Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5571
2023/6197
31 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2950 E., 2022/1570 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Erdemli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2020/421 E., 2021/177 K.
Taraflar arasındaki, tarım Bağ Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının çiftçilikle uğraştığını, ...... nolu bağ kur numarası ile bağ kurlu olduğunu, emeklilik işlemleri için Bağ Kur'a başvuruda bulunmasının ardından, Bağ Kur tarafından prim borcunun olduğunun ve prim borcu ödendiği takdirde emekli olacağının bildirildiğini, davacının 5510 sayılı ve 2926 sayılı Kanun kapsamında 1995 yılında tarımsal faaliyete dayalı olarak Bağ kur primi ödediğini, 26.01.1995 yılında davalı şirket Hanmey Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne limon cinsi mal satıldığını ve satış değerinden %1 oranında Bağ Kur tevkifatı gerçekleştirildiğini, davacı üzerine kayıtlı 7 adet tapu kaydı olduğunu, tarımsal faaliyetine 1995 tarihinden itibaren aralıksız devam ettiğini, ancak davalı şirket tarafından gerçekleştirilen tevkifatların Bağ kur borcuna yatırılmadığını, davacının 10.08.2012 tarihinde Mersin SGM Toroslar SGM’ye başvurusunun ardından kendisine 26.01.1995 tarihinde Hanmey Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne limon cinsi mal verdiği için 1995 yılında A serisi 4820 seri nolu müstahsil makbuzu kesildiğini, Hanmey Gıda Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.’nin müstahsil makbuzunda belirtilen Bağ kur prim borçlarına mahsuben %1 oranında yapılan kesintiyi yatırmadığından davacının Bağ kur kaydının başlatılmadığının görüldüğünü, davalı şirket tarafından yapılan bu işlemin davacı tarafından takip veya tahsil edilmesi gibi bir imkan bulunmadığını, söz konusu işlemin Bağ kur tarafından yapılmasının gerektiğini, yazılı delille sabit olduğu üzere bağ kur kesintisi yapıldığını, müstahsil makbuzu incelendiğinde de yapılan kesintilerin açıkça görüleceğini, söz konusu husus tespit edildiğinde davacının başvurduğu Mersin SGM Toroslar SGM Sigortalı Tescil ve Hizmet Servisince, Hanmey Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti’ nin ... SGİM Tevkifat Servisi Şubesi ve ... SGİM merkezi ve şubeleri ile yazışmalar yapıldığını, ödemenin davacı tarafından değil, davacıdan mal alan şirket Hanmey Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması gerektiğini ve davacının müstahsil makbuzu ile sabit olan ödemenin davalı kuruma yatırılmamış olması sebebi ile yasal hakkı olan tarımsal faaliyete dayalı Bağ Kur hakkının 29.01.1995 tarihinde başlatılamadığını belirterek davacının Bağ kur kayıt başlangıç tarihinin 26.01.1995 olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve ...' ya da müdürlüğün bulunduğu Mersin' de açılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamına göre; davacının davasına dayanak teşkil ettiği Hanmey Gıda Sanayi ve Tic Ltd. Şti. adlı şirkete verdiği 7000 kg limon nedeniyle düzenlenmiş müstahsil makbuzu bulunduğu, mahkememizce Akdeniz Sosyal Güvenlik Merkezi'ne müzekkere yazılarak Hanmey Gıda Sanayi ve Tic Ltd. Şti. tarafından davacı adına düzenlenen 26.01.1995 tarihli faturada görülen bağ kur priminin kurumları hesabına intikal edip etmediğinin sorulduğu, müzekkere cevabında kayıtları tetkikinde Hanmey Gıda Sanayi ve Tic Ltd. Şti. adına verilen herhangi bir bağ kur kesinti kaydına rastlanılmamış olduğunun belirtildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.09.2010 gün ve 2010/10 380 Esas 2010/420 Karar numaralı ilamında da açıklandığı üzere, kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyete dayalı olarak yetiştirilen ürünlerin teslimi sırasında ürün bedelleri üzerinden tevkifat (prim kesintisi) yapılması durumunda zorunlu sigortalılık hak ve yükümlülüğünün tevkifat tarihini izleyen aybaşından itibaren başlatılarak ait olduğu yılın sonuna kadar ve devam eden yıllarda tevkifatlar var ise devam eden en son yılın sonuna kadar ilgilinin sigortalı olarak kabul edilmesinin