mesele yapılmaksızın hüküm tesis edildiği,
Yerel Mahkemece tesis edilen hükmün 7. bendinde; "7 Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.Tarifesi gereğince manevi tazminatın reddi sebebiyle 2.725,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine..." şeklinde karar verildiği, ancak Yerel Mahkemece davacının manevi tazminat talebi değil, maddi tazminat talebi kısmen reddedilmiş olup işbu nedenle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedildiği, hal böyle iken Yerel Mahkeme tarafından hükümde "maddi tazminat talebinin reddi sebebiyle 2.725,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine..." yazılması gerektiği açık olup ilgili maddi yazım hatasının, infazda tereddüt yaşatmaması adına düzeltilmesi gerektiği, şeklindedir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, ilk derece mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi yerinde görülerek, cevap dilekçesinde davacının mobilya ustası olduğu bildirilmesine rağmen istinaf başvurusunda kalfa olduğuna yönelik itirazda bulunan davalının kendi içinde çeliştiği, bu nedenle davacının yaptığı iş ve emsal ücret bilgileri dikkate alınarak ücrete dair kabul ile kusur tespiti ile taraflarca itiraz edilmeyen sürekli iş göremezlik oranı ve tüm bu verilere göre yapılan hesaplama ve mahsup işlemlerinin dosya kapsamına uygun bulunması, kamu düzenine aykırı bir hususun da tespit edilmemesi, maddi tazminatın reddedilen kısmı için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen hatalı olarak manevi tazminat yazıldığına işaret etmiş olup bu husus açıkça maddi hataya müstenit olduğundan ve HMK'nın 305 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince yerinde düzeltilebileceği gerekçesiyle tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının şahsi işini yaparken olayın meydana geldiği, makinenin koruma kapağının davacı tarafından devre dışı bırakıldığını, savacılık dosyasında davacının verdiği ifadenin dikkate alınması gerektiğini, davacıya gereken eğitimlerin verildiğini, hesap raporunda dikkate alınan ücretin ispatlanmadığını, davacının kalfa olarak görev yaptığını, işçilik alacağına ilişkin dava dosyasının dikkate alınması gerektiğini, marangozlar odası verilerinin dikkate alınmadığını, rücuan tazminat dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına maruz kalan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 50, 51, 52, 54, 55, 56 ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü Maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 ncü maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle olayın iş kazası olması, davacının yaptığı iş ile alınan kusur ve hesap raporlarının dosya kapsamına uygun bulunmasına göre dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48