Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7508
2023/6141
30 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2734 E., 2022/476 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bafra 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2017/497 E., 2021/167 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı, ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; davacının ... ili Gemlik ilçesinde bulunan Sanayi Bölgesinde çalışma sahasında Makyol İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş.'de 17.04.2016 tarihine kadar kamyon şoförü olarak görev yaptığını, müvekkilinin işverenin çalışma sahası olan Orhangazi ... Karayolu Gemlik Otoyol Kavşağı Sanayi Bölgesinde kendi sevk ve idaresindeki damperli kamyon aracı ile hafriyat dolgu malzemesi taşıdığı sırada gece saat 23.30 sırasında hafriyat dökümü yaptıktan sonra döküm alanından uzaklaşırken kamyonun damperini indirmemek suretiyle 500 600 metre ilerledikten sonra damperin üst geçide çarpması suretiyle oluşan kazada müvekkilinin ağır yaralandığından bahisle 17.698,00 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 158.018,45 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 14.896,00 TL bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebi ile öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğini, dava konusu kazanın davacının kendi kusurlu hareketi neticesinde meydana geldiğini, iş yerinde iş ve işçi güvenliğine ilişkin tüm tedbirleri alan müvekkili şirketin dava konusu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurun bulunmadığını, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacıda iş kazası nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik oranının %40,00 olduğu, iş kazasının meydana gelişinde davacının %10, dava dışı Nurol İnşaat ve Ticaret A.Ş., dava dışı Özaltın İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., davalı Makyol İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş., dava dışı Astaldi S.P.A., dava dışı Yüksel İnşaat A.Ş. ve dava dışı Göçay İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.'nin ortakları olduğu alt işveren “... ... Otoyolu İnşaatı (NÖMAYG) Adi Ortaklığı’nın %35, alt işveren Makyol İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş.'nin %55
oranında kusurlu olduğundan bahisle davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zarar talebine ilişkin olarak davacı lehine 17.448,00 TL maddi, davacının sürekli iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zarar talebine ilişkin olarak davacı lehine 158.018,45 TL maddi, davacının bakıcı giderleri ile kaçınılmaz tedavi giderlerine ilişkin taleplerine ilişkin olarak davacı lehine 14.896,00 TL maddi ve davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, davacının istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, kusurun aidiyeti ve oranın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiş olduğunu ve ilk derece mahkemesince üstünkörü hüküm kurulduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ticaret unvanının hatalı gösterildiğini, kazanın davacı kusurundan kaynaklandığını, davalının hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirket ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, kusurun hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde yargısal denetime elverişli kusur raporu ile belirlenmesi gerektiği halde, üstünkörü hazırlanmış bilirkişi raporları ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmediğinden davanın zamanaşımı yönünden usulden reddi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen alacak kalemlerinin fahiş olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre tazminat hesabına esas kazanç belirlenirken olay tarihinden hüküm tarihine kadar bilinen tüm emsal kazanç unsurlarının hesaplamada gözetilmesi; "işlemiş işleyecek dönem" ayrımı yapılması; işleyecek dönem kazançlarının hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan benzer emsal kazanç unsuru birim alınarak, her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi, pasif dönem zararının da aynı biçimde hesaplanmasının gerektiğini, ancak bilirkişinin hesaplamayı bu doğrultuda yapmadığını, işbu raporun hükme esas teşkil etmesi mümkün olmadığı halde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, pasif dönem zararının hesaba katılması hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
a.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacı vekilinin manevi zararlara karşılık olarak 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
b. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
T.C. Anayasası'nın 141 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 ve 31 inci maddeleri.
- Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, davalı şirketin ticaret unvanının Makyol İnş. San. Tur. ve Tic. A.Ş. olmasına karşın İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında unvanın "Mak yol İnş. San. Tic. A.Ş." olarak gösterildiği, Kurum tarafından davacıya 8.565,88 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödenmesine karşın bunun rücu edilebilecek kısmının hesaplanan tazminattan tenzil edilmediği, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiğinin belirtildiği, buna karşılık hüküm fıkrasına davanın kabulüne karar verildiği yazıldıktan sonra geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemi yönünden davacının talebi 17.698,00 TL olduğu halde davacı lehine 17.448,00 TL maddi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1 b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi'nce davalı şirketin ticaret unvanının gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilmesi isabetsiz olduğu gibi gerekçede davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiğinin belirtilmesi, yine hüküm fıkrasına davanın kabulüne karar verildiğinin yazılmasından sonra esasen davanın kısmen kabulüne karar verilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Ayrıca Kurum tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilecek kısmının hesaplanan geçici iş göremezlik zararından tenzil edilmesi gerekirken tenzilat yapılmadan sonuca gidilmiş olması da hatalıdır.
Ne var ki bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.İstinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının;
a.Gerekçeli karar başlığında yer alan "Mak Yol İnş. San. Tic. A.Ş." sözcüklerinin silinerek yerine geçmek üzere "Makyol İnş. San. Tur. ve Tic. A.Ş." sözcüklerinin yazılması,
b.Gerekçe içerisinde yer alan "Mak_Yol" sözcüklerinin silinerek yerine geçmek üzere "Makyol" sözcüğünün yazılması,
c.Gerekçenin üçüncü sayfasının dördüncü paragrafının tamamen silinerek yerinde geçmek üzere "Dosya daha sonra Aktüerya bilirkişisine tevdii edilmiş olup 19.06.2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış, taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda 11.01.2021 tarihli hükme ve denetime elverişli bilirkişi ek hesap raporu alınmıştır. Alınan rapor ile davacının 17.698,00 TL Geçici İş Göremezlik; 158.018,45 TL Sürekli İş Göremezlik ve 14.896,00 TL Bakıcı Gideri olmak üzere maddi zararının olduğu hesaplanmıştır." rakam ve sözcüklerinin yazılması,
ç.Gerekçenin altıncı paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "İddia, savunma, celbedilen belgeler, maluliyet raporları, alınan kusur ve hesap raporları, SGK kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işverene ait işyerinde 17.04.2016 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralandığı ve %40,00 oranında malul kaldığı, iş bu kazanın gerçekleşmesinde davalı alt işveren şirketin %55 oranında kusurlu olduğu, diğer alt işveren adi ortaklığın %35 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'un % 10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Maddi tazminat istemi yönünden yapılan irdelemede; Mahkememizce itibar edilen hesap raporunda davacının 17.698,00 TL Geçici İş Göremezlik; 158.018,45 TL Sürekli İş Göremezlik ve 14.896,00 TL Bakıcı Gideri olmak üzere maddi zararının olduğu hesaplanmış ise de Kurum tarafından davacıya ödenen toplam 8.565,88 TL tutarındaki geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilecek 7.709,29 TL'lik kısmı hesaplanan geçici iş göremezlik dönem zararından indirildiğinde davacının geçici iş göremezlik dönem zararının aslında 9.988,71 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemi ile bakıcı gideri talebinin kabulüne, geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir." rakam ve sözcüklerinin yazılması,
d.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
"Davacının davasının kısmen kabulüne
1 Davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zarar talebinin kısmen kabulü ile net 9.988,71 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
2 Davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zarar talebinin kabulü ile net 158.018,45 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
3 Davacının bakıcı giderleri ile kaçınılmaz tedavi giderlerine ilişkin taleplerinin kabulü ile brüt 14.896,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
4 Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile net 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5 Alınması gereken 15.909,61 TL karar ve ilam harcından 992,71 TL peşin harç ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye 14.916,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6 Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı ile 992,71 TL peşin harç ve ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7 Davacı tarafından yapılan 2.576,75 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesap edilen 2.065,05 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8 Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden AAÜT ye göre hesap ve takdir edilen 21.253,22 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9 Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden AAÜT ye göre hesap ve takdir edilen 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10 Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen manevi tazminat yönünden AAÜT ye göre hesap ve takdir edilen 7.300,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
İlişkin davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı kararın okunması ile birlikte tebliğinden iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri yazılı dilekçe ile istinaf mahkemesi nezdinde kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15.06.2021" rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:59