gerekmekte olduğu, kamu kuruluşu niteliği taşımayan özel gerçek/tüzel kişilerce tevkifat gerçekleştirilmiş ise prim tutarının kuruma aktarılması koşulunun arandığı , ancak SGK' ya yazılan müzekkere yanıtında şirket tarafından verilen Bağ Kur kesinti kaydına rastlanılmadığının belirtildiği ve Hanmey Gıda Sanayi ve Tic Ltd. Şti' nin kamu kurumu niteliği taşımayan özel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olduğu, dosya kapsamında alınan usul ve yasaya uygun bilirkişi raporlarında da davacının davasının mümkün olamayacağının belirtildiği, prim tevkifatına dayalı tespit davalarında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunmasının, tarım bağkurluluğun kabulü için yeterli olmayacağı anlaşılmakla...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı vekili; yerel mahkemece dosyada esasa ilişkin hiç bir inceleme yapmadan sadece usulü eksikliği gidererek daha önceki kararın aynısının verildiğini, esasa girip inceleme yapılmadan ve delil toplanmadan, toplanan deliller değerlendirilmeden karar verildiğini, yerel mahkemece yürütülen yargılama ve verilen kararda davanın esasına ilişkin yeterli inceleme yapılmadığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, evrakların temininin sağlanmadığını, bilirkişi raporlarının çelişkili ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadığını, belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava dilekçesi ekinde Erdemli 1. Noterliğinin 20.03.2012 tarihli ve 3240 yevmiye numaralı tasdikli dava dışı Hanmey Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. şirketine ait 26.01.1995 tarih ve seri A no:4820 sayılı müstahsil makbuzunun sunulduğu anlaşılmıştır. Kuruma ve dava dışı şirkete yazılan müzekkere cevaplarından, Hanmey Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. şirketi tarafından 26.01.1995 yılında limon cinsi mal satışına karşılık Bağ Kur tarım tevkifat kesiniti listesi ve banka dekontuna dair herhangi bir belgeye ulaşılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Sözü edilen prim tevkifatının yapıldığı dönemde davacının kendi nam ve hesabına bağımsız ticari faaliyette bulunduğu (15.11.1993 05.04.1995) tarihleri arasında karayolu ile şehirlerarası yük taşımacılığı yaptığı) ve bu dönem için tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyetinin söz konusu olamayacağı anlaşılmakla, davacının sübut bulmayan davasının reddini ilişkin kurulan Mahkeme hükmünün yerinde olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar Mahkemesince kurulan gerekçede özel gerçek/tüzel kişilerce tevkifat gerçekleştirilmiş ise prim tutarının kuruma aktarılması koşulunun arandığı, bu koşulun da somut olayda yerine getirilmediği gerekçesi de diğer gerekçelerle beraber belirtilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarih 2015/10 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre, tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesinin tarım Bağ Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel olmaması karşısında, kurulan bu gerekçenin isabetli olmadığı anlaşılmış ise de, diğer gerekçe içerikleri de nazara alındığında Mahkemesince kurulan gerekçede değişikliğe gitme yoluna gidilmemiştir. Bu kapsamda davacının istinaf nedenlerinin isabetsiz olduğu. .." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacının 15.06.1986 tarihinde 1 gün süreyle sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'un Geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu' nun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1 b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir.
2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 3 üncü maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9 uncu maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanunun 10 uncu maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Tarım Bağ Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nun 526 ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.02.2017 tarih 2015/10 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.
- Değerlendirme
1.Eldeki davada, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davacının davasına dayanak teşkil ettiği Hanmey Gıda Sanayi ve Tic Ltd. Şti. adlı şirkete verdiği 7000 kg limon nedeniyle düzenlenmiş 26.01.1995 tarihli müstahsil makbuzunun bulunduğu, makbuzda Bağ Kur prim kesintisinin olduğu, söz konusu müstahsil makbuzunda belirtilen kesintiye ilişkin tevkifat listesi ve bank dekontunun Kuruma intikal etmediği gerekçesiyle Kurum tarafından söz konusu tevkifatın kabul edilmediği,davacı adına 11.480 m2 limon bahçesinin 19.11.1986 tarihinden beri üzerine kayıtlı olduğu, kamu tanığı olarak dinlenen köy muhtar ve azalarının davacının 40 yıldan beri çiftçilik ve limon üreticiliği yaptığını beyan ettikleri, 01.01.1973 devam şeklinde ziraat oda kaydının bulunduğu, 2008 yılında davacının mazot desteklemeye ilişkin çiftçi kayıt sisteminde kaydının olduğu, Kurum tarafından Tarım Bağ Kur sigortalılığının 20.03.2012 tarihinden itibaren yapıldığı ve prim ödemelerinin de 10.08.2012 tarihinden itibaren başladığı, Mahkemece Hanmey Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.' nin kamu kurumu niteliği taşımayan özel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olduğu, prim tevkifatına dayalı tespit davalarında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunmasının, tarım bağkurluluğun kabulü için yeterli olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Tarım Bağ Kur sigortalılığının tescili için yapılan tevkifatın Kuruma intikal etmemesi engel oluşturmayacaktır.Ne var ki, davacı Tarım Bağ Kur sigortalılığının başlangıcını, 06.04.1995 tarihi olarak talep etmiş olduğundan bu tarihin esas alınması gerekmektedir.
3.Davacının 01.01.1973 tarihi itibariyle devam eden ziraat kaydı ile 19.11.1986 tarihinden beri 11.480 m2 limon bahçesinin maliki olduğu sahip olması dikkate alınıp tanıklarca da uzun yıllardan beri limon bahçesinde tarımsal faaliyette bulunduğu yönündeki beyanları da nazara alınarak davacı, 06.04.1995 31.12.1995 tarihleri arasında tarım bağ kur sigortalısı sayılmalıdır.
4.Davacının 01.01.1996 tarihi sonrası itibariyle tarımsal faaliyeti konusunda ise,tarımsal faaliyetinin sadece limon üreticiliği ile sınırlı olup olmadığı,başkaca tarımsal faaliyeti var ise bunlar da davacıdan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulmalı, buna göre, mahkemece davacı adına başkaca tevkifatın veya teslimatlarının bulunup bulunmadığı
davalı Kurum ile davacının tarımsal faaliyetini yaptığı ürünlere yönelik (limon, ayçiçeği, buğday, mısır ve fındık vs.) özel ve kamu kurum ve kuruluşlar nezdinde müstahsil makbuzlarının, tevkifat listelerinin, tevkifat ödeme dekontlarının ve tevkifata esas tüm belgelerin bulunup bulunmadığı kurumdan ve ilgili olabilecek (Ofis, tekel, şeker fabrikaları vb.) kuruluşlardan araştırılmalı, faaliyetini sadece limon üreticiliğine hasretmiş olması halinde 01.01.1996 tarihi sonrasında ürünlerini kimlere sattığı davacıdan sorulmalı, söz konusu satışlara ilişkin işletmelerin gerekirse kayıt ve belgeleri üzerinde araştırma yapılarak ve yine işletme sahipleri dinlenerek ve tüm deliller birlikte gözetilerek tarımsal faaliyetinin kesintiye uğrayıp uğramadığı, uğramışsa tarihi açık ve net şekilde belirlenip diğer sigortalılığına ilişkin dosyanın Kurumdan celbedilerek değerlendirilmeli ,tarımsal faaliyetin kesintiye uğramış olması halinde ise,bu kesinti makul süreyi aşan bir kesinti ise sigortalılığın tekrar başlatılmasına yönelik iradesini ortaya koyan prim ödemesi, satış, tevkifatın varlığının araştırılmalı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16